forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

DOĞAN GRUBU YAZARLARININ 'CEZA' YORUMLARI

Aktif .

doganDoğan Yayın Holding'e kesilen 3.7 milyar dolarlık ceza Doğan grubunun gazetelerinde yazan  köşe yazarlarının bir numaralı gündemini oluşturmuş. Ertuğrul Özkök, demokrasi vurgusu yaparken, M. Ali Birand, Posta'da "Bu ceza değil, bir gurubu yok etme operasyonudur" diye yazmış...
 
İŞTE GÖRÜŞLER...
 
 
 
Ertuğrul Özkök (Hürriyet): Hiç kuşkusuz, “Bu ülkede yargı var, elbet adalet tecelli eder” diyebilirsiniz.

Ama üç beş yıl sürecek bir yargı sürecinden hangi şirket, böylesine vicdan ölçüsünü aşmış ağır bir finansman yüküyle ayakta kalarak çıkabilir?

Bırakın biz, New York Times çıkabilir mi?

Verginin amacı, vergiyi tahsil etmekten çıkıp, şirketi batırma haline dönüşürse, ülkenin demokrasi sicili de bozulmayla başlamış demektir.

Hoşgörü, tolerans, tahammül, birlikte yaşama kültürü de o ülkeden kovuluyor demektir.

Bu otokratik görüntü, Avrupa Birliği’ne yürüdüğünü iddia eden Türkiye’ye yakışacak mı?

Vicdan ve adalet duygusu Maliye’nin binalarını terk etmişse, artık kime ve hangi kuruma güvenebileceğiz?

Yazık, en müstebit askeri darbelerin bile yıkamadığı bir adalet ve vicdan geleneğini, bazı bürokratların sıradan ve geçici şahsi intikam duyguları yıkıp gidiyor.

Kurumlar demokrasisinde, kanunun ve geleneklerin yerini böylesine kudretli şahsi ve sübjektif bir misyon almışsa, bu durum artık ülkenin rejimini ilgilendirme riski taşımaya başlar.

Böyle bir aynaya baktığınız zaman göreceğiniz şey, çoğulcu demokrasi olmayacaktır.

Oktay Ekşi (Hürriyet):  BU hikâye yeni başlamadı... Diktatörlerle “Buna hakkın yok” diyenler arasındaki mücadelenin bugüne kadar belki binlerce örneği yaşandı. Sırf gerçekleri insanlara iletme uğruna sayılamayacak kadar çok gazeteci hayatını verdi. Son olarak 2000’den bu yana sadece Rusya’da öldürülen gazeteci sayısı 17’yi buldu...

Mehmet Y. Yılmaz (Hürriyet): Bu sadece Aydın Doğan’ın ve bu yayın organlarında çalışan biz gazetecilerin sorunu değil. Bu Türkiye’nin sorunu! Bütün medyası hükümet tarafından teslim alınmış bir ülkede yaşamak istiyorsanız oturmaya devam ediniz! Bunu istemiyorsanız, sesinizi yükseltmenin tam zamanıdır!

Yalçın Doğan (Hürriyet): O teknik eleman, ismini ve görevini vermek yanlış, hukuka uygun davranıyor, yasaya aykırı bir işleme ortak olmuyor.

Doğan Grubu’na yapılmak istenen bir işleme “bu haksız” diyor, işlemin yasal olmadığına inanıyor ve uygulamıyor. O eleman iki gün sonra görevden alınıyor. Görevden alınmakla kalmıyor, hakkında soruşturma açılıyor. Yasaya aykırı bir işlemi durdurmuş olduğu için. Teknik elemanların hepsi bu örnekteki gibi değil. Bir gurup gelirler kontrolörü ne yazık ki, başka ölçülere sahip, onlar o başka ölçülere görev davranıyor. Doğan Grubu’na kestikleri ceza, bırakın Türkiye’yi, Avrupa’nın bile dudağını uçuklatıyor. Haksız, yasalara aykırı, baştan sona kasıt içeren bir ceza.

Hadi Uluengin (Hürriyet):  İşte, iktidar da yukarıdaki “ceza”yı Grup’a empoze etmekle, söz konusu muhalefetin ancak böylesine fahiş bir “haraç” ödemek pahasına sürdürülebileceği ihtarını veriyor. Ötesi, “artık ayağını denk at, yoksa tepene tam bineceğim” demeye getiriyor.Patronu, matronu bir yana, bunların ikisi de ahlaken ve siyaseten asla kabul edilemez!

Rahmi Turan (Hürriyet): Yaşasın demokrasi! Fakat gerçek öyle mi? Demokratik haklarını kullanarak iktidarı özgürce eleştiren Doğan Grubu’na dünyada eşi benzeri görülmemiş ceza verilmesi demokrasiyle bağdaşıyor mu?

Ahmet Hakan (Hürriyet): Siperde kalacağım... Ama bunu Aydın Doğan için yapmayacağım. Kendim için yapacağım... Tek amacı ve tek hedefi “özgürce yazıp çizme hakkı”nı korumak ve “kafasına göre takılmak” olan bir mücadele olacak benimki... Yani...Gayet egoistçe, gayet bencilce bir mücadele... Bu mücadelede sadece şu ilkeye güveniyorum: “Gazeteleri millet kapatır / Köşe yazarlarını millet susturur.

Mehmet Ali Birand (Posta):  Doğan gurubuna son ceza dahil, bugüne kadar toplam.... milyar dolarlık bir ceza kesilmiş oldu. Bu Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde şimdiye kadar görülmemiş bir cezadır. Bu ceza değil, bir gurubu yok etme operasyonudur. Başbakan ya, iş işten geçmeden, son olarak yaydan çıkan bu oku bir şekilde durdurur veya aynı ok birgün dönüp dolaşıp onu da vurur. O zaman da çok pişman olur.

Taha Akyol (Milliyet): Doğan Grubu’na kesilen yaklaşık 5 milyarlık ceza, tarihte emsali görülmemiş, çok güçlü gruplara dahi diz çöktürebilecek bir şiddettedir! Doğan dışında hiçbir medya grubu için böylesine uzun süreli ve kapsamlı bir denetim yapılmamıştır. Denetim ağının sadece Doğan Grubu için atıldığı anlaşılıyor!
Siyasi bir ‘ezme operasyonu’ olarak algılanması da bundan.
Bunu hukukla, liberal devlet ilkesiyle bağdaştırmak mümkün değildir.

Melih Aşık (Milliyet): Ceza terbiye edici bir uygulamadır. Doğan Yayın Holding’e kesilen cezanın böyle bir niteliği yok. Ayan beyan Türkiye’nin en büyük medya kuruluşunu  batırmaya yönelik bir girişim... Aynı zamanda halkın özgür haber alma hakkına vahşi bir saldırı...
Bizim grubun eleştirilecek tarafları olmuştur. Halk eleştirmiştir de...
Ancak ülkenin getirildiği noktada Doğan Grubu demokrasinin son direnme noktasıdır.

Fikret Bila (Milliyet):  Kesilen iki ceza Aydın Doğan’a karşı bir “vergi terörü” uygulamasından başka bir şey değildir. Böyle bir işlemde vergi toplama amacının dışında bir amaç güdüldüğü açıktır. Bu uygulamayla Hazine’ye gelir sağlamanın değil, Aydın Doğan’ın şirketlerine el koymanın amaçlandığını söylemek daha doğru olur. İki ceza işlemi de açıkça göstermiştir ki, hedef Doğan Grubu’nu batırmaktır.

Güneri Civaoğlu (Milliyet): Doğan Yayın’a eşi görülmemiş vergi cezası, sınırların içinde ve ötesinde ciddi kuşkuların altını çizdi. Olumsuz yankılar yaptı.
Doğan Grubu’nun en karşısında olması gereken gazeteler ve televizyonlarda bile olay destek bulmadı. Elbette birkaç “çiğ” ve “sığ” hariç...
“Zil takıp oynayacakları” sanılanlar dahi bu “şok” vergi cezasına serin baktılar.
Dünya medyası ise “terbiye sopasını(!!)” tepkiyle karşıladı.
Meslek odaları “kınama bildirileri” yayımladılar.
Hukuk Fakültesi’nde yüksek not aldığım derslerden biri de “maliye” idi.
Fakat bu konunun vergi matrahı ve cezası için yorum yapacak birikime sahip olduğumu söyleyemem.

Semih İdiz (Milliyet):  DYH’ye karşı aylardır uygulanan sindirme politikasının doruğunu temsil eden bu gelişme, AB’de de zorunlu olarak takibe alınacaktır. “Basın özgürlüğü” konusunda Türkiye’de yaşanan sıkıntılar son AB raporlarında ve açıklamalarında vurgulandığı için, bu vahim gelişme görmezden gelinemeyecektir.

Ruhat Mengi (Vatan): Zaten doğru haber ve yorum bulmanız da neredeyse “imkânsız”a yaklaşmış halde. Başbakan’ın seçim öncesinde yörüngesinde olmayan, doğru haber verme mücadelesini sürdüren medya kesimi için “Bu gazeteleri almayın” diye çağrı yaptığı biliniyor... Peki bu durumda, aynı medya grubuna, seçimin arkasından kısa aralıklarla ve hukuksuz şekilde verilen, bırakın Türkiye’yi dünyada benzeri görülmemiş toplam 5 milyar vergi cezasının siyasi olmadığını, yok etme (ve muhtemelen kendine yakın bir gruba satılmasını sağlama) amaçlı olmadığını düşünmek mümkün mü? Kendisi olsa düşünmez miydi?

Aydın Ayaydın (Vatan): Doğan Yayın Grubu’na bağlı adı geçen şirketlerin de ortaklarının da cebine giren bir tek kuruş yok. Kanun ve tebliğler diyor ki, hisse senedi satışı veya ilmühaber yoluyla hisse değişiminden dolayı cebe ve kasaya para girse bile, ki bu örnekte kasaya giren para da yok, KDV’den muaftır. Yasa ve tebliğin bu açık hükmüne rağmen, kasasına tek kuruş girmeyen DYH’ye bu denli yüksek vergi cezası tahakkuk ettirmek akıllara durgunluk veriyor.

Okay Gönensin (Vatan): Doğan grubuna kesilen inanılmaz vergi cezasını anlamak için bütün bu örneklere bakmak gerekiyor.

Tayyip Erdoğan iktidarının ekonomik saldırı yöntemi yeni değil, Menderes de öyle yapmıştı, Çiller de, Özal da...

Ama bu kez siyasi iktidarın gözü öyle kararmış ki, hiçbir hakkaniyet duygusu olmadan, ülkenin en büyük basın yayın grubunu “öldürmek” için saldırıyor.

Tayyip Erdoğan bugün Doğan grubunu düşman bellemiş. Yarın başka bir sermaye grubunu düşman görüp ona da saldırmayacağı ne malum...

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN