forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

YANDAŞ GAZETECİLER CEMİYETİ

Aktif .

 KURŞUNKALEM / ZAMAN

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin geçtiğimiz hafta verdiği ödüller listesine baktım. Yine beni şaşırtmadı Cemiyet! Çünkü ödüllerin gazetelere ve televizyonlara dağılımına baktığımda tam bir adam ve kurum gözetme gözüme çarpıyor.

 

Ödülleri veren jürinin yapısı daha da vahim. Yandaş gazetecilerden oluşturulmuş bir jüri. Ödül jürisinde hangi isim varsa ödüller de o gazete ya da televizyonların temsilcilerine verilmiş. Jüriye göre ödül yani...

İsterseniz meseleyi biraz daha somutlaştıralım. 2009 yılında Türkiye'de hangi gazeteciye "Bana en iyi 10 haberi söyle?" diye sorsanız, dokuzu Taraf Gazetesi'nin haberlerini sayar. Ama ne ilginç ki Taraf'a bir ödül bile yok! Oysa ben şundan eminim. O jüride bulunan meslektaşlarımın hemen hepsinin güne başlarken okuduğu ilk gazete Taraf'tır. "Acaba bugün bize hangi haberi atlattılar?" diyerek açıp Taraf'a baktıklarını her yerde itiraf eden bu isimler, sıra ödüllendirmeye gelince Taraf'ı görmezden gelmiş. Peki bunun adına ne denir? 'Kıskançlık' diyenler çıkabilir. Keşke kıskançlık olsa! Çünkü kıskanmanın içinde imrenme vardır. Çekememezlik de değil, olsa olsa garezdir, hazımsızlıktır bunun adı. Kendi gazetem Zaman'ın haberlerinden hiç söz etmiyorum bile. Çünkü Taraf için geçerli olan şeyler Zaman için de geçerli.

Ama artık tablo iyice netleşti: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, son yıllarda giderek ideolojik bir hal aldı. Tıpkı Basın Konseyi gibi belli bir grubun ve görüşün temsilcisi gibi hareket ediyor. Yandaş davranıyor. Adam kayırmacılığı yapıyor. Gazetecilik kriterlerine dikkat etmeden, hak edip etmediğine bakmadan ödül dağıtıyor. Tıpkı bir zamanlar Kral TV'nin müzik ödüllerinde yaptığı gibi. (Türkiye'de bazı şair ve yazarlar için düzenlenen ödüllerin bile çıtası daha yüksek olduğu için bunları Cemiyet'in ödüllerinden ayırıyorum). Bir zamanlar Kral TV'den sadece kanalın patronajına yakın olan şarkıcılar ödül alıyordu. Bu yüzden bu ödüller gittikçe itibarını kaybetti. Hatta ödül alan pek çok şarkıcı bu ödülleri saklama gereği bile duymadı. Şimdi aynı şey Cemiyet'in ödülleri için de geçerli.

Aslında siyasetten kültüre kadar birçok ödülle ilgili söylenecek çok şey var. Onu da artık ödüller verildi, kimseyi incitmeyeyim düşüncesiyle yazmıyorum. (Yeri gelmişken ödül alan meslektaşlarımı da kutluyorum. Onlara bir sözüm yok.) Ama rutin, hatta bayat haberler var ödüller arasında. Gazetecilik başarısı, araştırma, bir şeyi ortaya çıkarma yok ne yazık ki çoğunda. Eskiden öyle miydi?

Peki, adının başında "Türkiye" bulunan bir meslek örgütünün ödüllerinin bu kadar itibarsızlaşması kimseyi rahatsız etmiyor mu? Beni rahatsız ediyor doğrusu. Ama her yıl en iyi tasarım ve en iyi haber ödülünü Cumhuriyet'e sabitleyen Cemiyet yönetimi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Buradan iddia ediyorum: Geçmiş yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıl da 'en iyi tasarım' ve 'en iyi haber ödülü' yine Cumhuriyet'e gidecektir.

Devletten her yıl milyonlarca lira yardım alan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin artık kendisini değiştirme vakti geldi. Bu gidişle Cemiyet iyice itibarsız hale gelecek. Tıpkı Basın Konseyi gibi. Kararlarına kimsenin itibar etmediği gibi ödülleri de yakında anlamsızlaşacak.

http://www.zaman.com.tr/


DKM ARŞİVİ