forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BİR ÇELENK, ÜÇ BEŞ APOLET İLE DİL TUTULMASI; GÜNAYDIN MEDYA!

Aktif .

ahmet_tezcan_1500AHMET TEZCAN  

Her ölüm binlerce uyanıştır! 

Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın vefatı kimlerde nasıl bir uyanışa vesile olmuştur bilemeyiz. Ancak görünen o ki, medyamızda tık yok!

Medya Takip Merkezi'nin Dördüncü Kuvvet Medya'da da yer verilen tasnifine göre, merhum Erbakan'ın vefatıyla ilgili olarak 3 gün içinde toplam 8 bin 527 haber yapılmış. Bu bir rekor. Kaç köşe yazısı kaleme alındı, kimler ne yazdı medya takipçileri, araştırmacıları, meraklıları tasnif edip açıklayacaktır elbet.

Bu haber ve yazıların odağında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin internet sitesinde Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner imzasıyla yayınlanan Necmettin Erbakan'ı övücü taziye mesajı, Fatih Camii avlusundaki cenaze törenine gönderilen kırmızı-beyaz çiçeklerle ay-yldız oluşturulmuş TSK Çelengi ile cenaze namazına katılan 1. Ordu Komutanı ve bir kaç yüksek rütbeli subay vardı.

Medya hemen bu görüntünün üstüne atladı hayret nidasıyla, dili tutulmuş gibi...

Hayret nidasının en güçlüsü Doğan Grubu medyasından yükseliyordu.

Doğan Grubu, özellikle grubun amiral gemisi Hürriyet; Takvim Gazetesi'nin haberine göre, 5 aylık süre içinde 90 kez askeri güdümlü haki başlıklar atarak Erbakan Hükümeti'ni deviren postmodern darbeye zemin hazırlamıştı.

İşte o günlerde Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni olan Ertuğrul Özkök, yaşarken siyaseten kurşuna dizilen Erbakan Hoca'nın fiziki ölümüne gösterilen bu üniformalı ilgiye olan hayretini şu satırlarla dile getirdi:

“Caminin avlusunda herkes var. Neredeyse bütün Türkiye, musalla taşının önünde saygı duruşunda bulunuyor. Siyasi İslam orada. Ama solcu siyaset de orada. Milliyetçi Türk’ü orada. Ama Kürtçü siyaseti de orada. Merkez siyaset orada, ama marjinal sağ ve sol da orada. Gül, Erdoğan, Çiller, Baykal orada... Hepsini anladım. Peki asker neden orada? Yani 28 Şubat’ta Erbakan’ı başbakanlıktan uzaklaştıran siyasi dalganın en önemli aktörlerinden biri olan ordu, neden bu kadar yüksek düzeyde cenazeye katıldı?”

Özkök devamındaki satırlarda bu soruya kendince bir cevap buluyor ve bu ilgiyi Erbakan Hoca'nın nazik vicdanına yorarak nehir kenarında düş görmeye devam ediyor. Ve sözü her zaman olduğu gibi mevcut iktidarın yaklaşımına getirip “Hoca'nın nezaketi ve vicdanı sizlere örnek olsun beyler” demeye çalışıyor.

Sadece Özkök değil elbette. 28 Şubat sürecini “katılımcı / katkıcı” olarak yaşamış bütün yazarların parmakları dişleri arasında. Hasan Cemal bile, "Hasan Abi dahi" şaşkın...

Bu noktada siyasi modaya uyup “One Minute” çekerek, asker ağzıyla “GÜNAYDIN MEDYA” demek istiyorum. Medyamızın eski alışkanlıkla esas duruşa geçip “SAĞOL” diye haykırmasını beklemeden onlara bir ev ödevi vereyim diyorum:

Yıl 2003... AkParti 2002 seçimleriyle ezici bir çoğunluğa sahip olarak iktidara gelmiş. Faat henüz çiçeği burnunda... 28 Şubat'ın generalleri henüz fazla bir şey yitirmemiş kudretli hallerinden. Necmettin Erbakan Hoca siyasi yasaklı. Saadet Partisi, Genel Başkan sıfatıyla Recai Kutan'a emanet. Bir görüşme sırasında o generaller hüzünlü eda ile Recai Kutan'a bir itirafta bulunurlar:

“Erbakan Hoca'ya haksızlık etmişiz Recai Bey! Hoca'yı şimdi çok arıyoruz!”

Ödev sorusu şu:

Acaba neden?

Özkök ve hayretdaşları bu ödeve çalışırken şunu unutmasın: Yıl 2003 ve AkParti'nin Erdoğan Hükümeti iktidara yeni gelmiş. Yani Nuray Mert henüz Tophane'den el çekmemiş, okey arkadaşlarına küsmemiş, “sivil dikta” söylemi aklının ucundan bile geçmiyor!

Acaba neden kudretli generaller Erbakan Hoca'yı çok aramaktadırlar?

Okuyun, tarayın, düşünün...

Cevabınızı merakla bekleyeceğim!

Bulcağınız cevap uyanışınız olacaktır... Umarım.. Belki.. Bir ihtimal...


 

DKM ARŞİVİ