forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character
Yazdır
PDF

Aktif .

ET?KETLER:Ay?e SelcenlMedya
ayse_selcenAY?E SELCEN - MAKALE

Mahkeme raporlar?n?n haberle?tirilmesi 1830’lara dayanmaktad?r (1).1880’lerin sonlar?nda, Joseph Pulitzer New York World gazetesinin haber oda??n? politik haberlerden suç ve trajediye de?i?tirdi?inde, tiraj 15 bin’den 250 bin’e yükselmi?tir. 1900’lerin ba??nda William Randolph Hearst ayn? reçeteyle New York Journal’?n tiraj?n? artt?rm??t?r (2).

Medyan?n, Yasama-Yürütme ve Yarg?’dan sonra 4. kuvvet oldu?u kabul edilmektedir. Oysa Türkiye gibi demokrasinin Timur-lenk edas?yla i?ledi?i bir ülkede, medyan?n bir kuvvet de?il, ancak “bir ?eylerin” uzant?s? olarak i?ledi?i iddia edilebilir.
Böylesi bir sistemde de, medya, daha önce de yazd???m gibi, hem polisin kolluk görevine göz dikip, hem mahkemelerin yarg?lama yetkisini üstlenmeye kalkt??? söylenebilir. Çünkü kendince bütün bu ihlalleri yaparken asl?nda bir “kamu hizmeti” yap?yordur, kamunun haklar?n? koruyordur.
Medya, toplumsal alg? üzerinde çok büyük ve etkili bir güce sahiptir. Bu, tart???lmas? gerekmeyen bir gerçektir; bu noktada tart???lmas? gereken, medyan?n bu gücü nas?l kulland??? olmal?d?r. Ancak bu gücün nas?l kullan?ld???n? tasvir eden yeterli ara?t?rma bulunmamaktad?r.
“Dünyadaki en güçlü i?letme medya. Suçsuzu suçlu, suçluyu suçsuz yapma güçleri var. Çünkü kitlelerin zihinlerini kontrol ediyorlar.”
Malcolm X, Amerikal? lider, 1925–1965
Dünyada, medya kurulu?lar?n?n kamu görevi yapt?klar? iddias?nda bulunup bu görevin imtiyazlar?n? kullanmalar?, hatta bu amaç u?runa gerçe?i çarp?t?p, tahrif etmeleri medya eti?i problemini do?urmu?tur (3).
ET?K, B?R YÜK MÜ, B?R ÖZGÜRLÜK MÜ?
Gazetecilik, etik de?erlerle çok s?k? ili?ki içinde an?lan mesleklerin ba??nda gelmektedir. Talu (4), “ileti?im sürecinde ‘do?ruluk’tan sap?ld???nda, vatanda??n bunu kendi bilgisiyle düzeltme imkân?n?n yok denecek ölçüde azald???n?, çünkü kamuoyunun ‘gerçek’ hakk?ndaki ‘bilgisi’nin büyük oranda medya taraf?ndan belirlenmi? veya ço?alt?lm?? ama genellikle de s?n?rland?r?lm??” oldu?unu ifade etmektedir.
Medyan?n aktif oldu?u, kamuoyunun istisnalar d???nda pasif oldu?u, bu tek yönlü olarak i?leyen haber iletiminde, yay?nc? ve gazetecinin büyük ahlaki sorumlulu?u ve bunun önemi, yukarda ifade edilen sebepten kaynaklanmaktad?r.
Peki, bütün bunlar? neden anlat?yorum?
Bildi?iniz gibi, son birkaç y?ld?r, Adli Bilimler alan?nda akademik çal??malar?m? ve e?itimimi sürdürdü?ümden, hem medyan?n, art?k hem de adli bilimler alanlar?n?n içinden biri olarak gazete haberlerini daha “donan?ml?” bir bilgiyle inceleyebiliyorum. Uluslararas? kat?l?ml? Akdeniz Adli Bilimler Akademisi’nin (MAFS) kongresinde “Mass Media Effect on Forensic Sciences” (Kitle Medyas?n?n Adli Bilimler Üzerindeki Etkisi) konulu bir çal??mam?, 9. Adli Bilimler Kongresi’nde “Yaz?l? Bas?n?n Adli Bilimsel Süreç Hatalar?” konulu bir ba?ka çal??mam? sundum. Yüksek lisans tez konum ise, “Yaz?l? Bas?nda Adli T?bbi ve Adli Bilimsel Süreçlerin Hatal? Haberle?tirilmesi”ydi.
