forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

SEN MİSİN EZAN TARTIŞMASI AÇAN!

Aktif .

yilmaz-erdogan'Sinemada Ezan' tartışmasında Hürriyet, tartışmayı başlatan Yılmaz Erdoğan'a yüklendi. Kültür Sanat sayfası ve Ertuğrul Özkök, Erdoğan'ı sözlerini geri aldırmanın peşinde... 

 

 

YILMAZ ERDOĞAN NE DEDİ?

Yılmaz Erdoğan, aylık sinema dergisi Film Arası’na verdiği söyleşide tartışmayı çıkaran şu sözleri söyledi:

 “Türkiye’deki bir sette günde beş kez ezan için durursun, ‘Aziz Allah’ dersin, beklersin, çay içersin ama filmde duyulmaz o ezan. Bir yabancı buraya geldiğinde mutlaka bir İstanbul sabahı uyanıp ezanı çeker. Sen de Batıcı kafalı biri isen ‘bunlar da bizi böyle gösteriyor’ dersin” sözlerine destek verenler kadar tepki gösterenler de oldu."

Yılmaz'ın bu sözlerine en "şanlı" direnişi Hürriyet gazetesi gösterdi. Gazete "kültür sanat" sayfasında Erdoğan'a karşı gösterilen tepkileri yayınlarken  Ertuğrul Özkök de köşesinde Yılmaz Erdoğan'a, "Korktuğu için böyle söylüyor" imasında bulundu.

Hürriyet'in Kültür Sanat sayfasında görüşlerine yer verdiği isimlerin değerlendirmesi... 

Tarık Akan (Oyuncu):  Amacı iktidarla bağını güçlendirmek

Tunca Arslan (Sinema Yazarları Derneği Başkanı): Kafası karışık

Ümit Ünal (Senarist-Yönetmen): 30 yıl önce söylenmesi gereken sözler (http://www.hurriyet.com.tr
 

ERTUĞRUL ÖZKÖK YENİ 'KORKU'TTU

Ertuğrul Özkök Hürriyet'teki yazısında Yılmaz Erdoğan'ın sözlerini değerlendirmiş. "Yılmaz Erdoğan bir şeyden mi korkuyor" demiş ve altına şu satırları döşenmiş...  

(...)
Yılmaz Erdoğan da korkmaya başlamış.
- BİR: Şu ana kadar gösterdiği performansı tekrarlayamamaktan korkuyor.
- İKİ: İçinden geldiği solcu mahallenin “Para için her şeyi yapar” suçlamasından çekiniyor.
- ÜÇ: Mizah yapmaktan korkuyor. (Bak işte bu sonuncusunu çok iyi anlıyorum. Haklı da.)
Oysa Cumhuriyet tarihinde mizaha en çok ihtiyacımız olan dönemi yaşıyoruz. 
Günlük psikolojilerimiz için, sesimizi duyurabilmek için, itirazımızı dile getirmek için;
Yani demokrasi için.
Ama Yılmaz da çıkıp, “Arkadaş, arkasından ‘Bravo Kapitano” diye bağırabileceğin bir fedai arıyorsan, buyur sen öne geç” derse;
Evet o böyle derse; geçmem tabii, sadece şunu söylerim: 
“İyi ki vardın Yılmaz.” 
Ama ona haksızlık etmem. Aynı şeyi dönüp, kendime de söylerdim.
Sonra ikimiz birden Leman ve Penguen’cilere dönüp, “Arkadaş; iyi ki varsınız” deriz. 
Ne de olsa vardiya onlarda.
Ama Yılmazcığım sen ayrılma, seninle işimiz henüz bitmedi.

MUHAFAZAKARLIK MODA YA, MAHALLEYE AYAK MI UYDURDU?

Mülakatı okurken, şöyle bir duyguya kapıldım. 
Şimdi muhafazakârlık moda ya, acaba Yılmaz Erdoğan da mı mahalleye ayak uydurdu?
Neden mi böyle düşünüyorum? Bakın şöyle diyor:
- “İran sineması kimlik oluşturdu. Bizse bunu başaramadık.
- Çünkü onlar bir tarihte toplanıp sözlüklerinin tamamını değiştirmedi. 
- “Divan şiirini madara ettik, Farsçayı, Arapçayı madara ettik. İngilizceyi, Fransızcayı, Batı kültürünü, Amerika’yı kendi kafamızda yücelttik. Şimdi Farsça bir şiir okuduğumda bir lise öğrencisi seninle alay eder.”
Geriye bir tek, “Neden Necip Fazıl senaryosundan film çekmiyorsunuz” demediği kalmış.

YANİ ŞİMDİ İRAN FİLMLERİ BİZİMKİLERDEN DAHA MI GÜZEL

O böyle deyince, ben de şunları düşünüyorum:
- Osmanlıca denilen dil dün sokakta konuşuluyordu da, bugün mü vazgeçtik? 
- Türk sinemasının kimliği yok diyoruz da bugün Türk dizilerinin başarısını neyle açıklayacağız? 
Yani şimdi İran filmleri bizimkilerden daha mı güzel? Yapma Allah aşkına... Sen ki “Vizontele”, “Organize İşler” gibi benim defalarca seyrettiğim harika filmleri yapan insansın, bunu bari sen söyleme...
- Türk çocuğuna Farsça şiir okumaya kalkarsan elbette güler. Svahili dilinde okursan da güler. Ama anlayacağı Türkçe ile Fars şiiri okursan gülmez.

ORGANİZE İŞLER’E EZAN SESİ KOYDUN DA İTİRAZ MI ETTİK

En renklisini de sona bırakıyorum.
Soruyor Yılmaz Erdoğan:
“Türkiye’deki bir sette günde beş kez ezan için durursun, aziz Allah dersin, beklersin, çay içersin ama filmde duyulmaz o ezan. Neden?”
Sevgili Yılmaz;
Bunu niye bize söylüyorsun ki.
İzmir’de Yeni Doğan Mahallesi’nde Organize İşler’i çekerken, ezan sesi koydun da itiraz eden mi oldu?
Her İtalyan filminde çan sesi duymuyoruz.
Ezan sesi duyduğumuz, camide namaz seyrettiğimiz dünya kadar Türk filmi var.
Kimsenin de böyle bir kompleksi yok.
O nedenle, durup dururken, Türk filmlerinin jeneriğine ezan sesini monte etmeyi ben anlamadım.
80 bin camimizden günde beş vakit ezan sesi geliyor.
İsteyen yaptığı filmde fona ezan sesi koyar, isteyen de koymaz.
Ama mahalle istedi diye filmlere ezan kotası koymaya kalkmak bana doğru görünmedi. (http://www.hurriyet.com.tr/)

YILMAZ ERDOĞAN TWİTTER'DAN YANIT VERDİ

Yılmaz Erdoğan, sözlerinden dolayı kendisini eleştirenlere Twitter’dan şiir gibi bir yanıt verdi:

“Barıştırmak için söylenen küstürmek için kullanılmaz.

Manşetlerle meramı sertleştirmek iyi niyetlilik olmaz.

Beş sayfalık röportajın üç cümlesiyle kanaat geliştirilmez.

Kızgınlığın hiçbir türü sükunet getirmez.

Düşünce özgürlüğü uygulanır, sadece talep edilmez.”

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN