forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ÖZGÜRLÜK DE ŞART GÜVENLİ PAYLAŞIM DA...

Aktif .

MUSTAFA KÖKER - LONDRA 

Kimileri için özgürlük sözkonusu olduğunda sınırların bir önemi yok. Kimilerine göre ise özgürlük sınırsızlık demek değildir.

Yaşamın kurallarını belirleyenler, internet ve benzeri olanakları hesaba katabilselerdi özgürlük kavramına farklı anlamlar yüklerler en azından özgürlüğe bin bir sınır çizerlerdi eminim.

Yaşamın vazgeçilmezi haline gelen internetin kişinin özel hayatını zorlar hale gelmesi, özgürlük tartışmalarını da beraberinde getiriyor artık.

Ülkemizde, seçim telaşı içinde yeterince tartışılmayan internet düzenlemelerine karşı tepkilerin yükseldiği günlerde, İngiltere’de de benzeri bir konu hükümet ve sivil toplum gündemini meşgul ediyordu.

Ediyordu derken tartışmanın bittiği anlamı çıkarılmasın bundan. Britanya’da seçimler geride kaldığı için internete sınır getirilmesi talepleriyle ilgili tartışma yeniden gündemde ve sanırım hükümet düzenleme yapıncaya dek de hep öyle olacak.

Aynı konuda iki ülke toplumunun birbirine zıt talepleri var. Önce Türkiye’deki “Güvenli İnternet” diye tanımlanan ve kullanıcının talebi halinde, çocuklar için uygun olmayan sitelere erişimi engelleme amaçlı düzenlemeyle başlayan tartışmaya bakalım.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yayınlanan “Güvenli İnternet Yönetmeliği” ile başlayan tartışma, internet servis sağlayıcılarına, ailelerin talep etmesi halinde çocukları korumayı amaçlayan bir nevi filitreleme sistemi getirmeyi hedefliyor.

Abonelere internet hizmeti veren servis sağlayıcılarından, çocuklarının zararlı saydıkları sitelere erişmesini engelleyecek paketleri tercih etme imkanı olarak özetlenebilir yapılmak istenen düzenleme.

Dünyada birçok ülkede de var benzerleri.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 22 Ağustos’ta başlayacağı açıklanan işte bu “Güvenli İnternet” uygulamasına karşı gösteriler düzenlendi. Karşı çıkanlar, başka birçok konuda olduğu gibi bunu da “Yaşam biçimimiz tehlikede” propagandasına dönüştürüp hükümet karşı gerilim stratejisinin parçası haline getirdiler.

Dünyanın birçok ülkesinde kullanılmasına, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nin tavsiyelerine rağmen, uygulamanın “İnternete ve dolayısıyla özgürlüklere sınırlama getiriliyor” propogandasına dönüştürülmesi üzerine konuya bizzat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de müdahil oldu. Cumhurbaşkanı Gül’ün kamuoyunu rahatlatan “İnternete kısıtlama getirilmiyor” açıklamasıyla ve seçim tartışmaları nedeniyle konu şimdilik gündemden düşmüş gibi gözüküyor.

İşte tam bu hararetli tartışmaların yapıldığı günlerde Londra merkezinde, British Telecom önünde toplanan göstericiler, hükümetten internette porno sitelerini yasaklamasını istediler. Aynı günlerde aynı konuda Türkiye’dekinin tam karşıtı bu gösteri Güvenli Medya Derneği adlı sivil toplum kuruluşu tarafından organize edildi. Derneğin sözcüsü Miranda Suit, hükümetin bugünlerde internet servis sağlayıcılarıyla biraraya geleceğini hatırlatarak, bu görüşmede hükümetten porno sitelerini yasaklaması için tepkilerini dile getirdi. Suit, “çocuklarımızın geleceği için internette porno sitelerin engellenmeli” diyerek sonuç alıncaya dek mücadele etmekte kararlı olduklarını da söyledi.

Aslında Britanya’da halen internet kullanıcılarına sormadan devam etmekte olan “Clean see” adıyla bir sistem mevcut. Yani “Temiz seyir” anlamına gelen bir filtreleme sistemi mevcut olmakla birlikte, bu sistemin interaktif ortamdaki porno içerikli sitelerde sadece yüzde 4 gibi bir kısmını engellediği biliniyor.

Demem o ki, mevcut filtreleme sistemi başarısız olduğu için duyarlı kesimlerin kurduğu Güvenli Medya Derneği ve bazı sivil toplum temsilcilerinin girişimleriyle, hükümet tarafından geçen yılın Aralık ayında başlatılan düzenlemenin sonuçlanması gündemde.

İstanbul’da taksim’de yapılan “İnternetime dokunma” gösterilerin tam tersine, İngiliz toplumundan bir kesim British Telecom önünde toplanarak hükümetten “Güvenli internet” talep ediyor.

Bu taleplerini de, küçük yaştaki çocuklar arasında porno aramalarında artış olduğu ve bu zararlı sitelerin çocukların gelişiminde olumsuz etki meydana getirdiği gibi geniş kitlelerin de desteğini alacak gerekçeyle hükümetin önüne koyuyor.

İngiltere’de toplum, çocukların gelişiminde ruh sağlığına olumsuz etkisini öne sürerek, hükümetten “Güvenli internet” talep ederken, Türkiye’de, “özgürlüklere sınırlama getirdiği” gibi bir gerekçeyle “Güvenli internet”e karşı insanların sokağa dökülmesi birbirinden çok farklı gündemleri olduğunu ortaya koyuyor iki ülke kamuoyunun.

Sözkonusu olan çocukların yanlış kanallardan cinsellikle buluşmasını önlemek olunca İngiliz göstericilerin taleplerini anlamak zor değil hiç kimse için.

Özgürlük ile yozlaşma arasındaki farkı görmek gerekir.

Umarız Türkiye’de de görülür.

mustkoker@gmail.com 

DKM ARŞİVİ