forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

'FIKRA FORMATINDA MİZAH' YAPARAK HALKIN MUHALEFETİNİ BESLEMEK!

erdincutkuERDİNÇ UTKU 

Nasrettin Hoca, günümüzde de torunları Cihan Demirci (RTE Garantili Fıkralar)  ve İbrahim Eroğlu (A’dan Z’ye One Minute Fıkraları »  gibi yazarların kaleminden halkın eleştiren dili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gerekeni söylüyor. “Türkü formatında beste” yapan halk müziği sanatçıları gibi, onlar da “fıkra formatında mizah” yaparak halkın muhalefetini besteliyorlar. Ülke’deki muhalefet, hava muhalefetinden daha etkisiz kalınca, iş mecburen  mizahçılara düşüyor !

Hollanda'da yaşayan Şair ve Yazar İbrahim Eroğlu'nun son fıkra kitabı “A’dan Z’ye  One Minute Fıkraları” KORA  YAYIN tarafından yayınlansı. Kitaba önsöz olarak kaleme aldığım “ÖZSÖZ”ü sizlerle paylaşmak istiyorum:

Mizah, kültür ve sanatın yaramaz çocuğu... Ama halkın işine en çok yarayan çocuğu... Mizah yazarı lafla mizah yapsa da bunu  “laf olsun diye” yapmaz. Mizahçı, hayatın orta yerinde durmalı... Hayatın yanında yer almalı... Çarpıklığa, bozukluğa ve saçmalıklara Don Kişot inancıyla saldırmalı... Çoğu zaman “akıntıya yürek çektiğini” bilse bile... Ezilenlerin, halkın yanında olmalı ama yeri gelince uğradığı haksızlıklara duyarsız kalan, tepki göstermeyen halka da batırmalı iğneyi... Mizahçı kendisiyle de alay etmeli...

Akacak kanı damarda durmaz. Mizah da... Moda deyimiyle “damardan mizah” dır fıkralar. Damardan enjekte ettirmeye korkanlar, yoğunlaştırılmış tabletler halinde alsınlar. Su katıp, sulandırmaya kalkışmayın sakın ha... Hayatın tıkanmış damarlarına yaptığımız “by-pass”tır mizah. Yaşamı güzelleştirir...

Güzelim ülkeyi cehenneme çevirme başarısını göstermemiz, mizah cenneti olduğumuz anlamına gelmez. Türkiye’nin mizah cenneti olduğu görüşüne katılmıyorum. Mizahın en zor olduğu ülkedir benim memleketim. Hayatın kendisi kara mizah olunca mizahçı bocalıyor. Olan biteni aynen yansıtsa “hayatın muhabirliği”nden öteye geçemeyecek. Daha ilerisi ise sanıldığı kadar kolay değil...

Kısa yazmak hiç kolay değil... Bir bilgenin uzun bir mektup gönderdiği arkadaşına “kısa yazacak kadar zamanım olmadığı için uzun bir mektup yazdım” demesi kısa yazmanın zorluğunu çok iyi anlatıyor. Yıllarca aforizma yazan biri olarak İbrahim Eroğlu dostumuzun yaptığı işin zorluğunu en iyi anlayanlardan biriyim.

Nasrettin Hoca adında simgeleşen zengin bir fıkra kültürümüz var. Ulusların yaşam felsefesini ve tarihini fıkralarda görmek mümkün. Fıkralar, aynı türküler gibi kuşaktan kuşağa iletiliyor ve böylece gelişerek korunuyor. Halkın dertlerini ve şikâyetlerini fıkralarında dile getiren halk filozofu Nasrettin Hoca yaşadığı dönemde ve sonrasında halkın gözü, kulağı ve dili oldu. Hoca aslında Türk halkının ta kendisi ! Halide Edip Adıvar’ın “Ruh ve Maske”sinde tiyatro oyunu, 8 yaşındaki kızımla birlikte kaleme aldığım “Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen Kız” ‘da  müzikli danslı çocuk oyunu ve Gürcan Gürsel’in muhteşem çizgisiyle çizgi roman ve Pierre Mille’nin “Nasrettin et son épouse”sinde roman kahramanı olarak yaşamını sürdüren Nasrettin Hoca, günümüzde de torunları Cihan Demirci (RTE Garantili Fıkralar)  ve İbrahim Eroğlu (A’dan Z’ye  ONE MINUTE FIKRALARI »  gibi yazarların kaleminden halkın eleştiren dili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gerekeni söylüyor. “Türkü formatında beste” yapan halk müziği sanatçıları gibi, onlar da “fıkra formatında mizah” yaparak halkın muhalefetini besteliyorlar. Ülke’deki muhalefet, hava muhalefetinden daha etkisiz kalınca, iş mecburen  mizahçılara düşüyor !

 Kitap ile ilgili link: http://www.berfin.net/

 erdincutku@yahoo.com

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN