forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

SANDIK BAŞINDA BELLİ OLACAK

Aktif .

mustafa_kokerMUSTAFA KÖKER / LONDRA 

Tam seçim öncesi, hem de oy verme gününe bir hafta gibi kısa süre kala bu tür gaf yapan siyasetçi medyanın baş gündemine yerleşiverir işte böyle.

 

İşçi Partisi lideri, Başbakan Gordon Brown’un, seçim kampanyası için gittiği Rochdale kentinde  Avrupa ülkelerinden Britanya’ya göçlerin arttığından şikayet eden seçmene yönelik “dar kafalı kadın” yorumu, istisnasız tüm ülke medyasının manşetlerini süsledi.

Gerçekten ciddi bir gaftı  yaptığı başbakanın ve kendisini bir hayli sıkıntıya soktu.

Üzerinde bir televizyonun yaka mikrofonunun bulunduğunu farketmeyerek sarfettiği bir kaç hoş olmayan kelime Brown’u, kendi partililerinin de hedefi haline getirdi.

Yaptığı gafı  düzeltmek için “dar kafalı” dediği kadın seçmen Gillian Duffy’i evinde ziyaret edip özür dilemesi Başbakan’a kaybettiği itibarı geri getirir mi bilinmez ama, bir anlık düşüncesizliği tam 39 dakika süren bir özür ziyareti yapmak zorunda bıraktı Brown’u.

2007'de Lizbon Anlaşması'nı imzalaması 15 dakika, 2009'da Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'yla görüşürken Beyaz Saray'da kalışı 22 dakika, ayın başında genel seçim kararı için gittiği Buckingham Sarayı'nda Kraliçe ile görüşmesi 20 dakika süren Brown’un, bir özür için 39 dakika ayırmak zorunda kalması alay konusu oldu haliyle.

Bu olay siyasetçilerin daha dikkatli davranması gerektiğini bir defa daha hatırlattı ve Başbakan Brown için de ciddi bir tecrübe oldu.

Britanya gündemi artık seçime kilitlenmiş durumda, malum. Artık son sözü halk oylarıyla söyleyecek. Perşembe günü yaklaşık 45 milyon seçmen sandıkta vicdanı ile başbaşa kalıp, bir dönem için parlamentoyu oluşturacak 650 milletvekilini seçecek. Seçilen partilerden biri eğer 326 çoğunluğa ulaşırsa yeni dönem ülkeyi yönetmek üzere sorumluğu üstlenecek.

İktidara talip olan Muhafazakar, Liberal ve İşçi partileri 1992 yılından beri ilk defa bu seçimlerde başabaş bir yarışa girmiş durumdalar. Bu seçimlerin ilklerinden biri de her üç partinin liderlerinin girdikleri ilk seçimler olması.

BBC’nin hazırladığı  rehbere göre, Britanya’da belli bir kurala bağlı olmasa da seçimler genelde Perşembe günü yapılıyor. Bu uygulamaya, geçmişte fabrika işçilerinin haftalık ücretlerini Cuma günü almaları yol açmış. İşçiler ceplerine para girdiğinde soluğu birahanelerde alıyorlarmış çoğunlukla. Yani işçilerin oylarını “ayık” kafayla vermelerine yönelik bir önlem bu.

Genel ve yerel seçimler birleştirildiği için halk Perşembe günü sandığa beyaz ve sarı renkli iki ayrı oy pusulasını atacak.

Seçmen, beyaz oy pusulası  ile milletvekilliği için ve tek bir oy kullanabilecek. Sarı  olan oy pusulası ile de belediye meclisi üyeleri için 3 kişiye oy verebilecek. Eğer oy verirken yanlışlık yapılırsa, seçmen yanlış yapılan oy pusulasını kutuya atmadan, sandık kuruluna iade edip yenisini isteyerek kullanabilecek ve yanlışlıktan dolayı oyu da zayii olmayacak.

Seçmen kütüğüne kaydı  olduğu halde adresine oy pusulası gelmeyen seçmenler de adresini gösteren kimlik ile daha önce oy verdiği sandığa giderek oy verebilecekler.

Yapılan yeni düzenlemeler nedeniyle bu seçimler, son yapılan 2005 seçimlerine göre bir çok deşikliği de beraberinde getiriyor.

İskoçya dışındaki seçim çevrelerinin tamamı değiştiği için Avam Kamarası’nı oluşturacak oylar, Birleşik Krallık sınırları içindeki  533 seçim bölgesinden gelecek. Bunların 478’i Galler’deki 40 seçim bölgesinden, 22’si Kuzey İrlanda’daki 18 seçim bölgesinden ve İskoçya’dan kullanılacak.

Yeni düzenleme ile Avam Kamarası’nda sandalye sayısı 646’dan 650’ye yükseldiğinden hükümeti oluşturacak partinin 326 salt çoğunluğa ulaşması gerekiyor.

1997’de 418 milletvekiline sahip olan İşçi Partisi, bu seçimlere parlamentoda yüzde 18’lik kayıp ve 345 milletvekili ile giriyor.

Perşembe günü sandığa gidecek olan Britanya halkı, bugünlerde yıldızı parlayan Liberal Demokrat parti lideri Nick Clegg’e, kamuoyu yoklamalarında en yüksek desteğe sahip görünen Muhafazakar Parti lideri David Cameron’a ya da yaptığı son gaf ile puan kaybeden İşçi Partisi lideri Gordon Brown’a ülkeyi yönetmesi için oy verecek.

Kim ne derse desin, gerçekten önemli bir genel seçim yaşayacak Birleşik Krallık. Üç parti liderinin, birbirleriyle girdikleri üstünlük savaşları televizyon tartışmalarıyla perçinlendi, bunlardan Glegg bir hayli popüler de oldu ama hayatın  gerçeği bazen umulmadık bir anda insanın yüzüne çarpıveriyor.

Ülkenin önde gelen kuruluşlarından Mali Çalışmalar Enstitüsü’nün yayınladığı bir raporda, üç partiden, “üçünüz de birbirinizin aynısınız” cümlesiyle söz etmesi, seçim öncesi en açık, en sert vurguydu bize göre.

Bakalım, 6 Mayıs’ta herkes Mali Çalışmalar Enstitüsü gibi mi düşünüyor, göreceğiz.

kokermustafa@gmail.com

Gazeteci, Haber Gazetesi Editörü - Londra

DKM ARŞİVİ