forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

İLETİŞİM FAKÜLTELERİ FARKLILAŞMAK ZORUNDA

Aktif .

erkanyuksel1Geçenlerde Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde Anadolu Ajansı’nı ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM)’nü ağırladık. Her iki kurumun genel müdürü de iletişim fakültesi mezunu nitelikli eleman aradıklarını söylediler. Hatta rakam da çıktı ortaya: “3500 kişi arıyoruz”… 

 Ancak aradıkları kişilerin sahip olması gereken bazı şartlar vardı. BYEGM Genel Müdürü  Salih Melek, bu şartları “yabandı dil bilmek”  şeklinde özetledi. BYEGM yeniden yapılanma süreci içinde yurt dışında görev yapacak temsilciler arıyordu ve aradığı en önemli şart “iletişim” mezunu olmanın dışında “yabancı dil” bilmekti. Hatta Melek, “iki yabancı dil bilenler tercihimizdir” diyordu.  

Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi de benzer şeyler söyledi. Kurumun yabancı dil bilen iletişim mezunlarına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.  

İhtiyaç duyulan iletişim mezunu sayısı 3500 olarak ifade edilmişti. Aslında çok iyi bir rakamdı bu ama gel gelelim, aranan nitelikler bağlamında ön plana çıkarılan “yabancı dil bilme” şartı, şu anda iş arayan sayısı binlerle ifade edilebilecek “iletişim” mezunlarına pek de uygun değildi… 

Türkiye’de artık sayısını  30’u geçince saymaktan vazgeçtiğimiz iletişim fakültelerinden her yıl mezun olan öğrenci sayısı, sanıyorum toplamda 3500’e ulaşır ya da ulaşmaz. Dolayısıyla 3500 öğrenciye istihdam yaratılması,“süper” bir sayıya karşılık gelir. Dolayısıyla bu sayının altını çizmek ve bu sayıya bağlı olan “yabancı dil bilme” şartını da tekrar düşünmek gerekir. 

BENZER FAKÜLTELER 

Bu noktada, “iletişim fakültelerinden hangilerinde yabancı dil eğitimi verilmektedir?” diye sorulabilir. Evet, bir kısmında eğitim tamamen yabancı dilde verilmektedir. Bir kısmında ise “kısmen” yabancı dil eğitimine ağırlık verilmektedir.  

“Peki, bu yabancı dil eğitimi yeterli olmakta mıdır? Yani iletişim mezunları KPDS, ÜDS ya da TOFEL gibi “geçerli” bir sınavdan “geçerli” bir not alabilmekte midir?” 

Bu konuda tutulmuş bir kayıt olduğunu sanmıyorum. Ancak; eğer fazla abartıyorsam özür dilerim, öğrencilerin çok çok azının bu sınavlardan yüksek notlar alabildiklerini söyleyebilirim. 

Her ne kadar kimi fakültelerde eğitim dili “İngilizce” olsa da öğrenciler bu sınavlardan “beklenen” geçerli notu almakta zorlanmaktadır.  

Hele “ikinci yabancı dil” şartına sahip, “geçerli” düzeyde bir “eğitim anlayışı” bugün için iletişim fakültelerinde daha da uzak bir hedef olarak gözükmektedir. 

Dolayısıyla bir yanda iletişim mezunları iş ararken, diğer yanda “nitelikli”  iletişim mezunlarını istihdam etmek isteyenler, aradıkları şartlara uygun nitelikte iletişim mezunu bulamamaktan yakınmaktadır.  

FARKLILAŞMAK GEREKİYOR 

İletişim fakültelerindeki bölümlere, derslere, ders içeriklerine bakıldığında bu fakültelerin birbirinin üç aşağı-beş yukarı benzeri olduğu söylenebilir. Hele de yeni açılan fakültelerin oluşturdukları ders programları, önemli ölçüde eski fakültelerin kopyası olduğu gibi imkanlar dahilinde oluşturulan programlardır.  

“Devlet üniversitelerinin” aksine, kimi yeni açılan fakültelerde ise farklılık arayışları dikkati çekmektedir. Hem bölüm adlarında, hem de verilen derslerde bu farklar kendini göstermektedir. Örneğin görsel iletişim tasarımı, bilişim, ve teknoloji alanlarında, hatta habercilik alanında bile uzman gazetecilik anlamında farklılık yaratma kıpırtıları gözlenmektedir.  

İletişim mezunlarının “iş bulamama” şikayetlerinin arttığı günümüzde, fakültelerin de gelişmelere ayak uydurarak, “farklı niteliklere sahip” mezunlar verebilmesi gerekmektedir.  

İletişim öğrencilerinin de aldıkları eğitim ne olursa olsun “çeyizlerini” daha nitelikli hale getirebilmeleri için gözlerini dört açmaları ve üniversitelerin onlara sağladığı imkanları zorlamaları tavsiye edilebilir.  

Bu yıl üniversite sınavının ardından tercihte bulunacak öğrencilere de iletişim fakültelerini düşünürken, fakültede verilen derslere ve imkanlara bakmalarını ve bu sayede bir karşılaştırma yapmalarını önermek isterim. Sanırım iletişim fakültelerinde verilen yabancı dil eğitimi de bu anlamda dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında ön planda dikkate alınmalıdır. Zaten 21. yüzyılın, “muasır medeniyetler seviyesine ulaşma” hedefindeki Türkiye’sinin de bir ya da birden çok yabancı dil bilen gençlere ihtiyacı yok mu?

 
-------------------------------
Doç. Dr. Erkan Yüksel
 

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

DKM ARŞİVİ