Yazdır

GAZETEYE PARA VAR, PEKİ SİTESİNE?...

Aktif .

M. SERDAR KUZULUOĞLU
serdar_kuzuluoglu1980’de Avustralyalı Rupert Murdoch tarafından kurulan ve payı azalmış olsa da halen ailenin kontrolünde yoluna devam eden News Corp. dünyanın en büyük medya gruplarından biri durumunda.
 
Gazete, dergi, televizyon, radyo, müzik ve film yapımevleri, uydu platformu ve internet sitelerinden oluşan geniş bir yelpazede dev bir içerik ağını kontrol ediyor. Türkiye’deki varlığı şu an için Fox TV’den ibaret. Grup aslında prensip olarak İngilizce konuşulmayan ülkelere yatırıma sıcak bakmıyor.
 
News Corp, zaman içinde dünyanın dört bir köşesinden satın aldığı irili ufaklı medya şirketleriyle dünyanın gündemini belirleyen en önemli merkezlerden biri haline geldi. Dikkat çeken alımları arasında 2005’te 580 milyon dolara aldığı MySpace.com sitesi ve 2007’de 5 milyar 600 milyon dolara aldığı Wall Street Journal gazetesi bulunuyor.
 
Türkiye’de pek adı geçmese de MySpace dünyanın en çok ziyaret edilen sosyal ağı unvanıın daha ik ay öncesine kadar koruyordu (artık o unvan Facebook’un). Kurucuları arasında yer aldığı ve yüzde 45’ine sahip olduğu TV yayın platformu Hulu.com bugün ABD’nin en büyük ikinci kablo TV ağından daha fazla izleyiciye ulaşıyor. İnternetteki yatırımları bunlardan farklı 15 girişime yayılıyor.
 
Özetle son açıkladığı mali dönem raporuna göre yıllık 33 milyar dolara yakın ciro ve 5.4 milyar dolar net kâr yapan bir oluşumdan söz ediyoruz.
Ne var ki bütün bu bol sıfırlı gelirlere rağmen Başkan Rupert Murdoch ve Avrupa operasyonunu yürüten oğlu James Murdoch fena halde tedirgin. Çünkü rüzgâr bir süredir ters esiyor, yelkenler dolaşıyor, rota şaşıyor.
 
Murdoch İmparatorluğu’nun temel aldığı nokta, gündem oluşturma gücünü ekonomik getiriye dönüştürmek. Yani bütün bu çarkın dönmesi ve sistemin işlemesi, mecraların kendi üstüne düşen rolü başarıyla oynayarak hedef kitlesine ulaşmaya devam etmesine bağlı.
 
Bu konudaki hırsın ulaştığı en vahşi noktayı ABD Başkanlık seçimleri sırasında Barack Obama’ya karşı yürüttükleri karalama kampanyasında dehşetle takip etmiştik.
 
İyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı, mantıklıyı ve mantıksızı belirleyebilirsen, her türlü oyunu da kazanırsın; bunda sürpriz bir şey yok. Fakat bunun için de toplumun hemen her yaş ve ilgi grubuna hitap edebilen farklı mecra ve markaları diri tutabilmek gerekiyor. Üstelik arada hiçbir ‘parazite’ izin vermeden.
 
James Murdoch geçtiğimiz hafta Britanya’da yaptığı bir konuşmada BBC’yi kastederek devletin habercilik yapmasının özgür haberciliğe ve çoğul düşünceye vurulan bir darbe olduğunu söyledi. Halktan alınan bedellerle yayın yapan BBC ona göre haksız rekabete yol açıyordu. 20 yıl önce babasının neredeyse aynı cümlelerle yaptığı bu konuşmayı tekrarlamasının ardında Murdoch matematik bir gerçek yatıyordu. Grubun Britanya’da hizmet gösteren Sky televizyonunun bu yılki zararı 3.4 milyar dolara ulşamıştı..
 
Grubun tek derdi Sky TV de değil üstelik. Bilgisayarların ve akıllı taşınabilir cihazların artışı, internet erişiminin ucuzlaması ve yaygınlaşması, kişisel yayıncılık araçlarının çoğalması gibi etkenlerle medya sektörü bütün dünyada, her mecrasıyla tarihinin en sancılı anlarını yaşıyor. Gazete tirajları düşüyor, dergiler bir bir kapanıyor, televizyon izleme oranları düşüyor, filmlerin gişe ve DVD hasılatları geriliyor...
 
Yine Murdoch grubuna bakarsak, toplam gelir bir önceki yıla göre 1,5 milyar dolar gerilemiş durumda. News Corp’un gazetelerinden elde ettiği kâr 216 milyon dolardan 7 milyon dolara düştü! Seneye büyük ihtimal zarar görünüyor.
 
Bu denklemde ibrenin sürekli tepeye çıktığı tek mecraysa internet. Ancak o da kendi doğası gereği bunların arasındaki bizzat en çetrefilli sorun. Çünkü ‘bedava’. Reklam gelirleriyse mecraların çokluğu nedeniyle oldukça küçük dilimlere dağılmış durumda.
 
Medyanın elindeki tek koz insanların hâlâ haber alma, karar edinme için yöneldiği web sitelerinin büyük çoğunlukla yine kendi markalarının web uzantıları olması. Tamamen webde var olmuş bağımsız içerik kaynakları yok denecek kadar az. Olanlar da bir bir yine bu tröstler tarafından satın alınıyor.
 
Geçen ay Rupert Murdoch liderliğinde toplanan uluslararası medya kuruluşlarının yöneticileri web için ücretli içerik modeline yönelik ortak bir girişimi tartıştılar. Onlara göre bedava haber tüketiminin sürdürülebilir bir tarafı yoktu. Çare olarak topluca ücretli abonelik sisteme geçmeyi buldular. Unutmak istedikleri şeyse şu ana kadar bunu deneyen hiçbir kurumun başarılı olamadığıydı.
 
İnternet tamamen kendine özgü yan gelir modelleriyle bezeli bir yapı. Haberden parayı telefoncu, telefondan parayı operatör, içerikten parayı yazılımcı kazanabiliyor. Haberci tut, haber yap, sat özetindeki sıradan, köhne mantığınınsa hiçbir şansı kalmadı. Üstelik sadece bir arama ve bir tıklama ötede yüzlerce, binlerce alternatifin olduğu bir alanda bu yaptırımın tutma ihtimali yok.

Peki ne olacak? O da başka bir yazının konusu.
 
RADİKAL