forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ İLE TRT ARASINDAKİ ANLAŞMADA YENİ AŞAMA...

Aktif .

trt_auTRT ve Anadolu Üniversitesi İş Birliği Alanlarını Geliştirme Çalıştayı, Ankara'da gerçekleşti. Anadolu Üniversitesi’nden 50’nin üzerinde katılımcının davetli bulunduğu toplantıda, TRT’den de aynı sayıda yetkili yer aldı. 

 

9 Ağustos Salı günü Ankara’da Otel Monec’te gerçekleşen çalıştayın açılış konuşmasında iki kurumun gücünün neler yapabildiğine dikkat çeken TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, “TRT-Okul, alternatif kanal arayanlara seçenek oldu. Bu güç ortak iş birliğinin ürünü” dedi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın da TRT-Okul’un ilk 6 ayda farkını ortaya koyduğunu belirterek, “Bütün dünya yaşam boyu eğitime gidiyor. Biz de burada daha iyi neler yapabileceğimizi tartışmaya geldik” diye konuştu.

TRT- Okul televizyon kanalı ile ilgili genel değerlendirme ve önerilerin yapıldığı ilk oturumda, öncelikle, kanalın yayın hayatına başladığından bu yana neler yapıldığına ilişkin kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından katılımcıların TRT Okul’la ilgili değerlendirme ve önerilerine geçildi.

“TRT-Anadolu Üniversitesi Arasındaki İş Birliğinin Değişik Alanlarda Geliştirilmesi” başlıklı ikinci oturumda, TRT’nin kanallarını tanıtan kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından, Anadolu Üniversitesi’nin tanıtım filmi izlendi. TRT Yeni Medya Kanal Koordinatörü Tuncay Yürekli TRT’nin internet, sosyal medya ve mobil medya alanlarındaki çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. TRT Eğitim Daire Başkanı Mesut Ertanhan da sunumunda, TRT kurumunun iç hizmet eğitimi çalışmalarını aktararak, Anadolu Üniversitesi ile bu alanlarda yapılabilecek iş birlikleri hakkında öneri ve görüşlerini sıraladı. İki kurum arasındaki eğitim ve işbirliği faaliyetlerinin geliştirilmesi bağlamında daha sonra toplantıya katılanlar arasında karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak nelerin yapılabileceği masaya yatırıldı.

FİLM SERBEST BÖLGESİ

Çalıştayın son oturumunda “Daha İyi Bir TRT İçin Neler Yapılmalı” konusu tartışmaya açıldı. İki kurum temsilcilerinin görüş ve önerilerinin dile getirildiği bu oturuma Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç da katıldı. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Davut Aydın, “Bugün Anadolu Üniversitesi ile TRT arasında yeni bir sayfa açıyoruz. Artık yeni bir aşamaya geliyoruz” dedi. Türkiye’de yurt dışından yaklaşık 50 milyon dolarlık film satın alındığını belirten Aydın, Eskişehir’de film serbest bölgesinin yaşama geçirilmesinin Türkiye’nin refahına önemli bir katkı sağlayacağını vurguladı.

‘En iyisini, doğrusunu ve güzelini biz yapmalıyız’

Toplantının sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da bir konuşma yaparak “Ben bu toplantıyı üniversite-sanayi işbirliğine benzettim. Bugüne kadar yapılan iyilerin, güzellerin üzerine katkı yapılacağına inanıyorum” diye kaydetti. Arınç, özellikle Türk dilinin kullanımına verdikleri önemin altı çizerek, kimi kanallarda yayınlanan “izdivaç” programlarını eleştirdi. Bülent Arınç, TRT ve Anadolu Üniversitesi arasındaki işbirliğinin devamı ve artırılmasına yönelik Eskişehir’de yapılması planlanan ikinci toplantıya Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun da katılmasının yararlı olacağını sözlerine ekledi.

Arınç konuşmasında özetle şu görüşlere yer verdi:

-TRT’nin eğitim kanalı, okul kanalı olarak açılması gündeme geldiğinde biz bundan büyük bir heyecan duyduk. Çünkü geçmişte çok durağan, kimsenin izlemediği bir kanal olarak çok eskiye ait görüntülerle desteklenen bir açıköğretim kanalı vardı. Bu artık arzu edilmiyor. Bununla bir eğitim yapılması da mümkün değil. Ama günlük yaşamında etkisinin hissedilebileceği; ki bugün sunumlarda da hepimizin ilgisini çeken konuların da içinde bulunabileceği bir okul kanalının açılması düşünüldü. Bunda tabii itici güç, Anadolu üniversitemizin katkısıdır. Biz sadece TRT olarak onlara bir kanal tahsil edecektik ve bazı konularda yardımcı olacaktık. Sağ olsun sayın rektörümüz ve sizlerin bu olağanüstü katkısıyla şu an altı aylık bir süreç içersinde kanallarımızdan biri olarak faaliyet gösteriyor. Umarım beğeniliyordur, umarım faydalı oluyordur.

uBen bu toplantıyı bir üniversite -sanayi iş birliğine benzettim; yani üniversite olan yerlerde sanayi ile iş birliği yapılması fevkalade önemli... Şimdi TRT  sanayi konumunda, siz de üniversite. Yani birikimlerinizi böyle bir alanda eyleme dönüştürmek  imkanı olabilir. Biz sizden yararlanmak istiyoruz. Siz de bu bilgileri bize vermek, satmak, paylaşmak istiyorsunuz. Ben başka alanlarda da keşke bunun örnekleri olsa diye düşündüm...

Bu Meseleyi YÖK Ele Almalı

-Şimdi stajyerler konuşuldu. İyi bir ses, iyi bir ışıkçı, iyi bir rejisör veya iyi bir yönetmen nasıl yetiştirilebilir bunun üzerinde duruldu. İletişim fakültelerinde müfredat, dersler bunlar için elverişlimidir. Aynı anda üç işi birden mi yapmalıyız; yoksa farklı farklı dallarda mı eleman yetiştirmeliyiz diye. Bunların konuşulmasının bile faydalı olduğunu düşünüyorum... YÖK’ün aslında bu meseleleri bütüncül tarzda ele alması lazım.
Türkçe’ye Sahip Çıkmalıyız

-Türkçenin zenginliğine sahip olmamız lazım. Özellikle ekrandaki yüzlerin... Özel televizyonlardakiler maalesef almış başını gidiyor. Ama bizim TRT olarak mutlaka en iyisini, en doğrusunu, en güzelini, en beğenilenini, beğenilmese bile bizim açımızdan en doğru olanı yapmamız lazım.

-RTÜK Kanununu değiştirdik. RTÜK Kanununun bir maddesi yayın ilkeleridir. Yani 25-30 tane maddesi olan yayın ilkesi... Bu yayın ilkelerinden bir tanesi de Türkçe konuşulmasıdır... Biz güzel şeyler duymalıyız. Yani şırıl şırıl akan bir su gibi Türkçeyi dinlemeliyiz. Bir kuş sesi gibi hoşumuza gitmeli. Biz kendi dilimizi neredeyse 30-40 kelimeyle konuşmaya başladık. Bu kadar kısır değil ki bizim dilimiz. Yani binlerce kelimesi olan, kelime haznesi çok geniş olan bir medeniyet dilinden bahsediyoruz. O yüzden Türkçe ile ilgili olarak üniversitemiz, biz, Türk Dil Kurumu, RTÜK bir araya da gelebiliriz. Bunu biraz daha zenginleştirebiliriz. Hatta kurumsal hale gelebiliriz. 

-Türkçeyi bozan bir çok faaliyet var. Bunların karşısında bizim mutlaka en azından; TRT madem ki kamu yayıncılığının en güzel şeklini  yapıyor, Türkçeyi zenginleştirmemiz ve kendimize güzel örnek olması lazım. Ne kadar reyting almasa da biz buna görev zararı olarak bakabiliriz.

-Özel televizyonların  renting kaygısıyla  kar elde etmek amacıyla başka şeyler yaptığını düşünüyorum. Bunun yanında iyi yayıncılık yapmak isteyenlerin çeşitli engellerle karşılaştığını görüyoruz.
Çünkü Türkiye’de bu bir meydan savaşı haline geldi. Bu savaşın etkisinde kalanlar var, bozulanlar var, çözülenler var, tutunamayanlar var. Ne kadar çirkinlikler var. Şu izdivaç programlarına af edersiniz kusmak istiyorum. Bir kepazelik.

-Biz söyledik RTÜK’e bunun bir çaresini bulun diye.

-Kaliyete, pedagojiye, insan eğitimine, insanın duygusallığına hitap eden programlar olmalı... Bizim yönlendirici olmamızın faydalı olacağını düşünüyorum.

RTÜK de Katılmalı

-Bu toplantılara RTÜK’ü de buraya dinleyici olarak getirmeye veya onun ev sahipliğinde böyle bir toplantı yapmaya, onlarında kendi açısından bu konuya bakış tarzını yargılamaya, konuşmaya ihtiyacımız olabilir diye düşünüyorum... RTÜK bu konudaki paydaşlardan birisi olmalı.

