forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

TÜRKÇE BİLEN MUHABİR ARANIYOR

Aktif .

DOÇ. DR. ERKAN YÜKSEL 

Medya profesyonellerine yönelik bir toplantıda Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın’ı dinledim. “Basın, dil kurallarının doğru kullanımı konusunda topluma örnek olmalıdır” dedi. Sonra da medyadaki dil yanlışları üzerinde örnekler verdi.

  

Akalın, sanırım, örnek bulmakta pek de zorlanmamıştı. Gazeteleri şöyle bir karıştırmak yetmişti…
 
Örnekler de salondakilerin yüzünü güldürmekte oldukça başarılıydı…
 
Bu komik durum karşısında düşündüm…
 
Acaba sorun yalnızca bu haberleri yazan gazetecilerde mi? Medya sektörüne muhabir yetiştiren iletişim fakültelerinde durum nedir? Daha da ötede ise, herhangi bir üniversite eğitimi alanlar Türkçe sorununu halletmiş durumdalar mı?
 
YANIT: KOCAMAN BİR HAYIR!
 
Son zamanlarda birçok üniversiteden pek çok akademisyen arkadaşımdan Türkçe konusunda yakınmalar işitiyorum:
 
“Öğrencilerim adını bile yazamıyor; iki satır düzgün cümle kuramıyorlar. Derdini anlatmaktan, kendini ifade etmekten, bildiğini yazmaktan uzaklar. Ne yazdığını anlamıyorum.”
 
Aynı şeyleri ben de gözlemliyorum.
 
Ders verdiğim farklı üniversitelerdeki iletişim fakültelerinde de durum aynı. Öğrencilerin pek çoğunun yazdığı haber metinleri “sorunlu”…
 
Öğrenci gazetelerinin editörleri “adeta bulmaca çözer gibi” kimi metinlerde ne denildiğini anlamaya çalışarak, bunları “daha anlaşılır bir hale getirmek için” ter döküyorlar.
 
Değil iletişim fakültesi öğrencileri, birçok üniversite mezunu benzer durumda…
 
Çevremde, “bu adamı nasıl mezun etmişler!” diye yakınanları duyuyorum.
 
Hatta bazen –bilgi kirliliği nedeniyle- kendi yazdığım yazılardan da şüphe ediyorum…
 
Görebildiğim kadarıyla en büyük sorunlar şunlar: Anlamı bilinmeyen sözcüklerin yanlış kullanılması, sözcükleri yanlış yazılması, bağlaç ve eklerin birbirinden ayrılamaması, cümledeki özne ve yüklem uyumuna dikkat edilmemesi ve noktalama işaretlerinin yerli yerinde kullanılmaması…
 
Belki de ilkokulda, lisede çözülmesi gereken sorunlar…
 
Ayrıntılar üzerinde daha fazla durmayayım. Ancak şunu söylemek istiyorum ki, eğitim sisteminde bir yandan yabancı dile ağırlık verilmeye çalışırken, diğer yandan Türkçe konusundaki sıkıntılar giderek artıyor ve bu durum daha da gülünç bir hale gelmeden, bu konuda bir şeyler yapmak gerekiyor.
 
İLAN!
 
Yakın bir zamanda gazetelerde şöyle bir ilan görürsem şaşırmayacağım: “Türkçe bilen muhabir aranıyor”.
 
Bakalım bu ilana kaç başvuru gelecek? Bakalım o zamana kadar bu konuda neler yapılacak?
 
eyuksel@anadolu.edu.tr Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir  
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

DKM ARŞİVİ