forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

HALK TV ÇALIŞANLARINDAN VEDA MEKTUBU: SUYUMUZU BİLE KESTİLER!

Aktif .

ETİKETLER:Halk TVlChp

halktvCHP'nin gayri resmî yayın organı Halk TV, parasızlık nedeniyle kapandı. İşsiz kalan çalışanlarsa kanalın web sitesinde yayınladıkları veda mektubunda aylarca maaş alamadıklarını, hatta sularının ve telefonlarının bile kesildiğini yazdılar. İşte açıklamanın tamamı... 

2005 yılından beri CHP'nin gayri resmî yayın organı olarak faaliyet yürüten Halk TV, geçtiğimiz günlerde yayınını durdurdu. Süresiz izne çıkarılan kanal personeli, Halk TV'nin resmî internet sitesinde bir veda mektubu yayımladı. Bazı itiraflara yer verilen 'Elveda' başlıklı mektupta, kanalın yayınını durdurmasında parti içi çekişmelerin etkili olduğuna işaret edilerek, "Filler tepinirken çimenler mi ezildi? Biz mi çok kötüydük? Yoksa yönetici diye seçtikleri mi?" soruları yöneltildi. 

PARTİLERİN TV KURMASI YASAK 

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 29. maddesine göre, siyasi partiler televizyon kuruluşu kuramıyorlar ve bu kuruluşlara ortak olamıyorlar. CHP, bu nedenle Halk TV'nin resmî sahibi olarak görünmüyordu. 12 Eylül 2010'daki anayasa referandumu öncesinde CHP'nin televizyona 690 bin TL aktardığı belgelenmişti. 

HALK TV ÇALIŞANLARININ VEDA MEKTUBU


ELVEDA!..

Çok şey yapmak isterken hiçbir şey yapamamak.
Halk TV çalışanlarının kaderi hep bu oldu.
*
Önce maaşlarımız kesildi. 
Masamızdaki telefonlarımız ilk kurbanlarımız oldu.
Sonra suyumuz. 
Konuklarımızdan utandığımız için lavabo kapısına “Arızalıdır” yazdık.
Halk TV Eylül 2010 tarihinden bu yana tam beş aydır çalışanların özverileriyle yayın yapmaya çalışıyordu. 
*
Herkes bir şeyler yapmak için ne umutlarla gelmişti oysa.
Her şeyin başı iletişimdi. AKP`yi mezara gönderecektik. Televizyonun yoksa bir hiçtin.
Muhalefetin söyledikleri ancak onların istediği kadar halka ulaşıyordu.
Makyaj odası gittikçe tozlanıyor, montaj odaları sessizleşiyordu.
AKP gericiliğinin ve dış güçlerin abandığı aşağılık sistemin bıraktığı küçük aralıkta sesini duyurabilirdin ancak.
Bunu yıkmaya çalışıyorduk.
Birbirimizi tanımıyorduk oysa. Sunucu, yapımcı, kameraman... 
Evde ekrana baktığımızda birbirimizi görüp tanıyorduk ancak.
Üç kuruş paraya, sigortasız, sözleşmesiz, güvencesiz ideallerimiz için aylarca yayın yaptık.
AKP maliyecilerinden korkarak tek bir ilan vermeyen kendi düşüncemizdeki iş adamlarına bile ikinci kez boyun eğmedik. Başımız dik kaldık.
*
Önce kumanda masasındakiler eksildi tek tek.Oraya kameramanlardan takviye yaptık.
Ana kumanda tek kişiye düştü. Ama “Mustafa zaten bir taneydi!”
Haber masalarına eğilmiş sessiz yüzlerimizi, masaların arasında gezinip hiçbir şey olmamış gibi, “kahveniz sütlü mü sütsüz mü?” diye soran çay ocağına bakan arkadaşlarımızın neşeli sesleri şenlendirdi.
Konuklarımızı normal olmayan bir şey yokmuş gibi çağırdık, karşıladık, konuk ettik.
Canlı yayında gülümseyen yüzlerimizin arkasındaki kederi kimse anlamadı. 
Makyaj masası tozlandı, montaj odası öksüz kaldı.
Yemek şirketlerinin elemanları uğramaz oldu. 
Herkes çaktırmadan çantasındaki simidi sütlü neskafeye banarak hiçbir şey olmamış gibi çalıştı.
*
Filler tepinirken çimenler mi ezildi?
Biz mi çok kötüydük? Yoksa yöneticilerimiz mi?
Yayın yönetmeni diye tüm yetkiler ellerine verilenler... 
Ne kendileri çalıştılar ne bizi çalıştırdılar.
Tüm Türkiye`nin ilerici demokrat zenginliğini kanala gümbür gümbür boca edecek yerde, kendi küçük dünyalarında "ecü ve bücü"lerine bu mükemmel ideolojik mekanizmayı teslim ederek, ses ve görüntüyle idare ettiler.
Yeteneksizler miydi, samimiyetsizler miydi? İçten pazarlıklı mı? Daha anlayamadık.
*
Ama şunu iyi biliyoruz ki yönetimde küçük bir değişimle ya da yönetime küçük bir takviyeyle fırtına gibi olabilecek bir kanal karardı.
Türkiye`nin yollarının çatallandığı bir kavşakta hem.
Herkesin Türkiye`ye saldırdığı bir cadı kazanı bölgenin ortasında.
Seçimlere birkaç ay kalmışken.
Türkiye göçüyorken!
Hukuk, yargı, ekonomi, hepsinden önemlisi insanımızın bilinci hallaç pamuğu gibi atılıyorken!
Gerici kanallar sabahın köründen geceyarılarına dek köpükler saçarak halkı kandırırken.
*
Çok şey yapmak isterken hiçbir şey yapamamak.
Halk TV çalışanlarının kaderi hep bu oldu.
*
Döndü hain rotatifler ağızlarının suları akarak: "Halk TV Kapandı!" 
"CHP`nin Halk TV`si Parasızlıktan Kapandı!"
"Kemal Parayı Bulamadı Halk TV Kapandı!"
Halk Tv çalışanlarına yalnızca bu başlıklar mı koydu sanıyorsunuz?
Lale Hanım söyledi en gerçeğini: “Arayıp sorulmamaktı en çok koyan!”
*
Gidiyoruz...
Neye, kime kızacağımızı bilmeyerek...
Ne olduğunu daha anlamayarak.
Olanlara, hazır bir kanalın böyle tuhaf biçimde bırakılabileceğine inanamayarak!
“Ülkemiz elden gidiyor. Seçimlere üç beş ay kaldı, aklınızı mı kaçırdınız?” diye ağlayarak arayan izleyicilerimize birkaç kırık sözden başka bir şey söyleyemeyecek buruşuklukta bir sesle.
*
Referandum kampanyası bitti önce maaşlarımız kesildi. 
Eşimizden dostumuzdan denkleştirerek bulduk yol paramızı ama hep geldik.
Sonra onlar da anladı buruşturulup atıldığımızı.
Masamızdaki telefonlarımız ilk kurbanlarımız oldu.
Sonra suyumuz. 
Konuklarımızdan utandığımız için lavabo kapısına “Arızalıdır” yazdık.
Sonra “Digitürk”den düştük.
Sonra elektrikler kesildi!
*
Karardık. İnce bir sızıyı gövdemizden damıtarak.
*
Oysa bizim yüzümüz apaydınlıktı.

A.Y.

http://www.halktv.com.tr/

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN