forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

HABERCİ ADAYLARINA TAVSİYELER

Aktif .

erkanyuksel1Bu yazımda “iyi muhabir” olma yolunda ilerleyen genç habercilere bazı tavsiyelerde bulunacağım. Bu tavsiyelerden biri ya da bir kaçını yaşama geçirebilirse, ne mutlu bana… 
 
 
HABER KONUSU BULMAK
 

Acemi haberciler için dünyanın en zor işlerinden biri, yazacak haber konusu bulabilmektir. Belki kimileri için “iğneyle kuyu kazmak” daha kolay gelir. O nedenle haber bulmak “çok ama çok zor” bir iştir. Birçok haberci adayı daha bu engeli aşamadan mesleğe veda eder.
 
      Gazetecilik eğitimi alan üniversite öğrencilerinin de yaşadığı en büyük sorunların başında bu gelir: “Neyi haber yapayım?” Birçoğuna göre haber yapacak hiçbir şey yoktur ve her şey “normal” görünmektedir.
 
      İyi bir muhabir için durum hiç de öyle değil, hatta tam tersinedir. İyi bir muhabir yazı işleri odasından çıkıp sokağa ilk adımını attığı andan itibaren yazılacak haber konularının hücumuna uğrar. “Bugün hangisini yazsam?” sorusu yerine, bazen “yetiştiremiyorum, hangisini yazmasam? sorusunu sormaya başlar.
 
      Çünkü iyi bir muhabir, çevresine baktığı anda her şeyi haber olarak görür. Kırmızı ışıkta durmayan otomobilleri, kaldırımda yürümeyen yayaları, yola tüküren adamı, çekirdek çitleyen çocukları, ağzına kadar dolmuş çöp bidonunu, kaldırıma park etmiş otomobili, kalabalığın içinde bir yerlere yetişmeye çalışan genç kadını, güvenlik önlemi almamış inşaat işçilerini, yemek yiyenleri, onlara sakız satmaya çalışanları, ayakkabıları, kılık kıyafetleri, mağazaların vitrinlerini ve kısaca gözüne takılan her şeyi haber olarak yazabilir.
 
      Yalnızca bunlar değildir elbette haber olabilecek şeyler, iyi bir polis-adliye muhabirinin kulağı hep telsizdedir. Yolu adliye koridorlarından geçer. Hastane önlerinde sabahlar. Saatlerce bekler, bekler ve yine bekler. İnsanlarla konuşur sık sık. Onların haber kaynağı olduğunu bilir. Her konuşmadan bir haber yakalar. Söylenen her sözü haberinde nasıl kullanabileceğini bilir. 
 

      GÖZLEM YETENEĞİNİZİ GELİŞTİRİN
 

      Bu durum “çölde ayakkabı satmak” gibi de yorumlanabilir. Bir görüşe göre “burada ayakkabı satacak kimse yok. Çünkü ihtiyaç yok, herkes yalın ayak geziyor” denilebilir. Ancak iyi bir pazarlamacı açısından durum hiç de öyle değildir: “Burada kimsenin ayakkabısı yok, herkese satabilirim, acil yeni mal gönderin!” diyen kişi, iyi bir pazarlamacıdır.
 
      Birçok muhabirin “burada haber yok” dediği yerden, iyi bir muhabir “müthiş” öyküler yakalayabilir. O nedenle, iyi muhabirliğin ilk basamağını “iyi gözlem yeteneği” oluşturur.
 
      İyi gözlem yeteneğine sahip dikkatli muhabirler, zaman içinde kazandıkları deneyimle sezgilerini geliştirirler. Nereden haber çıkabileceğini önceden tahmin etme ve olay yerine herkesten önce ulaşma becerisine sahip olurlar.
 
      Bu “uyanık” bir bakış açısına sahip olmanın da sonucudur. İyi gözlem yeteneği, zamanla size “haberi koklama” ve “sezme” yeteneği de kazandıracaktır. Belki de bu yetenek, içinizde önceden vardır…
 

      SÜREKLİ  YAZIN
 

      İyi bir muhabir olma yolunda ilerlemenin önemli bir adımı da sürekli yazmaktır. İyi bir muhabir, yazma becerisini sürekli geliştiren kişidir. Onun için bir haberi tekrar tekrar yazmaktan çekinmeyin. Yıllar geçse bile bir haberi tekrar yazmak her zaman daha iyiyi elde etmek adına önem taşır. Yazın, okuyun, tekrar yazın, tekrar okuyun ve tekrar yazın. Kesinlikle en sonunda daha iyisini yazacaksınız…
 

      GÜNLÜK TUTUN
 

      Yazma yeteneğini geliştirmenin önemli bir pratik yolu günlük tutmaktır. Her muhabirin mutlaka yanından ayırmadığı bir ajandası ve kalemi vardır. Ancak günlük tutmak, yaşanan her olayın ayrı bir yere yazılması ve not edilmesi anlamına gelir. Gerek haber konularıyla ilgili ve gerekse günlük yaşanan diğer olaylarla ilgili tutulacak notlar ileride çok işinize yarayacaktır.
 
      Günlük tutmak haberciler için bir anlamda “akıl defteri” oluşturmaktır. Unuttuğunuz, hatırlamadığınız tüm ayrıntılar, akıl defterinizde yazılıdır. Yarın herhangi bir konuda bir bilgiye ihtiyacınız olduğunda başvuracağınız ilk adres bu defter olacaktır. Kimin, nerede, ne zaman, ne söylediği bu defterde bulunabilir. Kim bilir, belki de ilk kitabınızı akıl defterinizden çıkarabilirsiniz…
 
      Bu arada yazmadan önce “okumak” gerektiği konusuna ise hiç değinmiyorum. Onu zaten yapmalısınız. Okunmadan, yazmak olmaz. Bulduğunuz her şeyi okumalısınız…
 

      ARŞİV OLUŞTURUN 
 

      Bir başka tavsiye okumakla ilgili… Belirli konularda okumalarda bulunun ve düzenli bir arşiv oluşturmaya çalışın. Üzerinde yoğunlaştığınız ya da ilgi duyduğunuz konulara ilişkin dosyalar oluşturun. Dosyaları klasörlerde toplayın ve zaman içinde zenginleştirin. Okumaktan zevk aldığınız köşe yazarı ya da yazarlarının yazılarını dahi saklayabilirsiniz. İyi bir muhabir, kesinlikle iyi bir arşivcidir. İstediği konuya ilişkin bilgilere istediği anda erişebilir.
 
      Hatta kendi adıma söyleyeyim, özellikle “özelleştirme” konusunda yaptığım arşiv çalışması daha sonra pek çok haberde bu bilgilerden yararlanmamın dışında, doktora tezimi de özelleştirme haberleri üzerine yapmamı sağladı. İletişim Bilimleri Fakültesi birinci sınıf öğrencisiyken bizlere “arşiv oluşturun” tavsiyesinde bulunan “Mustafa Gürsel” hocamın ruhunu burada bir kez daha saygıyla anıyorum.
 

      TELEFON REHBERİNİZİ ZENGİNLEŞTİRİN
 

      İyi bir muhabirin sahip olması gereken ajanda ve günlük defteri dışındaki en önemli şey, iyi bir telefon rehberidir. Eskiden “iyi bir ajanda” ve “iyi bir kartvizitlik” denirdi. Ancak şimdi gelişmiş cep telefonları sayesinde, iyi bir rehber oluşturmaktan söz edebiliriz. Haber kaynaklarına doğrudan ve en hızlı şekilde erişebilmek adına iyi bir telefon rehberi oluşturmak oldukça yararlıdır.
 
      Tanıştığınız ve ya da karşılaştığınız herkesin telefon numarasını, adresini ve temel bilgilerini bir yerlere not ediniz. Varsa kartvizitlerini toplayınız. Ne kadar bol kartvizitiniz olursa, belki de iyi muhabirlik yolunda o kadar ilerlemiş sayılırsınız…
 

      SORU SORUN VE YANIT ALIN
 

      Haberciliğin özü soru sormaktır; ancak bu işin daha doğrusu, yanıt almaktır. O nedenle iyi bir muhabir; en doğru zamanda, en doğru soruyu soran ve haber olacak yanıtı alabilen kişidir.
 
      İyi bir muhabir olmak için yalnızca soru sormak yetmez. Bu soruyu soracak en doğru zamanı bilmek ve bulmak da gerekir. Her soru her yerde ve her zaman sorulmaz. Sorulsa da istenen yanıt alınmaz. Oysa iyi muhabirin asıl işi yalnızca soru sormak değil, haber olacak yanıtı almaktır.
 
      Muhabir soruyu haber yapmak için sorar; sormuş olmak için ya da başka bir şey için değil. Kırmadan, dökmeden, yaralamadan, haber yapmak için bilgi toplamak üzere soru sorun ve yanıt alın. 
 

      TEK YÖNLÜ HABER YAPMAYIN
 

      Tartışmalı  konularda asla tek yönlü haber yapmayın. Her olayın birden çok yönü vardır; para bile iki yüzlüdür ve tek yüzü bulunmayan parayı harcayamazsınız. Arka yüzü basılmamış bir para sizin için ne kadar sahteyse, karşı tarafa sorulmamış ya da cevap hakkı tanınmamış bir haber de başkaları için aynı şekilde görülebilir.
 
      Tek bir görüş, tek bir belge ya da fotoğrafla haber yaptığınızda dikkatli olun. Bir haber ancak doğru ve gerçek olduğu ölçüde iyi bir haber olmaya yakındır. Bir haber ancak olayın tüm taraflarının görüşlerini içerebildiği ölçüde nesnelliğe yaklaşabilmiş demektir. Aksi takdirde tek yönlü habercilik her türlü yoruma ve eleştiriye açık olacaktır.
 

      YANLIŞ  YAPARSANIZ; ÖZÜR DİLEYİN
 

      Hiç  kimse hatasız değildir. Kimse emeklemeden, düşmeden yürümeyi ya da koşmayı beceremez. Habercilikte de hatalar, gözden kaçan ya da dikkat edilmemiş noktalar olabilir. Gönül ister ki, hiç olmasın. Ancak yaptığınız bir hatayı; her ne türlü hata olursa olsun, kabul etmek ve özür dilemek büyük erdemdir. Muhabir olarak özür dilemekten korkmayın ve çekinmeyin. Bu sizin kendinizi geliştirmenizi ve bir dahaki sefere belki de aynı hataya düşmemenizi sağlayacaktır.
 
      Kişisel olarak ifade edeyim. Özellikle kimi yayın organlarının bu konuda gerekeni olması gerektiği gibi yapmadığını düşünüyorum. Yazdığında “şahin”, ancak cevap ve düzeltme karşısında “serçe” kalan bir yayıncılık anlayışını “samimi” ve “uygun” bulmuyorum. İnsan hatasıyla övünmez ama hatasını” ört bas etmek” yerine, “telafi ederek” daha da büyür. Hata yaptığınızda özür dilemeyi bilin.
 

      ÖNCE İNSAN OLMAK GEREK
 

      Çokça tartışılır: “Önce insanım, sonra gazeteci” ya da tam tersi “Önce gazeteciyim, sonra insan”… Herkes farklı bir şey söyleyebilir ama benim tavsiyem önce insan olduğunuzu unutmamanız…
 
      Dalga geçmek için mi sorulur bilmem; işte size foto muhabirliğiyle ilgili bir soru: “İntihar etmek üzere gün batımında iskelenin ucunda duran, kendisini bağlamış, yüzü batmak üzere olan güneşe ve sırtı size dönük olan genç kadının kumsalda durduğunuz yerden fotoğrafını çekeceksiniz. Kaç diyafram ayarında çekmelisiniz?”
 
      Bu sorudan önce “eğer böyle bir olay görmüş olsaydınız, ilk ne yapardınız?” sorusuna vereceğiniz yanıtı duymak isterdim doğrusu…
 
      Ne kadar “iyi” muhabir olursanız olun, insanlık onurundan ödün vermeyin. Tabi habercilerin uyması gereken meslek etik ilkelerinden hiç söz etmiyorum. Çünkü onlar zaten sizin çoktan içselleştirdiğiniz meseleler olmalıdır.
 
      “Etik dışı araçlar kullanılarak etik bir sonuca ulaşma” iddiasını “kamu yararı” da olsa tartışmalı bulurum. O nedenle iyi, doğru, dürüst bir insan olmadan, iyi bir muhabir olunacağına ve doğru- dürüst haber yazılabileceğine pek de inanmıyorum.
 
      Son söz: Asla şunu unutmayın: “Hiçbir şey iyi ya da kötü değildir. Biz düşüncelerimizle onları iyi ya da kötü yaparız”. O nedenle, öncelikle yaptığınız iş için “elinizden gelen en iyisini” yapın ve vicdanınızın sesini dinleyerek kendi kendinizi “iyi” bulun.
 
      Kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
 
 
Doç. Dr. Erkan Yüksel
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN