forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

DENİZ BAYKAL'A RAKİP OLMAYA MI HAZIRLANIYOR?

Aktif .

 Genel Yayın Yönetmenliğini bırakmasına bıraktı ancak eski alışkanlıklarnı devam ettiriyor. Özkök, köşe yazılarında artık daha rahat davranıyor ve siyasi mesajlarını daha açıkça veriyor.


Özkök son olarak bir toplantıda siyasi parti lideri gibi konuştu.
Fehmi Koru, Taha Kıvanç köşesinde bu konuya değinmiş ve Ertuğrul Özkök'ün bir toplantıda verdiği mesajları değerlendirmiş...


Koru'ya göre, Özkök siyasete ısınıyor...




....

Eski yayın yönetmenleri yazar yapılıyor bizde. Bazısını kesmeyebiliyor yazarlık; özellikle de manşetlerden ülkeyi sarsmaya alışmış, konumunu perde gerisi pazarlıklarda değerlendirmeyi bilmiş olanlar yalnızca yazar kalmakta zorluk çekebiliyor. Çekerse çeksin, çare yok; gelenek böyle, eski yönetmen yazarlığa devam ediyor...

Kısır-döngü bu defa değişebilir, eski yayın yönetmeni ve ekibi vaktiyle tepe tepe kullanmaya alıştıkları gücü bir başka alanda yeniden kazanmayı düşünebilir. Hürriyet'in başından yeni ayrılan Ertuğrul Özkök'te böyle bir gelenek kırıcı potansiyel görüyorum.

Ege Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) 25. Yüksek İstişare Toplantısı'na katıldı Ertuğrul Özkök ve hemşehrisi işadamları önünde yaptığı konuşmada kapkara bir tablo çizdi. Aynı gün Hürriyet'in sitesinden konuşma metnini okuyunca ben müthiş etkilendiğime göre, karşısına çıktığı kişiler “İşte aradığımız yeni lider” demişlerdir.

Şu değerlendirme bir parti lideri ağzına daha iyi yakışmaz mı: “Türkiye, AB'nin temsil ettiği gerçek anlamda demokratik coğrafyaya mı ait olacak; yoksa giderek rol model olan Çin, Rusya gibi modellere benzeyerek otoriter hatta totaliterliğe tecavüz etmiş bir siyasi anlayışla mı yönetilecek?”

Evet, bu politik değerlendirme Ertuğrul Özkök'e ait. Şu değerlendirme de: “Evet, askeri vesayet zararlıdır, hiçbir topluma mutluluk getirmez. Ancak, askeri vesayeti kaldırırım derken yerine demokratik olmayan başka bir silahlı vesayeti koymaya başlarlarsa, daha ciddi sorunlar yaşanılır. Asker belli bir disiplinle hareket etmesini bilen kurumdur. Karşısına elinde silah olan başka bir kurumu illegal telefon dinleme yolları, kanunsuz alıp götürme, sabahları gözaltına alma, sindirme yoluyla baskı yaratarak yeni bir vesayet dönemi başlarsa askeri vesayetten daha kötü bir dönemdir. Askeri vesayet dönemleri sivil vesayetlerden daha kısa sürmüştür. Öbürlerinin kalıcılığı daha fazladır. Dünyada en kanlı idareler sivil şekilde gelmişlerdir.”

Bu kadar keskin lâfları Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli'nin ağızlarından bile duymadık. Helâl olsun...


DKM ARŞİVİ