forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

TV'LERDE KEŞKE, İNGİLİZ DÜĞÜNÜNÜ NİHAT GENÇ YORUMLAYABİLSEYDİ!

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Büyük Britanya Birleşik Krallığı ve Kuzey İrlanda‘nın müstakbel kralı evlendi. Düğün semboller, ilahiler, dini nasihatlarla dünyanın belki de en uzun metrajlı interaktif filmiydi. Bu düğünün Türk televizyonlarındaki yan tesirleri ise bir kara mizahtı.

Türk modacıların yorumları ve elbette NTV’den Oğuz Haksever’in ‘Düğünde görmemişlik yok’ sözleri kaydımıza geçmiştir. Haksever sözlerinin devamında diğer hanedan düğünlerindeki görkemi müstehzi bir gülüşle mukayese etmesi  ayrıca dikkatimi çekti. Yılların Oğuz Haksever’i diğer hanedan düğünlerinin de takipçisiymiş anlaşılan... Birbiriyle mukayese edecek kadar da bilgili. Lakin Zengin Türk düğünlerini mukayeseden muaf tutmasını   günün koşullarında ‘biraz sıkar’ durumuna bağladım. Malum zengin Türk düğünleri helikopterlerden atılan güller , Avrupa’dan getirtilen sahra tuvaletleri, erken servise çıkarıldığı için bozulan deniz mahsullerini yedikten sonra en hafifinden cır cır olan veya midesi yıkanan davetlileriyle pek meşhur oldu dünyada.

İngiliz Düğününü izlerken ‘Demokrasinin Beşiği’ İngiltere’ye bu yakıştırmanın yapılmasının nedenini ben şahsen bir katedral dolusu saksı kafa kadını bir arada görünce anladım. Allah'tan şapkaların çoğu yana doğru eğimliydi de kadınların kafaları tokuşmadı. Şapkalara baktıkça elime bir bahçe kovası alıp sulayasım geldi.

Fakat; vallahi bravo İngiltere’ye. İsteyen istediğini kafaya geçiriyor kimsede bunlar kafayı yemişler demiyor. Kaliteli demokrasi diye buna derim. İngilizlerin şapka ve başa çorap örme meraklarını keşke düğün vesilesiyle çocuklarımıza anlatabilseydik . Ne yazık ki,   televizyonlarımız   fırsat bilip düğün yorumunu şöyle esaslı bir yorumcuya yaptıramadılar. Nerede kaldı Ortadoğu Liderliğimiz!

Türk zenginleri de tuhaf, entelektüel keyifleri hiç yok. O kadar zengin olmuşsun, her şeyi satın almışsın, televizyonlar dahil,   şöyle tarihe geçecek , bilahare DVD’si çıkartılacak, kitap haline getirilecek çeşitli dillere çevrilecek edebi, tarihi değeri olan bir düğün yorumu yaptırıp dünyaya niye pazarlamazsınız. Bu ülkede zenginlerde iş yoksa, fakirler neylesin.

Düşünün bu düğünü o Allah vergisi kalpten gelen sözleriyle Nihat Genç’in yorumladığını. Nihat Genç öfkesinde edebiyat soluyan bir adamdır, bu yüzden sözleri derinliklerden gelen bir yalınlıkta anlaşılır ve tartışılmaz bir kalitededir. Fena mı olurdu İngilizleri, hanedanı, bu topraklarla ilişkilerini dört saat boyunca yorumlasa. 1838 ticaret imtiyazlarından girse, demiryollarından çıksa Cambridge Dükü Willam’ın büyük dedelerini, nenelerini anlatsaydı. Hadi olmuşken tam olsun o zeka fışkıran gözleri, sözleri ve sorularıyla karşısında Gürkan Hacir; ki Gürkan sözünü sakınmayanları sorularıyla hem deşen, hem de onca fırtınalı sözden sonra can kaybı olmadan limana sokan bir soru ustasıdır. Hem de bildiği cevapları sormanın ustası (Röportaj demiyorum pek şellafe işi oldu artık )

Ey Yayıncılar... Çoluk çocuğun karşısına modacıları çıkarttınız yorumcu diye... Bu ülke televizyonları artık konuşuyoruz, konuşuyoruz diye hiçbir şey söylemeyen zırvaları peşpeşe dizip halay çekenlerle doldu.

