forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character
Yazdır
PDF

Aktif .

kukla_basinozgurluguDR. TUBA KARAH?SAR - MAKALE 

Küreselle?menin Tan?m?
Küreselle?me teriminin bilimsel literatürdeki kullan?m? oldukça yenidir. 1960’larda McLuhan, ileti?im alan?ndaki geli?meleri de?erlendirirken dünyan?n elektronik “küresel bir köy”e dönü?tü?ünü söyledi?inde, gördü?ü ilgi ileti?im çal??malar?yla s?n?rl? kald?.

 

Terim, 1980’lere kadar “da??n?k ve sürekli olmayan” bir biçimde kullan?ld?. 1980’li y?llar?n ikinci yar?s?nda küreselle?me terimine ilgi artt?. (Robertson, 1999: 22). 1990’larda küreselle?me mutlulu?umuzun ya da mutsuzlu?umuzun parolas?na dönü?en moda bir deyim haline geldi. (Bauman, 1999: 7) ve toplumsal bilimler sözlü?ünde anahtar konuma sahip olmas? gereken bir terim olarak te?vik gördü (Giddens, 1997: 54).

 

Küreselle?me hem dünyan?n küçülmesi hem de bir bütün olarak dünya bilincinin güçlenmesi (Robertson, 1999: 21) daha öz bir ifadeyle “bir dünya süreci” (Hall, 1998: 38) olarak tan?mlanmaktad?r. Giddens ise küreselle?meyi (1997:66) “uzak yerle?imleri birbirine, yerel olu?umlar?n millerce ötedeki olaylarla biçimlendirildi?i ya da bunun tam tersinin söz konusu oldu?u yollarla ba?layan dünya çap?ndaki toplumsal ili?kilerin yo?unla?mas?” olarak tan?mlar. Toplumsal ili?kilerin yo?unla?mas? “yüksek modernlikle gelen zaman-mekan ayr??mas?n?n” geni?lemesinin bir sonucudur ve böylelikle, “insanl?k tarihinde ilk defa insanlar?n ve toplumlar?n küresel ölçekte ili?kileri” (Giddens, 1991:32) gerçeklik kazanm?? olur.

Küreselle?meyi “zaman-mekan s?k??mas?” olarak tan?mlayan David Harvey, bu s?k??ma sonucunda, dünyaya bak?? tarz?m?zda çok köklü de?i?ikliklerin oldu?unu vurgular. Harvey “s?k??ma” terimiyle “hayat?n h?z?n?n art???”n? ve “mekânsal engellerin a??nmas?”n? ifade eder. Mekân? kat etmenin ald??? zaman 1500’lerden 1960’lara kadar 70 kat küçülmü?tür; 1500-1840 aras? atl? arabalar ve yelkenli gemilerle saatte en fazla 16 kilometre mesafe kat edilmekteydi, 1850-1930 aras? buharl? lokomotifler saatte ortalama 100 km., buharl? gemiler ise saatte 60 km. h?z yapabiliyordu. 1950’lerde pervaneli uçaklar saatte 160-640 km. ve 1960’larda jet yolcu uçaklar? saatte 800-1100 km. h?z yapabilmektedir (Harvey, 1999:2701). E?ya ve insan nakletme h?z?nda 1500’lerden günümüze dek görülen ba? döndürücü geli?me, simgelerin nakledilmesi alan?nda daha da ileri boyutlara varm??t?r.

Morley ve Robins, David Harvey’in “zaman ve mekân s?k??mas?” tan?m?na ilave olarak, bu “s?k??ma” sonucu küreselle?meyi anl?k ve derinli?i olmayan bir dünyan?n yarat?lmas? olarak tan?mlar. ?leti?im alan?nda ya?anan geli?meler de?erlendirildi?inde, dünya üzerindeki s?n?rlar?n kalkt??? anlam mekanlar?n?n sabitliklerini kaybetti?i ve her ?eyin sadece ak?? halinde oldu?u bir mekân?n-mekâns?zl???n var oldu?u bir dünyad?r bu (Morley ve Robins, 1997: 160).

Bu hegemonyan?n merkezi ise net olarak anla??lmamaktad?r. Amerikan kültür endüstrisi tüm dünyaya kitle kültürünü ihraç ederken, Japon sermayesi Amerikan kültür sanayinin önemli ?irketlerini ele geçirmi?tir. Geleneksel olan? d??lamadan modernle?mesini ba?ar?yla tamamlayan ve Bat? tipi modernli?e bir alternatif olu?turan Japonya, kültür s?n?rlar?n? en iyi koruyan ülkelerin ba??nda gelirken bugün Amerika eksenli kitle kültürünün dünyaya yay?lmas?ndan para kazanmaktad?r. Bu ili?kiler, neyin ne kadar Amerikan, ne kadar Japon oldu?u; yabanc? televizyon programlar? Türkiye’deki kanallar taraf?ndan kopya edildi?inde bunlar?n ne kadar Türk kültürüne ait oldu?u konusunda karar vermeyi de zorla?t?rmaktad?r.

Küreselle?meyi Ortaya Ç?karan Tarihsel Ko?ullar

Küreselle?me, toplumsal ili?kilerin giderek dünya ölçe?inde geni?lemesi olarak alg?land???nda yeni bir olgu de?il yeni bir tan?md?r. Bu tan?m?n sosyal bilimlerde 1980’lerde ortaya ç?kmas?n?n sosyolojik nedenleri üzerine e?ildi?imizde 1945 sonras? dünyan?n ekonomik, siyasal ve kültürel aç?dan tek bir mekân olarak alg?lanmas?n? kolayla?t?racak geli?melerin h?zla artt???n?, ba?ka bir ifadeyle küreselle?me sürecinde ciddi bir yo?unla?man?n ya?and???n? gözlemleriz. Bu geli?meleri kabaca ?öyle s?ralayabiliriz:

Dünya bar???n?n sa?lanmas? amac?yla neredeyse dünya devletlerinin tamam?n?n i?birli?iyle olu?turulan ve en somut küresel kurum olarak kabul edilen BM’nin kurulmas?; dünya devletlerinin ekonomik aç?dan (geli?mi?, az geli?mi?; birinci dünya, üçüncü dünya ayr?m?) siyasal aç?dan (Do?u blo?u, Bat? blo?u ve Ba?lant?s?zlar) ve askeri aç?dan (NATO, Var?ova Pakt?) gibi belirli kamplar içinde yer alarak dünyadaki konumlar?n? belirlemesi; Evrensel ?nsan Haklar? Beyannamesi’nin kabulü ve insan haklar?n?n küresel bir sorun haline gelmesi; uluslarüstü sivil hareketlerin artmas?; dünya vatanda?l??? ve dünya toplumu dü?üncesine ilginin artmas?, uluslar üstü ekonomik, siyasi ve kültürel organizasyonlar?n yay?larak ulus devletlerin me?rulu?unu ve egemenli?ini zor duruma sokmas? ve bunun sonucu olarak yeni kimlik aray??lar?n?n do?mas?; uzay çal??malar?, kurgular? ve gezegen bilincinin yerle?mesi; sanayile?menin bir sonucu olarak risklerin küreselle?mesi, küresel ?s?nma, çölle?me, nükleer sorunlar?n s?n?r ötesi etkiler göstermesi vs. bu sorunlar kar??s?nda küresel çözüm aray??lar?;1973 Ekonomik Krizi’nin dünyadaki etkilerinin bütün devletlerde kendini göstermesi, 1968 gençlik hareketleriyle birlikte modernizmin kültürel kal?plar?n?n ve Ayd?nlanma Dü?üncesi’nin sorgulanmaya ba?lanmas?, politika yapman?n klasik yollar?na ve siyasal partilere olan ilginin azalmas?; bir mekân olarak dünyay? ve bir tür olarak insanl??? merkeze yerle?tiren hareketlerin (bar?? hareketleri, çevreci hareketler, feminist hareketler) h?zla yay?lmas?, 1989’da Do?u Bloku’nun çökü?üyle birlikte dünyan?n tek merkezli olarak alg?lanmas?yla birlikte yeni kimlik mekânlar?n?n olu?mas? (Robertson, 1990:27; Waters, 1995).

Günümüzde gerçeklik kazanm?? olan küresellik ise, 5-6 yüzy?ll?k birikimsel bir sürecin ürünüdür. Bu sürecin ba?lang?c? olarak, dü?ünsel boyutta, 15.yy ?n ba?lar?nda Bat?’n?n Ortaça?’dan ç?k???yla birlikte birey ve insanl?k dü?üncesinin geli?mesi (Robertson, 1990:26), co?rafi boyutta 15.yy ?n sonlar?nda yeni dünyan?n ke?fi (Spybey, 1996:1) maddi boyutta ise 16. yy da kapitalist dünya ekonomisinin kurulmas? (Wallerstein, 1993:148) al?nabilir.

Ekonomik Küreselle?me

Sosyal bilimler alan?nda küreselle?meyle ilgili ilk sistematik çal??malar Wallerstein’in “The Modern World System” adl? eseriyle ba?lar. Bu eserde, dünya “kapitalist dünya - ekonomi” taraf?ndan biçimlenen bir toplumsal sistem olarak ele al?n?r ve toplumlar üstü bir sosyolojik çözümleme yap?l?r.

Wallerstein (1993:146)’a göre 16. yy dan itibaren kapitalist dünya ekonomi veya modern dünya sistemi olarak adland?rabilece?imiz özgül bir sistem Avrupa’da ortaya ç?kt? ve 19.yy’?n ikinci yar?s?nda yeryüzünün bütün bölgelerini kendi toplumsal i?bölümüne eklemleyinceye kadar yay?lmaya devam etti. Toplumsal i? bölümünün s?n?rlar? geni?leyerek çok say?da toplumu ve kültürel alan? kapsad??? için Wallerstein bir dünya ekonomiden bahseder. Küresel ölçekte ekonomik birlik sa?lanm?? olmas?na ra?men, dünya siyasi olarak bütünle?ememi? veya siyasi mekân haline gelememi?tir. 20. yy da ise BM’nin varl??? ile tüm devletler devletleraras? sistemin bir parças? haline geldi.

Kapitalist dünya- ekonominin merkezi Avrupa oldu?u için, bu sistemin yay?lmas? Avrupa hegemonyas?n?n yay?lmas? anlam?na gelir. Avrupa gücünün yay?lmas?, dünyan?n di?er bölgelerinde yerel kültürlerin ve geleneksel ya?am biçimlerinin üzerinde y?k?c? etkilerde bulunmu?tur. (Giddens, 2000:199) Avrupa’n?n hegemonik gücünün yay?lmas?n?n en önemli iki biçimi, Yeni Dünya’n?n ilkel topluluklar?n?n yok edilerek Avrupal? yerle?imine aç?lmas? ve Asya ve Afrika’da sömürgeler olu?turmak olmu?tur. 16.yy dan 1914’e kadar önemli bir ekonomik birikime sahip olan Avrupa, bu birikim sayesinde ekonomik üstünlü?ünü 2. Dünya Sava??’na kadar sürdürebilmi?tir. Bu tarihten itibaren dünya ekonomisi ABD’nin hegemonyas? alt?nda varl???n? devam ettirmektedir.

Küresel ekonominin gerçekle?mesinde, hiç ?üphesiz kapitalistlerin kârlar?n? sürekli artt?rma arzusu temel sürükleyici etkendir. Kapitalizmin ilk dönemlerinden beri uluslar aras? boyutta olmu?tur (Giddens, 1997:61). Waters da küresel ekonomiyi kapitalizm merkezli olarak aç?klar ve günümüzün küresel ekonomisini “küresel kapitalizm” olarak adland?r?r. Waters’a göre ekonomik küreselle?me günümüze kadar 5 a?amadan geçmi?tir (Waters, 1997:76).

  • Merkantil Kapitalizm ve Sömürgecilik (1500-1800): Bu dönemde çok uluslu ?irketlerin ilk örnekleri ortaya ç?km??t?r. Bunlar devlet te?vikiyle sömürge bölgelerin do?al kaynaklar?n? sömürgeci ülkelere aktaran imtiyazl? ?irketlerdir.
  • Müte?ebbis ve Finansal Kapitalizmi (1800-1875): Mal sa?lama ve tüketici pazar?n kontrolünün do?u? a?amas?d?r. Ta??mac?l?k ve alt yap? alanlar?nda finans çevrelerinin büyük ölçekli yat?r?mlar? bu dönemde gerçekle?mi?tir.
  • Uluslararas? Kapitalizm (1875-1945): Kaynak elde etme ve Pazar olu?turma yat?r?mlar?nda h?zl? yay?lma ve ABD merkezli uluslar aras? kartellerin büyüme a?amas?d?r.
  • Çok uluslu Kapitalizm (1945- 1960): Do?rudan d?? yat?r?mda Amerikan hâkimiyetinin gerçekle?ti?i ve ekonomik emperyalizm ile çok uluslu ?irketlerin h?zl? yay?ld??? dönem.
  • Küresel Kapitalizm (1960 sonras?): Kaynak ve Pazar aray??? yerini yat?r?mlar?n verimli bir ?ekilde gerçekle?tirilebilece?i alanlar?n aranmas?na b?rakm??t?r. Avrupa ve Japonya merkezli çok uluslu ?irketlerin say?s? ve gücü h?zla artmaktad?r.

20.yy da kitlesel üretim ve tüketimin meydana gelmesi; sermaye, emek ve mal?n h?zl? ve güvenli ta??nabilir olmas? ve uluslar aras? anla?malar sonucu dünya pazar? yüksek oranda birle?mi?; bu durum varl?k amaçlar? kar olan ?irketler için büyük f?rsatlar do?urmu?tur. ?irketler yat?r?mlar?n? yapmak için art?k ulus devletlerin s?n?rlar? içinde uygun bölgeler aramakla yetinmemekte tüm dünyay? yat?r?m ve Pazar alan? olarak de?erlendirmektedir. Yurtsuzla?an sermayeyi kendi topraklar?na çekmek için ulus devletler baz? aç?lardan egemenliklerinden taviz vermek durumunda kalmaktad?r. Art?k baz? ülkeler bir zamanlar sahip olduklar? özerkliklerini kaybetmi?tir (Hobsbawm, 1995:214).

A??r? Küreselle?meciler

Bunlar radikaller diye de an?lmaktad?rlar. Bunlara göre endüstri uygarl???n?n bir ürünü olan ulus devlet, küreselle?me sürecine paralel olarak önemini yitirmi?tir. Art?k küresel piyasa, politikan?n yerini almaktad?r; çünkü piyasa mekanizmas? hükümetlerden daha rasyonel çal??maktad?r. Küresel piyasan?n geli?imi, toplum içinde daha yüksek rasyonaliteye i?aret etmektedir. Günümüzde politikac?larla daha az ilgileniyoruz; çünkü hayat?m?zdaki önemlerini ve etkilerini kaybetmi?lerdir. Politikalar yerel ya da ulusal ölçekte hala etkili olsalar bile, küresel ekonominin hareketlerini etkileyebilecek güce sahip de?illerdir. Bu anlamda dünya ülkelerinin ço?unda, vatanda?lar?n politikayla daha az ilgilenmeleri ya da politikac?lar?n vatanda?lar üzerinde daha çok hayal k?r?kl??? yarat?yor olmalar? küreselle?me sürecinin bir sonucudur (Giddens, 1999, s.56).

Bir di?er ifadeyle a??r? küreselle?mecilere göre, piyasalar art?k devletlerden daha güçlüdür. Devletlerin otoritesindeki bu gerileme ise, di?er kurumlar ile birliklerin ve yerel/bölgesel otoritelerin artarak yayg?nla?mas? ?eklinde görülebilir. Radikal/a??r? küreselle?meciler, dünya toplumunun, geleneksel ulus devletlerin yerini almakta oldu?unu (ya da alaca??) ve yeni toplumsal örgütlenme ?ekillerinin belirmeye ba?lad??? dü?üncesindedirler. Ancak bu grup içinde yer alanlar, homojen bir görünüm arz etmemektedirler. Örne?in neo-liberaller, devlet gücü üzerinde piyasan?n ve bireysel otonominin ba?ar?s?n? memnuniyetle kar??larken, ayn? grup içinde yer alan neomarksistler (ya da radikaller), ça?da? küreselle?meyi, bask?c? küresel kapitalizmin temsilcisi olarak de?erlendirmektedirler. Fakat bu ideolojik yakla??mlardaki farkl?l?klara ra?men, bugün giderek artan bir biçimde bütünle?mi? küresel bir ekonomin mevcut oldu?una ili?kin dü?ünceyi de payla?maktad?rlar (Held, McGrew, Goldblatt ve Perraton., s.2-4). 

Küreselle?me Kar??tlar?

Radikal/a??r? küreselle?mecilerin tam kar??s?nda yer alan bu grup, ku?kucular olarak da an?lmaktad?r. Giddens’?n (1999, s.56) deyimiyle küreselle?meye her konuda ku?kuyla yakla?maktad?rlar. Ya?ad???m?z dünyada hiçbir ?eyin yeni olamad???n? iddia etmektedirler. Ku?kucular, küreselle?menin geçmi?ine (19. yüzy?la) bakarak, o dönemde de önemli derecede para ve mal hareketinin olu?mu? oldu?unu söylemektedirler. Günümüzde hala bir çok ülkenin oldukça kat? bir biçimde uygulad?klar? ulusal s?n?r kontrollerine kar??l?k, 19. yüzy?lda insanlar?n pasaport bile kullanmad?klar?n? iddia ediyorlar. Ku?kucular, dünya ekonomisinde duvarlar?n kald?r?lmas? yönündeki günümüzde ya?anan geli?melerin, 100 y?l öncesine benzer bir duruma geri dönü?ten ba?ka bir ?ey olmad???n? iddia ediyorlar. K?sacas?, küreselle?menin yeni bir süreç oldu?unu kabul etmiyorlar. Herkesin bu terimle bu kadar ilgili olmas?n? zaman?n ideoloji haline gelmesine ba?l?yorlar. Onlar için küreselle?me, refah devletini yok edecek minimal devlet ve hükümeti amaçlayan çevrelerin s?k s?k kulland??? basit bir terimdir.

Bu grubun baz? üyeleri, küreselle?meyi, kapitalizmin sava?ç? olmayan yeni i?leyi? mant??? ya da jeo-ekonomik emperyalizm olarak de?erlendirirken (Gerbier, s.105-116); Chomsky gibi baz? ünlü dü?ünürler de, kar pe?inde ko?an mega-i?letmelerin, totaliter kurumlar?n tiranl??? olarak nitelemi?lerdir.

Bu gruba göre küreselle?me, beklenilmeyen bir ?ey de?ildir; sadece bu süreç a??r? küresellile?meciler taraf?nda abart?larak bir efsane haline getirilmi?tir. Dünya ekonomisi geçmi?te oldu?undan daha az bütünle?mi?tir. Bunun yan?nda ulusal hükümetler, uluslararas?la?man?n edilgen ma?durlar? de?ildirler.

Bunun yan?nda küreselle?me sürecinin kar??s?nda geli?en bölgeselle?me, küreselle?menin bir ara istasyonu de?il, tam aksine alternatifidir. Dünya küresel bir uygarl?k yerine, yeni anlay??lar çerçevesinde bölünmeye do?ru gitmektedir. Küreselle?me, bir bütünle?meyi de?il, farkl? kültürler, farkl? uygarl?klar ya da bölgeler aras?nda yeni çat??malar? beraberinde getirecektir. Yine bu grup, dünya ekonomisi içerisindeki e?itsizli?e dikkat çekiyor ve bunun dünyada neo-liberallerin dedi?i gibi, küresel bir uygarl???n do?u?undan ziyade, köktendincili?in ya da sald?rgan milliyetçili?in do?u?una yol açaca??n? savunuyorlar.

Uluslar aras? boyutta ticari giri?imcilik yeni bir olgu de?il, hatta kapitalizmin ortaya ç?k???ndan daha eskidir. Modern dönemden önce uzak co?rafyalar? birle?tiren önemli ticaret yollar?n?n var oldu?unu biliyoruz. Bunlar?n en önemlilerinden biri Hindistan ve Çin’i Avrupa’ya ba?layan ?pek Yolu’dur. Rönesans döneminin ba??nda ?talya’da ticaretin uluslar aras?la?mas?na katk?da bulunan önemli ticaret ve finans merkezleri bulunmaktayd?.

Modern kapitalist dönemde 17. ve 18. Yy. larda sömürge bölgelerin kaynaklar?n?, ?ngiltere ve Hollanda gibi merkez ülkelere aktaran ve sömürgeci devletler taraf?ndan bir tak?m ayr?cal?klar verilen ticaret ?irketleri mevcuttu (Waters, 1995:76; Hirst ve Thompson, 2000:45). 19.yy. ?n ikinci yar?s?ndan itibaren Avrupa’da ya?anan birikim bunal?m? 1910’lardan itibaren de montaj hatt?n?n devreye sokularak imalat sanayinde üretimin verimlile?mesi ve art???, Bat? dünyas?n?n d???nda kalan yerleri pazara dönü?türme aray??lar?n? ba?latt?. Bu ayn? zamanda dünya d?? ticaretinin art??? anlam?na geliyordu.

Ekonomik küreselle?menin kayna?? ticarettir. Ticaret co?rafi olarak uzak mesafelerdeki ürünleri ve mü?terileri birbirine ba?larken, ayn? zamanda farkl? kültürler ve kimlikler aras?nda kar??l?kl? ba??ml?l?k biçiminde bir ili?ki kurulmas?n? sa?lar. Ticaret yoluyla gerçekle?tirilen uluslar ötesi ili?kiler, küresel ölçekte hayat tarzlar?n?n ortakl??? için f?rsatlar olu?turarak devletler aras? ili?kiler zora sokar (Waters, 1995:66). Bugün ulus a??r? ticari ?irketlerin ellerinde çok önemli bir ekonomik güç bulunmaktad?r. Bu güç devletlerin siyasetlerini önemli ölçüde etkiler. Ama devletler, toprak bütünlü?ü ve ?iddet araçlar?n?n kontrolüne sahip oldu?u için, ulus a??r? ?irketler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, devletlerle rekabete giremeyecekleri alanlar bulunmaktad?r.

Sermaye ve Yat?r?mlar?n Küreselle?mesi

Ekonomik küreselle?menin en fazla ilerledi?i alan finans pazar?d?r. Son y?llarda para nakil ortamlar?nda ve maddi olmayan mallar?n üretiminde önemli geli?meler ya?anmas?yla birlikte (Waters, 1995:124), gümrükler para transferinde etkisiz hale gelmi? sermaye tam anlam?yla ulusal niteli?ini kaybederek yurtsuzla?m?? ve küresel bir nitelik kazanm??t?r. ?nternet sayesinde para transferi dünya ölçe?inde an?nda gerçekle?ebilmektedir. Elektronik para sayesinde tek bir dünya imgesi günlük gerçeklik haline gelmi?tir (Kobrin,1997:66). Elektronik yollarla para transferinin bir ülkeden di?er bir ülkeye an?nda gerçekle?tirilebilir olmas?; döviz, hisse senedi ve faiz gibi yat?r?m araçlar?n?n birinden di?erine an?nda dönü?ümlerin yap?labilmesi ulusal ekonomiler içinde çok k?sa bir süre içinde büyük dalgalanmalar?n olmas?na yol açmaktad?r (Scholte, 1997:439).

Küresel ?irketler ve Küresel Ekonomik Organizasyonlar

Ekonomik küreselle?menin aktörleri çok uluslu ?irketler veya ulus ötesi ?irketler olarak da adland?r?lan küresel ?irketler ile uluslar aras? organizasyonlard?r.

