forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

RUPERT MURDOCH'UN KÜÇÜK YEMİ...

Aktif .

mustafa_koker_225MUSTAFA KÖKER - LONDRA 

En son söylenecek olanı baştan söyleyeyim. Boyutları Birleşik Krallık ötesine taşan şu “telekulak” skandalı yüzünden News of the World gazetesinin yayın hayatına son vermesi bir “temiz medya” girişimi değil.

Koalisyon hükümetini ve doğrudan Başbakan David Cameron’u da vuran skandal nedeniyle News of the World'un kapanması Rupert Murdoch imparatorluğunun büyük balık yakalamak için attığı küçük bir yem aslında.

Ama 168 yıllık bir gazetenin feda edilmesi üzerinde konuşmaya değer bir önem taşıyor.

Çünkü Murdoch’un, şirketi News Corporation’u Britanya’nın medya tekeline dönüştürmesine yol açacak olan BskyB’ye sahip olması sözkonusu.

Skandalın bugünlerde alevlenmesinin nedeni de, koalisyon hükümetinin küçük ortağı Liberal Demokratlar’a rağmen bunun gerçekleşme ihtimali.

BskyB hisselerinin Murdoch’a ait News Corpğratin'a satılmasına bizzat Başbakan David Cameron’un sıcak bakması, skandalın alevlenmesinin belki de asıl nedeni.

Konuya sadece medya etiği açısından bakanların hafızalarını yoklamayı da hükümetle, daha doğrusu Muhafazakar Parti ile bu konu arasında bağ kurmakta zorlanmaları doğal.

The Sun gibi ülkenin en çok satan tabloid gazetesi ve birçok medya kuruluşu Rupert Murdoch’un sahibi olduğu News International’a ait.

BskyB sayesinde dijital medyayı da bünyesine dahil etmesi, News Corporation’u Britanya'da siyasetten ekonomiye kadar hemen her alanda haksız bir rekabetin tarafı haline getirecek.

Dünyanın birçok ülkesinde 180’e yakın gazete ve 80’e yakın televizyon kanalının sahibi olan bir medya devinin Britanya’da da çok etkili olması hükümetin desteği olmadan mümkün olamaz pek.

Belki de bu yüzden Murdoch, saf değiştirerek 2009 yılının Eylül ayında muhalefette olan Muhafazakar Parti’ye desteğini ilan etti.

Yani BskyB’nin temeli 30 Eylül tarihli The Sun gazetesinin “İşçi Partisi Kaybetti” manşeti ile atıldı denebilir.

O güne kadar İşçi Partisi’ni destekleyen Rupert Murdoch’un The Sun gazetesi, okurlarına Muhafazakar Parti’yi işaret ederek İşçi Partisi’nin yeni lideri Gordon Brown’a sırtını, Muhafazakarların lideri David Cameron’a ise yüzünü döndü.

2010 Mayıs ayında yapılan seçimlerden birinci parti olarak çıkan Muhafazakarlar, Liberal Demokrat Parti ile koalisyon kurdu.

Bendeniz bu konuyu 13 Kasım 2009 günü “Medya Kimin Medyası” başlığı ile ele almış,

“ ‘İşçi Partisi Kaybetti’ manşetinin arka planında asıl verilmek istenen ‘Murdoch imparatorluğu artık Muhafazakar Parti’yi destekliyor’ mesajını değerlendiriyordu.

Kamuoyu yoklamalarında puanları yüksek görünen ana muhalefetteki Muhafazakar Parti ile Murdoch grubu arasındaki yakınlaşma, Sun gazetesinin sözkonusu o başlığı ile ilan edilmiş oldu aslında.

O günlerde Murdoch grubunda artan iktidar karşıtı haber ve yorumlar, ‘medya-siyaset ilişkisi’ konulu bir tartışmayı da başlattı.

Özellikle Sun’ın, İşçi Partisi hükümetinin Afganistan politikasına yönelik ‘saldırgan’ üsluplu bir kampanyaya dönüşen yayınları, Başbakan Gordon Brown’un, Rupert Murdoch ile yeniden temas kurduğu haberlerine de yol açtı.

‘Medya- siyaset ilişkisi’ tartışması, ülkenin seçim dönemine girmesi nedeniyle bütün medyayı içine alacak bir tartışmaya dönüşeceğe benziyor” diye irdelemiştim sözkonusu yazımda.

İşte bugünün sıcak gündemini oluşturan “telekulak” skandalına ve News of the World gazetesinin kapanmasına bakarken geçmişte başlayan gelişmeler bugün gelinen nokta ile ilişkilendirilmezse ciddi bir eksiklik çıkar ortaya.

Dolayısıyla konu da tam olarak anlaşılamaz.

Başbakan David Cameron’u da dolaylı olarak vuran telekulak skandalınınnın nedenlerini sorgularken, Ocak ayında istifa etmek zorunda kalan Andy Coulson’u neden daha sonra iletişim danışmanı yaptığını da beraber düşünmek gerekiyor başbakanın.

Kuvvetler ayrılığı kategorlendirmesinde dördüncü sırayı işgal eden medyanın yerini de sorgulamak, artık kaçınılmaz bir durum.

Medya ile iktidarın, iktidar ile sermayenin bu kadar içli dışlı olduğu günümüzde atılan kimi adımların “temiz medya” paketine sarıldığını hatırlayarak, David Cameron’un neden telekulak skandalının merkezinde bulunduğunu ve Rupert Murdoch’un, News of the World’u neden sözümona feda ettiğini daha sağlıklı analiz edebiliriz.

Bir düşünün bakalım.

mustkoker@gmail.com

DKM ARŞİVİ