Bu çal??malardan binlerce haberi, onlarca farkl? parametreye göre inceledi?imizde, ?u iki nokta öne ç?kt?: Medyan?n adli bilimlere ilgisi, popüler olaylarla artmaktad?r ve medyan?n yapt??? hatalar?n %99,4’ü gazetecinin do?rudan yapt??? hatalard?r (5). Haber kayna?? olan ki?ilerin yanl?? yönlendirmeleri de, gazeteci hata yapma oran?n? artt?rmaktad?r.
GÜMÜ?SUYU’NDAK? OLAY ?NT?HAR MI, KAZA MI?
Medya baz? tür suçlara, daha fazla yer ay?rmakta, hatta onlar? kay?rmaktad?r. Örne?in, medya cinsel suçlarla ilgili haberlere daha fazla yer ay?rmakta ve bu konuda daha s?k haber yapmaktad?r (6, 7). Haber yap?lma durumunu artt?ran taraflar?n ünlü olmas? gibi ba?ka parametreler de bulunmaktad?r.
?ki taraf?n da sayg?n ve ünlü ailelere sahip oldu?u ve medyan?n, kamuoyunun yüksek ilgisiyle kar??la?an bir ba?ka olay da, Nazl? Sinem Erköseo?lu’nun Gümü?suyu’ndaki bir apartman bo?lu?unda ölü bulunmas?. Vakay? Agahta Christie usulü inceleyelim. Olay ?öyle geli?iyor: Maktüle Nazl? Sinem Erköseo?lu, 26 Eylül 2010 gecesi, arkada?lar?na ifade etti?i belirtilen ?ekilde, “yeni” tan??t??? ?üpheli Can Paksoy’la Ulus 29 adl? barda yak?nla??yor. Arkada?lar?na haber vermeden orda kal?yor ve sabaha kar?? 04.44’de Can’?n kald??? abisinin evine gidiyorlar. Bir önceki gün ABD’den gelen, dolay?s?yla jet-lag olan ve içtikleri içkilerin de etkisiyle daha da yorgun olan Can k?sa süre sonra uykuya dal?yor. Ertesi gün (27 Eylül) annesiyle, ailesinin bulundu?u Adana’ya gidecek olan Can, annesinin ?srarl? telefonlar?yla uyan?yor ve gece tan??t??? k?z? evde aray?p bulamay?nca, gitti?ini dü?ünerek, annesiyle birlikte, uça?? kaç?rmamak için, havaalan?na do?ru yola ç?k?yor. Daha sonra bir di?er ?üpheli olarak kabul edilen Can’?n abisi Emre, maktülenin e?yalar?n? karde?inin odas?nda buluyor ve evi aramaya ba?l?yor. Israrl? bir aramadan sonra, genç k?z?n cesedini apartman bo?lu?unda buluyor ve karde?ini aray?p eve dönmesini söylüyor. Daha sonra da zaten polisi arayarak durumu bildiriyor.
Savc?l?k olay an?nda evde oldu?u belirlenen abi-karde?i gazetelerin ifadesine göre  “tedbiren” tutukluyor. Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 100. maddesine göre, tedbiren diye bir tutuklama ?ekli yok. Tutuklama için, kuvvetli suç ?üphesi ve/veya delilleri karartma ihtimalinin olmas? gerekir. Yani gazetelerde yer alan “tedbiren” ifadesi hukuken do?ru de?il. Hata bir!
Yine gazete haberlerine göre, olay polis kay?tlar?na “intihar” olarak geçiyor. Oysa olay?n orijini yarg?lama sonucu belli olacak.
?stanbul Beyo?lu Cumhuriyet Savc?l???’n?n haz?rlad??? iddianame 08 Aral?k’ta ?stanbul Beyo?lu 2. A??r Ceza Mahkemesi’nce kabul ediliyor ve ?üphelilerin hukuksal savunmas?n? üstlenenlere göre, haks?z yere 23 gün tutuklu kald?ktan sonra tahliye edilen iki karde? hakk?nda “kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapis cezas? isteniyor.
MEDYA, GEÇ?C? B?L?RK???L??E M? SOYUNDU?
Bu noktadan sonra her ?ey daha da karma??kla??yor. ??te tökezledi?im noktalar:
* Olay?n oldu?u 26 Eylül gününden itibaren gazetelerde, s?k s?k ve detayl? haberler ç?k?yor. Otopsi raporunu sunan, yorumlayan, yeni yeni suçlar yaratan gazeteci arkada?lar?m?z?n atlad?klar? çok önemli bir nokta var. Ceza yarg?lamalar?nda, soru?turma (yani suç ?üphesinin ö?renildi?i andan, iddianamenin haz?rlanmas?na kadar geçen süre)  savc? taraf?ndan ve gizli yürütülür, bu as?l kurald?r. Kovu?turma a?amas?, yani savc? taraf?ndan düzenlenen iddianamenin kabulünden ceza mahkemesinin karar vermesine kadar geçen sürecin ise aç?k olmas? esast?r, gizli olmas? istisnad?r. Zaten gizli olmas? gereken bir süreç, yani 26 Eylül 2010’dan iddianamenin kabulü 08 Aral?k 2010’a kadar geçen süre, tamamen medyan?n gözü önünde, yeni yeni delilleri yorumlanmas?yla, belki fark?nda olunmadan iddianameyi gizli bir 4. kuvvet gibi ?ekillendirmesiyle geçiyor. Hata iki!
Gizli olmas? gereken bir süreç olan soru?turma a?amas?nda, yine de mahkeme olaydan bir gün sonra 27 Eylül 2010 tarihinde k?s?tlay?c? yeni bir gizlilik yasa?? karar? ç?kar?yor. 30 Eylül 2010’da ise, olaydan dört gün sonra, mahkeme yay?n yasa?? getiriyor.
Yani böylesi s?k? s?k?ya bas?ndan uzak tutulmas?, adil yarg?lama sürecinin i?lemesi için gerekli olan ve bunun mahkeme kararlar?yla da belirlendi?i bir olay?n k?sa otopsi raporu (yani otopsi ön raporu) ve 23 Kas?m 2010’da tamamlanan kat’i otopsi raporu nas?l medyan?n eline geçti?
* Medya hangi uzmanl?k ve bilirki?ilik vasf?na dayanarak, servis etti?i bu raporlar? yorumluyor? Örne?in, DNA gibi biyolojik materyallerle ilgili verileri ancak bir adli serolog do?ru “okuyabilir”.
* Gizlilik ve yay?n yasa?? olan bir soru?turmada, medya raporlar?n içeri?ini en ince detay?na kadar nas?l biliyor?
Örne?in, olay yeri incelemesi bizzat yapm??lar gibi, “genç k?z?n ölü bulundu?u 4 metrekarelik havaland?rma bo?lu?unda hâlâ kan izleri duruyor” diye yaz?l?yor (8).
— Bir ba?ka nokta: Maktülenin ailesinin avukat? Epözdemir’in talebi üzerine harekete geçen ba?savc?l???n iste?iyle, Cinayet Büro Amirli?i, apartman bo?lu?una bakan pencerede maktüle Nazl? Sinem Erköseo?lu’nun parmak izlerinin olup olmad???n? ara?t?r?yor. Sabah gazetesi muhabiri Gül Kireklo, iddianamenin 6 sayfal?k oldu?unu bir ba?ka haberinde belirtti?ini göz önüne alarak, ona bildirilen “do?ruyu” yazd???n? varsaymak yerine olacakt?r (9).
“ (…)Raporda, pencerede 20 parmak izi bulundu?u, bunlardan 11’inin mukayeseye elveri?siz oldu?u bildirildi. Mukayeseye elveri?li 9 parmak izinin 7’sinin ise sa? el orta, sa? el i?aret ve sa? el yüzük parmak izi olmak üzere Mahmut Emre Paksoy’a ait oldu?u kaydedildi.” (9, 10)
?nsan?n kendi evinde parmak izi olmaz m?? Üstelik, genç k?z? ararken, apartman bo?lu?unda bulup pencereyi açm??sa… Hata üç!
