forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

Ben de Hürriyet'e gidiyorum...

Aktif .

salih-tunaYeni Şafak yazarı Salih Tuna Akif Beki transferini yorumladığı yazısında ilginç değerlendirmelerde bulundu. 


Salih Tuna'nın "Elveda Okurlarım ben de Hürriyet'e gidiyorum" başlıklı yazısından ilgili bölümler şöyle... 

Akif Beki arkadaşımız Hürriyet gazetesine geçti diye sosyal medyada kıyameti kopardılar.

Söz konusu başlığı seçerken de, 'nasılsa siz bu naçizane yazıyı okuyup işin aslını öğreneceksiniz, ve nasılsa onlar başlıktan öte bir şey okumayacaklar' diye düşündüm.

Gerçekten öyle.

Bunların en okumuşlarından biri (adı lazım değil, ışıklar içinde yatsın) Star gazetesini hâlâ Cem Uzan'ın sanıyordu.

'Duran Adam' eylemi hakkında yazdıklarımı da nasıl algıladıklarını bir anlatsam yerlere yatarsınız.

Akif Beki'nin Hürriyet'te köşe yazacak olmasına acayip canları sıkıldı. Tam bir düş kırıklığı, müthiş bir infiale dûçar oldular.

İçlerinde, 'Bütün tersaneler işgal edilmiş, Hürriyet gazetesinin köşelerine sızılmış olsa da direnelim arkadaşlar' yollu gaz vermeye çalışanlar yok değil.

Lakin çoğunlukla yalapşap espri denemeleri, bir yığın densizlik ve küfür arasında acıklı endişelerini dile getiriyorlar.

Neymiş efendim; Hürriyet'i yandaş dolduracaklarmış da, sırada Salih Tuna varmış da bilmem ne! (Sadece beni değil tabii, birçok arkadaşımızın daha ismini panik içinde zikrediyorlar.)

En hafif küfürleri: 'Yuh olsun Aydın Doğan'a'

'Makarnaya / kömüre kendini sattı' diyenler bile var.

İyi de birader daha düne kadar kahramandı hani; Gezi devriminizin amiral medyasının patronuydu.

Hem Akif Beki Radikal'den Hürriyet'e geçmedi mi?

Radikal gazetesi Aydın Doğan'ın değil mi?

Ben boşuna mı diyorum; bunlar bilmez, bunlar okumaz, okusa da başlıktan öteye geçemezler, öteye geçseler de fehmetmezler...

Çoğulculuğu dillerinden düşürmezler ama bir tek farklı sese tahammülleri yoktur.

'Yandaş' dedikleri gazetelerde Gezi'ye (özellikle ilk günlerinde) destek veren bir yığın köşe yazarı vardı; buna mukabil 'çırçırların' medyasında bir tek çatlak ses bile çıkmadı.

Hâlâ da çıkmıyor.

Şiddete, yakıp yıkmaya, vandallığa bile adamakıllı itiraz edenini görmedim.

Bir Akif Beki'ye bile tahammül edemiyorlar, sonra da kendi gazetesini 'kimlere kaldı' diye aşağılamaya çalışan bir aklı evvelle, yine kendi gazetesini 'iktidarla kirli ilişkiler' içinde göstermeye çalışan bir gammazı düşünce özgürlüğü veya çoğulculuk üzerinden arkalamaya çalışıyorlar.

Ne diyelim, 'çırçırların' dayanılmaz 'gezizekalılığı' işte.

Yazının tamamı için tıklayın...

DKM ARŞİVİ

Loading