forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

HAVVASIZ ADEMLER ÜLKESİ...

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Partilerimizin aday listelerini Bülent Ersoy’un değişiyle olabileceğin en ‘Fevkaladesinin fevkinde’ buldum. Arzu ettiğim hız ve istikamette olmamakla beraber meclis değişiyor, darısı dizilerin, ‘Dar Çevre Konsorsiyumu’nun başına...

Aynı oyuncular, aynı hikayelerle bıktık usandık artık. Aday Listeleri gene İnönü’nün Torunu, Bilgehan’ın gelini , Türkeş’in oğulları, Rahmetli Güneş’in damadı, oğlu, (fazla uzatmıyorum unuttuklarım affetsin)   ‘aile’ listesi olmuş.  Maaile bir seçim olacak, bu seçimlerin güzelliği bu olacak, demokrasinin aile içinde kalması...

Ne luzum var yabancılara... Biz aile değerlerine inanırız zaten, dizilerimizde bile her şey aile içinde olur. Yıllarca en izlenen dizimizde damat baldızını idare etti zevkle seyretmedik mi? Bu ‘Maaile ‘ listelerinin bir güzel yanı da bu aileleri tanımamız, çocuklarının ‘Demokrasi’nin elinde büyümesi. Allah için hepsi temiz aile çocukları zaten demokrasiler temiz aile çocuklarıyla güçlenir.

Ancak ‘gelen babasını, dedesini, kayınpederini aratır’ mı bilemem, hani atalarımız pek boşa konuşmaz bu bakımdan içimde şüphe yok değil. Saniyen babalarından, dedelerinden, kayınpederlerinden halk memnun kalmış olsa, Tayyip Bey’in iktidar da ne işi var? Bu da işin başka yönü.

CHP’li Melda hanımın İstanbul’un profilini çıkartmış olduğu rengarenk minnoş haritasına bayıldım. Örneğin Esenler’de dar gelirli bir bölge olduğu için ailelere bağlanacak paradan bahsedeceklermiş, Beyoğlu’nda ise gençleri kucaklayacaklarmış. ‘Esenler’de kahvehaneleri Beyoğlu’nda barları gezeceğiz herhalde’ diye attı kahkahaları Melda Hanım .

Şahsen ben 1. Bölge seçmeniyim beni nasıl kafaya alacaklarını tahmin ediyorum. Suadiye’de üç katlı apartmandan bozma, girişi kolay çıkışı zor yerin yedi kat dibinde (O kadar yerin dibine inmişken insan kurukafa bulacakmış hissine kapılıyor) Katakomb Sinema Ruhsatı verdik diyecekler herhalde.

Bende her şey Sinema Sanatı için diyerek oy vereceğim. Yeni katakomblara ruhsat versinler diye... Veya ‘Bak rejim tehlikede, şeriat gelebilir’ diye beni gene korkutacaklar, bu durumda ben Katakomb Sinema ve Şeriat tehlikesi arasında sıkışacağım ve arayışa geçeceğim. Üçüncü seçenek bu ikiden beter olabilir mi? Onu artık seçim sonuçlarında göreceğiz. Sabahat Akkiraz ise ayağının tozuyla Londra dönüşü HaberTürk’e çıktı ve ‘Aleviyim, Kadınım, Sanatçıyım Alevilerin, Kadınların, Sanatçıların sorunlarını çözeceğim müjdesini verdi. Bu kapsamın dışında kalanlar düşünsünler ben iki yerden Sabahat Hanım'ın kapsama alanına giriyorum fakat seçin bölgemiz tutmuyor, ne yapalım kısmet değilmiş . Başka bir konsere inşallah.

AKP ve CHP’nin fikri manada birbirine yaklaşmaları hatta iç içe girmeleri sanki aslında tek partiler fakat 2 değişik isimle seçime giriyorlar izlenimi veriyor . İpana ve Radyolin gibi oldular biraz aynı tad değişik ad.

Ama AKP doğu illerinde halka aşiret reisi, klanın başı yerine Cumhuriyetin Milletvekili seçeneğini sunarak fark yarattı. Bunu önemsiyorum. Halk "illa ben derebeyimi isterim" derse bilemem tabii.

Listelerdeki kadın adaylara gelince... Listeler biraz ‘Çek bir Havva sorunsuz olsun’ şeklinde olmuş. Parti başkanlarının işleri elbette zor, bir yandan ülkeyi öte yandan partiyi idare etmek kolay iş değil. Dolayısıyla ‘Biatettin Beyler ‘ her zaman tercihleri olacaktır. Malum kafası çalışan kadınların ne zaman nerede sigortalarının atacağı pek belli olmaz. Nitekim Ayşe Böhürler’in Yeni Şafak 9 Nisan Tarihli yazısı bu anlamda güzel bir örnektir.

Gelelim mecliste yer almaya yönelik ‘275 Kadın’ sayılı kampanyaya... Görünen o ki,   Mecliste 275 kadın ancak bir şekilde mümkün, arz edeyim...

Erkek milletvekillerinden 275’i topluca ameliyatla kadın olmadan meclise 275 kadın zor girer. Erkeklerin göstereceği bu fedakarlığın kadınlara gene faydası olmayacağı açıktır. Açık söylüyorum bu adamlar kestirip kadın olurlar ama 275 sandalyeyi kaptırmazlar.   Mücadele bunun için ‘ 275 tane de bize versenize’   değil zihniyet mücadelesidir ve partizanlık üstü bir savaştır. Erkeklerin kabul etmek istemediği, kadınlarında henüz odaklanamadığı kadının içindeki insanın savaşıdır. Kadınlar görüntülerinin içindeki insanın eşitliği için yola döküldüklerinde başörtüsünün dünyada ne önemi kalır?

Şimdilik Türkiye seçimlere gene Havva’ları uyutarak Adem’lerle giriyor. Hangi partiden aday olurlarsa olsunlar seçilmiş kadın adayların bu ahvalde TV’lerde fazla konuşup sevimsiz olmamalarını öneririm. Onlar erkek dünyasının onayladığı kadınlardır, bunu akıllarından hiç çıkarmasınlar.

Benim bu seçimlerden sonra Başkanlık Sisteminden, Anayasa değişikliğinden önce beklediğim, bazı yeni bakanlıklar kurulması ve dışarıdan atamalar yapılması. Kim iktidar olursa olsun bunu yapabilirse rahat çalışır. Ülke de nefes alır. İstediğim işinde ehil olanlara dışarıdan atama yoluyla teslim edilecek bakanlıklar.

1. Zenginler ve Davetlerden Sorumlu Bakanlık: Böylece her bakan o açılış bu açılış, o düğün bu dernek gezmek zorunda kalmayacak işine bakacak. Bazen Sabah şehit cenazesinde uluya uluya ağlayan bakan eşi akşam davette gülücükler saçıyor vazife icabı, seçmen haklı olarak onu samimiyetsiz iki yüzlü zannediyor.

2. TV Dizilerinden sorumlu Bakanlık: Bu dizilerle ne RTÜK, ne TV Patronları baş edemiyor. Getirin Dizilerden Sorumlu Bakanlığa Ertuğrul Özkök’ü; çünkü dizilerle bozmuş vaziyette oyalanır, hem de belki Aydın Doğan medyayı bırakıp gitmekten vaz geçer, zira Özkök dünyada patronunu kaçıran kendi yerinde kalan tek gazeteci ünvanını almak üzere.

3. Oskar aday adayı filmlerle ilgili bakanlıkta şart oldu, Oskar’a aday adayı gönderdiğimiz ve ters yüz olduğumuz filimlerle ne ulusal onur, gurur, ne de şuur kaldı. Berhan şu aralar boşta neden olmasın.

4.MHP’nin durumu daima her seçim öncesi nedense memleket meselesi oluyor. Ben şahsen MHP’den sorumlu Devlet Bakanı olarak Avni Özgürel’in atanmasını gönülden arzu ederim. ‘Ne olacak MHP’nin hali’ diye yıllardır ona sorulur, daima o TV’lerde konuşur, analiz yapar. Avni aslında bir ‘ MHP Bilenidir’ bari resmi bir titri olsun, bunca yıllık emeği boşa gitmesin .

5. Çerkezler Türkmen’lerle beraber olmak istiyor mu? Ibıh’lar Lazlar'la birlikte aynı mahallede oturmak ister mi? Kürtler Ayrılmak ister mi? Rumelililer tamam mı devam mı? Resmi Dil İngilizce olsun mu? Arnavut Dondurmacı Alevi mahallesinde dükkan açabilir mi? Aleviler ister mi, Aleviler istese Arnavutlar ne der gibilerden demokrasinin, özgürlüğün icabı saçma sapan soruların sorulacağı anketlerden sorumlu bakan olarak İshak Alaton’un atanması da pek yerinde olur.

6. Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahya’lıdan sorumlu bir bakanlık şart oldu. Birilerinin bu çocuklara göz kulak olması lazım. Terli terli su mu içiyorlar, akım derken kakım mı diyorlar düşünen yok. Salındılar çayıra Mevlam kayıra. Olmaz, böyle onlar da insan evladı can taşıyor. Can Ataklı bu bakanlığa en uygun kişi, sabrını zorlayıp Rasim’i bu günlere sağ salim getirdi . Bu zor görevle ancak o başa çıkabilir.

7. Osmanoğulları’ndan sorumlu Bakanlığı Murat Bardakçı bey kabul buyururlarsa iyi olur. Kabul etmezse yerine Erhan Afyoncu filan gelir sonra ortada Osmanlı Mosmanlı kalmaz. Kanuni ‘nin hali ortada.

8. Medyada desteksiz atanları hizaya getirmek için kurulacak bakanlığa Sacit Aslan kardeşim ne güne duruyor.

9. TMSF’nin gelecekte el koyacağı, geçmişte el koyduğu, halen el koymak üzere olduğu, el koyup da satamadığı, el koyup satmak üzere olduğu, el koyup satıp vaz geçip geri aldığı, almadığı hatta niyet edip el koymak nasip olmayan televizyonlarından sorumlu bakanlığa görev ağır olduğu için Ay Yapım, Tayfun Akgüner, Birol Güven, Mint Yapım, Asis Yapım, Avşar Film şirketlerini konsorsiyum olarak öneririm elbette başlarında Adem Gürses olmak şartıyla. Şirket sayıları arzuya göre artabilir.

10. Amerika’nın ne demek istediği, bizim cevaplarımızın ne kadar doğru olduğu veya olmadığı hususunda aydınlatıcı izahatlarıyla Amberin Zaman’ın ‘ Amerika’yı İzah Bakanı’ olması ve bütün ikili görüşmelerde bizzat yer alması da iktidarın yükünü hafifletecektir.

11. Bir de son olarak hangi Bakanlığa el attıysa maalesef şansızlıklar yaşayan; ama hala aday olan Nimet Çubukçu’dan sorumlu bir Bakanlık olursa iyi olur. Seçileceğine ve bakan olacağına kesin gözüyle bakıyorum ama bu bir ülke sorunu değil tabii, AKP’nin sorunu hadsizlik etmek istemem.

Demokrasimize naçizane katkım olsun diye yazdım bu yazıyı, ne yapıyoruz ?

Hep beraber Kayda Geçiriyoruz.

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