forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

NE YAPACAĞIZ BİZ BU GAZETECİ KIZLARLA!

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Beyaz TV’de Star  gazetecimiz Nagehan Alçı, Latif Şimşek Bey'in sunduğu programlardan birinde Balyoz Davası ek iddianamesinden ‘Anekdot’lar okumak isteyince, programın konuğu Hulki Cevizoğlu, "iddianamede anekdot olmaz, ‘anekdot’ fıkra demektir" diye tepki gösterdi.

Meğer iddianamede yer alan bazı delillermiş Nagehan Alçı’nın ‘anekdot’larla kastı... Kelimeyi yanlış kullanmış özür diledi. Fakat daha sonra aynı şekilde kelimeyi kullanmaya devam etti, sanki yanlış kelimeyi ezberinden atamıyor gibiydi.

Eee gazeteciden savcı bu kadar oluyor, halen devam etmekte olan bir davanın dosyasından iddiaları alıp ekran mahkemesi kurunca olur böyle vakalar! Latif Şimşek bile işi düzeltemedi.

***

Medya Mahallesi konuğu bir başka star gazetecimiz Aslı Aydıntaşbaş ise gazeteciliğin tarifini yaparak bizi bilgilendirirken ‘Gazeteci eşeğin altında buzağı arayan insandır’ dedi. Daha sonra buzağının üstüne yanlış hayvanı koyduğunu fark ederek hemen eşeğin yerine öküzü koydu. Buffalo’da diyebilirdi öküze ama demedi, ne de olsa kökeni itibariyle bir Türk’lük var kadında .

Aslı hanım doğru hayvanları doğru yere  yerleştirdikten sonra mesleğini tarife devamla ‘Gazeteci kimsesizlerin kimsesidir’ diyerek bu sefer gazetecileri Cumhuriyetin yerine koymasın mı !  

Belki onları da ‘Eşek’ ve ‘Öküz’ olayında olduğu gibi daha sonra doğru yere koyar diye programın sonuna kadar bekledim ama gazetecileri olduğu yerde bıraktı, birinin gidip gazetecileri Aslı Hanım’ın bıraktığı yerden alıp ait olduklara yere getirmesi  gerekiyor... Gazeteciler cemiyetini uyarmış olayım zavallı gazeteciler orada hala bekliyor olmalılar.

Bana mı tesadüf ediyor bilmiyorum ama ne zaman TV’lerde Aslı Aydıntaşbaş’ı   görsem genellikle, Amerika ne demek istedi bizlere izah ederken buluyorum. Bana kendisini Türk Amerikan Dostluğuna adamış fedakar bir insan izlenimi veriyor. Yanlış anlamaları önlemek için bir hayır cemiyeti tarafından izahatçı kadrosundan atanmış gibi, her halinden belli hayırsever bıcır bıcır bir hanım.

Biz Amerika’yı anlayamıyoruz ya , Allah Razı Olsun o anlatıyor. O kadar genç ve gene bir iki tartışma programında şahit olduğum kadarıyla ülkesinin yakın tarihinden habersiz ki, aslında belki Amerika ne demek istiyor anlıyor da bizim artık Amerika’nın söylediklerinden hangisini duymazdan , hangisini anlamazdan geldiğimizin pek farkında değil gibi. Aslı Hanım Amerika’yı anlıyor da Türkiye’yi anlayamıyor, aslında bizim için ‘No Problem’ bu tamamen Amerikalılar'ın sorunu. Anlayamadığım ekranlarında Aslı Hanımı sıkça gördüğüm TRT niye bu sorunu üstüne alıyor .

Didaktik bir gazetecilik anlayışı var, kendisini dinlerken okul müdüriyetine çağrılmış , Amerikalı müdire hanımın karşısındaymışım gibi hissediyorum. Ama her hayta talebe gibi kim dinler müdire hanımı oluyorum aynı okul yıllarımda ki gibi, beni gençleştiriyor Aslı Hanım... Sayesinde eskilere Miss Morgan’ın odasına dönüyorum, ha ben Üsküdar Amerikan mezunuyum... 11 yaşımda eti senin kemiği benim yapıldım Amerikalılara, ama dini inancımız da serbest bırakıldık ,bu yüzden hala Allah’tan korkarım .

ÜAKL’ de okuduğum için iki dilde ‘Atın ölümü arpadan olsun’ diyebilirim. (Bedri Rahmi’yi rahmetle anıyoruz, bu mısra ödünç alıyoruz) 60 yaşıma geldiğim için artık yavaş yavaş at ile arpayı karıştırabilirim , ama Aslı hanım daha bu genç yaşında öküzle eşeği karıştırırsa biz ne oluruz farkında mısınız ?

