forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character
Yazdır

Selden geriye kalacak kum: Yo?unla?m?? laik nihilizm!

Aktif .

alpergormusALPER GÖRÜ? - T24

Türkiye'yi sarsan 20 gün ve onu izleyen “dü?ük yo?unluklu direni?” geride nas?l bir tortu b?rakacak? Bundan sonras?nda bizi ne bekliyor? S?rada daha büyük ve daha sert ayaklanmalar olabilir mi?

Bu sorulara bu a?amada ancak kaba, nüansland?r?lmam?? cevaplar verilebilir. Keza sorulara cevap ararken ula??lan kanaatler de ancak geçici kanaatler olabilir.

??te bu nedenle, yaz?ya ba?lamadan önce uyarmak isterim: A?a??da okuyacaklar?n?z, benim Gezi direni?lerine kat?lm?? ya da onlara sempatiyle yakla?m?? toplumsal kesimlerin bundan sonraki muhtemel pozisyonlar?na ve ruh hallerine dair kaba öngörülerim, geçici kanaatlerimdir.

 ?syan?n ard?ndan Türkiye'ye etkileyecek iki sosyoloji

 Art?k biliyoruz: “Gezi ruhu”, kendi ahlaki do?rusunu, toplumsal tahayyülünü ve gündelik ya?am tercihini ba?kalar?na zorla benimsetmek istiyormu? alg?s?n? yaratacak kadar çok tekrarlayan ve bunu da son derece nobran, itici, d??lay?c? bir dille yapan Ba?bakan Erdo?an'a yönelik çok güçlü bir ç??l?kt?r. 

Ba?bakan, ne yaz?k ki, sayg? ve e?itlik talep eden bu itiraz?n birey temelli, modern ve sivil karakterini alg?layamad?.

Benimsedi?i ataerkil siyaset anlay??? onu inatç?, basiretsiz bir tutuma sevk etti ve neticede bu tutumun yol açt??? kitlesel gösteriler, zaman içinde hükümeti istifaya zorlamaya yönelik bir enerjiyle doldu ta?t?.

Gösterileri “hükümet istifa”“diktatör istifa” enerjisiyle dolduranlar?n kahir ekseriyetini hiç ku?kusuz Adalet ve Kalk?nma Partisi'ni de (AK Parti), onun hükümetlerini de on buçuk y?ld?r me?ru görmeyen ulusalc? kalabal?klar, laik sosyoloji mensuplar? olu?turuyordu. 

Gerçi “hükümet istifa” diyenlerin bir bölümü muhtemelen kelimenin gerçek anlam?yla istifadan söz etmiyor, bunu, “senden hiç memnun diyelim, bil bunu” anlam?nda kullan?yorlard?.

Ulusalc?lar?n “hükümet istifa”s?yla Gezi ruhunun dairesi içinde yer alanlar?n kulland?klar? “hükümet istifa” slogan? aras?nda böyle bir ayr?m yapanlar oldu, buna ben de kat?l?yorum.

Türkiye'yi sarsan 20 gün ve onu izleyen “dü?ük yo?unluklu direni?”in geride nas?l bir tortu b?rakaca?? sorusunu, bence, bu 20 güne damgas?n? vuran iki sosyoloji temelinde cevapland?rmal?y?z...

Bu sosyolojilerden birincisini Gezi ruhunu temsil eden yeni nesil, ikincisini ise demokrasisiz bir laik diktatörlük pe?inde ko?an ulusalc?l?k olu?turuyor...

Gezi'de ortaya ç?kan ruhu temsil eden gençlerin say?s?n?n, Türkiye çap?nda yayg?nla?an gösterilere kat?lan kalabal?klar?n küçük bir bölümünü olu?turdu?u kanaatindeyim. Fakat say? burada hiç önemli de?il. Taleplerinin demokratik içeri?i ve me?ruiyeti, onlara say?sal s?n?rl?l?klar?n?n çok ötesinde bir “özgül a??rl?k” sa?l?yor.

Gezi'de ortaya ç?kan yeni ku?ak, Türkiye'nin bundan böyle ataerkil, otoriter siyasetlerle yönetilemeyece?ini kesin bir biçimde gösterdi.

Onlar?n varl?klar?n?n, bundan böyle demokrasiyi ve ço?ulculu?u ço?altma yönünde bir etki yarataca??n? güvenle öne sürebiliriz.

 Laik sosyolojinin umutsuzlu?u daha da artacak

 Gezi ruhuyla hiçbir ilgisi olmad??? halde sonradan ona yamanan ve onun me?ruyetinin arkas?na s???narak “sokakta hükümet devirme”ye soyunan ulusalc?l??a ya da laik sosyolojiye gelince...

(Bundan sonras?n?, gösterilerin suikastlar vb. giri?imlerin de katk?s?yla kaotik sonuçlar üretmeyip eninde sonunda durulaca?? varsay?m?yla yaz?yorum).

Bu kadar büyük bir kalk??man?n (dahi) hükümeti devirmeye yetmedi?inin görülmesinin, oradaki nihilizme varan koyu umutsuzlu?u daha da art?raca?? kanaatindeyim. Buna, sekiz ay sonraki seçimlerde muhtemel bir AK Parti zaferinin eklenmesi durumunda, umutsuzluk dayan?lmaz boyutlara varabilecektir.

Nihilizme varan bir umutsuzlu?un büyük toplumsal patlamalarla kendisini ifade etmesi hiç ?a??rt?c? olmaz. Bu tehlikeye daha önce defalarca i?aret etmi?tim.

“Mesela” kabilinden birini hat?rlatay?m:

“Belki baz?lar?n?n ho?una gidebilir, fakat ben ülke nüfusunun kabaca yüzde 20’lik bir bölümünün, hakl?-haks?z endi?elerle ve büyük bir umutsuzlukla ya?amas?n?n tehlikelerle dolu bir süreç yarataca?? kanaatindeyim. Nihilizm pasifli?e yol açabilece?i gibi önü arkas? hesaplanmam?? bir sertli?e, bir 'feda' duygusuna da yol açabilir. Ülkedeki siyasi atmosfer, ikinci ihtimalin daha kuvvetli oldu?unu gösteriyor.”  (Balyoz Karar? 'Laik Nihilizm'i Art?racak, Taraf, 25 Eylül 2012).

31 May?s'tan bu yana ya?ad???m?z olaylar?n da, bir yönüyle sözünü etti?im derin umutsuzlu?un bir “ç?kt?”s? oldu?u kanaatindeyim.

Bence, Gezi Park? eylemlerine sonradan eklemlenen laik sosyoloji mensuplar?n?n sergiledi?i ola?anüstü enerji, kahreden bir umutsuzluktan kurtulma ihtimalinin yaratt??? umuttan kaynaklan?yordu.

Laik ruh hâlindeki de?i?iklikler

 ?imdi, Gezi direni?inin daha da koyula?t?raca??n? tahmin eti?im “laik nihilizm”i eski yaz?lar?mdan özetlemelerle biraz açmak istiyorum.

Türkiye’de, birbirine z?t (bazen de z?tm?? gibi görünen) siyasi pozisyonlar? i?gal etseler de otoriter-sert bir “laiklik” ortak paydas?nda birle?en bir toplumsal-siyasal güç var. Bu sosyolojinin siyasal plandaki yans?mas?, ulusalc?l?k...

Say?ca hiç de az olmayan bu gücün bask?n vasf?, Türkiye Cumhuriyeti yurtta?lar?n?n bir bölümünün siyasi tercihlerini me?ru saymamak...

AK Parti 3 Kas?m 2002'de iktidara geldi?inde, Türkiye'yi yönetme hakk?n?n ve ehliyetinin sadece kendilerinde oldu?una inanan bu kesimler derin bir karamsarl??a garkoldular. Fakat “umutsuzluk” içermiyordu bu duygular?, çünkü karamsard?lar, kötümser de?il.

Burada bir parantez aç?p, “Karamsarl?kla kötümserlik ayn? ?ey de?il mi?” diye itiraza yeltenebilecek okurlar? Dücane Cündio?lu'nun sat?rlar?yla tan??t?ray?m:

“Karamsarl?k, olan?n karal???n? bütün o aç?kl??? içinde te?his etmek demek. Kötümserlik ise tam da aksine, olacak olan?n ?????n? karartmaya çal??mak, düpedüz umutsuzluk demek. Umudun, do?du?unda, inad?na karanl?klar içinden do?aca??n? bilmemek demek. Kötümserlik ne kadar umutsuzluksa, karamsarl?k da bir o kadar umut demek.” (Tarihe ve Siyaset’e Dair, Kaknüs Yay?nlar?, 2005, s. 116.)

Türkiye'nin laik sosyolojisi 3 Kas?m 2002'de, evet, büyük bir karamsarl??a gömülmü?tü, fakat buradan bir kötümserlik üretmemi?ti. Mevcudun “kara”l???n? te?his ediyordu ama bunu, o “kara”n?n içinden ç?kmak için yap?yordu. Buna inan?yordu da...

?nanc?n? besleyen ba?l?ca iki unsur vard?:

Birincisi: “Gaflete dü?mü? millet”e ve “me?ru olmayan iktidar”a haddini bildirecek sa?lam bir ordu vard?. Daha önce bu türden iktidarlar? ala?a?? eden Türk Silahl? Kuvvetleri elbet bir gün bu iktidara da “buraya kadar” diyecekti.

?kincisi: AK Parti’nin girdi?i ilk seçimdeki spektaküler ba?ar?s? önceki “hortumcular?n iktidar?n? cezaland?rma arzusu”ndan kaynaklanm??t?... Bu anlamda AK Parti “konjonktürel” bir partiydi, gelip geçiciydi ve büyük bir ihtimalle ilk seçimde silinip gidecekti.

Fakat geli?meler, her iki umudun da zaman içinde “pörsümesi” sonucunu do?uracak biçimde tecelli etti.

?ktidar? asker marifetiyle devirme umudu, askerlerin zaman içinde darbe yapabilme “yeteneklerini” yitirmesiyle birlikte çöktü.

Keza, ba?lang?çta, AK Parti'yi iktidardan uzakla?t?rmak için bir “umut” vesilesi say?lan seçimler de zaman içinde i?e yarar bir araç olmaktan ç?kt?. Çünkü her seçimde AK Parti’nin oylar? biraz daha artt? ve laik kesimlerde “AK Parti’yi seçimlerle göndermek mümkün de?il mi acaba”sorusu yava? yava? zihinlerde yer etmeye ba?lad?.

Seçime inanc? tazeleyen iki geli?me

2007 ve 2009’da idrak etti?imiz iki geli?me, AK Parti’nin seçimle i?ba??ndan uzakla?t?r?labilece?i yönünde umut tazelenmesine vesile oldu... Belki de bu geli?meler olmasayd?, seçimlere dair karamsarl?k çok daha önce ortaya ç?kacak ve o kritik y?llarda demokrasi d??? aray??lara laik kesimlerden verilen destek daha da büyüyecekti...

Bu geli?melerden biri 2007’deki Cumhuriyet mitingleriydi... Bence mitinglerin büyük kalabal?klara sahne olmas?, ilk seçimlerin AK Parti’nin yenilgisiyle sona erece?ine dair bir umut yaratt? ve ba?ka “riskli” alternatiflerin yürürlü?e konulmas?n? gereksiz k?ld?.

Öteki geli?me, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde AK Parti’nin oylar?ndaki ciddi dü?ü?... Bu sonucun yaratt??? ruh hâli, seçimlerden hemen sonra Ertu?rul Özkök’ün kö?esinde yer verdi?i bir kad?n arkada??n?n sözlerinde ?öyle ifadesini bulmu?tu:

“Pazartesi sabah? çok rahatlam?? biçimde uyand?m. Bu ülkede kendimi az?nl?k gibi hissediyordum. Az?nl?k olmad???m?, bu ülkenin asli unsurlar?ndan, parçalar?ndan biri oldu?umu hissettim. Ülkemin halk?na itimad?m kalmam??t?. Tekrar güvenmeye ba?lad?m.”

Fakat sonras? iyi gelmedi... 2009 yerel seçimlerinin ard?ndan yüzde 58’lik bir referandum (2010) ve yüzde 50’lik bir genel seçim (2011) ya?ad?k.

 Pasiflik ya da 'feda' duygusunu da içeren bir sertlik

 Gezi olaylar? patlak verdi?inde 2013 Mart'?ndaki yerel seçimlere dokuz ay vard? ve anketler, AK Parti'nin yine yüzde 50 civar?nda oy alaca??n? gösteriyordu. ?laveten, Çözüm Süreci'nin aksamadan sürmesi halinde bu oylar?n daha da artaca?? öngörülüyordu.

AK Parti iktidar?n? ba?tan itibaren me?ru saymayan Türkiye'nin laik sosyolojisi ve onun siyasal alandaki sureti olan ulusalc?l?k, son bir y?lda 19 May?s, 29 Ekim, 10 Kas?m, Silivri ba?l?klar? alt?nda, “kitlelerin barikatlar? y?kt???” bir dizi büyük eylem düzenledi ve “devrimcili?e” yöneldi.

Bu eylemlerin amac?, Ulusal Kanal'da her defas?nda dile getirildi?i gibi “hükümeti y?kmak” ve yerine “milli” bir hükümet kurmakt?.

Ne var ki bu eylemler sadece ulusalc?lar?n kat?l?m?yla s?n?rl? kald? ve arzu edilen sonucu üretemedi.

Gezi direni?i, ulusalc?lar?n rüyalar?nda bile göremeyecekleri bir zemin yaratt?. Onlar da bu eylemleri h?zla “hükümet istifa” slogan?yla bütünle?tirme çabas? içine girdiler ve bunda da önemli ölçüde ba?ar?l? oldular.

(Kimse k?zmas?n, emekli-ulusalc? general Do?u Silahç?o?lu'nun 3 ?ubat 2008'de Cumhuriyet'te yay?mlanan makalesinde anlatt??? AK Parti'yi iktidardan uzakla?t?rma plan?n? burada tekrar hat?rlataca??m: 

“Laik Cumhuriyeti savunmaya kararl? her yurtta?, hükümetin antidemokratik uygulamalar? kar??s?nda, toplumsal tepkisini olanca gücüyle ortaya koymal?; anayasal kurum ve kurulu?lar?n da deste?inde, halk?n geni? kat?l?m?yla bir 'ulusal cephe' olu?turulmal? ve AKP hükümeti en k?sa sürede iktidardan uzakla?t?r?lmal?d?r! (...) Atatürk Cumhuriyetini savunan ‘ulusal cephe’nin tüm yanda?lar? meydanlar? doldurmal?; milyonlar nereye gerekiyorsa oraya y???lmal?, nereye gerekiyorsa oraya ç?kar?lmal?d?r. (...) (Hedef) sonunda hükümeti yönetimden çekilmeye mecbur etmektir.”)

O zaman olamayan, i?te ?imdi oldurulmaya çal???l?yor.

Ne var ki, arkas?ndan darbe gelmeyecekse, Türkiye'de sokak eylemleriyle iktidar devirmek mümkün de?il. Yani, amaçlanan ?ey hâs?l olmayacak, Türkiye seçime (belki de erken seçime) gidecek ve ortal?k eninde sonunda durulacak.

??te ben laik sosyolojinin o ko?ullardaki ruh halini anlamaya, tahmin etmeye çal???yorum.

Öyle görünüyor ki, bu i?in sonunda, Türkiye'nin tarihinde görülmemi? bir isyanla dahi da??lmam?? bir partinin hükümetini devirmenin zorlu?u bir kez daha ortaya ç?kacak ve meydanda ?u soru kalacak:

"Darbe mümkün de?il, seçimde yenmek mümkün de?il, dev bir kalk??ma da kâr etmedi... Peki, ne olacak?”

Bence bu sorunun ça?r??t?rd??? ruh hali, iyice koyula?m?? bir umutsuzluktan ba?ka bir ?ey olamaz.

Bu ölçüde koyu bir umutsuzluk nihilizmdir ve nihilizm yaln?z onun etkisi alt?na giren kalabal?klar için kötü sonuçlar üretmez, hepimiz için kötü sonuçlar üretir.

Nedeni aç?k: Çünkü böyle bir umutsuzluk, yukar?da zikretti?im iki davran?? biçiminden birine yol açar: Pasiflik ya da 'feda' duygusunu da içeren bir sertlik.

 Ba?bakan her?eyi ve herkesi ayn? torbaya atmamal?

 Selin ard?ndan geriye kalacak olan bu kumla ilgili olarak ba?ta hükümet olmak üzere hepimizin ?apkas?n? önüne koyup dü?ünmesi gerekiyor.

“Ba?ta hükümet”i “ba?ta ba?bakan” diye düzeltmek do?ru olur... Çünkü onun her ?eyi ve herkesi bir torbaya dolduran tutumu, “hükümet istifa”y? gerçek anlam?nda kullanan “devrimci ulusalc?l?k”?n ekme?ine ya? sürüyor... Hükümetten talebi e?itlik ve sayg? olan, fakat onun siyasi me?ruiyetini sorgulamayan, tam tersine “seçimle gelen seçimle gider”e inananlar? da ulusalc?larla ayn? soka?? payla?malar? yolunda k??k?rt?yor.  

Not: Yaz? http://t24.com.tr de yay?nlanm??t?r. 

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri