forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

ERTUĞRUL ÖZKÖK FEHMİ KORU'YA NEDEN ÇOK KIZGIN?

Aktif .

ertugrulozkok_ulketvÜlke TV'de “En Sıradışı” programında Turgay Güler, Ahmet Kekeç ve Şamil Tayyar'ın sorularına cevaplayan Hürriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, kendisine yönlendirilen şikâyetleri ve merak edilen konuları cevapladı. Özkök, Fehmi Koru, Tansu Çiller, 28 Şubat,  Hürriyet’in politikaları, attığı manşetler ve Türk medyası hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.  

“28 ŞUBAT’TA TAVRIMIZ ERBAKAN’A DEĞİL, TANSU ÇİLLER’EYDİ”

Özkök, “28 Şubat süresince bizim derdimiz Erbakan’la değildi. Bizim derdimiz Tansu Çiller’leydi. Çünkü bizim çok üzerimize geldi. Bize çok büyük kötülükler yaptı.  28 Şubat darbe değildir. O dönemde ben yazımda yolsuzluğun darbe nedeni olabileceğini yazdım. Türkiye’de yolsuzluk çok büyük boyutlardaydı, hükümetler bu yüzden düşüyordu” dedi.

“FEHMİ KORU’NUN “PATRON İYİ YANINDA ÇALIŞANLAR KÖTÜ” LAFINA ÇOK ALINDIM”

Ertuğrul Özkök, Fehmi Koru’nun bir lafına çok alındığını dile getirerek “Patron iyi yanında çalışanlar kötü” sözü doğru olmamıştır. Biz Aydın Bey, Fehmi Bey birlikte gezilere gittik. Çok da güzel bir geziler yaptık.  Bayram namazını beraber kıldık.

Ahmet Kekeç, Fehmi Koru’nun yazılarına değinerek “Aydın Bey’in yaşadığı sıkıntıların kaynağı Aydın Bey’in yakınındakilerdir” sözünü hatırlatması üzerine Ertuğrul Özkök tepki gösterdi. Özkök, “Buna ben şiddetle itiraz ederim. Aydın Doğan’a verilen cezalar bizim yaptığımız haberler yüzündenmiş gibi gösteriliyor. ‘Senin adamların bu haberleri yaparsa bu cezalar da kesilir’ deniliyor. Doğan Grubu Türkiye’nin en başarılı yönetilen medya grubudur” dedi.  Özkök, Doğan Grubu’nun halka açık olduğunu ve buna para yatıran sermayedarların aynı görüşü savunduğunu dile getirdi.

Hürriyet’in ilan geliri olarak, tiraj olarak ve etkisi olarak doruğunda olduğunu savunan Ertuğrul Özkök kötü yönetimden ne kastedildiğini sordu. Özkök, “Kastettiği bir tek şey var sen bu haberleri yaparsan hükümette sana cezayı keser” dedi. Özkök bunun yanlış olduğunu savunurken Ahmet Çalık olayını örnek gösterdi ve gelecek için endişesini dile getirdi. Özkök, “Fehmi Bey de ileride yazdığı bizim hakkımızdaki bazı yazılardan dolayı üzülecektir. Fehmi Bey basınımızın renkli kişiliklerinden birisidir. Onunla Hürriyet de çalışmayı hiç düşünmedik. Bir defasında şaka olarak kendisine söyledim” dedi.

“ÖZAL’I DESTEKLEDİM. DESTEK VERDİĞİM HİÇBİR PARTİ İKTİDARA GELEMEDİ”

Özkök, bugüne kadar destek verdiği hiçbir partinin iktidara gelemediğini söylerken en büyük desteği Özal’a son döneminde verdiğini ve Özal’ın seçimi kaybettiğini örnek gösterdi. Özal’a desteğinden dolayı İzmirliler’in kendisine kızgın olduğunu söyledi. Özkök, Şamil Tayyar’ın gazetenin parti destekleme tavrını hatırlatması üzerine “Her gazetenin bir partiyi destekleme hakkı vardır. ABD’de New York Times her seçimde hangi partiyi destekleyeceğini ilan ediyor. Bu gayet normal bir davranıştır. Demokratik bir ülkede her gazetenin bir görüşü savunma hakkı vardır. Okuyucu beğenmezse gazeteyi almaz. Bu Maliye Bakanlığı’nın kestiği cezadan daha etkilidir” dedi.

 

“HAYATIMDA BİR DEFA AĞLADIM”

Meslek hayatında bir defa ağladığını belirten Özkök, “Ben sadece benim üzerinden başkalarına hakaret yapıldığında kızarım. Ömrüm boyunca sadece bundan şikâyet ettim. Babam hakkında yazı yazıldığında bu beni çok üzdü ve ağladım. Kimsenin özel hayatı üzerinden polemik yapılmamalıdır” dedi.

 

“HÜRRİYET OLARAK HATA YAPTIK”

Özkök, birçok gazete ve yöneticinin hata yapabileceğini, önemli olanın hatalarda ısrar etmemek olduğunu vurguladı.  Özkök, “Türkiye’de öyle manşetler atılıyor ki bütün yapılan haberler doğru olmuyor. Bazen yanlışlar yapılabiliyor. Bizde bazı haberlerimizde yanlış yaptık. Bir olayda yanlış attığımız bir manşetten dolayı 3 tane İran’lı genç 3 ay hapis cezası aldı. Yanlışlıklar oluyor tabi. Önemli olan onları tekrarlamamaktadır” dedi.

“OKTAY EKŞİ’NİN CHP’YE ÜYE OLMASINI ANLAYAMIYORUM”

Ertuğrul Özkök, daha sonra Oktay Ekşi'nin gazeteden ayrılması ve CHP'ye geçişiyle ilgili sorulara cevap verdi. Özkök, “Oktay Bey çok kuralcı birisidir” dedi. Oktay Ekşi'ye büyük değer verdiğini ve saygı duyduğunu belirten  Özkök, Ekşi'nin Basın Konseyi Başkanlığı görevinde iken CHP'ye üye olmasına çok şaşırdığını söyledi. Böyle bir davranışı ondan beklemediğini ifade etti. Özkök, Oktay Bey’in yazdığı yazıyla ilgili pişmanlığını kendisine söylediğini ifade etti.

 

“DÜNYANIN HER YERİNDE BÜYÜK MEDYA PATRONLARI DÖVÜLÜR”

Ertuğrul Özkök, “Bizim yaptığımız meslek insan mesleğidir. Biz insanların üzerinden yaşıyoruz. Dünyanın her yerinde büyükler dövülür. Dünyanın önde gelen medya patronları her zaman problem yaşar. Dünyanın her yerinde bu böyledir.  Büyükler her zaman tartışılır” dedi.

 

“12 EYLÜL DARBESİNİ SAVUNMADIM. O DÖNEMDE ECEVİT’İN BAZI YAZILARINI BEN YAZDIM”

12 Eylül sabahı İzmir’e giderken Bornova’da otobüslerinin durdurulduğunu ve darbe haberini duyunca sadece hayatının kurtulacağı düşüncesiyle sevindiğini belirten Özkök, “Darbeleri hiçbir zaman savunmadım. 12 Eylül’de depresyon geçirdim ve ölüm korkusu yaşadım. Daha sonra Ecevit’le birlikte çalışmaya başladım.  O zor şartlar altında Ecevit 612 aydına yazı yazdı ve bize sadece 12 kişi cevap verdi. Ecevit’in bazı yazılarını ben yazmak zorunda kaldım” dedi.

 

“KANAL 7’DE BENİ DOSTÇA KARŞILADILAR”

Ahmet Kekeç’in gazetecilerin kirli yanları da var yorumuna Özkök, “Biz gazeteleri yapan insanlarız. Biz kirli işler yapmıyoruz. Biz sadece bazen yanlış yapıyoruz. Bunda da ısrarcı olmuyoruz.  Bizim meslekte insanlar karşıt görüşte de olsa genel olarak birbirilerine çok iyi davranıyor. Ben Kanal 7’ye geldiğimde insanların yüzünde bana karşı kötü bir his yoktu” dedi.

 

“FARKLI OLANLARIN MEDYADA ÖNÜNÜ AÇTIM. AHMET HAKAN KANAL 7’DEN AYRILINCA İLK BİZE GELDİ”

Mesleğinde fark yaratan insanların hep önünü açtığını belirten Özkök, Serdar Turgut, Ayşe Arman gibi insanların kendi güçleriyle bir yerlere geldiğini vurguladı. Ahmet Hakan’ın Kanal 7’den ilk ayrıldığında Hürriyet’e başvurduğunu da belirten Özkök, bu konuda hep fark yaratan insanlara yardımcı olduğuna değindi.

“411 EL KAOSA KALKTI MANŞETİ O GÜNLERDE HAKLIYDI. ESKİ MİT MÜSTEŞARI BİZE ÖCALAN’IN ASILMAMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ”

Ahmet Kekeç’in 411 el kaosa kalktı manşeti hakkındaki eleştirel yorumlarına Özkök, manşeti kendisinin attığını belirtti. Özkök, “O günlerde ülkede çok karmaşıklık vardı. Ülkede yaşanacak karmaşadan endişe ediyorduk. MİT bizi toplantıya çağırarak Öcalan’ın asılması durumda ülkede büyük sıkıntı olacağını söyledi. Ülkenin menfaatini gözettik. Biz her şeyi göze alarak manşeti attık. Meclisin aldığı her karar doğru değildir. Yapılan her şeyin mutlaka daha iyisi vardır. Başörtüsü problemin anayasaya sokulmaması gerekirdi. Bu sorun toplumsal mutabakatla çözülmeliydi. Bundan 10 yıl sonra Ergenekon davasında atılan başlıklar farklı yorumlanacaktır” dedi.

Şamil Tayyar ise büyük gazetelerin manşetlerinin tesadüfen atılmadığını bunun altında bir etkenin olduğunu belirtti. Özkök ise buna karşı çıkarak her şeyin altında komplo teorileri aramanın doğru olmadığını ve doğru işleyen bir sistemi hiçbir manşetin kaosa sürükleyemeyeceğini ifade etti.

 

“GAZETE YÖNETİLMEZ İDARE EDİLİR. 20 YIL BOYUNCA SABAH GAZETESİNİN TAŞRA BASKISINI OKUMADAN YATMADIM”

Yöneticilerin sadece dengeleri gözeterek yöneticilik yapabileceğini, idare etme sanatının önemli olduğunu vurgulayan Özkök, “Yenilikçi, yaratıcı olacaksın. 20 yıl boyunca rakibim olduğu için Sabah gazetesinin taşra baskısını okumadan uyumadım. Süleyman Demirel’in ‘Türkiye yönetilmez idare edilir sözünü çok beğenirim.’ Aydın Bey’den çok fırça yedim. Çoğunda da haklıydı. Aydın Bey Türk toplumunun değerleri konusunda çok fazla duyarlıydı. Hiçbir baskı görmedim 20 yıl boyunca. Bütün manşetler benim sorumluluğumdadır” dedi.

“TÜRKİYE’DE MEDYADA KARTEL SADECE DAĞITIM ŞİRKETİNDE VAR”

Özkök, “Türkiye’de medya sahipliği konusunda kartel yoktur fakat dağıtım şirketleri konusunda kartel vardır. Dağıtım için her gün 900 kamyon kullanılıyor. Burada maliyetler çok yüksektir. Bunun için burada bir kartelden söz edilebilir” dedi.

 

“HÜRRİYET’TE HAYAL EDEMEDİĞİM KADAR PARA KAZANDIM. YAZILARIM AYDIN BEY’İN GÖRÜŞLERİNİ YANSITMAZ”

Hürriyet’te çok fazla para kazandığını, bundan dolayı minnet duyduğunu belirten Özkök, “Uzun zamandır çalışıyorum. Uzun zaman çalışmamdan dolayı güven problemi yaşadım.  Ben gazetelerde çalışan insanlara 70 yaş uygulaması getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Parlayacak bir adamı engellemek mümkün değildir. Sen istediğin kadar ayak oyunu yap başarılı bir insansan yükselişini kimse engelleyemez. Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmenliği’nden ayrıldığım için kırgın değilim. Çok mutluyum. Benim yazılarım Aydın Bey’in görüşlerini yansıtmaz. Ayrılan gazetecilerle ilgili olarak da Bekir Coşkun’un işine son vermeyi bir saniye düşünmedik. Bekir Emin Çölaşan’ın başına gelenlerin onun da başına geleceğini düşünüyordu. Emin bey dolayısıyla çok fazla maddi kayıp yaşadık. Açılan davalardan dolayı devamlı tazminat ödemek zorunda kalıyorduk.  Bunlardan dolayı bu ayrılık yaşandı” dedi.

 

BAZI GAZETELER GÖSTERMELİK OLSUN DİYE KÖŞESİNDE TÜRBANLI YAZAR KULLANIYOR”

Ahmet Kekeç’in başörtülü bir gazetecinin neden Hürriyet’te çalışmadığını sorusuna Özkök, bunun özel bir nedeni olmadığını söyledi. Özkök, “Bazı gazeteler göstermelik olarak köşesinde türbanlı yazar kullanıyor. Ben birileri desin diye bunu yapmam. Bu soruyu ben kendi kendime sormadım. Her gazetenin kendine göre bir karakteri vardır. Ben biat kültürüyle değil itiraz kültürüyle yetişen bir kişiyim” dedi.






DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN