forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BU HABERE EN ÇOK GAZETECİLER SEVİNDİ! YALAKA DOĞANLAR TEMİZE ÇIKTI!

Aktif .

ahmet_tezcan_1500AHMET TEZCAN

Gazetelerde çıkan bir haber hayli ilgi çekiciydi. ABD’deki Brown Üniversitesi’nin yeni bir gen bulunduğuna dair araştırması Neuroscience dergisinde yayımlandığında, Amerikalı bilimadamları bilimsel buluşlarına en çok Türk gazetecilerinin sevineceğini bilmiyorlardı.

 

Amerikalılar ne düşündüler bilinmez ama onların buluşu, Türk medyasındaki bir kalıtımsal hastalığın failini yakalıyor, önemli sayıda gazeteciyi temize çıkarıyordu. 

Bulunan gerçek şuydu: “Bazı insanlar, ‘yalakalık’ geniyle doğuyor!"

Habere göre; bazı insanlarda bulunan ve DARP-32 adı verilen gen, onları sadece söylenileni yapan, yalakalıktan kendisini alamayan iradesiz karakterlere dönüştürüyor.

Bu haberin üstüne büyük bir hevesle atlayan ilk gazeteci Hürriyet Yazarı Mehmet Yılmaz oldu.Yılmaz; Yandaş Medyaya İyi Haber" başlığıyla şunları yazdı:

 "DÜN Hürriyet’te yayımlanan bir haber dikkatimi çekti. “Yalakalık” doğuştan geliyormuş. Brown Üniversitesi’nin araştırması, DARP-32 isimli geni taşıyan kişilerin “yalakalığa meyyal” olduğunu gösteriyor.
Bu haberi okuyunca eskiden düzgün insanlar olduklarını zannettiğim bazı kişilerin nasıl olup da AKP yalakası olabildiklerini daha iyi anladım.
Onlara boş yere kızıyormuşum, meğerse ellerinde olmadan yalakalık yapıyorlarmış.
Böylece “yandaş medyanın” insan kaynakları servislerine yeni bir görev de düşüyor.
Bundan sonra kadroya alınacak personelden istenen nüfus cüzdanı sureti, terhis belgesi, ikamet ilmühaberi gibi belgelerin yanı sıra bir de “DARP-32 geni taşıdıklarına ilişkin” de bir belge istemeleri gerekecek.
Yalakalık insanların suratına bakılarak anlaşılamayacağı için işlerini tesadüfe bırakmamaları açısından bu yararlı olacaktır."

Mehmet Yılmaz, haberi  her ne kadar "yandaş medya"ya müjde gibi sunuyor ise de, kendisinin de bir hayli sevindiği, rahatladığı belli oluyor.

Tansu Çiller'in Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri bakanı olarak Refah-Yol hükümetinde bulunduğu 28 Şubat döneminde Başdanışman olan Hüseyin Kocabıyık, TRT Haber Televizyonu'nunda Rıdvan Memi'nin Kozmik Oda programında, Rahmi Koç'un Gümrük Birliği'ne sevdasından vazgeçmesi için Tansu Çiller'i nasıl tehdit ettiğini kendi tanıklığı ile açıklamış, Çiller'in bunu reddetmesi üzerine Hürriyet başta olmak üzere Doğan Grubu medyasında nasıl bir çökertme kampanyası başladığını anlatmıştı. Hatta sırf bu amaçla yeni bir gazetenin (Radikal) yayına sokulduğunu söylemişti. (bkz: http://www.kozmikoda.tv)

Mehmet Yılmaz işte o gazetenin Genel Yayın Yönetmeni idi. 28 Şubat sürecinde "üst düzey general" sıfatı taşıyanların her söylediğini manşete taşıyan Yılmaz, daha sonra Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği'ne terfi etti. O dönemde de Milliyet Gazetesi'ni magazin ağırlıklı bir bulvar gazetesine dönüştürmek ve Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ne istiyorsa onu yapmakla suçlandı meslektaşları tarafından. Nitekim bu suçlamalar patron katına sıçrayıp da gözardı edilemez boyuta ulaşınca Milliyet'in başına Sedat Ergin getirildi, Yılmaz ise Özkök tarafından Hürriyet'e köşe yazarı edildi.

Amerikalıların bulduğu Yakala Geni DARP-32 haberine balıklama atlayan Yılmaz'ın bu tavrı, Gazeteciler (http://www.gazeteciler.com) sitesinin de dikkatini çekmiş olmalı ki, şöyle bir yazıyla eleştirildi:

"Olmadı Mehmet Y. Yılmaz olmadı!
Bu kez "adap" sınırlarını çok aştın!
Kin gördük bu yazının perde arkasında...
Hınç gördük...
"İroni" değil yaptığın!
Aşağılamak bu...
Rencide etmek!
Hem de en zalim dille...
Çirkin hem de çok çirkin bir yürek ortaya koydun!
Senin adına biz utandık...
Yazık diyoruz eline verilen kaleme...
Hem de çok yazık!"

Mehmet Yılmaz yazısında "Yalakalık insanların suratına bakılarak anlaşılamayacağı için işlerini tesadüfe bırakmamaları açısından bu yararlı olacaktır." diyordu.

Fakat yaptıklarına ve yazdıklarına bakılarak anlaşılabileceğini hiç düşünmüyordu. 

***

Aynı konuda ikinci yazıyı ise Star Gazetesi'nde Aziz Üstel kaleme aldı. Mehmet Yılmaz'ın "yandaş" olarak nitelediği medyadan aynı konuda bir yazıyla "pişti" duruma düşmesi de hayli manidar oldu.

Üstel yazısında şöyle diyordu:

"Meğer yalakalık genetikmiş

ABD’deki Brown Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar sonucunda “bazı insanların yalakalık geniyle doğduğu” saptanmış. Efendim, beynin bir yanı söyleneni uygulatırken, diğer yanı geçmiş deneyimlere göre davranmasını sağlıyormuş kişinin. Ama DARP-32 adlı geni taşıyanlar sadece söyleneni uygulamaktaymış.

Uzun lafın kısası; DARP-32 geni varsa sizde, yalakasınız demektir; hiç kurtuluşunuz yok. İstemeseniz de, böyle bir niyetiniz olmasa da, DARP-32 sizin anında el oğuşturup, hacıyatmaz gibi kalkıp eğilmenize, iki büklüm dolaşmanıza, avanta beklediğiniz kişinin eline davranıp “öpiiim ef’em!” demenize yol açıyor. Şimdi anlıyor musun niye ciğeri beş para etmez nice adam suyun başını tutarken, dürüst, ödün vermez, inandığını söyleyen, dimdik yürüyenler kıyıda köşede kalıyor?"

Gerçi Aziz Üstel yazısında Mehmet Yılmaz kadar açık olarak bir grubu suçlamıyor ama onun da kendilerine "yandaş" sıfatı yakıştıran Yılmaz cenahına "laf çaktığı" hemen anlaşılıyor. 

***

Ezcümle...

Bize göre Türk Medya Tarihi adeta Yalakalık Tarihi gibidir. Her dönemde güce ve güçlüye yapışan, yamanan, dayanan ve dadanan gazeteciler, gruplar olmuştur. Rüzgargülü gibi bir o yana bir bu yana dönenler bir süre sonra yanında yer aldıklarının boyunlarını bumerang gibi uçurmaktan çekinmemişler, öptükleri eli kesmekten geri durmamışlardır.

Mesela Tansu Çiller için bıyıklarını kesen Ertuğrul Özkök, yukarda söz ettiğimiz Rahmi Koç-Tansu Çiller restleşmesinden sonra Çiller'i CIA Ajanı ilan etmekte tereddüt etmemiştir.

Örnekler o kadar çoktur ki ciltler doldurabilir.

Bugün de örnekleri her medya grubunda "istisnasız" yer almaktadır.

Bulunan gen DARP-32; o türden olanların "masum" olduklarını kanıtlar mı bilmiyoruz.

Ancak 32'nolu Gen'den DARP yemiş gazetecileri bünyelerinde barındıran medya patronlarının ve yöneticilerinin masum olduklarını söylemek ise imkansızdır.

Zira....

"Düşmanıma havlasın diye satın aldığım köpek, benden daha şereflidir!"

Üzgünüm Leyla!


http://twitter.com/tezcanah

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN