forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character
Yazdır
PDF

?LET???M VE ?NSANLIK TAR?H?

Aktif .

neclamoraDOÇ. DR. NECLA MORA - MAKALE

Mc Luhan’a göre, “araçlar insanlar?n teknolojik uzant?s?d?r.” Tekerler, yol, araba, telefon, matbaa, radyo, televizyon da insan?n uzant?lar?d?r. Mc Luhan, arac?n insan? de?i?tirece?i görü?ü, onu “mesaj araçt?r” yarg?s?na getirmi?tir. Dolay?s?yla teknolojik geli?meler bizim dü?ünme, duyma ve hareket ?ekillerimizi belirler.

***

?LET???M VE ?NSANLIK TAR?H?

NECLA MORA

?nsanl?k tarihini dört dönemde incelemek mümkündür. Bunlar:

1. Sözlü kültür dönemi

2.  Elyazmal? ( Chirografik) Kültür Dönemi: Yaz?n?n icad? ?.Ö. 4. Yüzy?l

3. Bas?l?  (Tipografik) Kültür Dönemi: Matbaan?n icad? 15. Yüzy?l

4.  Elektrik Elektronik Kültür Dönemi

SÖZLÜ KÜLTÜR DÖNEM?

?nsano?lu konu?a konu?a toplum denen birli?i olu?turduktan çok sonra yaz?ya geçilmi?tir.

Homo Sapiens’in 30 000-50 000 y?ld?r yeryüzünde ya?ad??? tahmin edilmektedir. Buna kar??l?k ilkyaz? 6000 y?l öncesinden kalmad?r.

Yaz?dan ve okuma-yazma olana??ndan yoksun bir kültürün nas?l olabilece?ini dü?ündü?ümüzde, bu insanlar?n zihninde kelimelerin görsel bir varl???n?n olamayaca??n? anlar?z. Kimsenin kelimeleri aç?p bakmad??? bir kültürde kelimelerin görsel varl??? temsil etmesi, yaz? olmad??? için zihinde bir kar??l??? yoktur. Kelimeler sesten ibarettir. Sözleri hat?rlamaya çal??abiliriz, fakat sözleri aray?p bulaca??m?z somut bir kaynak yoktur. Kelimeler ba?l? ba??na bir olay, bir eylemdir. Tüm duyular zaman içinde alg?lan?r. Ses ancak varl???n? yitirirken i?itilir. Yok, olabilirli?inin d???nda geçicidir, geçici niteli?i ile duyulur. A??zdan ç?k?p, yiterken i?itilir. Ses durdurulamaz, dondurulamaz, durdurulursa geride kalan sadece sessizliktir.

Kelimelerin sözlü kültürde sesle s?n?rlanmas?, anlat?m sürecini etkiler. Ne an?msayabilirsek, onu biliriz. Sözlü kültür metinden yoksundur. Bu nedenle an?msanabilir ?eyler dü?ünerek, belle?e yard?mc? olan kal?p dü?ünce biçimleri, dü?üncenin ritmik ve ahenkli tekrar?, herkesin s?k s?k duyup hat?rlad??? atasözleri, belli olaylar gerekir. Sözlerdeki ritmin yan?nda bedenin de iki yana ya da öne arkaya sallanmas?, el kol hareketleri an?msamay? ve ezberlemeyi kolayla?t?r?r.

Kulaktan kula?a ve a??zdan a??za dola?an haz?r deyi?ler niteli?i ile kal?plar, söyleme ritm katma yan?nda belle?e de destek olur. Dü?üncenin çekirde?i bu deyi?lerdir. Kal?pla?m?? deyi?lerden olu?mayan hiçbir dü?ünce uzay?p gidemez, çünkü deyi?ler dü?üncenin özüdür.

Sözlü kültürde toplumun ortak mal? olan bu kal?plar, yo?un biçimlendirmeler, deneyimlerin zihinsel düzenleni?i, dü?üncenin tarz?n? belirler.

Her deyi?, her dü?ünce kal?pla?m??t?r; çünkü her kelime ve her kelimenin içerdi?i kavram, bir tür kal?p, deneyimlerden kaynaklanan verileri i?lemenin de?i?mez bir yoludur. Deneyim ve irdelemenin zihinsel düzenleni?ini belirler ve belle?imizde yer etmesini sa?lar (W. Ong, 1995: 46-51).

?nsanl???n sözlü kültüre geçi? süresine bak?ld???nda, yaz?n?n icad? ve bunu takip eden di?er icatlar ve geli?meler giderek h?zlanarak sürmü?tür. Günümüzde ise, art?k bu geli?meleri takip etmek güç hale gelmi?tir.  Bu geli?meler oluyorken insanlar?n yenilikçiler ve gelenekçiler olmak üzere iki farkl? cepheye ayr?ld??? gözlenmi?tir. Bir tarafta yeniliklerin topluma zarar verece?ini, onar?lmas? imkâns?z sorunlar yarataca??n? savunan gelenekçiler, di?er tarafta bu yeniliklerin çok yararl? olaca??n? savunan yenilikçiler yer alm??t?r.

Neil Postman, “her teknolojinin ayn? zamanda hem yararl?, hem de zararl? olabilece?ini, sadece ne biri,  ne de öteki de?ildir” diyerek, teknolojinin sadece bir araç oldu?unu, onun nas?l hizmet etti?inin kullanan?n niyeti ile ilgili oldu?unu belirtmi?tir.

Platon ise, Fedro adl? eserinde, yaz?n?n insanlar?n dü?üncelerini de?i?tirece?ini, bu de?i?ikli?in belle?i d??layaca??n? ve onar?lmaz biçimde zarar verece?ini ortaya atan gelenekçilerden biri olmu?tur. Ona göre, aç?kl?k ve eksiksizlik yaz?da de?il, sözdedir. Söz insanlara gerçe?i kazand?rd??? halde, yaz? sadece gerçe?in görüntüsünü verebilir (M. Baldini, 2000: 8).

?nsan binlerce y?l bilgisini salt sesi ile aktarm??t?r. Kavramlar ve bilgi a??zdan a?za dola?arak yay?lm??t?r.

Sözlü kültürde, yani yaz?s? olmayan kültürde, insan?n belgeleri yoktur. Sadece belle?i vard?r. Bu nedenle bilgisi an?msad?klar? ile s?n?rl?d?r.

Böyle bir insan?n sözcüklerle ili?kisi görselden çok i?itseldir ve duyu organlar? içinde en çok kula?? en önemli organ?d?r.

Belle?e aktar?lacak bilgi, ritmik içerikli ve dengeli formüller olarak do?mal? ve yinelenerek ve özellikle ses uyumuna dikkat edilerek atasözleri ya da ba?ka an?msat?c? önemli olaylarla ili?kilendirilerek dü?ünce kal?plar? olarak belle?e kaydedilmeli ve payla??lmal?d?r.

Bilgilerin unutulmamas? için ezberlerken uygulanan ritmik tekrarlar gerekmi?tir. Bu ritm, sesteki ve bedenin öne arkaya ya da sa?a sola hareket ettirilmesinde de söz konusudur. Kal?p sözcükler, örne?in “sakla saman? gelir zaman?”, “aya??n? yorgan?na göre uzat”, “ak akçe kara gün içindir” vb. Sözlü kültürde, bellekleri güçlü, bilgili insanlar, bilge insanlar say?lmakta ve sayg? görmekteydiler.

Sözlü Kültür Döneminin Özellikleri

  • -Kulak önemli organd?r.
  • -Sözlü ileti?im kal?p dü?ünceleri üstün tutmaktad?r.
  • -Sözlü ileti?im co?kulu ve ta?k?n bir payla??mla aktar?l?r.
  • -Sözlü ileti?im yar??ma biçimindedir.
  • -Sözlü kültür tutucu ve gelenekçidir.
  • -Sözlü kültür yineleyici özellik gösterir.
  • -Sözlü kültür Omeostatik bir kültürdür (ezberlenen sözcüklerin günlük konu?malarda kullan?lmas? gerekir, yoksa unutulmalar? söz konusudur).
  • -Sözlü kültür insan? soyut ve çözümsel dü?ünmekten çok konumsal bir biçimde dü?ünür.
  • -Sözlü kültürde yasal kurallar evrensel aç?klamalar de?il, somut ve zaten var olan bir konum yarat?larak sunulur.
  • -Örne?in, mahkeme, herkesin toplan?p oturdu?u ve daval?n?n sözlü olarak kendini ifade etti?i ve yarg?c?n da sonuçta karar olarak, günlük kullan?mda olan bir söz kal?b? ile yarg?s?n? bildirmesi ?eklindedir.
  • -Sözlü kültür toplumlar? bilgilerin aktar?lmas?n?, ritmik ve düzenli söz kal?plar? ile çözmü?lerdir.
  • -Sözlü kültürde gelenekleri aktarmada en çok kullan?lan yöntem yinelemedir.
  • -Epik ?iirler, aile meclislerinde, tiyatro ya da Pazar yerlerinde, ?ölenlerde çocuklar ve ya?l?lar taraf?ndan okunarak, gelenekleri canl? tutmak için toplum ya?am?n?n her kesiminde belle?i sürekli çal??t?rmak için kullan?l?rd?.

Eski Yunan’da ?iirin amac? salt bir öykü anlatmak de?il, ayn? zamanda ö?retici ve pedagojik bir amaç ta??yordu. Örne?in, Homeros’un ?liade ve Odissea’s?nda oldu?u gibi.

ELYAZMALI (CH?ROGRAF?K) KÜLTÜR DÖNEM?

Homo sapiens yakla??k 50 000 y?ld?r yeryüzünde ya?amas?na ra?men, bildi?imiz ilkyaz? M.Ö. 3500 y?llar?nda Mezopotamya’da ya?ayan Sümerlerin geli?tirdi?i çivi yaz?s?d?r.

Bundan önce insanlar binlerce y?ld?r resim çizerek kendilerini ifade etmeye çal??m??lard?r.

Sümer yaz? yöntemi de?i?ik evreler geçirmi?tir. Bunlar: 1. Pigtogram; yani imgenin stilize kullan?lmas?, örne?in güne?in güne? resmi ile ifade edilmesi. 2. ?deogram; simgelerin bir dü?ünceyi anlatmas?. 3. Fonogram; bir sesi ya da ses dizimini belirten yaz?l? biçimdir. Örne?in alfabetik dillerde kullan?lan harfler birer fonogramd?r, ço?u zaman kendi ba?lar?na ifade ettikleri bir kavram yoktur, kavramlar? ifade etmek için ç?kar?lan ses birimlerini belirlerler ve genelde ba?ka fonogramlarla beraber anlaml? bir bütün olu?tururlar. ?deogram terimi bunun z?dd?d?r.

?.Ö. 3000’de M?s?rl?lar?n buldu?u yaz?ya Yunanl?lar “Hiyeroglif” (Kutsal Yaz?) demi?lerdir.

Hiyeroglif yaz? dinsel yaz?tlarda ve an?tlarda kullan?l?yordu. M?s?rl?lar daha sonra“Hieratic” ve “demotic” olarak adland?r?lan iki ayr? yaz? biçimi daha geli?tirmi?lerdir.  Bu üç yaz? türü de görüntülü yaz? yöntemleri olarak kalm??lard?r. M?s?rl?lar da yaz?y? bu dünya ile öteki dünya aras?nda bir ileti?im arac? olarak kullanm??lard?r. Mumyalar?n bulundu?u sandukalardan ç?kan dinsel yaz?lar bu görü?ü kan?tlamaktad?r. M?s?r’da Nil deltas?nda yeti?en papirüs bitkisi kâ??t olarak kullan?lm??t?r.  Bu kâ??d? elde etmek için bitki uzunlamas?na kesilir ve ye?il kabu?u soyularak ç?kar?l?rd?. Daha sonra ince ?eritler halinde kesilen bitki birbirine paralel olacak ?ekilde emici bezlerin üzerine serilirdi. Benzer bir tabaka bunlar?n üzerine çaprazlama serilerek, üzerleri tümünü kapsayacak bir bezle örtülür ve yakla??k iki saat bir tokmakla dövülerek, tabaka haline getirilirdi. Son olarak düzgün bir tabaka halinde s?k??t?r?l?r ve kurumaya b?rak?l?rd?. Birbirine kaynayan yapraklar rulo haline getirilerek muhafaza edilirdi M?s?rl?lar yaz? yazmak için has?rotu denilen bitkiden elde ettikleri f?rçalar ve bir çe?it siyah ve k?rm?z? mürekkep kullanm??lard?r. Kam??tan elde edilen  kalem, ucu ezilerek liflere ayr?l?r ve yaz? yazmak için mürekkep emdirilerek kullan?l?rd?.

Yaz?c?, yaz?y? hiyeroglife özgü karakterlerde sa?dan sola do?ru yaz?yor, metni dikey sütunlar?n ya da e?it boyda yatay çizgilerin biçimlendirdi?i sayfalarda düzenliyordu.

Donald Jackson’a göre, ilk kez M?s?rl?lar taraf?ndan kullan?lan s?v? mürekkep ve kâ??t, kalem birle?mesi o dönem için çok büyük bir bulu?tu. Böylece birçok el yazmas? belgelerin yaz?lmas? ile günümüze kalmas?, o döneme ???k tutan bilgilerin günümüz insan?na ula?mas?n? sa?lad?.

Eski M?s?r’da yaz? ayn? zamanda soyluluk belirtisiydi. Okuma-yazma bilmek, zengin ve rahat bir ya?am sürmeye yar?yordu.

Yaz? ile birlikte metinlerin do?ru ve yanl??s?z kopya edilmeleri sorunu da ortaya ç?km??t?r.

Ong’un görü?üne göre, yaz? insan zihnini di?er bulu?lardan daha fazla de?i?tirmi?tir.

Cohen’e göre ise, alfabenin bulunmas? mant?kl? dü?ünmenin uygulanmas?nda yeni bir ç???r açm??t?r.

El Yazmal? (Chirografik) Kültürün Özellikleri

1. Bellek süresini doldurmu?, önemini yitirmi?tir.

2. Göz, (sözlü kültürde önemli olan) kula??n yerini alm??t?r.

Mc Luhan’a göre fonetik alfabe insanl?k tarihinde ilk kez gözle kula??n birbirinden ayr?lmas?na neden olmu?tur.

3. Dü?üncelerin anlat?m? daha çözümsel, daha soyut ve daha az sistematik olmu?tur.

Yaz?n?n Bulunmas? ?le Ortaya Ç?kan Geli?meler

1. Felsefe, bilim, mant?k ve ahlak yaz? sayesinde ortaya ç?km??t?r.

2. Benlik ve kendi bilinci ortaya ç?km??t?r.

3. ?air(ozan) sanatç? olmu?tur.

4. Kahramanlar?n yerini s?radan insanlar alm??t?r.

Elyazmas? kitaplar, ?.Ö. 5. Yüzy?lda Atina’da görülmeye ba?lar. Atina’da 4. Yüzy?ldan itibaren büyük ve yayg?n bir okuma-yazma seferberli?i ba?lam??t?r. Senato kararlar? halk?n okuyabilmesi için meydanlardaki mermer levhalara as?l?rd?.

Bir eserin yay?mlanmas?, onun halka aç?k meydanda yüksek sesle okunmas? ve ilgili ki?ilerce elden ele dola?t?r?lmas? ile oluyordu.

Gutenberg devrimine kadar eserin ad?, kitab?n ilk sözcüklerinde tekrarlan?yordu.

Bu yöntem, papal?k eserlerinde hala sürdürülmektedir.

Ortaça?da kitaplar, katedraller ve manast?rlarda yo?unla?m??t?r. ?lk genel kütüphaneler ?.Ö. 3. Yüzy?lda kurulmu?tur. Bunlar?n en büyükleri Bergama ve ?skenderiye’de bulunmaktad?r. Bunlar halk kütüphaneleri olarak tan?mlanmaktad?r Bunlar halk kütüphaneleri olarak tan?mlanmalar?na ra?men oldukça elit mekânlard?. Bat?da halk kütüphaneleri Roma ?mparatorlu?u’nun y?k?lmas? ile ortadan kalkm??t?r.

?talya’da 14.Yüzy?lda tekrar ortaya ç?km??lard?r.

BASILI (T?POGRAF?K) KÜLTÜR DÖNEM?

Bas?n tarihçisi S. H. Steinberg’e göre, matbaan?n bulunmas?, politik, siyasal, dinsel, ekonomik, sosyal olaylarda köklü de?i?ikliklere neden olmas?n?n yan?nda, edebiyat ve felsefe alan?nda önemli etkileri olmu?tur.

?leti?imbilimci McLuhan’a göre ise, matbaan?n icad? bilgilerin saklanmas? ve aktar?lmas? konusunda insanl??a çok yararl? olmas?n?n yan?nda, insan zihninde de çok köklü de?i?ikliklere neden olmu?tur. Ona göre, “Tipografik insan” olarak tan?mlanabilecek farkl?, yeni bir insan tipi geli?mi?tir. Bu farkl?l?k okuma yazma bilenle bilmeyen aras?ndaki fark kadar derin ve önemli bir farkt?r.

Matbaan?n mucidi olarak kabul edilen Gutenberg, kuyumcu bir ailenin çocu?uydu. Almanya’da Ren bölgesinde Magonza’da dünyaya gelen Gutenberg, farkl? politik s?n?f çat??mas? nedeniyle yakla??k 1428’de 20 y?l kald??? Strasbourg’a sürgüne gönderildi. Burada matbaa üzerinde ilk çal??malar?na ba?lad?. 12. Yüzy?lda Avrupa’da üretilmeye ba?lanan kâ??t, keten ya??ndan kendi üretti?i yeni tip bir mürekkep, dönemin el zanaatkârlar?ndan ö?rendi?i eritme tekni?i ile kur?undan eriterek yapt??? oynar ba?l? harfler ve bask? aletinden olu?an Gutenberg matbaas? seri bask? yapabilme özelli?i kazanm??t?r. 1448’de Magonza’ya dönen Gutenberg, matbaas?n? kurmak için burada Fust adl? zengin bir avukattan borç para ald? ve çal??malar?na ba?lad?. Schoeffer adl? bir üniversite ö?rencisiyle birlikte çal??an Gutenberg, borçlar?n?n taksitlerini ve biriken faizlerini ödeyemedi?i için matbaas? elinden al?nd?. Borç ald??? avukat, Schoeffer ile birlikte matbaay? çal??t?rmaya devam etti ve 1456 y?l?nda, günümüze k?rk dokuz tanesi ula?abilen ve “Gutenberg ?ncili” olarak bilinen 42 sat?rl?k incili bas?ld?. Bu Gutenberg ?ncili’nden sonra 14 Ekim 1457’de “Salerio” adl? bas?m tarihi belli olan ilk eser bas?ld?.

