forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ÖZKÖK UZAYLI MI?

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU -  KAYDA GEÇSİN

Özkök 1947’de Orwell  olayından kurtulup Türkiye’ye giriş yapan bir Uzaylı Varlık mı? Doğuştan koyu Fenerbahçe taraftarı  olarak  Lefter  Küçükandonyadis için düzenlenen töreni,  torunlarının, takım arkadaşlarının  hüzünlü konuşmalarını  gözlerim yaşlı izledim.


Lefter ölmüş, başkan hapiste , Fenerbahçe üzerinden oyunlar ise  bitmek bilmiyor ben ağlamayayım da kim ağlasın.

Derken töreni  naklen yayınlayan   FB TV’de Ertuğrul Özkök ‘ü her konuda olduğu gibi fikir  beyan ederken görmiyeyim mi !   Törende yer alan   binlerce Fenerbahçe’li arasından  neden Özkök seçildi  , ona  mikrofon tutuldu anlamadım, hatta tribünlerden  gelen  ıslıklamaların Başbakana değil Özkök’e  ve onu konuşturanlara   olduğunu sandım.

Bu arada  Ertuğrul Bey ve mensubu olduğu  ‘Medya Heyula’ sının kaynak yapma becerisine hayran olmamak elde değil.   Maaşallah  binlerce  kişi arasından  sıyrılıp  FB Ekranında Özkök  yerini aldı.

Özkök’ün  FB TV  kameralarına  saçtığı  kerametleri   mealen  şöyle ;

Ben şunu söylemek istiyorum. Lefter, Türkiye’ye futbolun sadece futbol olmadığını öğretti. Futbolun bir yaşama biçimi olduğunu, insanın iş yaşamından sonra da nasıl onurlu bir şekilde anılacağını göstermiş oldu. Şu an sadece Fenerbahçe değil Türkiye çok önemli bir insanı kaybetti.  Bugün Türkiye’de daha önce olmayan bir şey oldu. Gazetelerde tam sayfa ölüm ilanı verdiler.”

Özkök’ün  ‘insanın iş yaşamından sonra da nasıl onurlu bir şekilde anılacağını ‘ algılaması , ders çıkartması çok olumlu  ve  bizler için yararlı çünkü  görünen o ki, Ertuğrul Bey tam gaz  ‘iş yaşamından sonra’ da hayatımıza kaynak yapmaya devam ediyor ve edecek.
İlginçtir  hükmetmek, idare etmek tutkusu  Özkök’ün vikipedi’de ki  özgeçmişinde  şu satırlarla yer alıyor.

Ertuğrul Özkök (d. 4 Ağustos 1947, İzmir), yaklaşık 20 yıl boyunca Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği yapan Türk gazeteci ve akademisyendir. Hâlen Doğan Yayın Holding yönetim kurulu üyesi ve yürütme komitesi başkan yardımcısı olan Özkök, Hürriyet'teki Genel Yayın Yönetmenliğine son vermiştir….’

Yani Özkök kendi yayın yönetmenliğine kendisi son vermiş. Patronun ne haddine bir durum  Vallahi Aşk olsun işte burada Kapitalin Özkök karşısında diz çöktüğünü görüyoruz ! Türk solunun yapamadığını yapmış, takdire şayan bir durum. Aynı özgeçmiş bilgilerinden kendisinin TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz.

Fakat  FB TV’ye verdiği  beyanatının  devamında ‘ Bugün Türkiye’de daha önce olmayan bir şey oldu. Gazetelerde tam sayfa ölüm ilanı verdiler.” ‘ sözleri  yenilir yutulur gibi değil, insani  değerler anlamında çok şaşırtıcı bir söylem .

Bir  cenazede bir ölünün arkasından söylenecek sözler mi bunlar . Tam sayfa ölüm ilanı verilmese ne kaybederdi Lefter Lefter’liğinden ?
Özkök  hala tam sayfa ilanlara takılıp kalmış, o keskin zeka meseleyi anlayamamış.

Hele Lefter’i hiç anlamış değil,  bu durumda   Fenerbahçe’yi anlaması imkansız zaten.

Özkök’ün ,   Lefter’i   ‘ilk’, ‘önemli’ yapan kriteri gazeteye verilen tam sayfa ölüm ilanı !

Lefter’in   arkasında ,  ait olduğu camiaya, ülkesine bıraktığı  şan, şeref dolu  ülkesini gururlandıran  işleri o mütevazi yaşam çizgisinden  ayırmak mümkün değil,  asıl bu nokta onu  unutulmaz  bir  Fenerbahçe’li  yapan.
Lefter gibi bir adamın  karşısında  gazetelerin   tam sayfa ölüm ilanlarının  esamesi mi okunur.

O tam sayfa ölüm ilanları  sanki bir ayrıcalık , bakın ona da verilmiş, bu ilk defa oluyormuş  manası tam bir sığlık, Rasim Ozan Kütahyalı herhalde asabını çok bozdu Özkök’ün  ağzından çıkanı kulağı duymuyor.
Tam sayfa ölüm ilanları  iyi insanlara olduğu kadar paradan başka düşüncesi olmayan ve paradan başka gerisinde anılacak tek bir değer üretememiş ne  öküzler içinde veriliyor , öte yandan nice değerli insanın bu dünyadan  ayrılık haberleri  küçücük bir kutuya sığıyor, çoğu içinde   o iyi yüreklerini sığdırabilecek  büyüklükte gazete sayfası daha basılmadı.

Ve bazen de ,  ne yazık ki nice değerler  yitip gidiyor bırakın ölüm ilanlarını mezarlarını bulamıyoruz.

Lefter’in cenazesinde kalabalık ve mikrofon buldu susmak bilmedi Özkök  son yakaladığım incisi de “Alex şu an bizim yeni Lefter’imiz. Hepimizi ağlıyoruz.” oldu.
Özkök hala idare etme sevdasında   , bu sefer Fenerbahçe’yi.

Fenerbahçe’de kimse kimsenin yerini doldurmak için var olmaz. Herkesin yeri ayrıdır . Elbette  bu Özkök’ün  kendi ‘conduct’ ı olabilir , fena bir huyu vardır ‘Özkök Heyula Medya’sının   onu al, bunu koy, onun yerine şu, bunu yok et yerine bunu koy gibi.  Bu durum elbette Fenerbahçe’yi ilgilendirmez   olsa olsa  TOBB Ekonomi  ve Teknoloji Üniversitesi  mütevelli heyetinin problemi olur .

Malum Özkök Medyası Zeki Müren öldüğünde de yerine Yılmaz Morgül’ü koymuştu , o da tutmadı.  Zeki Müren klip çekilirken  atla komutuna uyup camdan atlayan bir sanatçı değildi , Zeki Müren’in  Morgül’le temel ayrılıklarından biri olarak kayda geçiriyorum.
Özkök  nasıl bir insan ? Kayda geçireceğimiz soru budur.  Bunaltan , pes ettiren bir kişilik olduğu kesin. Biyonik bir yapısı olduğunu da düşünüyorum , dirimkurgusal  bir şahsiyet.
Gerisini getiremiyorum yalnız bazı şüphelerim var. 1947 yılında Roswell olayını hatırlayın, Amerika ‘da  arızalanan bir uçan daire ve  bazı uzaylı varlıklarla  ele geçirildi. Bu olayın üzerinden  kaç yıl geçti fakat bir türlü gerçekler aydınlanmadı.
Acaba diyorum bu uçan daireden kaçıp Türkiye’ye gelen bir varlık mı Ertuğrul Özkök.  Olaylar 1947 yazında oluyor.  Dikkat çekerim ve kayda geçiririm ki  , Ertuğrul Beyin doğumu da 1947 yazı.  Neden böyle bir şeyden şüpheleniyorum ; çünkü söylediklerinde, yazdıklarında, akıl, mantık, insan zihnini şaşırtma becerisi , zeka  bulmak mümkün, ama insani yan, duygu asla.  Acaba diyorum bu adam uzaylı mı ?

Farklı değerleri mi temsil ediyor ?
Kolay değişebiliyor, hemen pozisyon alabiliyor  burada çeşitli varlıkların kisvesine bürünebilen Ali Cengiz Masalını da hatırlatmak isterim.

Orwell -  Ufo  Olayıyla Özkök’ün ilgisi olabilir mi   Çelakıl bir uzman kişi olarak bu dosyayı açsın çok isterim.

Türkiye bu noktaya geldi ve gerçekleri bilmek hakkımız ve hazırız.

Yok normal doğum ise, bakın 1947’de  dünyaya  gelenlerden bazılarını sayayım :  Santana,  Stephen King, Hilary Clinton, Richard Dreyfus, Steve Forbes, Elton John, Deniz Gezmiş, Ertuğrul Özkök.
Her gece  dualarımın arasında  hep niyaz ediyorum ;

Hikmetinden sual olunmaz  Yüce Rabbim , sen dünyaya 1947’de  bu adamları verdin bize de Deniz Gezmiş ile Ertuğrul Özkök’ü.

Deniz’i aldın geri,  Ertuğrul’u bıraktın, ömrü uzun olsun , lakin  hikmetinden sual etmem de  neydi günahımız Allahım , isyan etmem ama bilmek isterim.
Bu niyazı kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