— Bir ba?ka çeli?ki ise, cinsel ili?kinin olup olmad??? konusunda. Yine gazeteci arkada?lar bilirki?ilik yapm??. Maktülenin gö?üs ve vajina bölgesinden al?nan sürüntü örnekleriyle ilgili “Gö?üs bölgesinden al?nan sürüntü örneklerinde Can Paksoy’a ait DNA profillerine rastland?. Vajina bölgesinden al?nan sürüntü örneklerinin ise Paksoy ailesinin soy a?ac?ndan olan ki?ilere ait DNA profilleriyle uyumlu oldu?u görüldü” (11, 12).
Bizlere, Adli Bilimler e?itimimizin ta ilk gününde ö?retilen Locard prensibi ?öyle der: “Her temas iz b?rak?r”. Yani vajinada bir erke?e ait iz bulmak için, mutlaka cinsel ili?ki olmas? gerekmez, herhangi bir el veya parmak dokunu?u bile ki?iye ait biyolojik materyalin o bölgeye bula?mas?n? sa?lar. Üstelik raporlarda “meni”yle ya da “sperm”le ilgili bir ?eyden bahsedilmiyor. Bahsedilse, bu kadar detayl? ve titiz çal??an gazeteci arkada?lar?m mutlaka atlamazlard?. Cinsel ili?ki ba?ka bir ?ey, dokunmak ba?ka bir ?ey… Hata dört!
Üstelik maktülenin annesi, Ferah Kural, Sabah gazetesine verdi?i röportajda, “cinsel ili?ki iddialar?n?n do?ru olmad???n?, DNA bulunmas?n?n cinsel ili?ki anlam?na gelmedi?ini” söylüyor ve “medyay? daha duyarl? olmaya davet ediyor” (13).
— Muhabirler Adli T?p raporunu geçici bilirki?ilik yaparak yorumlamaya devam ediyor: “T?rnaktaki ?z ‘Direni?’ ??areti” (11, 12). “10 t?rnaktan al?nan sürüntülerin 5’inde Paksoy ailesinin erkek fertleriyle uyumlu DNA profillerine rastland?. Bu durum, Erköseo?lu’nun ‘direnmi?’ olabilece?ini dü?ündürüyor.”
Oysa t?rnak alt?nda bir ba?kas?na ait biyolojik materyalin ç?kmas? o kadar da zor bir ?ey de?ildir. Adli t?bbi aç?dan bilindi?i üzere, biriyle tokala?mak kadar gündelik bir hareketle dahi DNA hücrelerini içeren epitelyum hücrelerinin ki?iden ki?iye geçmesi t?bben mümkündür.
Tabii muhabir arkada?lar, bu t?rnak alt? DNA delilini, bo?u?ma ve direni? olarak yorumluyorlarsa, Can Paksoy’un fiziki muayene raporlar?n? da görmek gerek. Herhalde direni?le kar??la?t???na göre, bir yerlerinde t?rnak izleri olmal? de?il mi? T?rnak alt?nda, deri parças?, kan, k?l gibi dokular?n bulunmas? ba?ka bir ?ey, DNA saptanmas? ba?ka bir ?ey! Hata be?!
* Gizlilik ve yay?n yasa?? karar? olan bir dava hakk?ndaki savc?l?k iddianamesinin bas?na yans?mas?ndan sonra, gazetelerin man?etleri hemen yarg?ya vard?lar ve davan?n görülmesine gerek kalmad?. Ba?l?klar ?öyleydi: “?ki karde?, Sinem’i a?a?? att?lar”, “?ntihar de?il, cinayet”…
Peki bütün dedektif dizilerinde, CSI dizilerinde izledi?imiz, ö?rendi?imizi sand???m?z, ülkemizde de tüm dünyada oldu?u gibi çok önemli bir hukuk maddesi olan Masumiyet Karinesi’ne ne oluyor? Hani “suçlulu?u kan?tlanana kadar herkes masumdu”? Sadece bir “iddianame” mi kesin hüküm verilmi? gibi etiket yap??t?r?yor insan?n üzerine?
Bu yarg?ya varan, bunu yazan gazeteciler, yarg? kararlar?n? etkilemeye yönelik suç i?lemiyorlar m?? Hata alt?!
* Annesi babas? kendisi küçükken ayr?lan, ABD’de e?itim almas?na ra?men döndükten sonra Türkiye’de 1,5 y?l içinde i? bulamayan, sevgilisinden 2 ay önce ayr?lan maktüle Nazl? Sinem Erköseo?lu, DHA’ya göre (Do?an Haber Ajans?) göre 3 (14), C?HAN haber ajans? kaynakl? Bugün gazetesi haberine göre (15) 5 y?l önce ilaç içerek intihar etmeyi denemi?. Psikiyatrlar bunun dikkate al?nmas? gereken bir nokta oldu?unu söylerken, maktülenin babas? Ergün Erköseo?lu ise “K?z?m?n daha önce de intihar giri?iminde bulundu?u do?ru. Ama büyütülecek bir olay de?il” diyor (16).
* Medyan?n ilk günden beri ikinci bir Münevver Karabulut davas? olarak bakt??? ve bu ?ekilde tan?mlad??? olayda hangi ortakl?klar var? Bu olaydaki maktüle Nazl? Sinem Erköseo?lu, öldürüp kesilip parça parça çöp kutular?na da??t?lmad?. Bu olaydaki ikili yeni tan???yor, oysa Karabulut ve Garipo?lu uzun zamand?r sevgiliydi. Garipo?lu aylarca adaletten kaçarken, Paksoy karde?ler olay? kendileri bildiriyor, delilleri gösteriyor ve adaletle i?birli?i yap?yorlar. Ben tek bir ortakl?k görebiliyorum: iki davada da mü?tekinin avukat? Rezan Epözdemir.
* Peki, adaletin bir sava?ç?s? ve savunucusu olan bir avukat, üstlendi?i davayla ilgili gizlilik ve yay?n yasa?? kararlar?n? bile bile nas?l gazetelere demeçler veriyor? Neden Paksoy’lar?n avukatlar?n?n tek bir sözünü okumuyoruz gazetelerde?
Epözdemir, herhalde Karabulut vakas?ndan al??t??? medya ilgisi sevmi? olacak ki, gizli yürütülmesi gereken soru?turma sürecinin, mahkemelerce verilen “gizlilik” ve “yay?n yasa??” kararlar?yla daha da s?k? s?k?ya çitlerle çevrildi?i unutuyor ve ?öyle beyanatlarda bulunuyor gazetelere:
— “Ailenin avukat? Rezan Epözdemir de ‘Sinem’in itildi?i ihtimali üzerinde duruyoruz’ aç?klamas?yla dikkat çekti” (17).
— Avukat Epözdemir, ‘?üpheliler, ‘Daha önce hiç görü?medik’ diyor poliste. Savc?l?kta ise, ‘Kas?m’da kuzenim tan??t?rm??t? bizi’ diyorlar. Adli T?p raporu ve DNA analizi bir aya kadar ç?kacakt?r. Biz Sinem’in itildi?ini dü?ünüyoruz, yorumunu yapt?” (18).
— Sinem’in babas? Ergün Erköseo?lu’nun avukat?, dün dilekçe vererek karde?lerin tutuklanmas?n? istedi. Can Paksoy’un Sinem ile cinsel yak?nla?mada bulunmad???n? anlatt???n? ancak aksini söyleyen bulgular oldu?unu belirleyen raporlar oldu?unu kaydetti” (19). Üstelik daha bu s?rada iddianame kabul edilememi?ti.
Tekrar soruyorum: “Peki, adaletin bir sava?ç?s? ve savunucusu olan bir avukat, üstlendi?i davayla ilgili gizlilik ve yay?n yasa?? kararlar?n? bile bile nas?l gazetelere demeçler veriyor? Neden Paksoy’lar?n avukatlar?n?n tek bir sözünü okumuyoruz gazetelerde?”
Neden 28 ya??ndaki avukat Rezan Epözdemir, 03 Ekim tarihinde Star gazetesinde yay?nlanan röportaj? veriyor (20) ve hem Münevver Karabulut davas?yla ilgili “Asla ve asla Cem’in avukat? olmazd?m” derken, “Sinem’in ölümü 1 ay içinde ayd?nlan?r” diye beyanatlar veriyor? Ve bu davayla ilgili akl?na tak?lan ?üpheli noktalar? payla??yor?
Avukat?n bu aç?klamalar?, medyan?n sürekli yeni spekülasyonlar?, davayla ilgili verilen tedbir kararlar?na muhalefet ve yarg? makamlar?n? etkilemeye yönelik suç olu?turmuyor mu?
Peki, savc? 26 Eylül 2010 gününden, iddianamenin kabul edildi?i 08 Aral?k’a kadar geçen 42 günde, iddianameyi haz?rlarken hiç mi etkilenmiyor medyada ç?kan haberlerden? ?nsanlar bunu merak ediyor, hiç mi savc?n?n akl?n?n bir kö?esine tak?lm?yor “a?a?? ittiler/att?lar/yalan söylemi?ler” gibi “belirleyici” ifadeler ve etiketler? ??te benim adli bilimsel çal??malar?m da bu konu üzerine…
S?Z CSI ETK?S? TÜRK?YE’DE YOK MU D?YORSUNUZ?
“CSI Etkisi”, Amerika’daki CSI (Crime Scene Investigation- Olay Yeri ?nceleme) dizilerinden ilham al?narak verilen bir etiket. Kitle medyas?n?n ve CSI gibi “polisiye” dizilerin adli yarg? makamlar? üzerinde etkisini ifade ediyor. Bu etki maalesef genel anlamda olumsuz bir etki, bu tip dizilerde gösterilen adli bilimsel yöntemler jüri üyelerinin kan?tlar?n sunulumu ve verdi?i sonuçlar?yla ilgili beklentilerini yükseltirken, yaz?l? medyan?n yapt??? haberler de mahkemeyi “yönlendirici” bir tutum izleyebiliyor. Amerikan Temyiz Mahkemesi ve Amerikan Barolar Birli?i bile, kitle medyas?n?n toplumun adalet sistemini alg?lay???n?n üzerinde etkisi oldu?unu kabul ediyor (21, 22).
Yap?lan ara?t?rmalar (23, 24), sosyal çevremizin çok güçlü bir bilgi kayna?? oldu?unu ve insanlar?n ö?renmesinin büyük ço?unlu?unun di?erlerini gözlemleyerek oldu?unu kan?tlam??t?r. Adli alanda yap?lan ara?t?rmalar ise, medyan?n adli olaylar? ele al?? biçiminin hem medeni hukuk davalar?nda (25), hem de ceza hukuk davalar?nda (26, 27, 28, 29, 30) jürinin, savc?lar?n ve hâkimlerin alg?lar?n? etkiledi?ini kan?tlam??t?r.
2000 y?l?nda CSI dizilerinin ba?lamas?yla konu edilmeye ba?layan ve son 5 y?ld?r da etkileri üzerine bilimsel çal??malar yap?lan CSI Etkisi konusundaki ampirik çal??malar yeterli olmasa da, CSI Etkisini yasal ba?lamda inceleyen çal??malar son y?llarda artmaya ba?lam??t?r (31, 32, 33). Bu çal??malar, CSI dizilerinin ve di?er hukukla ilgili dizilerin, yay?nlar?n yarg?lama süreci üzerinde ve yarg? makamlar? üzerinde etkisi oldu?unu göstermi?tir.
Medyan?n, son olarak maktüle Nazl? Sinem Erköseo?lu vakas?nda gördü?ümüz gibi, geçici bilirki?ilik görevi üstlenmesi ve toplumun ve yarg?n?n alg?s?n? ?ekillendiriyor olmas?, medyan?n gücünü kötüye kullanmas? de?il mi?
Medya araçlar?n?n, bir adli olayla ilgili haber yaparken, “Masumiyet Karinesi”ni tamamen göz ard? etmeleri Bas?n Meslek ?lkeleri’yle çeli?miyor mu?
Münevver vakas?nda da gördü?ümüz gibi, ?imdi Erköseo?lu davas?nda medyan?n tutumu, adil yarg?lamay? etkilemiyor mu?
Medya, habere konu etti?i suçun sorumlusu olmasa da, kanun ve düzenle ilgili toplumdaki abart?lm?? bir deh?etin, korkunun ve tepkinin sorumlusudur (34). Medyadaki haberlerden elde edilen veriler uzmanlar?n elindeki do?rulanm?? verilerle uyu?mayabilir. Veriler çeli?kili olsa da, “yalan” haber yapmakla suçlansa da, medyan?n etki gücü azalmamaktad?r.
ABD’de 2001 y?l?nda yap?lan bir ara?t?rma, toplumun %76’s?n?n bir suç hakk?ndaki fikirlerini, medyada gördükleri, duyduklar? ve okuduklar? bilgilerle olu?turduklar?n? göstermektedir (35).
Bu durumda, kitle medyas?n?n, suçlulu?u kan?tlanmam?? bireyler hakk?nda haber yaparken özdenetimini artt?rmas? ve daha fazla hassasiyet göstermesi gerekmez mi?
Bizler, hem iki ailenin de mahremiyetinin korunmas?n? sa?lamak, maktüleyi sözde savunanlar taraf?ndan daha da ma?dur edilmesini engellemek amac?yla ve adil yarg?lama sürecinin hakkaniyetle i?lemesi için, medyan?n “hâlâ do?ru” i?leyen parçalar? olarak daha sa?duyulu olmal? ve haberlerimizi öyle haz?rlamal?y?z.
Medya, her haberi s?ca?? s?ca??na takip etme tela??nda ve gayesinde ufak tefek hatalar yapabilmektedir, bu hatalar göz ard? da edilebilmektedir. Ancak bu haberleri yaparken ki?ilik haklar?, özel hayat?n gizlili?i, mahkeme kararlar?yla belirlenmi? s?n?rlar a??ld???nda, hem “Masumiyet ?lkesi”, hem de “Adil Yarg?lanma Hakk?” aç?kça ihlal edilmekte ve hukuka ayk?r? bu tutumlar medyay? da suçun bir parças? haline getirmektedir.
Peki, siz, hâlâ Türkiye’de CSI Etkisi yok mu diyorsunuz?
KAYNAKLAR
1- Chermak, S. (1995) Crime in the News Media: A Refined Understanding of How Crimes Become News: Media, Process, and the Social Construction of Crime: Studies in Newsmaking Criminology (G. Barak, Eds), pp.95-130, Taylor & Francis Publications içinde.
2- Lotz, R. E. (1991) Crime and the American Pres, pp.10–11, Praeger, New York.
3-  Medya ve Etik (1999), Birikim, 117 : 6.
4- Talu, U. (2000) Dipsiz Medya, s.142, ?leti?im Yay?nlar?, ?stanbul.
5- Güçhan, A. S. (2010) Yaz?l? Bas?nda Adli T?bbi ve Adli Bilimsel Süreçlerin Hatal? Haberle?tirilmesi, s: 86, ?stanbul.
6- Smith, S. J. (1984) Crime in the News, British Journal of Criminology, 24 : 289-295.
7- Jewkes, Y. (2004) Media and Crime, pp.35–63, Sage Publications, Beverly Hills.
8- Sabah Gazetesi, 28 Eylül 2010 tarihli haberi, muhabirler: Gülay F?rat, R?dvan Tezel, Deniz Derin, Mustafa Kaya, Ali Oktay, Ça?da? Çetindemir.
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/09/28/intihar_supheli_bulundu_iki_kardes_tutuklandi
9- Sabah Gazetesi, 10 Kas?m 2010 tarihli haber, muhabir: Gül Kireklo.
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/12/10/savci_paksoy_kardesler_sinemi_pencereden_atti
10- Sabah Gazetesi, 10 Kas?m 2010 tarihli haberleri, muhabir: Gül Kireklo.
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/11/10/camda_parmak_izi_bulunamadi
11- Sabah Gazetesi, 06 Aral?k 2010 tarihli haberi, muhabir: Gül Kireklo.
www.sabah.com.tr/Gundem/.../gogus_ve_tirnakta_canin_dnasi_cikti
12- Taraf Gazetesi, 07 Aral?k 2010 tarihli haberi.
http://www.taraf.com.tr/haber/paksoy-lari-paklamayan-rapor.htm
13- Sabah Gazetesi, 11 Aral?k 2010 tarihli haberi, muhabir: Pervin Metin.
http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/12/11/karsima_cikip_prensesime_ne_yaptiklarini_anlatsinlar
14- DHA haberi, 27 Eylül 2010 tarihli, muhabirler: Ümit Türk, Kubilay Ayd?n, Mehmet Aktaran, Felat Bozarslan.
http://dha.com.tr/n.php?n=genc-kiz-daha-once-intihari-denemis-2010-09-27
15- C?HAN haber ajans? kaynakl? Bugün gazetesi haberi, 27 Eylül 2010.
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/119804-sinem-in-sir-olumu-haberi.aspx
16- Habertürk gazetesi haberi, 30 Eylül 2010 tarihli, muhabirler: Sedef ?enkal, Mustafa ?ekero?lu.
http://www.haberturk.com/yasam/haber/556738-uc-olumde-uc-gelisme
17- Bugün gazetesi haberi, 30 Eylül 2010 tarihli, muhabir: Tolga Atar.
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/120429-allah-korkusu-lazim-haberi.aspx
18- Sabah gazetesi haberi, 30 Eylül 2010 tarihli.
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/09/30/nazlinin_itildigini_saniyoruz
19- Habertürk gazetesi haberi, 08 Aral?k 2010 tarihli.
http://www.haberturk.com/yasam/haber/579302-iddianame-kabul-edildi
20- Star gazetesi haberi, 03 Ekim 2010 tarihli, muhabir: Özkan Güven
http://www.stargazete.com/pazar/sinem-in-olumu-bir-ay-icinde-aydinlanir-haber-298894.htm
21- Fox, L. R., Van Sickel, R. W., (2001), Tabloid Criminal Justice in an Age of Media Frenzy, p-5-8.
22- American Bar Association Report on Perceptions of the US Justice System, 62 ALB. L. REV., 1999:1307.
23- Bandura, A., (1969), Social learning of moral judgments. Journal of Personality and Social Psychology, 11: 275–279.
24- Bandura, A., (1978), Social learning of aggression. Journal of Communication, 28: 12–29.
25- Robbennolt, J.K., & Studebaker, C. A., (2003), News media reporting on civil litigation and its influence on civil justice decision making. Law & Human Behavior, 27: 5-27.
26- Kovera, M. B., (2002), The effects of general pretrial publicity on juror decisions: An examination of moderators and mediating mechanisms. Law & Human Behavior, 26: 43-72.
27- Moran, G., & Cutler, B. L., (1997), Bogus publicity items and contingency between awareness and media=induced pretrial prejudice. Law & Human Behavior, 21: 334-339.
28- Studebaker, C. A., Robbennolt, J. K., Pathak-Sharma, M. K., & Penrod, S. D., (2000), Assessing pretrial publicity effects: Integrating content analytic results. Law and Human Behavior, 24: 317-337.
29- Vidmar, N., (2002), Case studies of pre- and midtrial prejudice in criminal and civil litigation. Law & Human Behavior, 26: 73-105
30- Wilson, J. R., & Bornstein, B. H. (1998), Methodological considerations in pretrial publicity research: Is the medium the message? Law & Human Behavior, 22: 585-597.
31- Podlas, K., (2006), “The CSI Effect”: Exposing the media myth, Fordham Intellectual Property, Media and Entertainment Law Journal, 17: 429-465.
32- Reardon, M., Cooper, M., Morales, G. & O’Neil, K., (2006), Examining criminal and evidence expectancies with the use of profile evidence. Paper presented at the American Psychology-Law Society Annual Conference, St. Petersburg, FL:
33- York, R. M., O’Neil, K., & Evans, J. (2006), The “CSI effect:” Presentation style, eviden quality, and a possible remedy. Paper presented at the American Psychology-Law Society Annual Conference, St. Petersburg, FL.
34- Wykes, 2001.

35- Dorfman, L., Thorson, E., Stevens, J. E. (2001) Reporting on Violence: Bringing a Public Health Perspective into the Newsroom, Health Education and Behaviour, 28 : 402-419.

http://gazeteci.tv/

 

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri