forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character
Yazdır
PDF

Aktif .

ET?KETLER:Necla Mora

neclamoraPROF. DR. NECLA MORA 

?nsanl?k tarihi, erkek egemenli?inin in?a edilmesine tan?kl?k etmi?tir. Mülkiyette, dinde, ahlakta, yönetimde erkek iktidar?, Ataerkil yap?lanman?n kendini yeniden üreterek topluma onaylatmas?ndan me?ruiyetini alan bir anlay??t?r.

Dolay?s?yla Ataerkil yap?, iktidar?n ç?karlar?na göre olu?turulmu? ya?am kayna??n? sosyal normlar?n uygulay?c?s? olan kamuoyundan alan erkek egemen bir yap?lanmad?r.

?ktidar?n erkek üzerinden yürüttü?ü hegemonyan?n medya metinlerinde in?a edilmesi ve yeniden üretilmesinin incelenmesini konu olarak ele alan bu çal??man?n amac?,  medya metinleri üzerinden in?a edilen ve yeniden üretilen güç/iktidar ili?kilerinde ataerkil söylemin rolünü ortaya koymakt?r. 

Türkiye toplumunda a??rl?kl? olarak geleneksel ya?am tarz?n?n egemen oldu?u k?rsal kesimde bask?n olarak görülen ataerkil anlay?? ve sosyal uygulamalar, iç ve d?? göçlerle büyük kentlere ve geli?mi? Avrupa ülkelerine ta??nmaktad?r. 

Çal??man?n yöntemi, erkek egemenli?inin temsil edildi?i, ataerkil yap?lanmadaki ataerkillik (Patriarchy) ve iktidar kavramlar? aç?klanarak, hegemonya kuram?na göre, ileti?imsel eylem olarak iktidar ili?kisinin nas?l kuruldu?u ve yeniden üretildi?i tart???lacak ve ‘40 Metrekare Almanya’ filminin hegemonya kuram?na göre toplumbilimsel çözümlemesi yap?lacakt?r.

 

Anahtar Kavramlar: Ataerkil Yap?, Sosyal/Hukuksal Normlar, Erkek Egemen Bak?? Aç?s?, Toplumsal Cinsiyet.

1. Giri?

Ataerkil toplumlarda bireyin erkek olarak tan?mlanmas? ve bunun iktidarda yans?mas?na ba?l? olarak toplumsal cinsiyet, siyaset, e?itim, kurumsal i?leyi?ler, sosyal ya?am, aile ya?am? benzeri birçok alanda, e?itsizlikten ataerkil ?iddete varan geni? bir etkiye neden oldu?u görülmektedir. Özellikle ekonomik özgürlü?ü olmayan ve e?itim düzeyi dü?ük veya hiç e?itim almam?? kad?nlar?n yo?un olarak bulundu?u bölgelerde erkek egemen anlay?? daha bask?n olarak ortaya ç?kmaktad?r (Mora, 2005, s. 3). Ayr?ca bu durum iç ve d?? göç yoluyla büyük kentlere veya geli?mi? Avrupa ülkelerine ta??nmaktad?r. Erkek egemen bak?? aç?s? (ataerkil), tek tanr?l? dinlerin ortaya ç?kard??? kültürel altyap? ve sosyal normlarla bunlara ba?l? olarak olu?an kurumlar ve hukuksal normlar, kad?n? önce babaya daha sonra  kocaya ve amire tabi k?lan bir olgu olarak ataerkil toplumlar?n temelini olu?turmu?tur. 

E?itimi ve ekonomik al?m gücü olmayan kad?n?n birey olarak toplumda de?eri ve önemi yoktur.  Ancak e?itimli ve ekonomik al?m gücü  olan kad?nlar bile yasalar kar??s?nda erkeklerle e?it haklar elde etmek için mücadele etmek zorundad?r. Binlerce y?ld?r içselle?tirilen ve sürekli yeniden üretilen ataerkil toplumsal yap?, kad?nlar?n, kad?n haklar? ve yasalar kar??s?nda erkeklerle e?it haklara sahip olma mücadelesi, yasalar?n ç?kar?lmas? konusunda olumlu sonuçlar vermesine ra?men, sosyal yap?n?n de?i?mesi çok yava? oldu?undan istenen olumlu sonuçlar al?namamakta ve bu yolda birçok kad?n yine ataerkil anlay???n kurban? olmaktad?r. Ayr?ca geleneksel anlay???n in?a edildi?i ve yeniden üretildi?i medya metinlerindeki ataerkil söylemlerin varl???, bu çabalar?n etkisini yok etmekte ya da azaltmaktad?r. Böylece medya, bu konuda toplumsal de?i?im ve dönü?üme sekte vurmakta ve günlük ya?amda ataerkil anlay???n devam etmesine ve ataerkil eylemlere me?ru bir zemin haz?rlamaktad?r. 

Toplumsal ya?amda erkek egemenli?ini kuran bir olgu olan ataerkillik (patriarchy) kavram?, erkeklerin veya erkek zihniyetinin her türlü sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel karar ve ili?kilerde belirleyici oldu?u örgütlenme biçimidir (Demir&Acar, 1997, s. 31). Bu kavram, genel anlamda, devlet,  aile, miras hukuku ve sosyal düzenin erkek üzerinden yürüdü?ü anlay???na dayal? toplum modelidir. Erkek egemenli?i yeni kad?n hareketleri ve feminist çal??malara kadar aral?ks?z binlerce y?ld?r devam etmektedir. Bu egemenlik, ekonomik, yasal ve kültürel alanda erkeklerin üstünlü?ü anlay???na dayan?r. Ataerkil düzende, aile ve devletin yönetiminin yan?nda, ailenin ve devletin korunmas? ve kollanmas?  görevleri erke?e verilmi?tir. Ataerkillik, 19 yüzy?lda, kar? koca ve çocuklar?n bulundu?u aile i?letmelerinin ortaya ç?kmas?yla birlikte, i?çi- patron ili?kisini içine alarak geni?leyen bir kavramd?r. Ataerkillik yerine bazen Babaerkil veya Paternalizm kavramlar? kullan?lm??t?r (http://universal_lexikon.deacademic.com/43360/ Patriarchat). 

Paternalist bir toplumda erkek egemenli?i sürer. Bu egemenlik erkeklerin koruyucu, babal?k rollerine dayan?r. Bu rol daha çok simgeseldir. Paternalist bir toplumda baba çocu?una mülk ya da toplumsal bir konum vaadinde bulunamaz, sadece koruyucu ve kollay?c? bir rol üstlenir (Sennett, 2011, 63-64). Stalin’in, ‘Ben sizin baban?z?m’ ünlü sözü, baba anlay???n?n devlet iktidar?n? kapsayan tipik bir göstergesidir. Bu sözler, halk üzerinde paternalist anlay??la (sahte sevgi gösterisi ile) tahakküm kurma arzusunu ortaya koyar (Sennett, 2011, s. 99). 

Hegemonya, egemen s?n?f?n ç?karlar? do?rultusunda siyasal, ekonomik, kültürel anlamda toplumsal r?za üretmektir (Williams, 2006, s. 175). Hegemonyan?n sa?lanmas?nda, r?zan?n üretilerek, ortak kanaatin olu?mas? çok önemlidir. ?ktidar (power), toplumu yönetme ve yönlendirebilme gücü ve bu güç ve yetkiyi elinde bulunduran organ veya hükümettir (Demir&Acar, 1997, s. 113). ?ktidar, toplumsal yap?da, toplumsal pratiklerin ya?ama geçirilmesinde etkisini in?a etmek ve sürdürmek için toplumsal cinsiyet ili?kilerinde erkeklere kendi s?n?rlar?n? üreten belirli yollarla güç sa?lar. Kad?nlar?n erkeklere ba??ml? oldu?unu varsayan ve bunu güçlendiren bir toplumsal politikan?n yan?nda, kültür arac?l???yla bu düzen dayat?l?r. ?ktidar?n me?ru göstergesi olan otorite, toplumsal cinsiyeti bar?nd?ran iktidar yap?s?nda, erkeklikle ili?kilendirilen ana eksen olarak tan?mlanabilir (Connell, 1998, ss.152-153). ?ktidar, bireylerin r?zalar?n? dikkate almaks?z?n onlar? etkileyebilme, yönlendirebilme veya denetleyebilme gücü ve yetene?ine sahip ki?i olarak ele al?nd???nda, Sennett’e göre, iktidar? yorumlama süreci olarak otoriteden söz edilebilir. Burada, iki farkl? görü? ortaya at?l?r. Birincisi, ‘öznenin ne görece?ini,  ne hissedece?ini belirleyen iktidar ko?ullar?d?r’ görü?ünü savunur. Max Weber, bu görü?ün temsilcilerinden biridir. Di?er görü?e göre ise, egemen s?n?flar?n sahip olduklar? iktidar?n otomatik olarak otorite imgelerine dönü?tü?üdür.  Onlara göre, güçlü ki?i imgesi, ba?kalar?n? yarg?layabilen ki?i imgesi, disiplin ve korku ilkeleri olu?turur. Bu okulun temsilcilerinden olan Jules Guesde ve arkada?lar?na göre, egemen s?n?flar?n dü?ünceleri ça??n egemen dü?ünceleridir. ?nsanlar iktidar hakk?nda dü?ünmezler, iktidardakilerin onlara telkin etti?i ?eyi dü?ünürler (Sennett, 2011, s.28). Bu konuda A. Gramsci, kapitalist bir toplumdaki iktidar ko?ullar?n?n çeli?kili oldu?unu ve bu çeli?kinin insanlar? dü?ünmeye sevk etti?ini belirtir ve bu görü?e kar?? ç?kar. Weber ise, insanlar?n iktidar hakk?nda farkl? aç?lardan dü?ünce ürettiklerini, fakat sadece baz? dü?üncelerin iktidardakilerin otorite olarak alg?lanmalar?na yol açt???n? söyleyerek bu görü?e kat?lmaz. Weber yap?tlar?nda, otorite alg?s?n? üç kategoriye ay?r?r. Birinci kategoriye giren, çok eski ve kurumsalla?m?? inanca dayal? geleneksel otoritedir. ?kincisi, kurallar?n yasall???na ve yönetenlerin emir verme hakk?na dayal? olan yasal –rasyonel otoritedir. Üçüncü otorite ise, bireyin kutsall???na veya kahramanca gücüne dayal? karizmatik otoritedir ( Weber’den aktaran Sennett, 2011, s. 29). Sennett, Weber’in insanlar?n yetkilerinin me?ru oldu?una inanmad??? ki?ilere itaat etmediklerini ileri sürmesi nedeniyle Weber’in yakla??m?n?n en belirgin özelli?inin otoriteyi me?rulukla özde?le?tirmesi oldu?unu söyler (Sennett, 2011, s. 30). 

Gramsci’e göre, egemen az?nl?k, iktidar?n? kurmas?nda ve yeniden üretmesinde, hem kültürel, hem ideolojik, hem de güç ayg?tlar?n? elinde bulundurarak, kendi ç?kar? do?rultusunda de?erlerini topluma benimseterek r?za üretir ( Barrett, 1996, ss. 61-67).    Hegemonyan?n in?as?nda ayd?nlar?n rolü ve önemine dikkat çeken Gramsci,  ayd?nlar?, organik ve geleneksel ayd?nlar olarak ikiye ay?rarak,  organik ayd?nlar?, toplumsal ya?ama aktif olarak kat?lan, kurucu, yarat?c?, ilham verici ve ikna edici, birle?tirici ve örgütleyici siyasal varl?klar olarak tan?mlar (Çam, 2008, s. 241). Organik ayd?nlar, dil arac?l???yla egemen söylemi in?a ederek, topluma egemen s?n?f?n görü? ve de?erlerini benimsetirler. Dolay?s?yla medya metinlerinde, bu de?er ve görü?ler i?lenerek in?a edilir ve yeniden üretilir. 

Hegemonya kavram?n? ideoloji ile ili?kili olarak aç?mlayan Althusser, ‘?deoloji Ve Devletin ?deolojik Ayg?tlar?’ adl? çal??mas?nda, bireyin devlet ve ayg?t? içindeki varl???n?n, ancak devlet iktidar?n?n bir i?levi olarak anlam kazand???n? belirtir. Ona göre, tüm siyasal s?n?f mücadeleleri devlet çevresinde döner (Althusser, 1994, s. 30). Devletin ideolojik ayg?tlar? olan, din, aile, okul, hukuk, siyasal sendikalar, kitle ileti?im araçlar? ve kültür, egemen yap?n?n kendisini in?a etmesine ve yeniden üretmesine katk?da bulunurlar. Devletin ideolojik ayg?tlar?, ideolojiyi kullanarak i?ler. Ancak devletin bask? ayg?tlar? zor kullan?r. Althusser’e göre, hiçbir s?n?f, devletin ideolojik ve bask? ayg?tlar? içinde ve üstünde hegemonyas?n? uygulamadan devlet iktidar?n? sürekli olarak elinde tutamaz  (Althusser, 1994, ss. 34-36). Dolay?s?yla Gramsci'nin hegemonya kuram?n? Althusser, ‘?deoloji Ve Devletin ?deolojik Ayg?tlar?’ adl? çal??mas?nda, hegemonyan?n nas?l in?a edildi?ini ve yeniden üretildi?ini sosyal ve hukuksal kurumlar üzerinden aç?mlayarak netle?tirir. 

S?n?fl? toplumlarda insanlar, kendilerini birey olarak tan?mlasalar da, bu onlara toplumsalla?ma süreci içinde yukar?da sözünü etti?imiz sosyal ve hukuksal kurumlar arac?l???yla sonradan kazand?r?lan bir özelliktir. ?nsanlar?n toplumsal pratikleri devletin ideolojik ayg?tlar? taraf?ndan in?a edilir ve yeniden üretilir. Dolay?s?yla sömürü ili?kilerini gizleyen ataerkil ideoloji,  dinsel ö?reti ve pratiklerle, sosyal ve aile içi ili?kilerle, yasalarla, ders kitaplar?yla, kurumsal ve ekonomik  i?leyi?le ve bunlar?n yer ald??? medya metinleriyle, egemen s?n?f?n görü? ve de?erleri in?a edilerek ve yeniden üretilerek sürdürülür ve statükonun devam? sa?lan?r.

  2. Ataerkil toplumsal yap?lanman?n tarihsel süreci 

Tarihin eski dönemlerinden beri erkekler kad?nlara hükmetmi?tir. Erkeklerin kad?nlara üstünlü?ü önceleri fiziksel yönden güçlü olmalar?na dayand?r?l?rken daha sonralar? toplumlar ortaya ç?kt?kça, kad?nlar üzerindeki egemenlik sosyal gelenekler, yasalar, dinler arac?l???yla me?ru hale getirilmi?tir (Marshall, 1997, s. 9). Sosyal, siyasal, yasal ve kültürel anlamda kurulan erkek egemen sistem, günümüzde kendini yeniden üretmekte ve varl???n? sürdürmektedir.

Erkek egemen sistem, Berktay’a göre, Mezopotamya’ da ?.Ö 3500-3000 y?llar? aras?nda ilk kentsel devletlerin yap?lanmas?yla ve yaz?n?n bulunmas?yla birlikte, kentler aras? mücadele ve askeri rekabetin artmas?yla ortaya ç?km??t?r. Askerlik, erkek egemenli?ini güçlendirmi?tir. Ayr?ca bu dönemde, askerlerin yan?nda, yaz?n?n verdi?i güçle kay?tlar? kendi tekelinde tutan tap?nak rahiplerinin mülk sahibi olmalar?, s?n?fl? toplumun ortaya ç?kmas?n? sa?lam??t?r. Mülkiyetin miras yoluyla babadan o?ula geçmesini güvence alt?na alan ve kad?nlar?n cinselli?inin kontrolünü   erkeklere veren ataerkil aile yap?s? kurumsalla?arak yasalara girmi?tir. Berktay, bu ba?lamda kad?nlar?n cinselli?inin önce baban?n sonra da kocan?n mal? olarak devlet güvencesine al?nd???n? belirtir. Kad?nlar?n cinsel safl???n?n bir mal gibi pazarlanarak ekonomik de?ere dönü?mesiyle, fahi?elik ortaya ç?km??t?r. Cinselli?i ve do?urganl??? kocaya ait olan sayg?n kad?n ve herkese ait fahi?e kad?n ayr?m? böylece kurulmu? olur (1996, ss. 80-81).  Ayn? görü?ü payla?an Caner, ‘Kutsal Fahi?eden Bakire Meryem’e Toprak ve Kad?n’ adl? kitab?nda, ataerkil yap?n?n, miras sorunu ve mülkiyet alg?s?ndan kaynakland???n? belirtir. Bu sisteme göre, ev içinde ve toplumda erkek egemenli?inin sa?lanmas?yla, miras?n erkek soyunun çizgisini izleyerek devam etmesinin kad?n bedeninin ve cinselli?inin denetim alt?na al?nmas?yla mümkün olaca?? dü?üncesi hakimdir (Caner, 2004, ss. 41-42).

  Connell ise, ataerkil yakla??m?n nereden geldi?i ve nas?l ortaya ç?kt???na bak?ld???nda, bu konudaki bilimsel teorilerin Bat? kaynakl? oldu?unu ve Avrupa’da biyolojik ve toplumsal cinsiyetin Ortaça? ve reformasyon ayd?nlar?n?n yaz?lar?nda, kad?nlar, erkekler ve tanr? aras?ndaki ahlaki ili?kiler hakk?nda oldu?unu söyler (Connell, 1998, 48). Dolay?s?yla ekonomik arka plan? olan ataerkil yap?n?n ba?lang?çta, sosyal anlamda in?a edilmesini ve yeniden üretilmesini ahlak ve din söylemleri ile sa?lad??? söylenebilir. 

‘Tohum ve Toprak’ adl? çal??mas?nda, Carol Delaney, k?z?n?n, “bebekler nereden gelir?” sorusuna, “baba, annenin içine bir tohum eker” diye yan?t verdikten sonra bir bilim insan? olarak kendisinin bile fark?nda olmadan erkekleri nas?l yücelterek yarat?c? (tanr?sal), kad?nlar? ikincil, arac? (dünyasal) konuma indirdi?inin fark?na vard???n? belirtir. Ona göre,  bu halk inan???, her ku?ak taraf?ndan yeniden okunan ve üretilen birçok metinde, ?iirlerde, ?ark?larda ve dinsel dilde içselle?erek, gündelik ya?am? biçimlendiren, davran??lara, de?erlere, yasalara ve kurumlara i?lemi?tir (Delaney, 2001, ss. 23-24). Delaney, yarat?c?l???n, i?levsel olarak baba ve tanr? baba kavramlar?nda ayn? anlamda kullan?ld???n?, aradaki tek fark?n insani ve dünyasal olanla, göksel olan aras?ndaki fark oldu?unu söyler. Ona göre,  dölleme kuram? ve tanr? anlay???, ayn? sistemin iki boyutur (2001, s. 27). Bu konuda Daleney’in görü?ünü destekleyen Beauvoir, insanl???n ba??ndan beri erkeklerin kendilerini biyolojik ayr?cal?klar? nedeniyle üstün olarak görmelerini sa?lad???n? belirtir (Beauvoir’den aktaran Akal, 1998, s. 266). 

Dolay?s?yla toplumsal kültür, din, siyaset, yasalar ve bunlar?n medya metinleriyle in?a süreci ve yeniden üretimiyle, ataerkillik (patriarchy), erkekleri tohumlar? ile yarat?c?, kad?nlar? t?pk? toprak gibi edilgen ve arac? konumuna indirgemektedir. Soyun erkek üzerinden devam etti?ini kabul eden bu anlay??a göre, yaratmak ve yaratt???n? korumak ve kollamak görevlerini içerir. Böylece tanr?ya atfedilen görevlerin aile içinde temsilcisi, çocu?un olu?mas?nda biyolojik arac?l?k yapan babad?r. 

Mead’in kad?n ve erkek aras?ndaki sosyal fark?n, biyoloji/kültür ayr?m? üzerinden mi yoksa sosyal düzlemde yarat?lm?? kurgusal bir fark m? oldu?u üzerinde yapt??? ara?t?rma sonucunda,  gözlemlenen toplumlarda bu fark?n ö?renilen ve ö?retilen bir fark oldu?u ortaya ç?km??t?r ( Mead’den aktaran Akal, 1998, s. 267).  Akal, e?itimin kad?n? nesnele?tirerek kendi bedenine yabanc?la?t?rmas?n?n,  ancak sosyal düzlemde anla??labilir oldu?unu, bu durumun insanl???n sürü a?amas?ndan toplum a?amas?na geçerken kad?n ve erke?in birlikte sosyal olduklar? anda ortaya ç?kt???n? belirtir (Akal, 1998, s. 267).

Ataerkil devlet yap?s?n?n tarihsel arka plan?nda, ilk devletlerin erkekliklerin farkl?la?t?r?lmas?n?n arac? ve erkeklikler aras?nda mücadele alan? olarak siyasi otoritenin, erkeklerin ya da erkek grubunun elinde yo?unla?mas? biçimindedir. Bu nedenle devletlerin kurulmas? ve ordular?n icad?, ataerkil devlet yap?lanmas?n?n temelini olu?turdu?u söylenebilir. Ancak emperyalist dünya düzeninin kurulmas?, ticaret, fetih, kolonyalist hareketler, toplumsal cinsiyet anlam?nda farkl? bak?? aç?lar?n? ortaya ç?karm??t?r  (Connell, 1998, ss. 206-207 ve s.  212). Mead’e göre, insan denen hayvan?n geçmi?inde kurdu?u toplumlar ço?unlukla erkekler taraf?ndan yönetilmi?tir (Mead’den aktaran Marshall, 1997, s. 11). Birçok eski kültürde kad?n kocas?na tabi ve köle konumundad?r. Örne?in eski Hawaii kültüründe erkek rahiplerin kurdu?u tabu sistemine göre, erkek kutsal ve tanr?sal, kad?n  kirli ve dünyevi olarak kabul ediliyordu . Benzer biçimde devrimden önce Rusya’da erkekler kad?n? a?a?? ve kirli görürdü.  K?z?n evlili?ine baba karar verir ve  baba damada ‘durak’ denilin bir k?rbaç hediye ederdi. Böylece kendi yetki ve otoritesini damad?na devrederdi (Marshall, 1997, s. 13).  Eski Yunanl? Aristo, kad?n?, erke?in dölünü ta??yan bir ta??y?c? olarak tan?ml?yordu (Marshall, 1997, ss. 15-16). Birçok kültürün halk masal?nda kad?n?n tehlikeli oldu?u konusu i?lenmi?tir. H?r?stiyan erkekleri, Cennet Bahçesi’ndeki sonsuz mutlulu?u yitirmelerine Havva’n?n neden oldu?una inan?yorlard?. Alman ressam Hans Baldung, bu konuyla ilgili yapt??? resimde  Adem, Havva ve y?lan ili?kisini ele alm??t?r (Marshall, 1997, s.  21, s. 24). Marshall’a göre kad?n erke?i cinselli?i arac?l??? ile kendine çekmekte ve onun gücünü cinsel eylemle tüketmektedir (Marshall, 1997, s. 29). Erkek kad?na kar??, sevgi/nefret ve gerensinme/korkma duygular? aras?nda çeli?ki içindedir. Erke?in kad?na duydu?u korku baz? kültürlerde ölümün kad?n olarak tasvir edilmesine neden olmu?tur. Örne?in Slavlar, ölümü beyazlar giymi? bir kad?n olarak tasvir ederler (Marshall, 1997, s. 34). Dolay?s?yla erkekler, kültürel gelenekler, dinsel doktrinler ve sosyal kurallar olu?turarak kad?n? güçsüzle?tirmeye ve böylece babaca koruyuculuk bahanesiyle onlar? edilgen ve güçsüz b?rakarak kendi korkular?ndan kurtulmaya çal???rlar (Marshall, 1997, 36).

Toplumsalla?ma süreci içinde ö?renilen cinsiyet rollerine göre, baba eve ekmek getirir, anne yuvan?n bak?m? ile ilgilenir. Cinsiyet ve evlilik statüsü ile evlendikten sonra ailenin reisi koca kabul edildi?inden kad?n, tamamen kocan?n denetimine girmi? olur (Connell, 1998, s. 28, s. 33). Connell, toplumsal cinsiyetin üretim ili?kilerinin bir parças? olarak kapitalizmle ataerkilli?in ba?lant?s?na dikkat çeker.  Toplumsal cinsiyet ili?kilerinin s?n?f ili?kilerine paralel, ikisinin kar??l?kl? etkile?im içinde ve toplumsal cinsiyet ili?kileri temelinde kuruldu?unu, ancak kapitalizmle ataerkil ili?kinin ba?lant?s?n?n net olmad???n? ve ataerkilli?i neyin sistematik hale getirdi?inin sorgulanmas? gerekti?ini belirtir (Connell, 1998, ss. 75-76). Bu amaçla cinsiyet rollerinin nas?l ö?renildi?ine bak?ld???nda, rol ö?reniminin, toplumsal konum, konuma özgü eylemler, rol beklentileri ve normlar, kar??t konumlar, yapt?r?mlar olarak be? a?amadan olu?an erkek ve kad?n olman?n anlam?n?n günlük ya?ama aktar?lmas?yla gerçekle?ti?i görülür. Kad?nl?k ve erkeklik rolleri, kad?nlar?n erkeklere tabi k?l?nmas?yla ikincil, araçsal konuma indirgenmeleri, rolün ö?renilmesi, toplumsalla?ma veya içselle?tirme ile sistematik hale getirilmi? olur (Connell, 1998, ss.77-79). Böylece dinsel, geleneksel inan??larla kültürel ya?am?n içine giren kad?n- erkek ayr?mc?l???, daha derinle?erek kad?n?n ikincil konumunun toplumsal ya?amda ve medya metinlerinde yer alan erkek egemen (ataerkil) söylemle, in?a edilerek ve yeniden üretilerek me?rula?t?r?lmas?yla a?ama kaydeder. 

3. Ataerkil yap?n?n güç/iktidar ili?kilerindeki rolü

Sosyal bilimlerde, insan toplumsal sistemin bir parças? olarak ele al?n?r. ?nsan, sosyal bir sistem içinde ya?ar.Toplumsal kültürün belirledi?i, de?er, tutum, statü ve sosyal rollere göre, bireylerin birbirleri ile ili?kilerini düzenleyen sosyal normlar, sosyal sistem içinde olu?ur (Özcan, 1998, s. 44). Dolay?s?yla sosyal normlar iki farkl? ?ekilde ortaya ç?kar. Birincisi, toplu ya?am temelinde, toplumsal kültürün içinde, örne?in örf, adet, din kurallar? gibi bilinçd??? kendili?inden olu?ur. ?kincisi, iktidar sahibi egemen gücün olu?turdu?u normlard?r. Bunlar, yasalar gibi bilinçli olu?turulan sosyal normlard?r (Özcan, 1998, s. 45). Her sosyal ya?am, önceki ya?am, kültür ve normlar? miras al?r ve üzerine yenilerini ekler. Böylece toplumsal de?i?im ve dönü?üm gerçekle?ir.

Sosyal normlar, kültürel sistem içinde olu?an davran?? kal?plar?d?r. Bunlar toplumsal kültüre göre normal kabul edilen ve sosyal ya?am? sürdürmek için egemen alg?laman?n dilsel olarak formüle edilmesiyle in?a edilen ve yeniden üretilen kal?plard?r (Özcan, 1998, s. 61). Belli bir kültürel sisteme ait olan birey, sistemin me?ru kabul etti?i hak ve yükümlülükleri yerine getirerek sosyal normlara uygun davranm?? olur. Sosyal normlar?n içinde ahlak kurallar?, din kurallar?, örf-adet kurallar? ve  örf-adet benzeri kurallar yer al?r. Bu kurallardan baz?lar?, içsel baz?lar? d??sal yapt?r?m mekanizmalar?yla kontrol edilir. Ahlak kurallar?, din kurallar?, örf- adet kurallar? bunlar?n içinde yer al?r (Özcan, 1998, ss. 61-67).  Toplumun kad?na ve erke?e yükledi?i roller, toplumun kontrol ve denetimi alt?ndad?r. Birey, rolüne uygun davranmad???nda toplumsal d??lama ve bask?yla kar??la??r. Ataerkil yap?da kad?ndan erkek sorumlu tutuldu?u için kad?n?n rolüne uygun davranmamas? durumunda ondan sorumlu oldu?u kabul edilen erkek önce uyar?l?r sonra d??lan?r. Dolay?s?yla toplum, ataerkil sistemin uygulanmas?nda sosyal yapt?r?mlarla ataerkil düzenin i?lemesini sa?lar. 

4. Medya metinlerinde ataerkil söylem

?ktidar, hegemonik ili?kileri, ataerkil ideolojinin dil üzerinden söylem yoluyla kendini in?a etmesi ve yeniden üretmesiyle gerçekle?tirir. Connell’e göre hegemonik erkeklik, kad?nlarla ve tabi k?l?nm?? erkekliklerle ili?kili olarak in?a edilir. Heteroseksüel ve evli erkekler, hegemonik erkeklerdir. Di?er taraftan kad?nl?klar? ön plana ç?kar?lm?? kad?nlar, ev ve yatak odas? ile mahrem alan?n yan?nda kültürel bir in?a biçimi olarak kamusald?r (Connell, 1998, s. 251). Connell, toplumsalla?ma ve cinsiyet rolü teorisi aras?nda bir ba?lant? bulundu?unu ve toplumsalla?ma sürecinin, toplumsal kurallar?n yan?nda cinsiyet rollerinin ö?renilmesini kapsad???n? belirtmektedir. Toplumsal cinsiyet kimli?i, cinsiyet rollerinin ö?renilmesi, ki?inin kendisi ile bar???k bir psikoloji edinmesi aç?s?ndan kad?nl?k ve erkeklik imajlar?n?n onayland??? bir ki?ilik sunmas?yla mümkün oldu?u görü?üdür (Connell, 1998, s. 255, s. 258). Dolay?s?yla kad?nl?k ve erkeklik imajlar?n?n sosyal ve ruhsal aras?ndaki uzla??m?n?n sa?lanmas? gerekir. Ataerkil söylem, din, aile, e?itim ve geleneksel kültür konular?yla ilgili olarak toplumsal ya?amda s?kl?kla kar??m?za ç?kar. Ataerkil söylemde kad?n?n toplumsal rolü ve kimli?i, erkek egemen bak?? aç?s?na göre tan?mlan?r.   Bu söylemlerin genelinde kad?n? a?a??layan, metala?t?ran, güvenilmez ve edilgen k?lan sözler a??rl?ktad?r. Ayr?ca erkekleri kad?n üzerinden a?a??layan sözler kullan?lmaktad?r. A?a??da Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’ten birkaç örnek verilmi?tir:

 Kad?n kimli?ini a?a??layan sözler; 'ka??k dü?man?', 'eksik etek', 

 Kad?n? erkek üzerinden öven sözler; 'erkek gibi kad?n' (1988, s. 10, s. 441, s. 463)

Erkek kimli?ini kad?n üzerinden a?a??layan sözler; 'kar? gibi a?lamak', 'kanc?kl?k etmek',  'kar? a??zl?', 'kar? gibi', 'kar?s? a??zl?', 'kar?la?mak' (1988, s. 778, s. 799). 

Ataerkil sosyal yap?, kad?n?n bedeni ve cinselli?i üzerinde erkek egemenli?ini me?ru gördü?ünden koca e?inden bo?anm?? olsa bile onun üzerinde kendini hak sahibi kabul eder ve toplumsal de?erlere ters dü?tü?üne inand??? eylemlerde kad?na bask? ve ?iddet uygulamay? kendinde hak sayar veya farkl? nedenlerle yapt??? bu eylemi 'namus koruma',  '?eref koruma' kavramlar? ile me?ru göstermeye çal???r.  Bu konuda medya metinlerinde s?kl?kla bu tür bask? ve ?iddet haberleri görmek mümkündür. 

Örne?in,  ‘Aldat?ld???n? öne sürerek deh?et saçt?’ ba?l?kl? haberde, 

?efika Etik e?i ?brahim Etik taraf?ndan öldürüldü. ?brahim Etik e?ini,  ’Ba?kas?yla Birlikte Oldu?unu Söyledi, Erkekli?ime Hakaret Etti’’ diye anl?k öfke sonucu öldürdü?ünü söyledi. ( HYPERLINK "http://gundem.milliyet.com.tr" http://gundem.milliyet.com.tr, 27.07.2013)

Ay?e Pa?al?'n?n katili de 'namusun' arkas?na s???nd?! ba?l?kl? haberde 

Ay?e Pa?al?’n?n eski kocas? ?stikbal Yetkin, küçük k?z?n?n kendisini arayarak "Annem day?s?n?n o?luyla dü?ünde dans etti" demesi üzerine sinirlenerek e?ini öldürdü?ünü söyledi. ( HYPERLINK "http://haber.sol.org.tr" http://haber.sol.org.tr, 27.07.2013) 

Yukar?da verilen iki örnekte görüldü?ü gibi koca, kad?n?n cinselli?i ve bedeni üzerinde hak sahibi oldu?unu varsayarak, bu durumun toplum ve yasalar önünde onun eylemini makul gösterece?ine inan?yor. 

 ‘Türkiye’de Adam Öldürme Suçunda Etkili Olan Baz? sosyal/ Kültürel Özelliklere ?li?kin Sosyolojik Bir Ara?t?rma’ adl? çal??mas?nda Ö?ün,  Türkiye’de en çok namus ve ?erefi koruma ad?na cinayet i?lendi?ini belirtiyor. Ö?ün’ün yapt??? ara?t?rma sonucuna göre, erkekler, erkeklik anlay??? do?rultusunda ?iddete yönelerek, toplumsal statü ve kültürel de?erlerini koruma e?ilimindedir ( Ö?ün,  HYPERLINK "http://www.pa.edu.tr/app_documents," http://www.pa.edu.tr/app_documents). Ö?ün’ün yapt??? bu ara?t?rma sonucuna göre,  ataerkil toplum düzeninin sosyal ya?am üzerinde oldukça olumsuz yapt?r?mlara ve etkilere neden oldu?u söylenebilir. Bu yapt?r?mlar?n ortaya ç?kmas?nda, dilin ideolojik anlamda kullan?lmas?yla üretilen ileti?imsel eylemlerin yani söylemin etkili oldu?u gerçe?idir. Devran, dilin, mesaj?, dü?ünceyi ve ideolojiyi ta??yan temel bir araç oldu?unu ve gerçekli?in dil ve göstergeler arac???yla sunulan söylemle ve söylem içinde in?a edildi?ini söyler (2010, ss. 24-26). Dolay?s?yla ataerkil hegemonya, dil arac?l???yla kad?nlar üzerinden ileti?imsel eylem olarak iktidar ili?kisinin kurularak yeniden üretilmesinin bir göstergesidir.

A?a??da ataerkil anlay???n d?? göçle, k?rsal kesimden geli?mi? bir Avrupa ülkesi olan Almanya'ya ta??narak burada 40 metrekarelik bir daire içinde nas?l ileti?imsel eyleme dönü?tü?ü toplumbilimsel çözümleme yöntemine göre çözümlenecektir.

5. ‘40 metrekare Almanya’ filminin hegemonya kuram?na göre toplumbilimsel çözümlemesi

Tevfik Ba?er’in senaristli?ini, yap?mc?l???n? ve yönetmenli?ini üstlendi?i ‘40 metrekare Almanya’ filminin oyuncular?, Dursun rolünde Yaman Okay ve Turna rolünde Özay Fecht’tir. Ataerkil ideolojinin tipik özelliklerini yans?tan bu filmin konusu, Almanya’da i?çi olarak çal??an Dursun'un, Türkiye'ye izne geldi?inde, kendi köyünden Turna’y? ataerkil geleneklere uygun olarak ‘ba?l?k paras?' denilen bir bedel kar??l???nda babas?ndan istemesi ve evlenerek birlikte Almanya’ya Dursun’un oturdu?u 40 metrekarelik daireye gelmeleriyle ba?lar. Turna, geleneksel köylü k?yafeti ile bu eve Dursun ile birlikte girer. Mutludur, daireye ceyiz olarak getirdi?i e?yalar? sevgiyle yerle?tirir. Sabah e?ine kahvalt? haz?rlamak için elektrikli oca?? çakmakla yakmaya çal???r. Dursun ona oca??n dü?meyi çevirdi?inde yand???n? çakmak gerekmedi?ini, buran?n geli?mi? bir yer oldu?u anlam?nda sözler söyler. Dursun i?e gittikten bir süre sonra Turna d??ar? ç?kmak için kap?y? açmaya çal???r (?ekil 1) ancak kap? kilitlidir. Dursun geldi?inde ona kap?y? neden kilitledi?ini sorar. Dursun d??ar?s?n?n tehlikeli oldu?unu ima eden sözler söyler. Turna giderek evde s?k?l?r ve pencereden kar?? apartman dairesinde oturan küçük bir k?z çocu?u ile ileti?im kurmaya çal???r. Bunu fark eden k?z?n annesi k?z?n? engelleyerek perdeyi kapat?r. Turna kendi perdesini de kapatarak d??ar?s? ile tek ba??n? kopar?r (?ekil 2). Ancak bir süre sonra Dursun'a çok s?k?ld???n? hafta sonunda kendisini d??ar? ç?karmas?n? söyler. Dursun onu ertesi gün d??ar? ç?karaca??na söz verir. Turna gece sevinçten uyuyamaz kalkar geleneksel köy k?yafetlerini giyer, süslenir (?ekil 3). Sabah Dursun kahvalt? ettikten sonra gazete al?p dönece?ini söyleyerek evden ç?kar. Turna onu merakla bekler. Ancak Dursun ak?am geç saatte eve geri döner ve arkada?lar? ile kahvehanede oyuna dald???n? söyler. Turna Dursun'un kendisini oyalad???n? d??ar? ç?karmak gibi bir niyeti olmad???n? anlar. 

Dursun çocuk istemektedir ve Turna ile s?k s?k duygusal payla??m olmadan bu amac?n? yerine getirmek için cinsel ili?kiye girer. Ancak Turna hamile kalmaz, bunun üzerine Dursun bir din hocas? getirerek dua ritüeli yapt?r?r. Turna hamile kal?r. Dursun onu sevgiyle kucaklayarak dans eder. Ancak bu mutluluk gösterisi k?sa sürer. Turna, erkek çocuk dünyaya getirmesi gereken bir ta??y?c? oldu?unun fark?na var?r. Giderek ruhsal çöküntüye u?rar.  Bir gün Dursun banyoda kalp krizi geçirir ve yard?m almak için d??ar? ç?kar. Ancak Turna ne yapaca??n? bilmedi?i için sadece bakar. Dursun daire kap?s?n?n önünde dü?er ve ölür. Bir süre ?a?k?nl?kla bakan Turna Dursun'un ç?plak vücudunu bir kenara çekerek kilitli daire kap?s?n? açar ve d??ar? f?rlar. Önce yard?m istemek için kom?u dairenin kap?s?n? çalar. Ancak ya?l? bir Alman kad?n kap?y? açar ve anlamad??? sözler sarf eden Turna'ya kendisini anlamad???n? söyleyerek kap?y? kapat?r. Turna bundan sonra merdivenleri h?zla inerek binan?n d???na ç?kar ve özgürlü?e ko?ar. 

Yukar?da k?saca özetini verdi?imiz filmin toplumbilimsel çözümlemesi,  a?a??da, 'yabanc?la?ma', 's?n?f' (sosyo-ekonomik), 'ya?ambiçimi', 'toplumsal rol', 'cinsiyet', 'toplumsalla?ma', 'stereotipler',  'de?erler' kavramlar? üzerinden yap?lm??t?r ( Berger, 1996, ss. 90-96).

5. 1. ‘40 metrekare Almanya’ filminde, ataerkil düzenin hegemonya kuram?na göre toplumbilimsel çözümlemesi sonucu elde edilen bulgular:

Ki?iler

Turna

 

Dursun

S?n?f

alt s?n?f 

alt s?n?f

Cinsiyet

Kad?n

Erkek

 

Ya?ambiçimi

Geleneksel

Geleneksel

Toplumsal rol

Kar?

Koca

Toplumsalla?ma

Ataerkil

Ataerkil

Stereotipler

Hizmet sunar

 Namusu ta??r 

 Kad?n evinde oturur

 Kad?n namuslu olur

Hizmet al?r 

Namus korur

 Erkek evini geçindirir 

Erkek ?erefli olur

De?erler

Evin ve kocan?n bak?m?n? yapmak

 Çocuk do?urmak

 Namuslu olmak

 Kocaya hizmet etmek

 Itaat etmek

Evin geçimini sa?lamak

 Soyu sürdürmek 

Namus korumak

 ?erefli olmak

Tahakküm kurmak 

Yabanc?la?ma

D?? dünyada yer alan her?eye

?çinde bulundu?u geleneksel ve modern dünya aras?nda kalm??l??a (içeride ait oldu?u kültür ve d??ar?da içinde çal??t??? kültür farkl?)  

 

Yukar?da çözümlemeden elde edilen bulgulara göre, ataerkil düzenin ma?duru olan Turna, baba evinden koca evine gelir. E?itimsiz ve ekonomik yönden ba??ml? bir kad?nd?r. Dolay?s?yla bar?nma, korunma ve karn?n?n doyurulmas? için itaat etmesi ve kendinden isteneni yerine getirmesi beklenir. Kad?n?n üzerine kilitlenen kap?, simgesel anlamda ataerkil düzenin kad?n?n geli?imindeki engelin bir göstergesidir.  ‘40 metrekare Almanya’ filminde ataerkil ideolojinin kad?n erkek ili?kisini nas?l ?ekillendirdi?i ve kad?n? edilgen bir konuma indirgedi?i belirgin bir biçimde görülmektedir. Dursun'un ölümü ile kap? aç?lm??t?r, ancak d?? dünyada engel vard?r. Bu, dil ile ta??nan kültür engelidir. D?? dünya içine do?du?u dünyadan tamamen farkl? ve yabanc?d?r.  Simgesel anlamda, binlerce y?ld?r dil arac?l???yla in?a edilen ve yeniden üretilen ataerkil ideolojik söylem, onun kültürel anlamda donan?m?n? da engellemi?tir. Turna’dan ya?am?n?n bir dönemi çal?nm??t?r. T?pk? yeni do?mu? bir insan gibi her?eye ba?tan ba?lamal?d?r. 

 6. Sonuç 

?ktidar?n erkek üzerinden yürüttü?ü hegemonyan?n medya metinleri arac?l???yla in?a edilmesi ve yeniden üretilmesi ataerkil söylemin rolünü ortaya koymakt?r. Tarihsel süreç içinde tek tanr?l? dinlerin oldu?u toplumlar?n sosyal ve siyasal yap?lanmas?nda görülen ataerkil anlay??, a??rl?kl? olarak e?itim, ö?retim ve ekonomik yap? ile paralel ve ters oranda geli?me göstermesine ve geleneksel toplumlarda daha bask?n biçimde görülmesine ra?men, bu yap?n?n yaratt??? bask? ve ?iddet, iç ve d?? göçlerle, büyük kentlere ve toplumbilimsel  inceleme nesnesi olarak  ele ald???m?z '40 Metrekare Almanya'  filmi örne?inde görüldü?ü gibi geli?mi? Avrupa ülkelerine ta??nmaktad?r.

 ?ktidar?n erkek üzerinden yürüttü?ü ataerkil hegemonya kendini in?a etmek ve yeniden üretmekle ayakta kalabilmektedir. Dolay?s?yla kapitalist sistemin bir arac? olan medyan?n i?birli?iyle iktidar?n? in?a etmekte ve yeniden üretebilmekte ve varl???n? sürdürebilmektedir. 

Kaynakça

Akal, C. B. (1998), ?ktidar?n Üç Yüzü, Ankara, Dost Kitapevi.

Althusser, L.(1994) ?deolji ve devletin ideolojik Ayg?tlar?, Yusuf Alp, Mahmut Öz???k (Çev.), 4. Bask?, ?stanbul: ?leti?im Yay?nlar?.

Barrett, M. (1996) Marx’tan Foucault’ya ?deoloji, Ahmet Fethi (Çev.), ?stanbul: Sarmal Yay?nevi.

Berger, A. A. (1996), Kitle ?leti?iminde Çözümleme Yöntemleri, 2. Bask?, Eski?ehir: Anadolu Üniversitesi yay?nlar?.

Berktay, F. (1996), Tek Tanr?l? Dinler Kar??s?nda Kad?n, ?stanbul: Metis Yay?nlar?.

Caner, E. (2004) Kutsal Fahi?eden Bakire Meryem’e Toprak ve Kad?n, ?stanbul: Su Yay?nlar?.

Çam, ?. (2008), Medya Çal??malar?nda ?deoloji, Ankara: De Ki Yay?nlar?. 

Connell, R. W. (1998), Toplumsal Cinsiyet ve ?ktidar, Cem Soydemir (Çev.), ?stanbul: Ayr?nt? Yay?nlar?.

Delaney, C. (2001), Tohum ve Toprak, Selda Somuncuo?lu ve Bora Aksu (Çev.), ?stanbul: ?leti?im Yay?nlar?.

Demir, Ö. ve Acar, M. (1997) Sosyal Bilimler Sözlü?ü, 3. Bask?, Ankara: Vadi Yay?nlar?. 

Devran, Y. (2004), Haber Söylem ?deoloji, ?stanbul: Ba?l?k Yay?nlar?.

Marshall, T. (1997), Hükmeden Erkek Boyun E?en Kad?n, Gülden ?en (Çev.), ?stanbul: Alt?n Yay?nlar?.

Mora, N. (2005), "Kitle ?leti?im Araçlar?nda Yeniden Üretilen Cinsiyetçilik ve Toplumda Yans?mas?", Uluslararas? ?nsanbilimleri Dergisi, www. insanbilimleri.com.

Sennett, R. (2011), Otorite, Kamil Durand (Çev.), ?stanbul: Ayr?nt? Yay?nlar?. 

Özcan, M. T. (1998) ?lkel Toplumlarda Toplumsal Kontrol, ?stanbul: Özne Yay?nlar?.

Türk dil Kurumu (1988)  Türkçe Sözlük, Cilt I-II, Ankara: Türk Dil Kurumu Yay?nlar?. 

Williams. R. (2006) Anahtar Sözcükler, Sava? K?l?ç (Çev.), 2. Bask?, ?stanbul: ?leti?im Yay?nlar?.

Elektronik Kaynakça

 HYPERLINK "http://de.academic.ru/" Academic dictionaries and encyclopedias, http://universal_lexikon.deacademic.com/43360/ Patriarchat.

Ö?ün, A. (1998), ‘Türkiye’de Adam Öldürme Suçunda Etkili Olan Baz? sosyal/ Kültürel Özelliklere ?li?kin Sosyolojik Bir Ara?t?rma’  HYPERLINK "http://www.pa.edu.tr/app_documents/d478b2ad-3813-4555-9629-6332f8cf8d33/cms_statik/_dergi/1998/2/73-84.pdf" http://www.pa.edu.tr/app_documents/d478b2ad-3813-4555-9629-6332f8cf8d33/cms_statik/_dergi/1998/2/73-84.pdf.  

 

 

Ekler: ‘40 metrekare Almanya’ filminden sahneler

?ekil  SEQ ?ekil \* ARABIC 1 Turna e?i i?e gittikten sonra d??ar? ç?kmak ister. Ancak kap? kilitlidir.

 

?ekil  SEQ ?ekil \* ARABIC 2 Turna Dursun'un kendisini gezmeye getirmesi için süslenmi?tir. Dursun verdi?i sözü tutmaz.

 

?ekil  SEQ ?ekil \* ARABIC 3 Turna evlili?inin bir ev hapsi ve Dursun'un isteklerini kar??lamaktan ibaret oldu?unu anlar.

 

 Prof. Dr. Necla Mora

?stanbul Geli?im Üniversitesi. ?ktisadi ?dari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü. e-mail:  HYPERLINK "mailto:34alcenm@qmail.com" 34alcenm@qmail.com

*Bu Makale ?ngilizce olarak  (Reproduct?on of patr?archal hegemony ?n med?a texts ) Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, K??-2014 Cilt:13 Say?:48 (131-147), www.esosder.org adresinde yay?mlanm??t?r.

 

 

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri