forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

TUHAFLIKLAR...

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN / 

FERDİ TAYFUR-THE CAMİA-FATİH-CHP ANADOLU ATEŞİ-BİR NUMARA – MİKROPLAR- OYA AYDOĞAN-NAZLI ILICAK TEKMİLİ BİRDEN DAHA NE OLSUN!

Bu yazımda gitgide sayıları artan tuhaflıkları  kayda geçirmek istiyorum.  1. Çocukları  akıllı tahtalar, bilgisayarlarla donatıyoruz derken  birden ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde internet bağımlıları bölümü açıldı haberiyle karşılaştık.  

Allah Allah nereden çıktı bu epidemi derken , neyse ki kurucu doktor aslında bu meselenin henüz bilimsel olarak paradigmasının oluşmadığını  söyledi. Neymiş  efendim ,  ‘ internetimi elimden  alırsanız kendimi jiletlerim ‘ diyenler varmış !  Müslüm Baba konserlerinde internetleri ellerinden  alındığı için mi jiletliyorlardı insanlar kendileri ? Sonra  efendim lise 1 öğrencisi dersleri çok iyi iken birden internete sarınca karne berbat gelmiş !

Lise 1 de normal her çocuk kırık getirir bunun için akıl hastanesinde bölüm açmaya lüzum yok ,  dersleri çok iyi bir öğrenci eğer interneti ,bilgi otoyollarına açılmayı  keşfettiyse sakın  okul müfredatındaki  bilgiler ona hafif gelmiş , ‘bize ne palavralar öğretiyorlar’  demiş olmasın… olaya bir de bu tarafından bakılsa  diyorum.

Ayrıca internet bu kadar zararlıysa devlet neden  o zaman bilgisayarsız okul, çocuk kalmasın gayretinde projeler hazırlıyor,   memleketin çocuklarını  tımarhanelik etmek için mi , saçmalığın bu kadarı ancak bizim medyamızın haberlerinde olur.

2. Bir başka tuhaflık ise yılın  ‘gerçeklerden esinlenerek kurgu’ modasının   ‘1 numara kim’ sorusuyla devam ediyor olması . ‘Bir Numara’ dan kasıt  Türk Gladyösünün başı mı, Ergenekon’un  sonu mu  o da tam belli değil.  Kimi gazetecilerin tarifi ünlü bir iş adamı olduğu yolunda. Şöyle bir kişilik çiziliyor ; epey ukala , her işe maydanoz, her şey ona sorulsun istiyor, koruyucu pozlarda yakınlarını azarlıyor, korkutuyor kod adı ‘Bir Numara’ ile sınırlı değil aynı zamanda   ‘Ejderha’ , ‘ Baron’  tarife göre ‘Öcü’ daha yakışık alır adam kod adı koleksiyoncusu adeta.   Gazetelerde  yayınlanmış, söyleyeni  belli bu tariflerden tahmin yürütmek zor değil, tam bu esnada ‘Tuhaflıklar Kraliçesi’    Nazlı Hanım  ‘Bir numara’ olarak bir paşayı işaret ediyor , ama hangi paşa  tam belli değil, bu işi çözse çözse bizim magazinciler çözer ama onlar daha somut, delili, belgesi olan işleri kovalamayı tercih ediyorlar, aslında magazin aklı en  üstün gazetecilik aklı bir kere daha kayda geçireyim.

Bu arada , bence ‘Bir numara’  hiç de sanıldığı gibi erkek değil bir kadın. Bu da benden bir tuhaflık olarak kayda geçsin.

Her devir, konjektüre göre konuşabilen,  geniş  muhiti olan , hiçbir zaman devreden çıkmayan , yıllara meydan okuyan , cin gibi bir kadın. Para pul sıkıntısı yok, hem nalına hem mıhına davranmasını biliyor , hep mağdur ama hiç işsiz kalmıyor , girdiği ortama eklemlenebilen, kısa sürede güven kazanan bulunduğu  yeri etkileyen, ciddiye alınan  ve idareyi  ele alabilen vazgeçilmez bir kadın . Oğluna çok düşkün , becerikli, bakımlı, takıp takıştırmayı seviyor, estetik müdahalelerden kaçınmıyor, Fransızca bilen, alımlı, hoş  çıtır rakibelerine  pabuç bırakmayan  dul bir kadın.

Peki kim bu kadın ?

Önce Oya Aydoğan üzerinde durdum  , ama bütün bu özellikleri uymasına rağmen olamaz çünkü Oya 1 numara olsaydı ben bu kadar uzun süre işsiz ve cezalı kalmazdım ! Ama belli de olmaz tabii vatan uğruna  insan bazen dostlarına kazık atmak durumunda kalabiliyor !

Peki  ‘1 numara’ Oya Aydoğan değilse , kim bu kadın ?

Hoş ‘Bir Numara’ yı bulsak ne olacak, ‘1 Numara’ şudur diyenler bu sefer ‘1 numara’ nın arkasında ki ‘ 2 Numara’  esas ‘1 Numara’ dır diye başlayacaklar. Bizde kafa yorduğumuzla  kalacağız.

Biz tuhaflıkları kayda geçirmeye devam edelim,

3.  Son günlerde minik yavruları okullarda mikroplara karşı bilinçlendiriyorlar ,nasıl mı ; mikroplara ‘timsah’, ‘Ahtapot’ benzetmesi yaparak !  Çocukları hayvan, tabiat düşmanı yapmaya adeta yeminli bir eğitim anlayışıyla karşı karşıyayız .

Çocuklar televizyonda mikropları bir anlattılar gördüklerime, duyduklarıma  inanamadım, korkunç timsahlar, berbat ahtapotlar gibiymiş mikroplar. Zavallı ahtapotları lüp lüp yiyenler mikrop mu yiyor yani, ya da derileri yüzülmüş  timsahlardan  mikrop çantası mı takıyor kollarına  2. Sayfa güzelleri  .

Tabiata, hayvanlara, dünyanın o ilahi dengesine düşman yetişen bir nesilden ne hayır gelir, isterseniz 12 değil 120 yıl okutun. Böyle yetişen bir nesil hiçbir zaman bize dünyamızı anlatan o muhteşem belgeseller çekemeyecek demektir , hoş memlekette zaten belgeseller RTÜK’ün cezasıdır.

Kitabı belli olmayan, ne öğretildiği  hiç belli olmayan ‘Medya Okur Yazarlığı’ gibi bir tuhaflık yerine ‘Hümaniter Bilimler’ dersi okutulsa çocuklar hem bu tuhaflıklardan korunur, hem vatana millete hayırlı olur diye yıllardır yazıyorum, belki müesses nizamın kolladığı izinli muhalif, mağdur bir yazar bu fikrimi çalar  o zaman  onun fikri diye kullanırlar  diye umut ediyorum.

4. Tuhaflıklar devam ediyor ,  her türlü fikir, sanat eseri apartmasının serbest bölgesi olarak nam salmış olan ülkemizde , meclisimizde bilgisayar programlarının telif hakları için sıram sıram kürsüye çıkıp nutuk atan milletvekilleri gördük geçmişte, arşivler orada. Ama kendi insanlarının , temsil ettiklerinin  özgün işleri , fikrin , eserlerin korunması için ciddi hiçbir atılım söz konusu olmadı, olsa televizyon kanallarının dizileri çöker, artık araklanmayan sahne, konu, hikaye kalmadı ve bu hal Ferdi Tayfur’un söylediği gibi bu rezalet ‘Ayyuka ‘ çıkmışken kimse rahatsız olmadı, hatta televizyon eleştirileri neredeyse  ‘Güzel apartamamışlar ‘ veya ‘Çok güzel apartılmış’ düzeyine geldi.  Hakları için sokaklara düşen yazarlar, sanatçılar hep bekledim önce bu meseleyi dile getirsinler diye, şimdi tuhaf olan bu  isyanın   fikir, düşünce dünyasından değil acıları şarkı yapmış bir adamın dünyasından gelmesi. Ferdi Tayfur yıllarca acıları şarkılarla  dile getirerek para kazandı, yazarlar ise acıları yaşayarak süründüler ve sustular, hapislere girdiler, yasaklandılar, öldürüldüler ve şimdilerde ‘apartma yazarlarla’ pazarları daraldı ve yok sayılıyorlar  yani kendi aralarından çıkan işbirlikçilerle mücadele zorundalar.  Ferdi Tayfur  bu sefer çalınan fikir ve düşüncelerin  şarkısını söylüyor, iyi de yapıyor. Acılarını dindirmek için  Arabeske muhtaç bir düşünce dünyasına hoş geldi Ferdi Tayfur !  Bu  çatışmanın ileriki safhalarında belki işe Silvester Stallone’de dahil olursa evrensel bir boyutta kazanmış oluruz.

5. Tuhaflıklar AB’ye illa gireceğiz iddiasını devam ettirirken ‘ohh 1453’de İstanbul’u da aldık canımıza değsin’  hamasetiyle devam ediyor, Yunanistan’la futbol maçlarında statta  açılan pankartın beteri bilmem kaç milyon dolarlık bütçeyle dünyaya açıldı !

6. Bir ilk öğretim müdürü vatana millete hayırlı olmayacağı tahmin edilen çocukların daha yürümeden yok edilmesini yani bir nevi ‘ırk ıslahı’ projesi önerince  de  tuhaf olduk, gazeteciler işi ciddiyetle ele alacaklar mı diye baktım, iş Nazi öncesi Amerika’da ki çalışmalara dayanınca laliepkem oldular! Bir başka gazeteci ise meseleyi  Darwinizm ile karıştırdı , bu tür çalışmalara Viktorya Döneminde 1863 de  başlayan Sir Francis Galton Charles Darwin’in kuzeniydi ama  bildiğim kadarı ile evrim teorisi başka eugenics başka .

7. Medya sadece belli kesimin, belli kişilerin hakkını korumakla gazetecilik yaptıklarını zanneden ve illa ki haber vermeyenlerle tuhaf davranışlarına devam ederken  The Cemaat adını The Camia olarak değiştirmesin mi !

Alın size bir tuhaflık daha. Ben şahsen onlara  ‘Centilmenler Kulübü’ adını  daha yakıştırıyorum , (‘Gentlemen’s Club’  İngilizcesi) . çünkü sadece erkeklerden müteşekkil duruyorlar ve dahi ekranlarda gördüğümüz  bütün  temsilcileri hep erkekler . Tuhaflık ise yıllardır  hikayelerini  anlatacak yazarlarını  arıyor gibiler  , bu yıl Doğu Ergil, arkadan Nazlı Ilıcak yazdı. ‘Onlar meramlarını ifade edemiyorlar, durun ben anlatayım’ tarzı tuhaf çalışmalar, bu kitaplara  bir kategori  bulamadım, tuhaf  kitaplar diyelim .

Bu da doğrusu başlı başına çok tuhaf bir hal , Centilmenler  kendi hikayelerini  yaptıkları işlerle anlatırken edebi değeri olmayan bu iki kitap neyin nesiydi hiç anlaşılır gibi değil.

Anlaşılan, anlaşılmayan tuhaflıkları kaydetmeye devam edeceğiz

Son dakika tuhaflığı ise CHP Kurultayında Anadolu Ateşi dans gösterisi haberi oldu. Artık Truva’yı da öbür kurultay’da izlerler, arkadan Erzurum’da gösteri yapan  Ciritcileri için CHP’den özel bir kurultay bekliyoruz, biliyorsunuz Erzurum’da ki olimpiyatlarda en gözde, en beğenilen ciritcilerdi. Birde özel ricam CHP’den kurultay’da kadınları pataklamamaları , ayıp oluyor.Malum CHP’nin kurultayları bitmez  Sayın Mustafa Erdoğan  yeni showlar hazırlamak zorunda kalabilir, olası kurultaylar için yeni temalarla  hazırlıklı olacağına kuşkum yok.

Sevgiyle efendim...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN