forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BALKONDAKİ ZEHİRLİ SARMAŞIK MEDYA

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Önce seçim sürecinde ve sonrasında kayda geçireceklerimizin listesine bir bakalım...  Amberin Zaman, Aslı Aydıntaşbaş’ın  seçim öncesi  yüksek  analiz ve  düşüncelerinin fos çıkmasını kayda geçiriyoruz, kendilerini yok saymak ayıp olur.

 

Sırrı Süreyya Önder’in kendisine milletvekiliği yolunu açan,  pek popüler olan  Aforizmalarını zaten internet siteleri kayda geçirmiş bulunuyor.  Aforizma ustası Nietche‘nin  ‘Başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi on cümlede anlatmak’  tanımında  Sayın Önder’in  söylediklerinin  özünün takdirini size bırakıyorum. Sırrı Süreyya Bey Kanal 24’de ‘ Doğu ve Güneydoğuda zaten  sorun yoktur hepimiz Şafiyiz’  demişti... Kayda geçiriyoruz yorumsuz olarak. (Şafi olmayanlar boku yediniz demiyorum)

Yeni Medya Mabudesi  Nagehan Alçı’nın eşi  Rasim Ozan  Kütahyalı ile ilgili mesleğe ‘MAKRO’dan geldiğini açıklamasını da  kayda geçiriyoruz. 

‘MAKRO’ malumunuz BÜYÜK, GENİŞ DÜZEYDE anlamına gelir.  Nagehan Hanımı  ciddiye alıyor  ve eşinin hangi  MAKRO’dan geldiğini sormayan gazetecileri de ayrıca  kayda geçiriyoruz.

İHTİLALLERE, MÜDAHALELERE, ASKERİ VESAYETE, ERGENEKON’A, DERİN DEVLETE, BALYOZA  ve bilumum benzeri yapılanmalara karşı mücadele veren yiğit kardeşimiz Rasim Ozan Kütahyalı, bütün bu karşısında durduğu  mücadele verdiği yapılanmalar gibi, eşinin yalancısıyım, tepeden, MAKRO’dan gelmiş... Ee bunu kayda geçirmeyeceğiz de neyi geçireceğiz?

Rasim Ozan’ı kafamıza saksı gibi düşüren bu ‘MAKRO’ yapı kimdir nedir? Savcılar tarafından umarım araştırılır ve bir MAKRO dosyası açılır. "Diğer davaların dosyalarıyla birleştirilir mi?" onu hukuk bilir ama bildiğimiz  Rasim’i tepeden indiren bu  MAKRO yapı  çözülmezse biz daha çok  MAKROLANIRIZ.

Esas soru şudur... Medyada Rasim Ozan ve benzeri kıymetleri tepeden indiren MAKRO yapı nedir, kimlerdir. Soruyu kayda geçiriyoruz. Sorunun tehlikesinin farkındayım, bu yapı ERGENEKON, BALYOZ, VESAYET kadar tehlikelidir. MAKRO ile kastım MAKRO Market derse Nagehan hanım, şaşırmam ama yemem. 

Sayın Başbakanımız  oyların çoğunluğunu alarak ama aynı zamanda  mecliste  sandalye sayısını azaltarak siyasi tarihimizde görülmemiş bir  taktikle iktidar oldu. Bunu dünya zaten kayda geçirdi.

Ben durumu şöyle okuyorum;  halkın büyük çoğunluğunun desteğini alan  Başbakan  sorumlulukları dağıtmaya ve ateşteki kestaneleri  bu sefer muhalefete de toplatmaya kararlı. Büyük bir ustalıkla hariçten gazelleri de  önlemiş bulunuyor.  Başbakanımız   meclise giren    35 Isparta’lı misali bağımsızlara da, ‘meclisimize hayırlı olsun hadi bakalım’  diyor gibi geldi bana.

Daima kalpten söylenmiş  sözlerle konuşan Başbakan balkon konuşmasında da gene  öyle yaptı.

Lakin Nagehan Alçı’nın ağzından kaçan ve  medyayı her dalda dizayn eden bu MAKRO yapı zehirli bir sarmaşık  gibi Başbakanımızın balkonunu da  sarmak üzere.

Bu zehirli sarmaşık ‘yandaş’, ‘candaş’ medya dinlemez hepsini  köklerine alır. Unutmayalım ki 80 filmin 70 küsurunun zarar ettiği, tutmayan dizilerin devam  ettiği, bir süre maalesef mecburiyetten devletin TMSF vasıtasıyla işin içine girdiği, trilyonların döndüğü  ama nitelikli işlerin yapılamadığı, çalışanların perişan halde olduğu fikirsiz  bir medya var ortada.

Sayın Başbakan mutlaka biliyordur ki;  yetenekli, işini bilen insanların arkasında  güç olmazsa su bile kesemeyen kör bir bıçak olurlar.  İktidar Türkiye’nin önünü açacak kararlarını  anlatmakta  sadece iş kotarıcı, para karşılığı yandaş da candaş da olanlardan müteşekkil  bir medyayla  yani  inandırıcılığını kaybedenlerle muradına erebilir mi?

Ülkemizin zor günlerinde yönetimle, ulusal çıkarlarla  paralel bantta  bir medyamız vardır diyebilir miyiz? Hayır.  Daha   önyargılarımız , endişelerimiz , zaaflarımızdan kaynaklanan davranışlarımıza  mizahi bir ışık tutan, var olan kırılma, çatışma noktalarının asla çözülmez sorunlar olmadığını, ortak noktalarda buluşabileceğimizi gösteren  tek bir basit komedi dizisi  bile  yapamadılar. 

Sayın Başbakan haklı zaferini kutladığı balkonuna tırmanan medya denilen ve Yandaş-Candaş dinlemeyen  zehirli sarmaşığı asla küçümsememeli.

Benimkisi umutsuz  bir istek  değildir,  elbette bir yolu vardır bu karmaşayı aşmanın.

Yeter ki göze alsın Başbakanımız... Zehirli sarmaşıkları kökünden söküp atmayı, hem de Yandaş,  Candaş  gözünün yaşına bakmadan.

Bu umudu kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN