Yazdır

AHMET YEŞİLTEPE’YE VE NTV’YE “BRAVO!”

Aktif .

erkanyukselSon zamanlarda değil, son yıllarda izlediğim en iyi televizyon programı, Ahmet Yeşiltepe’nin NTV’de sunduğu Zaman Yolcusu. Anadolu’nun kültür mirasını konu alan program hem Yeşiltepe’nin farklı sunumuyla, hem de içeriğiyle on binlerce yıl öncesine dayanan yerleşmelerin izlerini bambaşka bir uslüpla bizlere aktarıyor. 
 

Bugüne kadar izlediğim tarih programlarından ya da kültür mirası belgesellerinden biri değil Zaman Yolcusu. Yeşiltepe’nin gazetecilik bakış açısı, yalın ve akıcı üslubu ve bilgi dolu anlatımıyla birleşmiş, bizi zamanda yolculuğa götüren bir uygarlık serüveni. 

Hz. Ali’nin “bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” sözüne karşılık, Yeşiltepe’nin programı; harfler değil, kelimeler değil, cümleler değil, Anadolu topraklarındaki on binlerce yıllık tarih birikiminden günümüze kalan izlere ve bu izlerin ardındaki gerçeğe ışık tutuyor.  

Kendi topraklarımızda olduğu halde belki de gidip görmediğimiz, bilmemiz gereken ama çoğunlukla bilmediğimiz kültürel zenginliğimize ait kucaklar dolusu bilgiyi keyifli bir dille lezzet şölenine dönüştürüyor. 

Belki de Yeşiltepe’nin habercilik geçmişi, medya deneyimi ve bakış açısı, programı diğer tarih programlarından ya da belgesellerinden farklı kılıyor. Geçmişin izlerinin kovalandığı Zaman Yolcusu programı, son yılların alışılagelen gezi programlarından da farklı olarak gerçekten bir şeyler öğretiyor.  

FARKI FARKETMEK 

Geçen hafta Perşembe günü  Zaman Yolcusu’nun yeni bölümünü izleyemedim. Pazar günü  ise rahatsızlığım nedeniyle televizyon karşısında normalden biraz daha fazla zaman geçirmek durumundaydım. Zaman Yolcusu’nun tekrarının gösterileceğine dair anonsu fark edince, özellikle o saate kadar bekledim. O arada başka programlar da izledim.  

Televizyonda en çok sevdiğim programlar arasında gezi programları geliyor. O nedenle kanallar arasında “zaplarken”, bir gezi programı gördüğümde mutlaka bakma ihtiyacı hissediyorum. 

Bir kanalda, bir program sunucusu, anladığım kadarıyla bir kentimizi bize tanıtıyor. Tarihi ‘su terazisi’nin önünde ve ‘bilgi yarışması’ yapmaya karar veriyor. Yoldan geçen birini çeviriyor ve ‘bu nedir?’ diye soruyor. Mahalle sakini bildiği kadarıyla, dilinin döndüğünce bilgi vermeye çalışıyor. Ne kadarı doğru, ne kadarı uydurma belli değil… 

Bir başka kanalda bir başka gezi programında Balkanlarda bir ülkenin tanıtıldığını hatırlıyorum. Göller, ağaçlar, hayvanlar, mekanlar, insanlar görüntüleniyor. Şakalar, kahkahalar, ‘geyikler’ devam ediyor ve ‘şimdi bir şey anlatacak, farklı bir yer gösterecek’ diye beklediğim program birden bitiyor… 

Sonra, Zaman Yolcusu başlıyor… Kaçırmamak için beklediğim programın nasıl bir program olduğunu bir kez daha anlıyorum ve “bu program övgüyü hak ediyor” diye düşünerek bu yazıyı yazmaya karar veriyorum. 

TEBRİKLER 

Elbette programın ardında iyi bir hazırlığın ve yaratıcı bir ekibin olduğu kuşkusuz. NTV’nin böyle bir esere imza atmış olması da ayrıca tebriği hak ediyor. Emeği geçen herkese tebrikler ve “bravo!” İyi ki varsınız, sizler umut ışığısınız… 

Not: Ahmet Yeşiltepe’nin Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu (1992) olduğunu not düşmek istiyorum. Bununla “ayrı” bir gurur duyuyoruz.

 
 
Doç. Dr. Erkan Yüksel
eyuksel@anadolu.edu.tr
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi