forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

AYDIN DOĞAN VE MEDYASI CHP'DE YAŞANAN OLAYLARIN NERESİNDE?

Aktif .

aydin_doganDeniz Baykal'a ait olduğu belirtilen video görüntülerinin ortaya çıkmasından sonra en dikkat çekici yayınlar Doğan Medyası'na aitti. Hürriyet'in internet sitesi videonun gündeme gelmesinde önemli bir fonksiyon üstlendi. İlk istifa çağrıları, videoyu sürekli gündemde tutan Doğan Medyası'dan geldi. Kemal Kılıçdaroğlu ismi de ilk kez Doğan Grubu gazetelerinde gündeme getirildi...

Özellikle Doğan Grubu gazetelerinde yazan köşe yazarları CHP'deki gelişmelere müdahil olma niyetlerini açıkça ortaya koydular. Ve sonunda  'Aday olmayacağım' diyen Kılıçdaroğlu bir gecede kararını değiştirdi ve adaylığını açıkladı.

Doğan Medyası'ndan Kılıçdaroğlu'na büyük övgüler geldi. Hatta Kılıçdaroğlu adaylığını açıkladığı basın toplantısından sonra ilk işi Hürriyet'in Ankara bürosuna gitmek oldu. Ertesi gün Hürriyet'in manşetinde Kılıçdaroğlu'nun şu sözü vardı: Hedefim yüzde 40...

Peşinden Kanal D ve Star TV devreye girdi ve Kılıçdaroğlu'nu ekrana çıkarma yarışı başladı... Deniz Baykal'la ilgili ise 'İçinde bulunduğu durum' ve 'çaresizliği' yansıtılıyordu.

Peki sürecin başından biri içinde olan Doğan Grubu'nun 'Onursal Başkanı' Aydın Doğan bu duruma ne diyor?

AYDIN DOĞAN: BÜTÜN PARTİLERE İŞİT MESAFEDEYİM, SÜRECİN DIŞINDAYIM!

Aydın Doğan Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu'na bir mektup göndererek CHP'de yaşananlarla ilgili olarak kendi pozisyonuna açıklık getirmeye çalışmış...

Star Gazetesi yazarı Ergun Babahan'ın dünkü yazısında Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylık süreciyle ilgili Doğan Grubu'nu eleştiren ifadeler kullanması Aydın Doğan'ı kızdırmış... Aydın Doğan da, açıklamayı Ergun Babahan'a değil gazetenin yayın yönetmeni Mustafa Karaalioğlu'na göndermiş. Karaalioğlu da bu açıklamayı köşesinde yayınlamış...

AYDIN DOĞAN'IN AÇIKLAMASI ŞÖYLE

Bütün partilere eşit mesafedeyim, sürecin dışındayım!

“Sayın Mustafa Karaalioğlu,

Gazetenizin köşe yazarlarından Ergun Babahan’ın bugünkü yazısını üzüntüyle okudum. Yazarınız, beni ve sahibi olduğum yayın kuruluşlarını, CHP Genel Başkanlık seçimi ile ilgili gelişmelerde taraf gibi göstermeye çalışmış.

Yazarınızın iddialarını burada aynı ifadelerle tekrarlamayı bile kendime karşı yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum.

Sadece şunu belirtmek sanırım ne demek istediğimi izah edecektir. Kendisi beni İmralı ile işbirliği içinde göstermektedir ki bu asla kabul edilemez.

Ortaya atılan komplo teorisinin gerçekle yakından uzaktan ilgisi yoktur. Bu izansız iddiaları mantıkla açıklamak, dolayısıyla cevabını vermek de mümkün değildir. Hak ettiği ve layık olduğu tek cevap, “Deli saçması” deyip geçmekti. Ancak, yakın geçmiş birçok acı örnekle bana gösterdi ki, atılan iftiralar ne yazık ki iz bırakıyor.

Benim, yazarlarıma talimat verdiğim konusundaki ifadesini ise, sadece bana değil, mesleğimizin tümüne atılmış bir iftira olarak görüyorum.

Sayın Karaalioğlu;

Ben, bütün siyasi partilere eşit mesafedeyim. CHP genel başkanlık yarışı ile yakından uzaktan ilgim yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu ile hayatımda bir kere karşılaştım. Ayrıca geçmişte bir olay nedeniyle kendisi hakkında dava açmıştım.

CHP Genel Başkanı’nı seçecek olan yetkili kurul partinin kurultayıdır. Genel seçimde alacağı oyu da seçmen belirleyecektir.

Bu süreçte grubumuzun gazetelerini okudunuz, televizyonlarını izlediyseniz şunu görmüş olmalısınız. Deniz Baykal’ı istifaya davet eden yazarımız da olmuştur, istifa etmemesini, ettikten sonra geri dönmesini

isteyen yazarımız da. Her toplumsal ve siyasi olayda olduğu gibi bu konuda da gazete ve televizyonlarımızın bir politika birliği yoktur.

Ayrıca, Anayasa tartışmaları dahil hemen hemen her siyasi konuda, yazarlarımız arasında bir görüş birliği olmadığı, hatta birbirine tamamen zıt yazıların yayınlandığı da bir gerçektir.

Ben kendi payıma, bütün bunların dışındayım. Gazete sahibi olarak, partilerin hiçbirinin iç süreçlerine müdahele etmek gibi bir niyetim asla yoktur. Ayrıca kendimde böyle bir hakkı da görmem...

Ama bu haksızlıklar ve iftiralar karşısında sessiz kalmamın mümkün olamayacağını da ifade etmek isterim.

Yazıdaki ifadeler hakaret, iddialar da iftira sınırını aşmıştır.

Sadece İmralı benzetmesi bunu ispata kafidir.

Mustafa Bey;

Amacım polemiğe girmek değil. Elinde kalemi olmayan yayın kuruluşu sahiplerini tartışmaya çekmek mesleğimiz açısından yararlı sonuçlar vermiyor. O nedenle cevabımı size gönderiyorum.

Uygun görüp yayınlarsanız memnun olurum.

En iyi dileklerimle,

Aydın Doğan”

http://www.stargazete.com/

 

 

DKM ARŞİVİ

Loading