forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

KÖŞE YAZARLIĞINDA YENİ TREND: ONA BUNA SATAŞ ŞÖHRETİN ARTSIN!

Aktif .

mehmet_kamis

MEHMET KAMIŞ: Türk medyasında internetin de yardım ve yataklığıyla yazarlar bir hayli arttı. Normal gazeteci ve muhabir neredeyse ortadan kalktı, esamesi bile okunmuyor.

 MEHMET KAMIŞ'IN YAZISI

Siz kime sataşıp da meşhur olan yazarsınız?

Gazete yazarlığında garip bir süreç yaşanıyor. Aslında bu süreç çok yeni sayılmaz. Ama son zamanlarda bu tarz yazarlık zirve yaptı. Sürekli başkasını yazan, onların sinir uçlarına dokunarak konuşulmayı başaran ve bu sayede şöhret bulan yazarlar bir hayli arttı.Gerçi eskiden yazarlar arasında polemik yazıları olurdu.

Bu sayede iki taraf da okuyucu kazanır, şöhretlerine biraz daha şöhret katarlardı; ama bu polemiklerden ciddi fikirler ortaya çıkardı. Mesela Recaizade Mahmut Ekrem ile Muallim Naci ya da Peyami Safa ile Nazım Hikmet polemiğinden bugünlere taşan fikirler üretilmişti. Bu tarz polemik yazarlığı yıllar içinde devam edip geldi. Bazen her Allah'ın günü birbirine yakın konuları kaleme alan yazarlar polemikle üzerlerindeki ataleti atarlar, ortalık bir anda toz duman olur, hareketlilik gelir, sonra herkes kendi rotasına dönerdi. Ama son dönemin yazarları böyle polemikçi değil. Dijital dönemle birlikte yazarlarımızın da dengesi bozuldu. Gerçek yazarları tenzih ederek söylemek gerekirse yeni dönemde ortaya çıkan bazı kalemşorların bir kere fikir üretmek diye bir kaygıları yok. Kim nerede ne yedi, kim kiminle çıkıyor, kim rüküş kim iyi giyiniyor gibi eskiden magazin medyasının ilgi duyduğu konuları şimdilerde köşe yazarları, diğer meslektaşları hakkında yazıyor.

Türk medyasında internetin de yardım ve yataklığıyla yazarlar bir hayli arttı. Normal gazeteci ve muhabir neredeyse ortadan kalktı, esamesi bile okunmuyor. Bir kişinin ciddiye alınması için öncelikle yazar olması, yazarların ciddiye alınması için de şöhretli olması gerekiyor! Yani yazılarda bilgi birikiminin, yapılan analizin, siyasi değerlendirmelerin çok da önemi yok. Ne yazıldığından çok, kimin yazdığına bakılıyor. Bunun farkına varan sonradan olma yazarlar şöhret olmak için herkese sataşmayı büyük bir marifet biliyor. Bütün konuları 'Başkalarının sinir uçlarına nasıl dokunabilirim?' üzerine. Bu isimleri burada tek tek sıralamak onların tarzı gibi davranmak olacağı için yazmayacağım.

Mesela bunlar; kamuoyunun en ilgi çeken insanları hakkında sürekli ters yazılar yazar. Kamuoyunda en çok kim ilgi görüyorsa onun dikkatini çekecek konuları kaleme alırlar. Sürekli onlara küfrederler, hiçbiri çek edilmemiş duyumları doğruymuş gibi yazarlar. Yazıları bir fındık kabuğunu doldurmaz, hiçbir bilgi birikimi içermez. Bir miktar televizyonlarda göründüklerinde bu fırsatı olabildiğince iyi kullanırlar. Hele bir de katıldıkları televizyon programında dayak yemeyi başarırlarsa onlardan daha şöhretlisi olmaz. Bunlar arasında iyi kavga ettiği fark edilen bazıları daha çok televizyonlara çıkarılmaya başlar ki, reyting getirsin. Ondan sonra yazdığı her kıytırık konu, kıl-tüy fark etmez, bir meseleymiş gibi internet sitelerinde tartışılır.

Geçen hafta Hürriyet gazetesi Ahmet Arsan ismiyle yeni bir köşe açtı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün bu projesi korkarım bu akımı iyice güçlendirecek. İlgi görmenin, konuşulmak istemenin ideolojisi yok. Sağcısı, solcusu, İslamcısı yok bu işin. Bütün dünya görüşlerinden bu tarz yazarlar bulmak mümkün. Mesela sadece gazetecilerden haber veren, ana konusu medya mahallesi olan onlarca internet sitesi var. Gazetecilerin 'ene'sine hitap eden bu siteler gazeteciler arasında da bir hayli ilgi görüyor. Eskiden gazetecileri kimse tanımazdı. Ama bugün onlar neredeyse film yıldızı gibi. Pek çok gazeteci ortalama bir film yıldızından daha çok tanınıyor ve konuşuluyor.

Televizyonlar, gazeteler özellikle de internet siteleri sürekli olarak yazarlardan ve gazetecilerden bahsediyor. Bu durum, gazetecilik ve Türk fikir hayatına çok büyük zarar veriyor. Medya, sakıncalı bir süreç yaşadığının bir an önce farkına varmalı.

http://www.zaman.com.tr/

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN