forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

KANKALAR MECLİSİ'NİN ÇALIŞMA YÖNTEMİ!

Aktif .

fehmi_koru_300Fehmi Koru'nun önceki gün 'Kankalar Meclisi' yazısı bayağı ilgi çekmişe benziyor. Bu yüzden olacak Koru, Taha Kıvanç köşesinde konuya devam etmiş ve bu sefer de 'Kankalar Meclisi'nin çalışma yöntemini deşifre etmiş...

Koru, "Kankalık böyle bir şey" başlıklı bugünkü yazısında Ahmet Hakan'ın nasıl kıskaca alındığını anlatmış...

Okuyalım...

(....)

İsterseniz sistemin nasıl çalıştığını dostumun bana yolladığı dosyadaki yazılardan uygulamalı biçimde sunayım.

CNN-Türk'te 'Medya Mahallesi' programını yapan Ayşenur Arslan önce Akşam gazetesinde çıkan bir yazı ile hedef alınıyor. Kankalar Meclisi'nin önemli isimlerinden birine ait bir yazıyla. Yazıda kendisini etrafa 'medya pavyonundaki son bakire' diye tanıtan birine değiniliyor, diğer iki yazarla birlikte...

Her üç yazarı ilk diline dolayan da 'Siz Kimi Kandırıyorsunuz?' kitabıyla Soner Yalçın değil miymiş?

Önce kitapla, ardından gazete yazısıyla, daha sonra da odağın internet sitesinde konuyu ele alan haberler ile, Ayşenur Arslan'a, babası üzerinden bir 'misyon' biçiliyor...

Etrafına "Ne oluyor?" diye sormaya başladığında, ona da, "Ablacığım, aslında iyi çocuk bunlar" diye birileri kapı açmış olmalı...

Benzer türden bir yaklaşım Ahmet Hakan'ın da başına gelmişe benziyor. Yine aynı yöntem uygulanarak...

Akşam'daki köşede bermutad Hürriyet yazarını ağır biçimde eleştiren yazılar çıkıyor birbiri ardına... Bir yazı Kulis'in standartları altında kalan kişisel takılmalarla dolu. "Artık yeter ama, gerçekten yazık" diye biten yazının bütününde herkesin o güne kadar tanıdığından farklı bir Ahmet Hakan portresi çiziliyor. "Onun için her şey kişisel, hep kişisel..." deniyor bir yerde. Köşesini ünlüler dünyasına girmek için kullandığı iddiası iliştiriliyor yazıya.

Ne zaman oluyor bu? 2 Şubat 2007 tarihinde... Hemen arkasından, internet siteleri, Akşam'daki yazıyı haberleştiriyor.

Karşısındaki için böylesine yoğun tiksinti hisleri taşıyan biri ondan uzak durur değil mi? Ya da, hakkındaki olur olmaz iddiaları yazı konusu yapan birinin semtine bile uğramaz herhalde o saldırıya hedef yapılan... Hayır, öyle olmuyor. Tam tersine, kısa süre sonra ikili can ciğer kuzu sarması haline geliyorlar... Yalnız kendileri 'kanka' olmakla kalmıyor, iki tarafın yakınları 'Kankalar Meclisi'nde yerlerini alıyorlar.

Yakınlığa odağın internet sitesinde çıkan bir haber tanıklık etsin. Okuyalım: "Olayın gerçeği şudur: Uzun tatilden dönen Oray Eğin, dün gece Akşam Gazetesi üst düzey yöneticileri ile Tuğçe Tatari ve Yiğit Karaahmet gibi Akşam yazarlarıyla Ahmet Hakan'a 'geçmiş olsun' ziyaretinde bulundu. Sohbet sürerken eve Ertuğrul Özkök geldi. Ahmet Hakan ile cumartesi günü gidecekleri Umre ziyaretinin bazı ayrıntılarını konuştular. 'İhram nereden alınacak' gibi. ?Bu arada geçmiş olsun ziyaretine Hıncal Uluç da gelecekti. Ancak zaman geçti, usta gazeteci bir türlü gelmedi. Merak edip telefon açanlara ise 'Size sürprizim var, konuklarım Ankara'dan geliyor, onları getireceğim' diye yanıt verdi."

Merak edersiniz diye kaydediyorum: Hayli bekletmiş, ama sonunda Hıncal Uluç iki 'sürpriz' isimle çıkagelmiş...

http://www.zaman.com.tr/

 

DKM ARŞİVİ