forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

YİĞİT BULUT'UN VEDA YAZISI YAYINLANMADI: İŞTE O YAZI...

Aktif .

yigit_bulutkucukDoğan Grubu'ndan ayrılarak Ciner Grubu'na geçen Yiğit Bulut'un Vatan'da yayınlanması için yazdığı ve defalarca kez gönderdiği veda yazısı yayınlanmadı. Vatan'ın yayınlamadığı veda yazısı Haberturk.com'da yayınlandı...
 
Yiğit Bulut, veda yazısında Ertuğrul Özkök'ün dokunulmazlığını, Doğan Grubu'nda işleyen sansür çarkını yazmıştı.
 
Veda yazısını birkaç kez Vatan gazetesine gönderen Yiğit Bulut’un bu yazısı Vatan’da da yayınlanmadı.
 
Bulut Vatan'da yayınlanması için yazdığı veda yazısında, Hürriyet Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün Referans'taki yazılarını nasıl sansürlediğiyle ilgili şunları yazmış:
 
“Bana ‘kara gömlekli, kara vicdanlı, faşist’ diye köşesinden saldıran ÖZKÖK, Vuslat Doğan Sabancı’ya ‘ağlayarak’, Eyüp Can kardeşimize de baskı yaparak 27 Mayıs tarihinden itibaren benim Referans gazetesindeki yazılarımı ‘sansürletmeye’ başladı...”
 
“Vuslat Doğan, geçtiğimiz hafta “basın özgürlüğü” ödülü alan Vuslat Doğan Sabancı, sansüre “destek” verdi! Medyamızda “ileride iyi yerlere” gelebilecek bir kardeşimiz olan Eyüp Can Sağlık ise “varlık bile” gösteremedi!”
 
İŞTE YİĞİT BULUT'UN YAYINLANMAYA VEDA YAZISININ TAMAMI...
 

Fikir tartışmasına “EVET”...Sansüre “hayır”!
 
Bunu neden yazdım?
 
Hemen arz edeyim..25 Mayıs tarihinde bu köşede sizlerle bir yazımı paylaştım ve Ertuğrul Özkök’ün “Fethiye’de balina görmesinden” yola çıkarak “medyamızda yanlış gördüğüm” bazı noktaları eleştirdim...
 
Satırlarımda kurumlardan asla bahsetmedim...Sadece kişiler üzerinden ve “yapılan şahsi hataların” içinde bulunulan medya gurubuna mal edilmesine vurgu yaptım...
 
Fikirlerin öne çıktığı, içinde “tartışılması gereken” birçok “yeni ana tez” barındıran bir yazıydı...
 
Karşılığında da “fikir yazısı” bekledim...Gelmedi!
 
Ne geldi ? Baskı, sansür ! Evet, yanlış okumadınız; baskı, sansür!
 
Bana “kara gömlekli, kara vicdanlı, faşist” diye köşesinden saldıran ÖZKÖK, Vuslat Doğan Sabancı’ya “ağlayarak”, Eyüp Can kardeşimize de baskı yaparak 27 Mayıs tarihinden itibaren benim Referans gazetesindeki yazılarımı “sansürletmeye” başladı...
 
Yazılarımı gönderdim, gazete basmadı...Ertesi gün yine gönderdim, gazete basmadı...Yine gönderdim, sonuç değişmedi !!
 
İşte o an gerçek üstüme çöktü...Başbakan Erdoğan’a, Hükümetlere, TSK’ya saldırmanın “bedava” olduğunu ama Özkök’e dokunulmayacağını, asla eleştirilemeyen bir “tabu” olduğunu işte o zaman öğrendim ! Başbakan’a “vur” hatta “iftira et, çoluk çocuğuna söv” ama Özkök’e asla dokunma ! Nasıl bir medya özgürlüğü içinde, yalanlarla dolu “sanal dünyamızda” nasıl debelendiğimi o gün anladım...
 
Sevgili dostlar, burada üzüldüğüm bir nokta daha oldu... Bu “sansür”içinde bir “patron adayı”, bir de “yeni gazeteci” eriyip gittiler...
 
Vuslat Doğan, geçtiğimiz hafta “basın özgürlüğü” ödülü alan Vuslat Doğan Sabancı, sansüre “destek” verdi ! Medyamızda “ileride iyi yerlere” gelebilecek bir kardeşimiz olan Eyüp Can Sağlık ise “varlık bile” gösteremedi! Neden gösteremediğini de bu sabah anladık; “sansüre destek karşılığı” Hürriyet “haber koordinatörü” olmuş !! Sonuçta Türkiye adına, Türk basını adına, iki kişi daha bana göre yok olup gitti ! Kimlerin “sözde demokrat, kimlerin sahte demokrat” olduğu maalesef ortaya çıktı...Başbakanı yerle bir et ama “sahte demokratlara” dokunma !!
 
Sevgili dostlar, tekrar ediyorum; her türlü fikir tartışmasına sonuna kadar varım ama gerçekten özgür ve herkesin eşit olduğu bir ortamda ! “Erdoğan’a saldır, Ertuğrul’u kutsa” benim ilkelerime, ahlakıma, aile terbiyeme ve en önemlisi vicdanıma uygun bir davranış değil!
 
Son olarak bana Vatan gazetesindeki yolculuğumda sonsuz destek veren sizlere ve başta Aydın Doğan-Sema Doğan olmak üzere Doğan Gurubu çalışanlarına ve bütün Vatan ailesine sonsuz teşekkür ederim...
 
Burada bir not daha düşmem gerekli; Habertürk’e “transfer olmadım”! Bu sansür süreci, beni “kendimi ifade edebileceğim” yeni mecralar aramaya itti! Bu zaman zarfında bana kapılarını açan Habertürk oldu! Yeni projeler ile orada çok iyi şeyler yapabileceğimize inancım sonsuz!  Sansürlenmem döneminde bana yazılarıyla destek veren diğer köşe yazarlarına da sonsuz teşekkürler...
 
Bu kubbede hoş bir seda bırakabildiysek, ne mutlu bize... HOŞÇAKALIN...
 
Son söz : Bu yazının basılıp basılmayacağı, Vatan’ın da “bir gazete mi yoksa basılı kağıt parçası mı” olduğunu bize gösterecek...Basılmazsa nasıl olsa, diğer basın organlarında yayınlanacak...Umarım yıllardır çalıştığım gazetem “bunu basar” ve hayallerim bir daha yıkılmaz... SANSÜRCÜLERE ve SAHTE DEMOKRATLARA selam olsun...Tekrar hoşçakalın...
 
Yiğit Bulut   

DKM ARŞİVİ