***

Malum gazetecilerin memleketi idare etme hali Cumhuriyet öncesine dayanan eski bir gelenektir (Mamafi Osmanlıyı idare edelim derken iyi mi yaptılar ayrı bir mevzuu, Cumhuriyet için endişeleniyorum ) bu tatlı kızlar henüz ülkeyi idare etmeye hazır değiller, biri anekdot der, öbürü eşeğin altında buzağı arar, bir diğeri  ‘Başbakan’ın bir ajandası var, onun dışına çıkmıyor ‘ diye öfkelenmiş bas bas bağırır, ne yapacağız biz bu gazeteci kızlarla!

‘Be Balım, deniz dalgasız Başbakan ajandasız olmaz, adam sizin ajandanıza göre hareket ederse perişan oluruz , eleştirecek başka şey bulamadın mı?‘ dedim ama duymadı, şu televizyonların teknolojisi ne zaman izleyicinin sesini bunlara duyuracak bilmiyorum, boşuna konuşuyorum bir faydam olmuyor, ele güne rezil oluyorlar. Samimi söylüyorum üzülüyorum.

***

Derken ciddi , aklı başında ama daima saç spreyini biraz fazla sıkan ve saçları kalıp modeli   bir kadın tv gazetecimiz (belki spreyin içinde ki reçine aklın başından uçmasını önlüyor ondan bol sıkıyor ) iki eşli olduğu artık herkesin malumu bir siyasetçimizle eşini konuk etmesin mi? Dur bakalım ayrım yapmadan ikisini de mi getirdi diye merak ettim geçtim TV başına , gördüm ki birinci eş temsil görevini yerine getiriyordu!

İçimden ‘Gazetecilik bunun neresinde, adamı ikisinin ortasına oturt ki senin gazeteciliğini görelim’ dedim . Hiç olmazsa ikinciye telefonla bağlanabilirdi, o da yok... İletişim fakülteleri Seda Sayan gibi bir deli yürek yetiştiremiyor demek, kulakları çınlasın Edibe Sözen ‘in Hocam talebelerin dökülüyor!

Neyse ‘ kalıp kafa’ kızımız ikinci eş yokmuş gibi davrandı. "Bilmiyor olamaz biz biliyoruz o cin gazeteci bilmez mi?" demeye kalmadan   annem telefonla aradı. 90’lık bir Cumhuriyet kadınıdır kendisi  ‘Evladım adama helal olsun ikinciyi almış, bu çekilir gibi değil’  demez mi! İşte o an bol saç spreyinin zeki bir kafayı örttüğünü anladım, resmen adama hak verir hale getirmiş izleyiciyi. ( Özür dilerim Edibe Hocam kızı iyi yetiştirmişsin)

Şaka bir yana ; Edibe Hocanın siyaset evveli medyada işaret ettiği ‘Kara Delik’ iyice büyümüşe benziyor.

Bu kızlar yorgunlar, dinlenmeleri lazım , içinde hızlandırılmış eğitimli bir yaz okulu olan yaz kampı şart. Şükran Soner bunları iki ayda yetiştirir, bilemediniz üç ayda. Patronların dikkatine sunarım mevcut halde çok saçmalıyorlar.

Böyle devam ederse ; yaş nane kuru nane bunların sonu bu kafayla çamaşırhane .

Şimdi star olabilirler, ekranlardan atıp tutabilirler ama Ahmet Kaya gecesinde celallenen Serdar Ortaç yıllar sonra kulakları düşmüş bir şekilde ne dedi ‘Starlık devletin iki dudağının arasındadır'. Kızların Serdar Ortaç’dan alacakları dersler var, ne de olsa tecrübe konuştu. Bunu önemle kayda geçiriyor ve yaşadığımız günlere belge bırakan son yılların antolojisini yazan magazincileri bir kere daha başarılı çalışmalarından dolayı ayrıca kayda geçiriyoruz.

***

Bir gazeteci kadın daha var o da bir single çıkartmış ama bulup dinleyemedim, belki kaset dinlenilmemek üzere çıkartıldı, seyredilmemek üzere film, dizi yapılıyor şarkı neden olmasın; ya da kaset itlaf ekipleri kamu kulak sağlığı açısından toplayıp yok etti.

Özür dilerim yazımı kesiyorum Gürsel Tekin otobüsü bizleri saygıyla selamlayarak geçiyor... King Edward gibi el sallıyor boş sokaklara... Aa Kadıköy’lüler nerede sakın deniz seviyesinin altında ruhsat verdiği sinemada başlarına gelenlerin filmini izliyor olmasınlar?

Gürsel Tekin’i de arkeolojik, jeolojik çalışmalarını film sanatıyla birleştirdiği ve Kadıköylüler'e ölmeden içine girebilecekleri bir mezar sinema kazandırdığı için özellikle kayda geçiriyoruz.

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