forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

CUMHURİYET’LE GELEN ‘DEĞİŞİM’

Aktif .

mustafa_koker MUSTAFA KÖKER - LONDRA 

Hangi coğrafyada olduğu fark etmiyor, günümüzde yaşanan birçok tartışmanın gerisindeki asıl neden değişim çabaları. Belki farklı nedenleri “değişim” gibi tek bir kelimeye bağlamak çok iddialı olacak ama iyi analiz edildiğinde, siyasetten tutun da medya ve sosyal hayatın her alanında, değişime ayak uyduranlar ile ona karşı direnenlerin mücadelesini görüyoruz.

Yeni teknolojinin getirdiği interaktif ortamın da etkisiyle, siyasetin de, sosyal hayatın da yeniden şekillendiği bir süreç yaşıyoruz.

Bu şekillenmeyle eş  zamanlı olarak ideolojiler silik hale geliyor, kimi söylemler de etkisini yitiriyor.

Geçmişin dokunulmazları, hatta kutsalları bile yeniden yorumlanıyor bu değişim sürecinde. Hemen her konuyu tartışan bir toplum portresi de çıkıyor karşımıza.

Gizli saklı hemen hiç  birşeyin kalmadığı, açık bir hayatı getiriyor bu değişim süreci. Hemen herşeyin kamuoyu önünde tartışıldığı; mahremiyet diye bir kavramdan bile söz etmenin mümkün olmadığı bir hayat biçimi.

Aile içi tartışmaların ekrana taşındığı, evlilikler gibi ayrılıkların da gazete sayfalarında paylaşıldığı bir yaşam sözkonusu.

Medyanın toplum hayatında etkisinin daha da artığı bir yaşam aynı zamanda.

Değişimin insanlara sunduğu yeni bir yaşam biçimi var karşımızda…

Siyasetten toplum hayatına kadar geniş bir alanda etkili olan değişim, medyayı da yeniden şekillendiriyor doğallıkla.

Büyük sermaye girişi olarak 90’lı yıllarda görülen medyadaki değişim günümüze düşünce renkliliğinden, yeni yayın politikalarına kadar uzanmış durumda.

Katı duruşların yerini birbirine benzer şablonların aldığı, görselliğin daha ön plana çıktığı, düşünce derinliğinin ötelendiği bir de medya var artık.

Televizyon ve internetin toplum hayatında artan etkisi, yazılı medyayı farkedilirlik arayışlarına yönelendirdi. Fikir gazeteleri de bu değişim karşısında duruşunu yeniden şekillendirmek zorunda kaldı.

Yazılı medyanın  en yaygın olduğu ülkelerden birinde yaşadığım için bizzat tanıklık ettiğim son yirmi yıla baktığımda bu değişimi farketmemek mümkün değil.

“Broadsheet” diye tanımlanan büyük boy gazeteler “tabloid” boyuta dönüştüğünde okuyucuya daha sempatik hale geldi. Yazılı medyanın beşiği olarak bilinen Britanya’da Daily Telegraph ve Financial Times gazeteleri dışında büyük boy gazete kalmadığını vurgularsam söylediklerim daha iyi anlaşılır sanırım.

Liberal Sol duruşu ile bilinen The Guardian gazetesi bile beş yıldır “Berliner” olarak adlandırılan, tabloid ile broadsheet arası farklı bir boyutta okurlarına ulaşıyor. Sol duruşu gereği muhalif görüşleriyle bilinen The Guardian ebatıyla birlikte içeriğinde ve ilavelerinde de geniş okur kitlesini hedefleyen düzenlemeler yapmak zorunda kaldı.

Yazar kadrosuna aralıklarla yazan farklı imzalarla takviye etti.

Değişime karşı direnmeyip, “şekli muhazakarlığı” bırakıp,  The Times ve The Independent’ın ardından yeni yüzüyle yayın hayatına devam etmeyi seçti.

Yayın çizgisi ile benzemese de, Cumhuriyet gazetesinde bugünlerde yaşanan tartışma ve değişim The Guardian’ı hatırlattı bana.

Dünyada yaşanan değişimi, Britanya medyası yaklaşık on yıl önce gördü ve kendini yeniledi. Cumhuriyet gazetesinin “light” yazarları kadrosuna dahil etmesiyle başlayan tartışmalar aslında gecikmiş bir değişimin kavgası bana göre…

Laik Cumhuriyet’in bayraktarlığı belki 90’lı yıllara kadar tek başına bir “değer”di ama Cumhuriyet rejiminin demokrasi ile harmanlanmasını tartışıyor bugünün toplumları. Değişime karşı direnmesi Cumhuriyet türü gazeteleri “radikal”likten öteye götürmüyor.

cumhuriyet

Söz medyadaki değişim ve Cumhuriyet gazetesine gelmişken, kamuoyunun tanık olduğu bu tartışmaları  yaklaşık iki ay önceden sezdiğimi belirtmeliyim hemen.

Cumhuriyet gazetesindeki değişimin işaretlerini, birlikte çalıştığım değerli dostum, gazetenin İngiltere Temsilcisi Kemal Erdemol’un geçtiğimiz haftalarda Cumhuriyet Yayınları arasında çıkan kitabının hazırlığı sırasında fark etmiştim.

Erdemol, üçüncü kitabı “Aklını Yitiren Türkiye”nin Cumhuriyet yayınları arasında çıkacağını söylediğinde, -düşüncelerini biraz da olsa bildiğim için- bunu Cumhuriyet gazetesinde değişimin işareti olarak yorumlamıştım.

Çünkü Erdemol’un kitapta yer verdiği konuların bir çoğu Cumhuriyet gazetesinin ulusal-laikçi politikaları ile örtüşmüyor. Buna rağmen kitabın Cumhuriyet Yayınları tarafından yayınlanması bir değişimin işareti gibi anlaşılmalı. Mustafa Balbay’ın temsilcilikten alınması da, çok çarpıcı bir gelişme.

Cumhuriyet ilkeleri gibi ortak değerlerin, kamplaştırıcı bir araca dönüştürülmesi toplumumuzun en yakıcı sorunlarından biri. Üzerinde genel bir mutabakat oluşmuş hassasiyetleri tek bir kesimin “değeri” haline getirmek, sürdürülebilir bir tutum değildi.

Guardian, bunu fark ettiği için değişti. Cumhuriyet de bu yüzden değişiyor.

Değişime direnişler de elbette sürüyor ama bu da “eşyanın tabiatı” gibi normal kabul edilmeli.

Değişim, gelişmeye de yol açar.

Mutluluk için iyi bir başlangıçtır bu.

kokermustafa@gmail.com

Gazeteci, Haber Gazetesi Editörü - Londra


DKM ARŞİVİ