Gutenberg, keten tohumundan elde etti?i ya?l? mürekkeple birlikte, metali eriterek olu?turdu?u oynar ba?l? harflerle, bir seferde birden çok bask? elde etme tekni?ini geli?tirmi?tir. Seri üretimin ilkel bir örne?i olarak kabul edebilece?imiz bu teknik, kapitalist üretim anlay???n?n do?mas?na zemin haz?rlam??t?r. Bu yöntem modern sanayide de seri üretimin temeli olan “de?i?tirilebilir parçalar” anlay???n?n temelini atm??t?r. Bu teknik ilk ba?larda Almanlar?n tekelinde kalsa da daha sonra tüm Avrupa’ya yay?lm??t?r.

?lk bas?l? kitaplar büyük ölçüde elyazmas? kitaplara benziyordu. Bunlar?n ilk harfleri Hattatlar taraf?ndan elle yaz?l?yordu. Bu gelenek Vatikan taraf?ndan hala sürdürülmektedir. ?lk bas?l? kitaplar, elyazmas? kitaplarla mücadelesini 1500’lerde kazanarak pazara sürülmeye ba?land?.

Matbaan?n bulunmas? ile medya sisteminde meydana gelen de?i?iklik ayn? zamanda ula??m sistemindeki de?i?ikliklerle de ilgilidir. Mallar?n hareketleri ve insanlar?n bulunduklar? yerler sistemi etkilemektedir. Mesajlar?n ileti?imi, fiziksel ileti?imin bir parças?d?r.

Bilgi ak???n?n ticari yollar? izlemesinin nedeni denizden ve karadan ta??ma yapan tüccarlar?n ayn? zamanda haber de ta??malar?d?r. Matbaan?n kendisi Avrupa boyunca Ren nehri üzerinden ta??nm??t?r. Gutenberg’in matbaas?, Mainz’den Frankfurt’a, Strasbourg’a ve Basel’e bu ?ekilde ula??lm??t?r.

Bu konuda ara?t?rmalar yapm?? olan Amerikal? tarihçi Elisabeth Eisenstein, ilk kez 1979 y?l?nda yay?mlanm?? iki ciltten olu?an The Printing Press as an Agent of Change (De?i?im Ça??n? Ba?latan Bask? Makinesi, 1979) adl? çal??mas?nda,  matbaan?n bir de?i?im arac? olarak Rönesans ve Reform hareketlerinin ve bilimsel devrimin itici gücü oldu?unu yazm??t?r.

Eisenstein’e göre matbaa, bilgiyi standartla?t?rm?? ve yay?lmas?n? sa?lam??t?r. Ayr?ca matbaa, otoritenin ele?tirilmesini kolayla?t?rm??t?r (Baldini, 2000).

Amerikal? politik bilimci Karl Deutsch’a göre ileti?im, hükümetin sinir uçlar?d?r. ?leti?im özellikle büyük devletler için çok önemlidir. Dünyan?n dört bir taraf?na uzanan imparatorluklar için ileti?imin önemi tart???lamaz. Önceleri bilgi insan arac?l???yla bir yerden bir yere ta??n?yorken, 1490’dan itibaren Avrupa’da Tassis (veya Taxis ailesi “Taksi" terimi onlar?n isimlerinden al?nm??t?r) ailesi düzenli kurye sistemini geli?tirmi? ve 1563 y?l?ndan itibaren bas?l? zaman çizelgesi ile hizmet vermeye ba?lam??t?r. S?k aral?klarla atlar?n? de?i?tiren özel kuryeler, günde 125 mil yol kat edebiliyor ve böylece önemli olaylar?n haberlerini çok h?zl? bir ?ekilde gerekli yerlere ula?t?rabiliyordu.

Matbaa toplumunun yükseli?i, Avrupa’daki ulusal dillerin yükseli?i ile birle?mi?tir. Ortaça?’daki yaz? ileti?imi Latinceydi. Uluslar?n yaz? alan?nda kendi dillerini kullanmaya ba?lamalar? matbaa ile olmu?tur. Martin Luther’in ?ncil’i Almancaya çevirmesi bu yeni e?ilimin bir örne?idir. Ayr?ca bu giri?im ?ncil’in ba?ka dillere çevrilmesinde öncü olmu?tur.  (Br?ggs ve Burke, 2004).

W. Ong’da Eisenstein’?n çal??mas?ndan söz ederek, onun, matbaan?n ?talya Rönesans’?n?n Avrupa’ya yay?lmas?nda ve süreklilik kazanmas?ndaki rolüne vurgu yapt???na de?inir. Matbaa, Protestanlar?n reform hareketini ba?latarak, Katolik kilisesinin kendine bir yön vermesini sa?lamas?n?n yan?nda, modern kapitalizmin geli?mesine, Bat? Avrupa’da ke?if hareketlerinin ba?lamas?na, aile ya?am?, devlet politikas? ve modern bilimin önünün aç?lmas?na öncülük etmi?tir.

?leti?imbilimci McLuhan’a göre, matbaan?n icad? bilgilerin saklanmas? ve aktar?lmas?nda ve insanlar?n dü?ünme biçiminde derin de?i?imlere neden olmu?tur. Ona göre bu icat, Tipografik insan olarak tan?mlanabilecek insan biçiminin ortaya ç?kmas?n? sa?lam??t?r.

El yazmas? kitaplar hem pahal? hem de okumas? sorun yarat?yordu. Ancak yine de yazmanlar?n tekeli nedeniyle okurun fazla bir yapt?r?m? yoktu. Bask? kültürünün ba?lamas? ile kitap pazar? geni?lemi? ve kitap fiyatlar? ucuzlam??t?r. Ayr?ca bask?, eserlerin standart olarak okura ula?mas?n? sa?lam??t?r.

Bask? tekni?inin sa?lad??? rekabet nedeniyle birlikte kitaplar?n en az hata ile bas?lmas?na ve hatal? sayfalar için kitab?n içine düzeltilmi? eklerin konulmas?na ba?lanm??t?r.

Bas?m?n getirdi?i rekabet ortam?, daha fazla okura ula?mak için dilde sadele?menin yan?nda, imla kurallar?n?n da hayata geçmesini sa?lam??t?r.

Bask? (Tipografi) Kültürünün Özellikleri

  • Bask? (tipografi) kültürü metne, tekbiçimlilik, süreklilik, türde?lik unsurlar? getirmi?tir.
  • Bas?m, mnemonic (bellek yard?mc?s?) zorunluluklar?n? gev?eterek, toplum belle?ini de?i?tirmi?tir.
  • Bas?m, Latinceyi ar?tm??, sözdizimi yanl??lar?n?n ve yabanc? sözcük ve deyimlerin kullan?m?n?n azalmas?n? sa?lam??t?r.
  • Yazarlar giderek Latinceden uzakla?m??lar ve halk?n kulland??? ulusal dilleri kullanmaya ba?lam??lard?r.
  • Bas?m, ulusal dillerin geli?mesini kolayla?t?rm??t?r. Ekonomik kayg?lar nedeniyle yay?nc?lar kendi dillerindeki yap?tlar?n bas?m?na yönelmi?lerdir.
  • Bas?m, dilin türde?le?mesini sa?lam??t?r.
  • Yap?t h?rs?zl??? suç olmaya ba?lam??t?r.
  • Okuma sessizle?meye, bireyselle?meye ve yay?lmaya ba?lam??t?r.
  • Bas?m, bireyselle?menin ve ulusla?man?n do?mas?na neden olmu?tur.
  • Halka aç?k kitapl?klar kurulmu?tur.
  • Bas?m, sansür, kovu?turma kavramlar?n?n ortaya ç?kmas?na neden olmu?tur. Yaz?ya sansür uygulanmas? elyazmal? kültür döneminde de vard?. Bu dönemdeki sansür dini sansürdür. ?. Ö. 5. Yüzy?lda tanr?lara hakaret suçu nedeniyle Pitagor sürgüne gönderilmi?tir.
  • ?lk laik sansür bürosu 1486’da Magonza’da kurulmu?tur. Dinsel sansür, bölücü ve dine kar?? metinleri bask? alt?na al?rken, laik sansür politikac?lar? ve yöneticileri ele?tiren yaz?lar? yasaklam??t?r.
  • An? defteri denilen bir yaz?n türü ortaya ç?km??t?r.
  • Bas?m, kapitalizmin do?u?unu, Protestan reformunu ve bilimsel devrimin gerçekle?mesini sa?lam??t?r.
  • Bas?m ile birlikte el yazmas? haber mektuplar?ndan gazetelere geçi? olmu?tur.
  • ?lk dergiler 1605’te Anwers’te Nieuwe Anwersche Tijdigne ve 1609’da Strasburg’da bas?lan Ordinari Avisa bas?lm??t?r.
  • ?lk gazeteler 1613-1618 aras?nda Amsterdam, Viyana, Londra ve Paris’te bas?lm??t?r. Daha sonralar? 1631’de Fransa’da T. Renaudet La Gazetta ad?yla bir gazete yay?mlam??t?r. ?lk günlük periyodik gazete, 1660’ta Leibzigde bas?lan Leibziger Zeitung’dur. Ancak bas?n?n tam olarak kitlelere yay?lmas?, di?er bir deyi?le ki?iselle?mesi zaman alm??t?r (Baldini, 2000).

Yazar ve Okur Niteli?indeki De?i?imler

Elyazmal? kültürde, yazar?n kim oldu?una ne yazarlar ne de okurlar önem vermezdi. ?mzas?z yazmak ya da ba?ka kaynaktan al?nt? yapt?klar?nda bunlar?n belirtilmemesi gayet ola?and?.

Bas?m ile birlikte yazar?n kimli?i ve eserin özel mülkiyete tabi olu?u gündeme geldi. Yap?t h?rs?zl??? suç say?lmaya ba?land?. Yazarl?k hakk? (telif), yazara sat?lan eserleri kar??l???nda ücret ödenmesi uygulamas? ilk kez Erasmus ile ba?lad?.

Yay?nevlerinin bast?klar? bir kitap önceleri ba?ka bir yay?nevi taraf?ndan al?p bas?labiliyordu. Ayr?ca büyük kentlerde olan yay?nc?lar?n, ta?rada olanlara göre büyük avantajlar? vard?.  Bu konuda yay?nc?lar?n birbirleriyle ve yazarla ili?kilerini düzenleyici ilk yasa 1709’da ?ngiltere’de “Copyright Act” ç?kt?. Fransa’da 1793’de, Almanya’da Saksonya-Weimar dükü taraf?ndan 1893’de ç?kar?ld?. Bundan elli y?l sonra1886’da Bern anla?mas?yla, uluslar aras? kar??l?kl? hak ve yetkileri düzenleyici ilkeleri belirleyen anla?ma yürürlü?e girdi.

ELEKTR?K VE ELEKTRON?K KÜLTÜR DÖNEM?

Sözlü kültürden yaz?ya ve sonra elektronik kültüre geçi?, ekonomik, politik, dini,  toplumsal vb. yap?lardaki de?i?imi ve dönü?ümü de kapsar. Bu de?i?imlerle birlikte insanlar?n zihniyet yap?lar? da büyük ölçüde de?i?tirmi?tir.

Radyo, televizyon, bilgisayar ve uydu türü araçlarda söz ve dü?üncenin elektronik ortamda i?lenmesiyle birlikte, W. Ong’a göre,  ikincil sözlü kültür ça?? ba?lam??t?r.

1793 y?l?nda Claude Chappe’nin optik telgraf? Paris hükümetinden Lille’ye buyruk göndermek için kullan?l?yordu. 1800’lerin ortalar?na do?ru Amerikal? Samuel Morse ilk elektrikli telgraf ile Washington-Baltimore aras?nda mesaj? gönderdi.

Elektrikli telgraf ile birlikte insanlar elektrik-elektronik kültür dönemine girmi?tir. ?lk defa mesaj, insandan, maddeden, zamandan ve mekandan ba??ms?z, h?zl? bir ?ekilde al?c?ya ula?m??t?r.

Ong’a göre telgraf, radyo, telefon ve televizyonla birlikte insanlar ikincil bir sözlü döneme geçmi?lerdir.

Kat?l?m, toplum duyarl?l???, ?imdiki zamana e?ilimi, formülle?tirme yöntemleri ile bu dönemin ?a??lacak derecede sözlü kültür dönemine benzedi?ini savunan Ong, elektrik-elektronik kültür dönemine ikincil sözlü kültür dönemi demektedir.

Bu dönem birincisine hem çok benzemekte hem de çok farkl? olmaktad?r. Bu dönemle birlikte McLuhan’?n deyimi ile dünya “Küresel Köy”e dönü?mü?tür.

Neil Postman ise, “Yeni teknolojinin ileti?im dünyas?na ne bir ?ey ekledi?ini, ne de bir ?eyi ortadan kald?r?r: Her ?eyi tamamen de?i?tirir”, demi?tir.

?CATTAN KULLANIMA KADAR GEÇEN SÜRELER

Bas?n 1440 Gutenberg,  1630 Renaudet (La Gazette), 1836 Girardin ( La Presse) 4 as?r

Sinema 1832 Plateau (Kalidoskop), 1895 Lumiere Karde?ler (Sinema makinesini hayata geçirdiler) 63 y?l

Radyo 1899 Marconi ?ngiltere’den Fransa’ya ilk radyo yay?n? yapm??t?r.

Televizyon 1929 H. De France ve Rene Barthelemy taraf?ndan icat edilmi?tir.  1936 BBC ilk yay?n 7 y?l

Mc Luhan’a göre, “araçlar insanlar?n teknolojik uzant?s?d?r.” Tekerler, yol, araba, telefon, matbaa, radyo, televizyon da insan?n uzant?lar?d?r. Mc Luhan, arac?n insan? de?i?tirece?i görü?ü, onu “mesaj araçt?r” yarg?s?na getirmi?tir. Dolay?s?yla teknolojik geli?meler bizim dü?ünme, duyma ve hareket ?ekillerimizi belirler. Örne?in matbaa, sözlü haberle?me döneminden farkl? dü?ünceler ve duygular?n yay?lmas?na neden olmu?tur. Bugün elektrik ve elektronik kültür bize soyutlama, görme ve duyma gücümüzü art?rm??t?r.  Mc Luhan’a göre, haber bak?m?ndan fakir, okuyucunun, dinleyicinin fazla kat?l?m?n? gerektiren so?uk mesajlar? ileten bir araçlara so?uk medya, her bak?mdan noksans?z, izleyicinin fazla kat?l?m?n? gerektirmeyen s?cak mesajlar ileten araçlara s?cak medya demi?tir. Örne?in radyo, televizyon gibi araçlar s?cak medyad?r. Mc Luhan’a göre tarihte ilk ça?lar sözün egemen oldu?u so?uk ça?lard?r. Haberle?me, mekân olarak s?n?rl? ve kat?l?m azd?r. Genellikle mekâna ve zamana ba?l?d?r. Fakat teknolojinin getirdi?i olanaklarla haberle?me zaman, mekân ba??ml?l?ktan kurtulmu?tur. Ancak ?imdi de teknolojiye ba??ml? hale gelmi?tir.

Bas?m

Okuma yetene?i ister.

Bireyseldir.

Azar azar kullan?l?r.

Yava? yay?l?r.

Yeniden okuyup, denetlenebilir.

Üretimi ucuz, tüketimi pahal?d?r.

Farkl? nitelikteki bireylere göre haz?rlan?r.

Elektronik

E?itime gereksinim yoktur.

Topluluk içinde tüketilir.

Büyük ölçüde kullan?l?r.

Çok çabuk yay?l?r.

?kinci gözleme uygun de?ildir.

Üretimi pahal?, tüketimi ucuzdur.

Ço?unluk için haz?rlan?r.

Elektrik-elektronik kültür döneminin en çok ilgi gören arac? televizyon, telekrasi riskini yarat?r. Bu, televizyonun yaratt??? demokrasi kültürüdür.

Bilgisayar ve internet yeni medya galaksisini yaratm??t?r.

SONUÇ YER?NE

Bat?n?n yükseli? nedenlerini ve Osmanl?n?n geri kal?? nedenlerini ele ald???m?zda:

Ayd?nlanma felsefesi

1. Bireysel hak ve özgürlükler

2. Kurumsal ve örgütsel yap?lar

3. Sivil toplum

4. Usun egemenli?i

5. Ça?da?la?ma

Kapitalizm

1. Sermaye birikimi ve sanayi devrimi

2. Ulusal egemenlik

3. Siyasal demokrasi (kilise ve aristokrasiyi kenara ittiler)

4. Sivil toplum

5. Siyasal toplum

Osmanl?n?n Geri Kal?? Nedenleri

1. Siyasal Çökü?

2. Ekonomik Çökü?

3. Sosyal Çökü?

Sanayi devriminin Avrupa’s?, ucuz hammadde elde edip, kendi sanayi ürünlerine yeni pazarlar bularak geli?tirmi?tir. O tarihlerde buna “Aç?k Kap?” politikas? deniliyordu. Bugün küreselle?me deniliyor. O zamanlar Atlantik Uygarl??? için Osmanl? Devleti’nin durumu 19. Yüzy?l boyunca “Do?u Sorunu” ya da “Avrupa’n?n Hasta Adam?” kavramlar? ile tan?mlanm??t?r (Gevgilili, 1995).

Kaynakça

Baldini, Massimo, ?leti?im Tarihi (2000),  Avc?ol Bas?m Yay?mevi.

Br?ggs , Asa ve Peter Burke,  Medyan?n Toplumsal Tarihi ( 2004), ?zdü?üm Yay?nlar?.

Gevgilili, Ali, Türkiye’de Yenile?me Dü?üncesi Sivil Toplum Bas?n Ve Atatürk (1990), Ba?lam yay?nlar?.

Ong, Walter J. ,  Sözlü Ve Yaz?l? Kültür (1995),  Metis Yay?nlar?.

 

Doç. Dr., ?stanbul Ayd?n Üniversitesi,
?leti?im Fakültesi Gazetecilik Bölümü,
Bölüm Ba?kan?.

neclamora@aydin.edu.tr

 

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri