forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

MERAKLILARI İÇİN KUTUYU AÇIYORUM...

Aktif .

 TAHA KIVANÇ-

Okurlar pek meraklı, “Son yazıda aktardığınız senaryo kime ait?” sorusunu kimbilir kaç kişiden işittim. Dün Hürriyet'ten öğrendiğime göre CHP lideri Deniz Baykal da senaryoyu sirkülasyona sokanlardan...

Katıldığı bir TV programında şunu söylemiş: “Ne diyor Özel Kuvvetler'e haber verip, 'Sizin aradığınız muhbir şimdi Arınç'la biraraya geldi, ona bilgi veriyor' diyorlar. Buluşup Arınç'ın adresini veriyorlar. Sonra da 'Arınç'a suikast yapacaklar' diye Emniyet'e ihbar ediyorlar. Olabilir, siz eğer bir güvensizlik ortamı yaratırsanız bu iki kurumu birbirine düşürmek isteyenler her türlü fitne fesatı araya sokabilir…”

Acaba şimdi ne düşünüyor Deniz Bey?

Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki 'kozmik' bilgilerin askerler dışında kimse tarafından görülmeyeceği bir mâl-i hülya; kapılan kendini yanıltır. Yasal mevzuat, devleti ilgilendiren bir durum söz konusuysa, asker-sivil ayrımı yapmadan, yargıçlara her şeye el koyma izni veriyor çünkü.

Hiç kuşkunuz olmasın: Kutu açıldı ve içinden çıkanlar göz atma fırsatı bulanların gözünü fazlasıyla açacaktır.

Kutunun içinde neler bulunduğunu sizler bilebilecek durumdasınız. 'Gladio' ortak başlığı altında faaliyet göstermiş örgütlerin özelliklerini uzmanların tanıklıklarına başvurarak yıllardır yazıp duruyorum. 1955 yılında cereyan eden '6/7 Eylül olayları' için “Muhteşem bir özel harp operasyonuydu” cümlesini Org. Sabri Yirmibeşoğlu'nun ağzından alan ben değilim, ama yaygınlaştıran ben oldum.

Örgütün 1971-1974 yılları arasında başkanlığını üstlenmiş Org. Kemal Yamak'ın 'Gölgede Kalan İzler ve Gölgeleşen Bizler' adını taşıyan devasa anı kitabından 'Özel Harp Dairesi' (ÖHD) hakkında yazdıklarını sizlerle paylaştığımı da hatırlayacaksınız.

İsmail Tansu ve kitabı 'Aslında Hiç Kimse Uyumuyordu' herkes uyurken bu sütunda kimbilir kaç kez değerlendirildi.

Kemal Yamak Paşa bir ara adı ÖHD olan örgütün nasıl kurulduğunu kitabında şöyle anlatıyor: “ÖHD, özellikle Amerikalılar'ın da verdiği destekle NATO'nun 'örtülü harekât konseptine' dayanarak kurulmuş bir harekât ünitesiydi. Memleketimizin bulunduğu coğrafi mevki ve stratejik konum, böyle bir teşkilatı çok lüzumlu ve çok faydalı hale getiriyordu. 1950'li yıllarda ÖHD'nin, Gayri Nizami Harp bölümünün kuruluşu, böyle bir ihtiyaç dikkate alınarak gerçekleşmişti.” (s. 248)

“Para nereden geliyordu?” sorusunun cevabını da okuyun: “Amerikalılar'ın özel yardım faslından, daireye her yıl 1 milyon dolar yardım sağlanacak, bu yardımlar istenirse Türkiye'de veya istenirse Amerika'da ihtiyaçlar için kullanılacak, Amerika'dan satın alınacak teknik malzeme ve silâhlar için ödemeler, bu paradan mahsup edilecekti.” (s.254)

Anı kitapları öğretici oluyor. Yamak Paşa'nın uzun isimli kitabında Özel Harp ile partiler ilişkisine de yer veriliyordu. Eski bir olaydan kızdığı Bülent Ecevit'e cevap verirken “CHP'de Özel Harp unsurları var” ifşaatını yapmıştı Org. Yamak...

Ecevit 1978'de üstlendiği başbakanlığı döneminde Sarıkamış'ta, Org. Sabri Yirmibeşoğlu'yla görüşürken, MHP ilçe başkanının örgüt üyesi olduğunu öğrenmiş, bu bilgiyi kendisine saklamak yerine fâş edivermişti. Yamak Paşa buna kızmış: “Barışta ve bir savaş halinde MHP'liler askere alınmayıp kendilerine şu veya bu şekilde sefer görevi verilmeyecek midir? Parti gözlüğü bu kadar kalın camlı mıdır? Acaba bu kişi Sayın Ecevit'in kendi partisinden olsaydı, itirazı olacak mıydı? O zaman CHP'den bu teşkilatta kimse yok mu zannediliyor?”

Ardından gelen ifşaat muazzam dikkat çekiciydi: “Birçok kimseyi ayağa kaldıracağını biliyorum, ama bu noktada yazmak istiyorum. Sayın Ecevit'in inandırıcılığına dayanarak alevlenen ve Sayın Ecevit'in zaman zaman medyanın ilgisi için bizzat öne çıkarak söyledikleriyle devam eden bu iftira kampanyası sürdürülürken, bu teşkilâtın içinde o zaman kendi partisinden ne kadar personelin, hatta TBMM'de birbirini hiç tanımayan kaç milletvekilinin bulunduğunu ve bunun sadece kendi partisine ait bir durum olmadığını, birisi söyleyiverseydi ne olurdu?” (s. 461-62).

Kitabın yayımından sonra patlayan tartışmada Hürriyet'in (3 Ocak 2006) “Kim bunlar?” sorusuna da Kemal Yamak şu cevabı vermişti: “ÖHD'ye üye olan milletvekillerinin isimlerini bilmem. Onlar gençliklerinde örgüte alınıyor, sonra milletvekili oluyorlar. Bu da onların seçilmelerindeki isabeti gösteriyor. Kimliklerini bilmiyorum, ama sonradan milletvekili olduklarını kesin biliyorum. Zaten onların isimlerini kimse bilmez, belki örgüte alan ilk kişi bilebilir. Çünkü hepsinin kod adı var. Çalışırken biz onları kod adları ile çağırırdık. Bir de sadece CHP'de değil, tüm partilerde var.”

İlginç, değil mi?

http://yenisafak.com.tr/


DKM ARŞİVİ