|
||||
| BU İŞLER İNŞALLAHLA, MAŞALLAHLA OLMAZ |
|
Bunun üzerine programın yönetmeni tam da ‘’özrü kabahatinden büyük’’ dedirtecek cinsten bir açıklama yaptı.. Şöyle diyor programın yönetmeni Gürsel Aksun: ‘’ … mağduriyetini anlatmak üzere İhsan Demirtaş adlı bir vatandaşımız da programımıza katılmıştır. İhsan Demirtaş'ın programımıza katılma sebebi; eşinin kendisini aldatıp, iki çocuğuyla birlikte kaçmasıdır. İhsan Demirtaş'ı programımıza yönlendiren ve konuya vakıf olan komşusu Esma Özen'de programımızdadır. Fakat Esma Hanım, yayına çıkmama hakkını kullanıp, kimliğinin gizli kalmasını talep etmiştir.Ekip olarak Esma Hanım'ın bu isteğine saygı duyup O'nu konuk odasında ağırladık.İhsan Demirtaş programımızda konuşmaya başladığında olayları duygu yoğunluğu nedeniyle tam anlamıyla anlatamamış ve Esma Hanım'ın tüm yaşananları bildiğini ifade etmiştir. Esma Hanım canlı yayına katılmak istemediği için,konuk odasından telefonla bağlantı yapılmıştır.Amaç;Kişiler ve olaylarda hiçbir saptırma veya sahtekarlık yapmadan sadece kimliğinin gizli kalmasını sağlamak ve olayın çözümüne ulaşmak adına bilgi edinmektir.Telefonla canlı yayına bağlanan Esma Hanım ile Dila Hanım'ın asistanı aynı odadadır. Bu yapılan eylemin doğruluğundan hiçbir şüphemiz olmadığı için ve Dila Hanım'ın asistanının da Esma Özen'in isteğine saygı duyacağını düşündüğümüz için aynı odada olmalarında hiçbir mahsur görmedik. …. Özellikle altı çizili kısımlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Esma Hanım, stüdyoda olduğu halde kimliği gizli kalsın diye telefonla katılmış programa. Bir daha tekrarlayalım: Kimliği gizli kalsın diye… (Zaten yayın sırasında da adını ''vermek istemeyen'' izleyici denmiş.)
Gerekçe konuğun kimliğinin gizli kalması ama yönetmenimiz bunu gizli kalmak isteyen kişinin adını ve soyadını ifşa ederek anlatıyor. Üstelik açıklama boyunca da konuğun kimliğini gizleme hakkına saygı duyduklarını vurgulayıp duruyor. Şaka gibi… Şimdi bu durumda, Esma Hanım telefonla görüntülerini çeken şahsı mı dava etmeli sizce, yoksa bu açıklamayı yapan yönetmeni mi?... Ben olsam o görüntüleri yayınlayan yayın organları başta olmak üzere, kimliğimi gizleme hakkımı ihlal eden herkese açardım davayı… Son bir söz de muhafazakar kesime hitap etme ve diğer ticari kanallara alternatif olma iddiasındaki Kanal 7 yönetimine: Yaygın ticari kanallardaki pespaye programlardan gına gelen izleyicilere alternatif olarak sunduğunuz program bu mudur? İnşallahlı, maşallahlı sözleri bol bol kullanarak hitap ettiğiniz kesime alternatif program sunduğunuzu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Sizin bu yaptığınız diğer ‘’ticari ve yoz’’ kanalları taklit etmek ve aynı kültürü kendi izleyicinize empoze etmek. ''Allah''ın adını diğer kanallardan daha sık kullanmanız ve ''inşallah''lı, ''maşallah''lı jargonla işi götürmeniz diğer kanallardan daha iyi yayıncılık yaptığınız anlamına gelmiyor ne yazık ki...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Not: Bu yazı gazeteciler.com'dan alınmıştır.
Bu kategoride önceki haberler:
|



DİLEK YARAŞ / 


Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.