forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

'NERDEN ÇIKTI BU JENKİNS!'

Aktif .

 "Gareth Jenkins diye dilimizi de bilen bir İngiliz gazeteci 'Ergenekon' konusunda 88 sayfalık raporunu yayımlayana kadar benim radarıma yakalanmadı. Kendini müthiş saklamış."


FEHMİ KORU'NUN TAHA KIVANÇ KÖŞESİNDEKİ YAZISI...


Allah korusun, yine komplo muhabbeti

İnanmayacaksınız, biliyorum, ama ben yine de yazacağım: Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ziyareti sırasında ABD başkenti Washington'da aklı başında bildiğim kim varsa hepsinin kafasının Türkiye konusunda 'komplolar' ile dolu olduğunu gördüm; şimdi Türkiye'deyim, kime rastlasam yeni bir 'komplo teorisi' dinliyorum.

Buradan “Amerikalılar da komplocu, Türkler de” sonucunu çıkaracakları hemen uyarayım: İşin içinde başka ülkeler de var...

Tayyip Bey Washington'a ayak basmadan hemen önce Amerikan başkenti iki önemli olaya tanık oldu: 20 yıldır ülkemizde gazetecilik yaptığını öğrendiğimiz İngiliz gazeteci Gareth Jenkins düşünce üreten değişik kuruluşlarda “Ergenekon büyük bir masal” diye özetlenebilecek konferanslar verdi... Kongre'nin Tom Lantos adına kurulmuş insan hakları komisyonu, “Ülkenizde basın özgürlüğü çiğneniyor mu?” sorusuna cevap teşkil edecek bir oturum düzenledi...

Washington'da kime rastlasam bu iki olayı açtı. “Jenkins doğru mu söylüyor?” veya “Basın özgürlüğü Rıza Türmen ile Sedat Ergin'in iddia ettiği gibi mi?” türü sorularla karşılaşmadım; bu iki olayı açanlar hemen ardından şu soruyu yöneltti bana: “Bu etkinliklerin ardında kim/ne var?”

Ülkemizde yaşayan yabancı basın mensupları benden sıkça görüş alır, çoğunu o yolla tanıdım. İki yıl boyunca bir özel kanalda ülkemizde görevli yabancı meslektaşların katıldığı haftalık bir TV programı yaptım, 'Medya Durağı' başlığıyla... Program sayesinde bir bölümünü zaten tanıdığım başka ülkelerden gazetecilerle daha yakınlaştım. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün mavi basın kartı verdiği gazetecilerin listesi vardı elimde; bununla yetinmeyip o listeye alınmamış başkalarını da öğrenip programa çağırdım.

Gareth Jenkins diye dilimizi de bilen bir İngiliz gazeteci 'Ergenekon' konusunda 88 sayfalık raporunu yayımlayana kadar benim radarıma yakalanmadı. Kendini müthiş saklamış.

“Bu işin arkasında kim/ne var?” sorusu da zaten bu gizemden dolayı soruluyor. Ülkede yediden yetmişe herkesin varlığından haberdar olduğu 'derin devlet' yapılanmasının bir büyük masal, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanı tanıklı darbe girişimlerinin hikâye olduğunu iddia eden bir yabancı gazeteci yeterince 'gizemli' sayılmalı bence de...

İki ülke arasında birikmiş sorunların ele alınacağı Beyaz Saray buluşmasının hemen öncesinde Kongre'de yapılan 'tartışma' da, zamanlama ve ele alınış tarzı açısından, son derece ilginçti. Arı Grubu gibi geçmişte 'liberal' görüşlerin yayılmasına aracı olmuş bir örgüt düzenlemiş komisyon toplantısını; vaktiyle gruba başkanlık yapmış Kemal Köprülü ilgilenmiş bütün ayrıntılarla... Ancak, Doğan Grubu'nun baskı iddialarına doğrudan muhatap tarafı temsilen birinin çağrılması son dakikaya kadar unutulmuş... Zaman'da yazan Prof. İhsan Dağı daveti aldıktan 24 saat sonra yorgunluktan bitap ve uykulu gözlerle katılmış toplantıya...

Böylesine ince bir işe benim tek bir tepkim olur: Maşallah... Maşallah...

Oradan kafamın daha dinç olacağı umuduyla İstanbul'a döndüm, aaaa, bu defa da burada herkesin kafasını karışık bulmayayım mı? Kiminle karşılaşsam, “Ergenekon'un hâlâ serbest unsurlarını kim sokağa döktü?” türü ilk bakışta saçma gelen sorular soruyor... Kimbilir kaç aklı başında dost, “Tokat/Reşadiye'de askeri konvoya PKK saldırısını sen de manidar bulmuyor musun?” sorusunu yöneltti bana.

Hemen herkes burada olanlarla orada olanlar arasında bir biçimde irtibat kuruyor ve hepsini aynı yere bağlıyor: Tayyip Erdoğan'ın Beyaz Saray'da Barack Obama ile görüşmesine...

Komplolar benden uzak dursun, onun için bir dostumun açık açık anlatması gerekti: “Ziyaret öncesi Washington'da yaşananlar Beyaz Saray buluşmasının olumlu geçmemesi içindi; ziyaret beklenenden de çok iyi ve olumlu geçti. Türkiye'de şu sırada yaşananlar ve bundan sonra yaşanacaklar orada elde edilen olumlu sonucu boşuna çıkartmak için...”

Dostum sokak gösterileri ve askeri konvoylara saldırılarla yetinilmeyeceğini, istikrarı zedeleyecek başka olumsuzlukların da birbiri ardına meydana geleceğini iddia ediyor. “Türkiye'yi önemli uluslararası ihtilâflarda barıştan yana 'arabulucu' olmaktan çıkaracak her yola başvurulacaktır” diye özetliyor durumu.

Washington'da bir İngiliz gazeteci ve Amerikan Kongresi'nde yapılan toplantı... Türkiye'de askeri konvoya saldırı, artan PKK faaliyetleri, sokaklara taşan anti-PKK gösteriler... Hükümetin görüntüsünü zayıflatacak muhtemel sürprizler...

Bütün bunları birbirine bağlayacak bir ilişki görüyor musunuz siz?

Zorlanınca dostumu sıkıştırdım; “Afganistan'la ilgili olamaz, sen en iyisi birilerinin İran'la ilgili hesaplarının bozulup bozulmadığı üzerinde kafa yor” dedi bana...

Düşünmeye başladım.


http://yenisafak.com.tr/

DKM ARŞİVİ