‘TRT Okul kanalının dünyada bir benzeri yok’

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, çalıştayın ev sahipliğini yaptı. Şahin, çalıştayda yaptığı konuşmalarda özetle şu konulara değindi:

-TRT ile Anadolu Üniversitesi bir çalışma yaptı. İki kurumun güçleri bir araya geldi ve TRT Okul kanalı 31 Ocak 2011’de yayın hayatına başladı. Bizim eğitim anlayışımız sayın rektörün vizyonuyla örtüşünce, gerek rektörümüz, gerekse ben ekiplerimize talimat verdik ve ekiplerimiz büyük bir coşkuyla çalışmaya başladılar.

-Eğitime verdiğimiz önemi vurgulamamın sebebi şimdiye kadar açtığımız kanalların içerisinde en çok bu kanala müdahale ettim ve bu kanala emek verdim. Sürekli projeler ürettik. Fikirlerimiz bu kanalda ekrana daha fazla yansıdı. TRT Okul’un TRT’ye ayrılan saati içerisindeki programların her birinin üst kalitede olması için çalışma arkadaşlarımın motivasyonunu üst düzeyde tutmaya çalıştım. Yapımcılarla toplantılar yaptık. Fikir alışverişi yaptık. Program kalitesinden ödün vermedik.

-TRT Okul altı aylık bir kanal. Henüz çok taze. Dünyada benzeri olmayan bir yapımdır. Bir üniversite ve bir kamu yayın kurumunun bir araya gelerek kurduğu bir kanal. İki kurumun gücünü bir araya getirmenin neler yapabildiğini hep beraber görüyoruz, bundan sonra da göreceğiz.
Altı ay içinde öncü olacak çok önemli çalışmalar başlattık. Medyada çıkan haberlerden, yazılardan, internetteki takipçilerinden ve bütün geri dönüşlerden biliyoruz ki, TRT Okul farklı bir çizgide yayın yapan bir kanal oldu. Artık alternatif bir kanal arayanlara alternatif oldu.

-TRT Okul’un kendine mahsus bir özelliği de kendiyle dalga geçen bir kanal olması. Kanal kurulurken görevlendirdiğim arkadaşlara kanalımız gençlere de hitap ediyor, kendi kendinizle dalga geçen bir program düşünün dedim. Böylece Radi Hoca tiplemesi ortaya çıktı.

Kendisiyle Dalga Geçen Kanal

-TRT Okul’un bir başka başarısı da yetenekli gençleri keşfederek televizyon dünyasına katmak oldu. Bugün özel kanallardan birinde akşam birincisi olan program bu kanalın ürettiği iki gencin ortaya çıkardığı programdır.

-Radi Hoca kimsenin tanımadığı iletişim fakültesi mezunu yetenekli bir genç. TRT Okul ile ün kazandı. Televizyoncuların peşinden koşacağı başka yetenekli gençler de var bu kanalda. Bundan sonra bu gençleri televizyon dünyasının ünlüleri olarak göreceğimizi umuyoruz.

-Eğitim için özel haberler hazırlıyoruz. En çok izlenen programlarımızdan biri eğitim haberleri. TRT Okul, üniversitenin kanal kurulurken teknik alt yapı çalışmaları için bir defaya mahsus olmak üzere verdiği desteğin de hakkını verdi. Bildiğiniz gibi üniversiteyle TRT arasında fiber kablo bağlantısı kuruldu. Anadolu Üniversitesi’nden fiber kablo ile dosya formatında gelen programlar TRT’nin sunucu sistemine düşüyor...

-Bu uygulamanın 14 tane TRT kanalı için bir ilk olduğunu zannediyorum. Belki Türkiye’deki yayın yapan televizyonlar içerisinde de bu tarz yüksek teknolojiyi kullanan ilk kanal olsa gerek.

Teknolojiyi Kullanmak

-Kurumların iş birliğini gerektiren çalışmalarda personel arasında çıkabilecek çatışmalar bu iş birliğine gerçekten yansımadı. Müthiş bir ahenk yaşadık. Özellikle sayın rektörümüzün başında bulunduğu üniversitedeki arkadaşlarımız ve TRT’de çalışan arkadaşlarımız inanılmaz bir ahenk sergilediler.

-Bundan sonra bu toplantıların bir tanesini Ankara’da bir tanesini Eskişehir’de yapacağız. Birini TRT’de birini üniversitede yapacağız.

-Özellikle genç beyinlerden üniversiteden bizim çok fazla fikre, öneriye ihtiyacımız var.

 

DKM ARŞİVİ