forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

DİJİTAL MEDYA

Aktif .

kamil_eryazarKAMİL ERYAZAR

Çoktandır yazılı basında eski heyecan kalmadı… Artık haberler, bırakın gazeteleri, haber kanallarını, hatta haber portallarını, önce Twitter’la birlikte, akılllı cep telefonları ve mini tablet bilgisayarlara düşüyor. Haberler, yazılı basının tekelinden çıkınca, geriye ne kalıyor? Köşe yazıları. E onlar da zaten internette yayınlanıyor!

Üstelik, geleneksel basılı medya, televizyonlar ve radyolar, dijital haber portalları da artık sosyal medyayı hem haber kaynağı, hem de kendi haberlerini ‘pazarlamak’ için kullanıyorlar.

Basılı gazetelerin yazı işleri ile aynı gazetenin internetteki haber portalının editörleri arasında adı konulmamış gizliden bir rekabet yaşanıyor.

Gazetecilikte Dijital Devrim

Gazete-dergi-kitap okuru, radyo dinleyicisi ve televizyon izleyicisinden, dijital ağ toplumu üyesi, teknoloji okur-yazarı, dinleyici-dinletiri, izleyici-izletiri “iletişim insanı”na (homo commnunication) geçişi sağlayan Dijital Devrim sürecini yaşıyoruz.

Üstelik bu süreçte, IPTV teknolojisi ile birlikte, televizyonların da dijital medyaya katılacakları öngörülmektedir.

Dijital Devrim, salt medyayı değil, buna bağlı olarak pazarlama ve reklam sektörlerini de etkilemiş, değiştirmiştir.

‘Haber’ ile Dijital Teknolojinin Buluşması

Türkiye’de 18 yıl önce bir iletişim aracı olarak hayatımıza giren ancak son yıllarda daha çok medyatik özellikleri ile habercilik alanında yıldızı parlayan internet, ‘dijital gazetecilik’ sektörünü oluşturmuştur.

Geleneksel basılı medya ve televizyonlarda olduğu gibi çok büyük yatırımlara gereksinim duyulmadan, üstelik hem basılı medya, hem de televizyonların işlevlerini de içeren teknolojik özelliğiyle dünya basın tarihinde bir devrimi gerçekleştirmiştir.

Kitlesel internet iletişimi, ilk başlarda geleneksel medyada sunulan enformasyonun yayılmasına olanak sağlayan bir işlev üstlenmiştir. Ancak sonradan bu yetmemiş, bizzat özgün içerik üretilen bir iletişim ortamına dönüşmüştür. Sosyal paylaşım sitelerinin oluşturduğu sosyal medyanın ortaya çıkışı ve yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte de dünyanın en büyük, en önemli kitlesel iletişim platformuna dönüşmüştür.

1995 – 2000 yılları arasındaki ilk beş yıllık dönemde, genellikle basılı medyadan bağımsız haber siteleri, daha çok günlük basılı gazetelerdeki haber ve fotoğrafları internet ortamına aktarma işlevini görüyorlardı. Şimdilerde ise bu durum tersine döndü. Artık internetteki haber portalları ve Twitter, Facebook gibi sosyal medya siteleri, basılı gazeteler için ‘haber kaynağı’ olmaya başladılar.

 

Teknoloji Okur-Yazarlığı ve ‘e-yetenek’ Gerekiyor

Edebi sözcük işçiliği ve harf ustalığının geçerli olduğu geleneksel medya ve basılı gazetelerde şimdi bile dinozorların egemenliği var. Ancak her horoz kendi çöplüğünde ötermiş! Plazalarda oturup ahkam kesen, eski kuşak ‘karton kafalı ağabeylerimizin’ , hiç kusura bakmasınlar ama dijital ortamdaki ‘sokak gazetecileri’ karşısında fazla şansları yok! Çünkü internet ortamında gazetecilik yapabilmek için, aynı zamanda teknoloji okur-yazarlığı ve dijital ‘e-yetenek’ de gerekiyor. Dolayısıyla dijital gazeteciler daha genç bir kuşaktan oluşuyor.

Türkiye’de çok satan gazetelerin tirajları ile internetteki haber portallarının izleyici sayısı arasında bir paralellik bulunuyor. Ancak bu büyük medya kuruluşları, dijital gazetecilik ve internet haberciliğinde “etkinlik” bakımından çok gerilerdeler.

Örneğin ilk olarak Haberturk.com’un açtığı kulvarda koşan Gazeteport.com.tr, Ensonhaber.com, T24.com.tr gibi haber portalları, bugün çok satan ve çok tıklanan gazetelere göre bu alanda daha başarılı konumdadırlar. Demek ki “dijital gazetecilik / internet haberciliği” daha başka bir şey!

Geleneksel medyanın Cüneyt Özdemir, Ahmet Hakan gibi bazı genç programcı ve yazarları dijital teknolojiye de uyum sağlayarak, sosyal medyada yıldızı parlamış blog ve tweet yazarlarıyla rekabet etmeye çalışırken, dijital teknolojiye uyum sağlayamayan nispeten yaşlı basılı gazete yazarları ise eski etkinliklerini giderek yitirmeye başlamışlardır.

Dijital gazetecilikteki en önemli üstünlük: HIZ.

İnternetin çıkışından sonra artık pek kalmayan ‘meyhane baskısı’ denilen erken baskılar dışında, gazetelerin en kısa periyodu bir gün’dür. Bu bir günlük periyotları nedeniyle, sıcak haber verme üstünlüklerini önce radyo ve televizyona kaptıran kağıda basılı gazetelerin internetin an’a yakın hızıyla rekabet etmeleri elbette olanaksızdır. Diğer bir yandan, ulaşım olanaklarının çok geliştiği günümüzde bile, gazeteler Anadolu’da bazı kırsal bölgelere ancak bir-iki gün sonra ulaşabilmektedir.

Gazetelerin yazı işleri ertesi güne, televizyon haber kanalları ise o an’a çalışıyor. 3G bağlantısı gibi teknolojilere karşın, yine de televizyonlarda haberin yayına verilmesi zaman almaktadır. Oysa özellikle sosyal medya, twitter kullanıcısı ‘dijital yurttaş gazeteciler’, her an her yerdeler ve editoryal kaygıları da yok. Duydukları, gördükleri anda tweetlerini göndermeye başlıyorlar. Son bir örnek, El Kaide Lideri Usame Bin Ladin’e düzenlenen operasyon, ABD’den önce, Pakistan’da o bölgede yaşayan bir kişi tarafından Twitter’dan “Gece yarısı tepemizde helikopterler uçuyor. Buralarda pek rastlanır durum değil, olağanüstü bir şeyler oluyor!” ilk tweetiyle tüm dünyaya duyurulmuştur.

“Haber”i gazeteden öğrenmek için ertesi günü beklemek zorundasınız. Televizyondan öğrenmek içinse, ‘o an’ karşısında olmanız gerekir, değilseniz kaçırırsınız. İşte dijital gazetecilik ve internet haberciliği, bu ikisinin arasında yer alan bir formasyondur.

Kağıda basılı gazetelerin yapması gereken, kitlesel iletişim dünyasındaki konumlarını gözden geçirerek, çağın iletişim teknolojisindeki gelişmelere uyumlu interaktif olarak yeniden yapılanmaları gerekmektedir. Sizce başka bir seçenekleri var mıdır?

Ama Hız Bazen Felakettir!

Ancak dijital gazetecilikteki “hız” avantajı, birlikteliğinde ‘kontrolsüzlüğü’ de getiriyor. Birçok haber, ‘atlatma’ kaygısıyla, doğrulatmaya fırsat olmadan, editoryal süzgeç ve kurumsal bir denetimden geçmeden yayınlanmak zorunda kalınıyor.

Bu yüzdendir ki, bazı “son dakika”lar, ‘internet efsanesi’ çıkabiliyor! Yalan, yanlış, eksik olabiliyor. Kartopu olarak internete düştükten sonra da, sosyal ağlar ve mail gruplarında ‘forward’dan forward’a’ çığ gibi büyüyerek yayılıyor.

Bu arada etik değerler de unutulup bazen çok acımasız davranılıyor. Enformasyon, dezenformasyon ve manipülasyona dönüşüyor.

İşte ciddi, kurumsal, gerçek haber portallarının farkı da burada ortaya çıkıyor. Önemli olan, hızlı olduğu kadar “doğru” haber verebilmektir.

İletişimbilimciler tarafından yapılan araştırmalara göre, bugün internet ortamında dolaşan enformasyonun sadece yüzde 30’u güvenilir kabul edilmektedir.

Televizyon Kadar Hızlı, Gazete Kadar Ayrıntılı

Dijital medyanın basılı medyaya göre en önemli avantajı, hız’ın yanı sıra zengin sunum seçenekleridir. Ses, görüntü, grafik, metin gibi tüm unsurların bir arada sunulabildiği ve kısaca multimedya diye adlandırılan gelişmiş sunum teknolojisi dijital medyaya büyük rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Basılı gazetede ‘fotoğraf’ kullanılırken; dijital gazete ‘foto galerisi’, hatta video kullanmaktadır.

Multimedya teknolojisinin olanakları kullanılarak sunulan içerikle yetinmeyecek ‘meraklılar’ için ayrıca referans kaynaklar linkler de verilerek, sonsuz ve kesintisiz bir iletişim akışı sağlanmaktadır.

Dijital medyanın, geleneksel basılı medyaya göre diğer bir üstünlüğü de, ülke sınırları dışına da, hatta ağ bağlantısıyla tüm dünyaya yayın yapıyor olmasıdır. Her ne kadar şimdilik “dil” sorunu varsa da, bugün Google Translate’in yarım yamalak yaptığı çeviri işini doğru yapan sistemler yaygınlaştıkça bu sorun da ortadan kalkacaktır. Haber/bilgi bütün dünyaya ulaşacak, dolaşacaktır.

Tablet Gazetecilik

Apple’ın Kurucusu ve CEO’su Steve Jobs’un kameralar karşısına geçip de iPad’i tanıttığı 27 Ocak 2010 günü, aynı zamanda geleneksel basılı medyanın saltanatının yıkılışında geri sayımın başladığı önemli bir tarihtir.

Birçok gazete ve dergi daha şimdiden tablet versiyonlarını da hazırlamaya başladılar. Gelecekte ise tablet bir versiyon değil, tek yayın platformu olacağa benziyor.

IPTV teknolojisi ile nasıl ki televizyon ve internet birleşmişse, tablet bilgisayar teknolojisi ile de kağıda basılı gazeteler ile dijital gazeteler birleşecektir.

Dünyanın en büyük medya patronu, Avustralya doğumlu ünlü milyarder Rupert Murdoch da bu geleceği görenlerden! The Times, The Sun, The Wall Street Journal gazetelerinden, FOX televizyonu, Twentieth Century Fox film şirketine kadar medya ve ilişkili pek çok yatırımın sahibi olan Murdoch, tablet PC’lerin gençleri gazete okumaya özendirerek pazarı büyüteceğini ve şimdiye kadar internetteki ‘bedavacılığı’ ortadan kaldırarak, okuyucuları/tüketicileri para ödemeye alıştıracağını söylemiştir.

Tüm dünyada yüz milyonlarca kişinin Tablet PC sahibi olacağı öngörüsünde bulunan Murdoch, “Bu cihazlarla yapabileceğimiz çok şey var. Bu cihazlar teknolojik olarak geliştikçe biz de haber sunumu yöntemlerimizi geliştirmek zorunda kalacağız” diye eklemiştir.

Ancak, geleneksel basılı medya, hatta televizyon kanalları ve haber portalları, tıpkı internetin ilk çıkış döneminde olduğu gibi, tablet yayıncılığına geçişte de uyum sorunu yaşayarak yavaş kalmakta, sağladığı olanaklardan şimdilik yararlanamamaktadır.

Bu makalenin yazıldığı Mayıs 2011 tarihi itibarıyla, Türkiye’de Hürriyet, Sabah, Radikal ve CNN Türk dijital kopyalarını oluşturarak, bir anlamda tablet yayıncılığına başlamışlardı.

İşte böyle… Yazının bulunuşundan sonra tabletlerle başlayan insanlığın kültürel evrimi, trajik bir sarmal-süreç sonunda yine gelip tabletlere dayanmıştır!

Dijital Dünya, ‘Kağıttan Medya’yı Yutacak mı?

‘Future Exploration Network’ adlı futurist düşünceler kuruluşu, dünyada basılı gazetelerin son yayın tarihlerini 2040 Yılı olarak öngörmektedir. Bu tarih Amerika’da 2017, İngiltere’de 2019, Almanya’da 2030, Rusya ve Türkiye’de ise 2036 olarak belirtilmiştir.

17. Yüzyıl’da gazeteler ortaya çıktığı zaman, artık kitapların ortadan kalkacağı söylenmişti. Radyo ve televizyon çıktığı zaman da, kitaplar gazeteler dergiler biter artık denilmişti. Bir sonraki, bir öncekine ayrılan zamanı ve etkisini azaltsa bile, hiçbir zaman tümüyle yok etmedi. Çünkü işlevleri farklıydı ve yüzde yüz çakışmıyorlardı. Üstelik diğer bir yandan insanlığın kültürel evriminde birbirlerini desteklemiş, özendirmişlerdir.

iPad türü tablet bilgisayarların yaygınlaşıp, fiyatları da ucuzlayarak daha geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlandığında, basılı medyanın sonu gelmese bile, kapasite ve etkinliğinin çok azalarak sembolik hale geleceği de bir gerçektir.

Belki de şimdi günlük olarak çıkan gazeteler, 20-30 yıl sonra hafta sonları tabloid boyda yayınlanan zengin içerikli, keyifli, nitelikli koleksiyon dergilerine dönüşeceklerdir.

kamileryazar@gmail.com

KAMİL ERYAZAR KİMDİR?

Isparta doğumlu. Siyasal Bilimler mezunu. Okuma-yazmayı öğrendikten sonra yerel gazetelerde yazmaya, ulusal gazetelerin muhabirliğini yapmaya başladı. 

Üniversite yıllarında da haftalık haber, aylık edebiyat sanat dergilerinde yazmayı sürdürdü. 1982 yılında “Günümüzde Türk Basını” adlı araştırma inceleme kitabı ile Çağdaş Gazeteciler Derneği Ödülü’nü kazandı. Çeşitli gazete ve dergilerde reklam müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. “Yılın Gazetecisi” seçildi. Üniversiteler, sanayici ve işadamları dernekleri ile sivil toplum kuruluşlarında “mentor” olarak konferanslar verdi. Radyo ve televizyon programlarına katıldı. 

1991 yılında reklam, halkla ilişkiler, kurumsal ve pazarlama iletişimi, marka yönetimi alanlarında hizmet vermek üzere kendi şirketini kurdu. 2005 yılına kadar süren bu dönemde hazırlayıp yönettiği kampanyalar, projeler ulusal ve uluslararası ödüller aldı.

Halen ADV Bena İletişim Hizmetleri’nde Dijital Medya Yönetmeni olarak görev yapıyor. Kitle iletişimi ve kültürü, iletişim sosyolojisi, dijital medya ve toplumbilim konularındaki akademik çalışmaları sürüyor. Bu konularda yayınlanmış 3 kitabı ve 300’ün üzerinde makalesi bulunuyor.

DKM ARŞİVİ

Loading