forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

NEDİR BU HÜRRİYETLEŞTİRME OPERASYONU?

Aktif .

kudret_koseoglu"Cüneyt Ülsever: Liberal kanattan Hürriyet’e geldi. Nuray Mert sol-sosyalist kanattan, Ahmet Hakan ise İslami kanattan... Peki ne oldu? Bu üç farklı yerden gelen yazar da çok başarılı bir şekilde Hürriyetleşme süreçlerini tamamladılar."

Star Gazetesi'nin Kutret Köseoğlu müstear isimli köşesinde 'Hürriyetleştirme operasyonu tamamdır!" başlığıyla ilgi çekici bir yazı yayınlandı.
 
Okuyoruz...
 
 
 

Hürriyetleştirme operasyonu tamamdır!
 
Hürriyet gerçekten ilginç bir gazete. Kendi bünyesine aldığı her yazarı Hürriyetleştirebilme özelliğine sahip. Örnek mi istiyorsunuz? Üç örnek birden vereyim...
 
Cüneyt Ülsever: Liberal kanattan Hürriyet’e geldi. Nuray Mert sol-sosyalist kanattan, Ahmet Hakan ise İslami kanattan...
 
Peki ne oldu? Bu üç farklı yerden gelen yazar da çok başarılı bir şekilde Hürriyetleşme süreçlerini tamamladılar. Birçok kritik konuda hemen hemen aynı statüko-merkezli düşünen çizgiye geldiler. Elbette öyle değilmiş gibi göstermek için yapılmadık laf cambazlıklarını, zihinsel akrobatlıklarını yapma gayretindeler. Ama kimse yemiyor.
 
Üçü de 27 Nisan darbe girişimi karşısında tam Hürriyetleşmiş tavırlar koydular. Ergenekon davası konusunda aynı şekilde kamufle edilmiş bir statüko-merkezli duruş sergilediler. Hâlâ da öyleler.
 
Amiral gemisi ruhlarını teslim ettikleri için bu üç yazara da kapılarını açtı. Bu durum onlara çok şey “kazandırmış”tır tabii, ona şüphe yok... Ama bu Hürriyetleşme sürecinde kendi çevrelerindeki itibarlarını tamamen kaybettiler.
 
Ülsever, LDT kökenli bir liberaldi. Bugünse en başta LDT’li entelektüeller olmak üzere tüm liberal camia içinde sıfıra indi.
 
Kendini “Müslüman solcu” olarak tanımlayan Nuray Mert, hem özgürlükçü-sosyalist çevrelerdeki hem de dindar çevrelerdeki kredisini tüketti. Hürriyet’e gelmeden önce Hürriyetleşme merakını göstermişti zaten.
 
Ahmet Hakan’ın durumu ise çok daha hazin. Hürriyetleştirme operasyonunun en başarılı örneği o. Tam anlamıyla devşirildi. Hürriyet sitcomunun en sadık ve en itaatkar mensubu haline geldi. Hala ekmeğini büyük oranda kendi içinden çıktığı dünyaya hakaretler ederek kazanıyor. “Benim eski mahallem şöyle berbattı, böyle felaketti” gibi itirafçı muhabbetleriyle hem yaranmak istediği kesimi memnun ediyor hem de böyle küçükten beri özendiği o “egemen beyaz dünya”nın içinde yer bulabiliyor. Başı okşanıyor, yanağından makas alınıyor...
 
Her şey bir yana; Hürriyet gazetesini ve Ertuğrul Özkök’ü tebrik etmek lazım. Çokseslilik görüntüsü altında statüko-merkezli bir tek ses korosu kurabiliyor. Sonra da “Bakın işte her görüş bizde kendini ifade ediyor. Liberal, sağcı, solcu...” gibi propagandası yapabiliyor. Yiyen yiyor açıkçası... Afiyet olsun...

DKM ARŞİVİ