forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

AHMET TEZCAN'IN PUSULA GAZETESİ'NDEKİ İLK KÖŞE YAZISI: ALLAH UTANDIRMASIN!

Aktif .

ahmet_tezcan280Doğu Anadolu'nun ilk bölge gazetesi Pusula okurlarıyla buluştu. Bölgenin 13 il ve ilçelerinde dağıtımı yapılan Pusula Gazetesi'nde köşe yazarı olan Ahmet Tezcan, ilk gün yazısında "Allah utandırmasın" dedi.

İşte Ahmet Tezcan'ın Pusula Gazetesi'ndeki ilk köşe yazısı:

 

ALLAH UTANDIRMASIN!

“Milliyet Gazetesinin sahibi Ercüment Karacan, gazeteyi satarak Londra’ya yerleşmek istiyordu. Semiramis Pekkan’la evlenmiş, ona orada dükkan açmıştı. Ama Abdi İpekçi 1954 yılından beri başında olduğu Milliyet’in satışına engel oluyordu. Abdi İpekçi’nin öldürülmesinden hemen sonra ‘beni de öldürecekler’ korkusuna kapılan Ercüment Karacan, gazeteyi hemen satarak yurt dışına gidiyor.”

Bu satırlar, Tamaşa Dural’ın İpekçi’nin Katili olarak bilinen Mehmet Ali Ağca’yı anlattığı Çarmıhtaki Ülkücü kitabından.

Benzer bir hadise de 7 Mart 1990’da oldu. Tıpkı Milliyet’in başındaki Abdi İpekçi gibi Hürriyet Gazetesi’nin “güçlü” Genel Yayın Müdürü Çetin Emeç, evinden çıkıp gazeteye giderken silahlı saldırıya uğradı ve şoförü Sinan Ercan ile birlikte öldürüldü.

O günlerde de Hürriyet Gazetesi’nin satışı gündemde idi. Emeç, gazetenin el değiştirmesini istemiyordu. Gazetenin sahibi Erol Simavi, Emeç’i yatıştırmak için kendisiyle bir söyleşi yaptırmış, “İnsan Hürriyet’ini satar mı?” demişti.

Fakat kısa bir süre sonra Hürriyet’in kurucusu Sedat Simavi ölüm yıldönümünde mezarı başında anılırken bir bomba patladı. Erol Simavi apar topar Hürriyet’ni sattı, ülkeyi terk etti ve İsviçre’ye yerleşti.

Ve hiç konuşmadı!

İpekçi ve Emeç; Babıali’nin son “güçlü” genel yayın müdürleri idi. Sonra gelenler ne patronlarına karşı ne de iktidarlara yahut başka güç odaklarına karşı direnebildiler. İçlerinde en popüler olanı Ertuğrul Özkök, Hürriyet’teki 20 yılllık Genel Yayın Müdürlüğü müddetince “omurgasız”dan “sit-comcu” ya hatta “tavşan kardeş”e kadar türlü sıfatlar aldı ama ne İpekçi’nin ne Emeç’in saygınlığına yaklaşabildi.

Bugün 28 Şubat Postmodern Darbesi’ne yataklık ve yardakçılık yapmakla ayıplanıyor. Eski çamaşırları sergileniyor, günah defterleri elden ele, dilden dile dolaştırılıyor.

Niçin böyle bir giriş yaptım?

Doğu Anadolu’nun ilk büyük bölge gazetesi olarak bugün merhaba diyen Pusula’ya konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın “Bölge medyası güçlü olsaydı 28 Şubat Darbesi yapılamazdı” sözünün altını çizmek için.

Çok yerinde, çok doğru ve önemli bir tesbit!

Merhum Turgut Özal; “2,5 gazete istiyorum” demişti.

İkibuçuk gazete bile olmadı.

Güç odakları karşısında eğilip bükülen, meslek ilkelerini imtiyaz ve lüks uğruna bozuk para gibi harcayan, misyoncusundan komisyoncusuna kadar hepsi birbirine benzeyen renk renk basılı yapraklara dönüştüler.

Sözüm ona ulusalcı oldular ama asla ulusal olamadılar.

İstanbul ve Ankara dışında Türkiye’yi yok saydılar.

Türkiye’nin en temel meselelerini 100 cc’lik şarap şişesi ve 1 metrekarelik başörtüsüne indirgediler.

Meslek hayatımın 30 yıllık şehadetiyle; hep güdük kaldılar, hep göz ardı ettikleri Anadolu tarafından ademe (yokluğa) mahkum edildiler.

Her tahminde yanıldılar, her seçimde tokat yediler.

Bakan Yılmaz’ın tespitinden yola çıkarak söylüyorum;

Bölgesel ve yerel medya güçlü olsaydı, ulusal medyamız “ne yaşar ne yaşamaz” olur muydu?

Hayır!

Pusula Gazetesi işte bu yüzden önemlidir. Pusula; Doğu bölgemiz için olduğu kadar Türkiye için, bölge insanımız için olduğu kadar ulusal denilen medya için de yeni bir fırsattır!

Hayırlı olsun! Allah utandırmasın!

http://www.gazetepusula.net

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN