Yazdır

DOĞAN: "DÜĞMEYE BASTIM, HÜKÜMETİ YIKTIM" DEMİŞTİ. OYSA DÜĞMEYE BAŞKASI BASMIŞ!

Aktif .

ahmet_tezcan280AHMET TEZCAN

Dün kaldığımız yerden bugün devam edelim. Ahmet Hakan'ın Doğan Grubu'nun Kanal 7'ye savaş açıp, Milliyet'te “Ahmet Hakan Coşmuş” manşeti atıldıktan sonra, o dönem Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni olan Ertuğrul Özkök'ün, Kanal 7'deki İskele-Sancak programına çıktığını yazmıştım sen son. Peki sonrasında ne oldu?

 

Özkök; İskele-Sancak programına çıktı ve 3,5 saat boyunca karşılıklı olarak Ahmet Hakan ile keyifli bir sohbet görünümü altında “barış çubuğu” içtiler.

Bir gün sonra Ertuğrul Özkök Hürriyet'teki köşesinde Kanal 7'nin nasıl zannettikleri gibi öcü bir yer olmadığı, ne pırıl pırıl insanlarla karşılaştığını yazdı.

Maksat hasıl olmuş ve iki grup da birbirlerini aklamıştı. Uzun süre hatta “Deniz Feneri Hadisesi”ne kadar Doğan Grubu, Kanal 7'te sarkmadı, bulaşmadı, sataşmadı.

Bir başka nokta...

Yayına başladığı ilk günden Ertuğrul Özkök'ün İskele-Sancak programına çıktığı güne kadar Kanal 7 Koç grubundan reklam alamamıştı.

O programdan sonra yani Ahmet Hakan-Ertuğrul Özkök'ün İskele-Sancak'ta karşılıklı güzellemelerinden sonra Koç Grubu'nun Kanal 7'ye reklam ambargosu da kalktı.

Peki ne olmuştu da her şey bir anda bıçak gibi kesilmiş, resim ters dönmüş, kış ortasında pastırma yazı yaşanmaya başlamıştı?

Burada duralım. Zaman makinasını tersine çalıştıralım ve Kozmik Oda'da bir tarama yapalım.

***

Refah-Yol hükümetinin ortağı Tansu Çiller'in Başdanışmanı Hüseyin Kocabıyık'ın 28 Aralık 2010 gecesi TRT-Haber'deki Kozmik Oda programında Rıdvan Memi'ye anlattıklarını hatırlayalım:

28 ŞUBAT’IN OLUŞUMUNDA KOÇ GRUBU’NUN, RAHMİ KOÇ’UN BÜYÜK ETKİSİ VARDIR”

Hüseyin Kocabıyık, Kozmik Oda programında Rıdvan Memi'ye böyle söylemiş ve Memi'nin “Nasıl?” sorusundan sonra devam etmişti.

huseyinkocabiyikduyuru1H.Kocabıyık: “Orada piramit şöyledir. Tepede büyük sermaye 28 Şubat diye bir şeyin gerçekleşmesini, organize edilmesini istedi. Ve büyük sermayeye bağımlı, büyük sermayenin alt kümesi bir medya vardı ve bu medya harekete geçti. Büyük sermaye beka kaygısını, bakın beka kaygısı diyorum ve kendi ekonomik doktrinini orduya yani askerlere laiklik tehlikede, irtica tehdidiyle karşı karşıyayız şeklinde projekte etti. Ve askerle büyük sermeyenin bu teşvikini bu şekilde tercüme ettiler. Büyük sermaye yani Koç Holding Gümrük Birliği’ne girmemiz halinde samimi olarak Cumhuriyet tarihi boyunca sanayi adına yapıp ettiği her şeyin ki çoğu Koç ailesi üzerinden yapılmıştır.”

R.Memi: “Koç Grubu derken belirtmek lazım belki de Rahmi Koç’tan bahsediyoruz yani…”

H.Kocabıyık: “Tabi tabi. Çökeceğine inandı. Samimi olarak inandı buna Rahmi Koç ve Gümrük Birliği’ni istemedi. Çünkü bütün kurduğu o sanayi tesislerinin batacağına inanıyordu. Rekabet edemeyeceğine inanıyordu. Nitekim daha yakın geçmişte kendisi bunu itiraf etti.”

Rıdvan Memi'nin Kozmik Oda programında Hüseyin Kocabıyık ile yaptığı söyleşinin metnini http:www.kozmikoda.tv adresindeki web arşivinden okuyabilir ve program videosunu seyredebilirsiniz.

Ben o videoyu biraz başa sarıyor ve Memi'nin daha önce sorduğu, ancak yaşananlar örgüsünde yukardaki konuşmanın devamı sayılan en önemli soruya dikkat çekmek istiyorum:

R.Memi: “O dönemde en çok tartışılan şeylerden biri de, 28 Şubat süreci içinde, medyanın rolüydü. En dikkat çeken şey neydi sizin açınızdan? Örneğin genel yayın yönetmenlerinin tavrı tanık olduğunuz ya da patronların?”

H.Kocabıyık: “Muazzam bir rol oynadı medya. Kendi iradelerini bu kadar kolayca bir baskıya, bir otoriteye devredebileceklerini ben hiç düşünmemiştim. Kolayca devrettiler güçlerini. Yani Erol Özkasnak Genelkurmay Genel Sekreteri, arıyordu talimat veriyordu, manşet atıyorlardı. Ve çok enteresan aslında, şurada konuşsanız yemek yeseniz çok demokrat falan diyeceğiniz insanlar paşaların o telefonu ile bir vampire dönüşüyorlardı. Attıkları manşetleri bilmem hatırlar mısınız? Korkunç şeylerdi.

R.Memi:Siz çok yakınındaydınız Tansu Çiller’in, eminim ki o dönemde bir takım gazetelerin genel yayın yönetmenleri ile sizin de tanık olduğunuz diyaloglar olmuştur…”

H.Kocabıyık: “Ben şunu gördüm. Tansu Hanım’ın üzerine çok acımasızca geldiler. CIA ajanı diye Hürriyet Gazetesi 9 sütuna manşet attı. Ardından mal varlığı…”

R.Memi: “Neyin arkasından geldi bunlar?”

H.Kocabıyık: “Gümrük Birliği sürecini baktılar ki Tansu Hanım hızla işletiyor, orada Tansu Hanım’ı tasfiye etmek istediler.“

***

Şimdi tekrar geri dönelim.

Bendeniz Doğan Grubu-Kanal 7 Kavgası'nın tam ortasında Dördüncü Kuvvet Medya programında canlı yayında istifa ettikten hemen sonra, Ertuğrul Özkök'ün İskele-Sancak programına çıkışını, sonrasındaki barış manzarasını ve Kanal 7'ye Koç Grubu'ndan reklam akışını bir türlü anlayamıyordum.

Bir süre sonra, bir işadamı dostum Atina'da yaşanmış bir hadiseden ve bir “kasetten” söz etti.

Neydi o kaset?

O da yarına kalsın...

Önceki İlgili Yazı İçin tıklayın: http://dorduncukuvvetmedya.com/3223-bir-medya-macerasi-bieinci-bolum-ya-ben-yikilacaktim-ya-da-hukumet-dugmeye-bastim-hukumeti-yiktim.html

http://twitter.com/tezcanah