İngiltere ülkemizde pek kabul görmüş ‘kalite’siyle ünlüdür... Meşhur sözdür ‘Asılacaksan İngiliz Sicimi ile asıl’. Tabii bu asılmaya razı, asılırken aksaklık olmasın diye kaliteli İngiliz Sicimi arıyan salak kimdir bilmiyorum, ama bu cümlenin kabul görmesi ve yıllardır marifet gibi tekrar edilerek günümüze dayanması bir gerçeği dile getiriyor diye kabul edelim bir an. İngiliz Düğününü ekranlarda Nihat Genç gibi kaliteli zekaya yorumlatsalardı bari... Varsın veryansın etsin hiç olmazsa ‘İngiliz’e yakışan bir kalitede olurdu.

Son olarak Cumhurbaşkanı’mızın eşinin sözlerini hatırlayalım... Hayrünnisa Hanım Kraliyet Ailesine ne kadar yakın olduklarını anlatırken, “Kraliçe geldiğinde, aile yakınımız ziyaret etmiş gibi oldu. Akraba gelmiş gibiydi” (4 Ocak 2009- Kanal D Şeffaf Oda) demişti.

Devlet Büyüğümüz böyle diyorsa demek ki bizde ‘Bizim İngiliz akrabalar aile arasında düğün yaptıkları için anlaşılan bizden kimse yoktu’ diyeceğiz.

Göz bakar, gönül görür. Ben de düğünden geriye kalan ilahiler okuyan kilise çocuk korosunda nasılsa aralarına karışmış siyah tenli bir çocuktu. Nedense pek içime dokundu . Ah Afrikam Ah…

Ne yapıyoruz, bu hafta düğün bahanesiyle bildiklerimizi, cesaretimizi, korkakları ve saraylara vermeye kıyamadığımız, gençlerin, yaşlıların göz bebeği Nihat Genç’i kayda geçiriyoruz.

Not : 1 Mayıs İşçi Bayramı Taksim’ de kutlandı. Sanatçı, yazar, düşünür, sivil toplum örgütçü, solcu geçinenlerin orada marifet gibi mutluluk içinde mikrofonlara konuşmalarını hayret ve teessüfle karşılıyorum. Derya Alabora’nın heyecanı mutluluğunu anlamış değilim. Sırrı Süreyya Önder’i de. Milyonlarca işsiz var bu ülkede, hangi işçi bayramından söz ediliyor acaba. Nihayet kutlamaya izin çıktı ama kutlayacak işçi kalmadı. Kutlamayı yapanlar ne işçisi?

Siz işsizlerin bayramını kutlayın en iyisi.

Hele bir aslan parçası var pek ateşli. Reklam filmi, dizi milyoneri ama bir yeşil, bir toplumcu, her kalabalıkta karagözün düğün davetlisi , işçi kutlamaları... Solculuk babasından kaldı herhalde miras diye. Allah akıl yerine boy vermiş. Topunu kayda geçiriyorum.

Özel Not :

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) hazırladığı İşgücü Piyasası Bültenine göre, işsizler ordusu üç yıl önceye göre 511 bin kişi büyüdü Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK, TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması (Aralık 2010Ocak-Şubat 2011) sonuçlarına ilişkin değerlendirme yayımladı. Yapılan çalışmaya göre 2011 Ocak döneminde işsizlik oranı bir yıl önceye göre 2, 6 puan inerek yüzde 11, 9’a geriledi. İşsiz sayısı, 547 bin kişi azaldı. Ancak işsizlik oranı, üç yıl önceye kıyasla 0,6 puan yüksek hesaplandı ve işsiz sayısı 511 bin kişi daha fazla oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, işsizlikte azalış eğiliminin devam ettiğini gösteriyor. Türkiye, klasik işsizlik oranı açısından durumu diğer ülkelerle kıyaslandığında, işsizlik oranındaki düzelmeye rağmen dünyadaki bellibaşlı 40 ülke içinde halen işsizliğin en yüksek olduğu ilk 11 ülke arasında yer aldı. Türkiye, işsizlik oranının yüksekliği açısından Temmuz 2010’da 10. durumdaydı, süreç içinde 1 sıra iyileşme gösterdi. En geniş işsizlik tanımına göre, Türkiye’de 6 milyon 105 bin işsiz bulunuyor.

necefugurlu@gmail.com


DKM ARŞİVİ