Ekonomik küreselle?me bir tak?m korku ve umutlar? beraberinde getirmi?tir. Bu korkular?n ve umutlar?n oda?? ulus a??r? ?irketler ve çok uluslu giri?imciliktir (Waters,1995:75). Ulus devletler, bir taraftan ulus a??r? ?irketlerin kendi ülkelerine yat?r?m yapmalar?n? ve kredi vermelerini sa?lamak amac?yla birbirleriyle yar?? içine girerlerken; di?er taraftan bu ?irketlerin ç?karlar?n? korumak ve dünya finans piyasas?n? düzenlemek amac?yla faaliyet gösteren Dünya Bankas? ve IMF, küresel sermayenin yat?r?mlar?na uygun hale getirmek ve borçlar?n geri ödenmesini kolayla?t?rmak için devletleri, “makro ekonomik istikrar” ve “yap?sal uyum” programlar?n? uygulamaya zorlamaktad?r. Bu süreç içinde, ulus devletlerin ço?u kendilerine özgü bir ekonomi politikas?n? yürütmede güçlük çekmekte; refah devleti uygulamalar?nda ve istihdam olu?turmada gerileme görülmekte ve ulusal kalk?nma anlay??? reel ekonomi-politik taraf?ndan d??lanmaktad?r. Bu geli?meler do?rultusunda, ekonomi ile siyaset tarihin hiçbir döneminde olmad??? kadar birbirinden ayr?lm?? kâra odaklanm?? olan ekonomik faaliyet, siyasetin alan?n? büyük ölçüde daraltm??t?r. 1980’lerden itibaren uygulanan “makro ekonomik istikrar” ve “yap?sal uyum” programlar? dünyan?n çe?itli bölgelerinde milyonlarca insan?n yoksulla?mas?na neden olmu?tur. Ekonomik küreselle?menin bir yüzünde f?rsatlar?n küreselle?mesi yer al?rken öteki yüzünde “yoksullu?un küreselle?mesi” bulunmaktad?r (Chossudovsky, 1999:199).

?leti?imin Küreselle?mesi

Bugün an?nda ileti?imin küresel ölçekte mümkün oldu?u bir dünyada ya??yoruz. ?leti?imin küreselli?ini Harvey (1999:270)’in “zaman mekan s?k??mas?” ve McLuhan (2001:44)’?n “küresel köy” kavramlar? çarp?c? biçimde ifade etmektedir. “Zaman mekan s?k??mas? “ telekomünikasyonun s?n?rlar?n? kald?rarak bir içe çökü? meydana getirdi?ini imgeler. Harvey bu kavram?, ileti?imin küreselle?mesinin yan? s?ra, ekonomik ve ekolojik kar??l?kl? ba??ml?l??? da içeren genel küreselle?meyi tan?mlamak için de kullan?r. McLuhan’?n “küresel köy” kavram? ise kültürel bir kayb? ifade eder. Elektronik ileti?im araçlar?n?n geli?iminin dünyay? görsel bir yönelimden i?itsel bir yönelime kayd?rd???, insanlar? kültür alan?nda tembelli?e itti?i ifade edilerek, okur-yazarl???n gerileyece?i, ilkelli?e do?ru bir dönü?ün ya?anaca?? endi?esi i?lenir. ?leti?im alan?n?n elektronikle?mesinin tüm dünyada bir e? zamanl?l??? meydana getirmesi, dünyan?n bir köy toplulu?una dönü?tü?ü dü?üncesini do?urmakta ve bu durum, kültürel aç?dan hakl? olarak bir kay?p gibi de?erlendirilmektedir.

Medyan?n küreselle?mesi insanlar?n üzerinde küreselle?tirici duygular do?urur. Bu etki ilk olarak kitlelere yönelik gazetelerin yay?nlanmaya ba?lamas?yla ortaya ç?km??t?r (Giddens, 1997:77). ?leti?im araçlar?ndan yararlanabilen herkes, kendi ya?am alan?n?n s?n?rlar?n?n çok ötesindeki olaylardan, sava?lardan, sevinçlerden, dramlardan ve de?i?imlerden haberdar olur. Uzaklar?n ileti?im araçlar?yla yak?n?m?za gelmesi olgusu yüz yüze konu?ma, görü?me gibi geleneksel bilgilenme kanallar?nda bir gerilemeyi; dolay?s?yla “yak?n olan?n uzakla?mas?” olgusunu ortaya ç?kar?r. Hayat?m?za anlam atfeden odaklar ve referans çevremiz geni?leyerek tüm dünyaya yay?l?r.

?nternet topluluklar? gibi yeni toplumsall?k formlar?n? ortaya ç?kararak, birbiriyle hiç kar??la?mam??, co?rafi olarak uzak mesafelerdeki bireyler aras?nda dü?ünsel ve duygusal “yak?n” ili?kilere ortam haz?rlayarak bireyi modernli?in soyutlanm??l???ndan kurtar?p tekrar özne durumuna getirir.

Elektronik ve telsiz sistemleriyle yap?lan ileti?im, kültürel s?n?rlar?n bölgesel özelli?ini ortadan kald?rm?? (Abu-Lughot, 1998:172) imge ak??? s?n?rlardan duraksamadan geçmektedir. Bu ak???n yönü büyük ölçüde merkezden çevreye do?ru oldu?u için emperyalizmin çöktü?ü 1960’l? y?llarda “yeni emperyalizm”den veya “kültür emperyalizminden” söz edilmeye ba?lanm??t?r. Uluslar aras? dola??m halindeki kültürel ürünlerin %60’? Amerikan kökenlidir. Bu nedenle de kültür emperyalizmi Amerikan kültürünün hegemonik yay?lmas?n? (Touraine, 2000:14) ve ?ngilizce’nin bir dünya dili haline gelmesini ifade eder. Kitle ileti?im araçlar? kanal?yla yeni uluslar kültürel emperyalizmin a?lar?n?n içine yerle?tirilerek iç s?n?rlar geçirgen hale getirilmekte ve kolektif aktörler ve bireyler aras?nda uluslar üstü birlikteliklerin kurulmas? sa?lanmakta, böylece ulusal egemenli?in imkânlar? zorlanmaktad?r (Waters, 1995:149).

?leti?imin küreselle?mesinin hem yerinden ç?karma ve kültür emperyalizmi gibi olumsuz boyutu hem de hem de yeniden yerle?tirme ve yeni topluluklar ortaya ç?karma gibi olumlu bir boyutu vard?r. Bu nedenle sonuçlar?, ne tümden reddedilebilir ne de sorgusuz olarak kabul edilebilir niteliktedir.

Küreselle?me ve Medya

1980’lere kadar hem devletin hem de özel sektörün sahip oldu?u radyo ve televizyon yay?nc?l???na egemen olan ilke “kamu yarar?” ilkesi olmu?tur. Yay?nc?l?ktan “ulusun kamusal ve siyasi hayat?na katk?da bulunmas? ve demokrasinin bütünleyicisi olmas? “ beklenilmekteydi. Bu anlay??la hizmet veren yay?n kurulu?lar? ve birbirinden kopuk olan vatanda?lara ulusal birlik duygusunun kazand?r?lmas?nda ulusal belle?in yarat?lmas?nda ve aktar?lmas?nda; günlük hayatlar?nda soyutlanm?? bir biçimde ya?ayan insanlarda ortak bir ya?am tarz?n?n ve kültürün yarat?lmas?nda önemli roller üstlenmi?lerdir. 1980’lerden itibaren yay?nc?l?k alan?nda “kamu yarar?” ilkesi yerini “karl?l?k” ilkesine b?rakm??t?r. Serbest piyasa anlay???n?n geli?mesi ve buna paralel olarak kamu hizmetlerinin özelle?tirilmesi; uydu teknolojisindeki geli?melerin s?n?r ötesi yay?nc?l??? do?urmas?; teknolojinin yerel yay?nc?l??? mümkün k?lacak ölçüde ucuzlamas?, yerel ve kültürel farkl?l?k haklar?n?n gündeme gelmesi ve somut kazan?mlar?n sa?lanmas?, yay?nc?l?k ilkesinin de?i?iminde ekonomik, hukuki ve teknolojik alanlarda ilk akla gelebilecek etkenlerdir. Art?k yay?nc?l?k alan?nda ulusal kültür ve kimlik endi?esine medya piyasas?n?n karl?l???n? ve geli?imini engelleyecek faktör olarak bak?lmaktad?r. Medya ?irketlerinin kar oran? ula?m?? oldu?u izler kitle ile do?rudan orant?l? oldu?u için, yay?nlar?n hem co?rafi olarak geni?lemesi hem de yo?unla?mas? hedeflenmektedir. Bu nedenle ulusal topluluklar?n eski s?n?rlar? ve engellerin y?k?lmas? art?k zorunludur ve bu s?n?rlar, ticari stratejinin yeniden örgütlenmesinin önündeki keyfi irrasyonel engeller olarak görülmektedir (Morley ve Robins, 1997:30).

Medyan?n bu ?ekilde ulusal s?n?rlar? a?arak küreselle?mesi k?sa bir süre içinde ?u sonuçlar? do?urmu?tur:

  • Tüketim ve kitle kültürünün yay?lmas?,
  • Kültür emperyalizmi endi?esi,
  • Ya?am tarzlar?n?n küreselle?mesi,
  • Ulusal kültür ve kimli?in zay?flamas?,
  • Avrupa kimli?i gibi ulus üstü bölgesel kimlikler,
  • Küresel kültür çat??malar?.

Küresel kitle kültürü, kültürel üretimin modern araçlar?n?n ve dil s?n?rlar?n? kolayca geçebilen görüntünün egemenli?indedir. Popüler hayat?n, e?lencenin yeniden in?as?na do?rudan kat?lan görsel ve grafik sanatlar?n her türlü müdahalesinin egemenli?indedir. Küresel kitle kültürünün ba?l?ca örne?i uydu televizyonu olu?turmaktad?r.

Uydu yay?nc?l???n?n ba?lamas?yla birlikte yay?nc?l?kta kamu hizmeti anlay??? nosyonu bir anda tarihe ayk?r? hale gelerek yerini karl?l?k anlay???na b?rakm??t?r.Uydu televizyonculu?u dil engelini a?mak için görsel temsili ön plana ç?kar?r. Küresel kitle kültürünün en belirgin özellikleri Bat? merkezli olu?u ve dilinin ?ngilizce olu?u ile kendine özgü türde?le?tirme biçimine sahip olmas?d?r.

Kültür emperyalizmi söylemlerini hakl?la?t?ran en önemli geli?me ise küresel ileti?imin geli?mesi ile yerel kültür sanayinin üretiminde önemli düzeyde görülen gerilemelerdir. Egemen ülkelerde üretilen filmlerin, programlar?n kalitesi ile örne?in bir 3.dünya ülkesinde üretilenlerin aras?ndaki büyük orans?zl?k birçok ülkede sektörü üretim yapamayacak duruma getirmi?tir.

Global medya yenidünya düzeninin serbest piyasadaki finans gücünün yan? s?ra en önemli arac?d?r. Küreselle?menin en ate?li avukat? olan global medyan?n as?l amac? her türlü yerel, bölgesel, ulusal de?er yarg?lar?na kar?? ç?karak serbest piyasa ve sermayenin egemenli?ini öngören yeni dünya düzeni ideolojisinin bir propoganda arac? olmakt?r (Girgin, 2002:36).

“Küreselle?me ?üphesiz dünya çap?nda ekonomik alanda geli?memi? ülkelerin aleyhine büyümeyi h?zland?rmakta medya sektörü de toplumun di?er kurumlar? ile küresel kültürün yarat?lmas?nda geli?mi? Bat? dünyas?na hizmet etmektedir. Bat? merkezli küresel kitle kültürünün yönlendirici güç kaynaklar? da bat?n?n ilerlemi? teknolojisi, tekelci sermaye, bat?l? toplumlar?n ya?am tarz? ve görselli?i olmaktad?r“ (At?lgan, 244).

KAYNAKÇA

ABU-LUGHOD J, Küreselle?me Üzerine Tart??malarda Gevezeli?in Ötesine Geçmek, Çev: H.Yolsal, Bilim ve Sanat, Ankara-1998.

ATILGAN S, Küreselle?me ve Günümüzde Medya Sektörü, Marmara ?leti?im Dergisi.

BAUMAN Z, Küreselle?me: Toplumsal Sonuçlar?, Çev:A.Y?lmaz, Ayr?nt? Yay?nlar?, ?stanbul-1999.

CHOSSUDOVSKY M, Yoksullu?un Küreselle?mesi, Çev:N.Domaniç, ?stanbul-1999.

GERBIER B, Kapitalizmin Bugünkü A?amas? Olarak Jeo-Ekonomik Emperyalizm, Piyasa Efsanesinin Çökü?ü, Der: F.Ba?kaya, Ütopya Yay?nlar?, Ankara-1999.

GIDDENS A, Modernli?in Sonuçlar?, Çev: E.Ku?dil, Ayr?nt? Yay?nlar?, ?stanbul-1997.

GIDDENS A, Modernity and Self-Identity, Cambridge, Polity Pres.

GIDDENS A, Tarihsel Materyalizmin Ça?da? Ele?tirisi, Çev:Ü.Tatl?can, Paradigma Y, ?stanbul-2000.

G?RG?N A, Uluslararas? ?leti?im, Der Y, ?stanbul-2002.

HARVEY D, Postmodernli?in Durumu, Çev:S.Savran, Metis Y, 2.Bask?, ?stanbul-1999.

HELD D, McGREW A, Global Transformations: Politics, Economics and Cultures, Polity Press. Chamridge-1999.

HIRST P, THOMPSON G, Küreselle?me Sorgulan?yor, Çev:Ç.Erdem, Dost Y, ANKARA-2000.

HOBSBAWM E.J, Milletler ve Milliyetçilik, Çev:O.Ak?nhay, Ayr?nt? Y, ?stanbul-1995.

KADIO?LU Z, Küresel Medya Sermayesinin Hareketlili?i ve Türk Medyas?na Etkileri, Marmara Ünv, Doktora Tezi, ?stanbul-2001.

KOBRIN S.J, Electronic Cash and the End of National Markets, Foreign Policy, No:107.

MCLUHAN M, Gutenberg Galaksisi, Çev:G.Güven, Yap? Kredi Yay?nlar?, ?stanbul-2001.

MORLEY D, ROBINS K, Kimlik Mekânlar?, Çev:E.Zeybeko?lu, Ayr?nt? Y, ?stanbul-1997.

ROBERTSON R, Küreselle?me; Toplum Kuram? ve Küresel Kültür, Çev:H.Yolsal, Bilim ve Sanat, Ankara-1999.

ROBERTSON R, Mapping the Global Condition, Global Culture, Ed. BY.M, Featherstone, London-1990.

SCHOLTE J, Global Capitalism and the State, International Affairs, vol.73, No 3.

SPYBEY T, Globalization and World Society, Cambridge-1996.

TOPUZ H, ALEMDAR K, Bas?nda Tekelle?meler, ?LAD Y, ?stanbul-1999.

TOURAINE A, Birlikte Ya?ayabilecek miyiz?, Çev: O. Kunal, Yap? Kredi Y, ?stanbul-2000.

WALLERSTEIN I, Halkl?l???n ?n?as?; Irkç?l?k, Milliyetçilik ve Etniklik, Çev: N.Ökten, Metis Y, ?stanbul-1993.

WATERS M, Globalization, London-1

Dr. Tuba Karahisar                                                                                    

?stanbul Geli?im Üniversitesi

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri