forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

EKRANLARDA İNANDIRICILIĞINI KAYBETMİŞ GERÇEKLER KADAR KÖTÜ BİR ŞEY YOKTUR!

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Alex’i tam asimile  etmiştik; tüh gitti….

 

 

 Ekranlarda inandırıcılığını kaybetmiş gerçekler kadar kötü bir şey yoktur.

 

 Artık medyamız bu noktaya geldi.

 

Muhalefet eden sanki kadrolu muhalif gibi, karşısındaki güya tersini düşünen de ters düşünme kadrosundan mezunen bulunuyor gibi…

Programlar inandırıcılıklarını yitirmiş  aynı insanların aynı sözlerinin tekrarı banttan veriliyormuş gibi.

Tek gerçek tarafların yerlerini belirlemiş olmaları.

Dizilerde aynı minval üzerine gidiyor.

Toplumsal ifade yok, dert yok .

Her dizi kişisel bir meseleyi anlatıyor  fonda zaman dilimleri değişiyor, mekanlar bile sitelerin örnek daire, üç beş zevksiz villa , aynı köşklerin kiralık salonlarında geçen  ve hikayenin içinde yaşayan karakterlerin özelliklerini anlatmayan dekorlar gibi.

Tanıtımlar hele haber tanıtımları fikri olmayan kurgularla habercileri oyuncu durumuna düşürüyor.

Ekranlarda artık gerçekler bile inandırıcılığını kaybetmiş durumda, daha fenası olabilir mi acaba ?

Televizyonlar hiç bu kadar yavan olmamıştı.

Bunun iktidarın kısıtlamalarıyla bir ilgisi yok, hiçbir iktidar propogandasının böylesi yavana düşmesini istemez.

Türkçe , sanki anadili yasaklananların ahını almış   gitgide kötüleşmekte , anadil  yasaklanınca ortak dil cezalandırılıyor sanki. Vurgular, ulamalar, anlamlar perişan halde. Birbirinin anadilini merak edip öğrenmemiş bir halk, ortak dili de kaybederse nasıl anlaşacak acaba ?

Maalesef  genlerimize işlemiş ‘sıpırtma’ psikolojis o kadar ileri gitmiş durumdaki  memlekette resmi, gayrı resmi artık ‘ sıpırtacak’  adam kalmadığından geride kalanların iki, üç nesil sonrası birbirini sıpırtmak için hemen her alanda plan yapar oldu.

Negatif seleksiyon biliyorsunuz sıpırtmasız olmaz, ki meydan vasat altına kalsın.

Assimiliasyon ortak sosyal epidemi olarak devam ediyor, öyle ki artık yumuşak karnımız oldu, asimile ettiğimizi sevmek ne kelime , bizden yaptık  diye tapıyoruz.

Alex bunu keşfetti çok iyi kullandı, ben yarı Türk’üm, öldükten sonra ruhum hem Brezilyalı hem Türk olarak kalacak mealinde saçma sapan laflarla koskoca Aziz Yıldırım’ı devirdi !

Alex’i asimile ettiğimizi zannettiğimiz için bu kadar çok sevdik.

Aziz Yıldırım filan gözümüz görmedi.

Öte yandan  AB süreci o kadar acıklı bir seyir takip ediyor ki, aklıma geldikçe ‘Olmasaydı sonumuz böyle’ şarkısını mırıldanıyorum.

Avrupa’ya kendimizi tanıtma programlarında Mercan Dede’nin yarattığı heyecanı beğeniyi siyasi alanda yaratamadık.

Aldığım duyumlara göre  Scala’nın olduğu bir opera kenti olan  Milano’ya bizimkiler  Ferhat Göçer’i götürüyorlarmış, Avrupa’lılar Leyla Gencer’den sonra Türk’lerin Ferhat Göçer’e nasıl gelip dayandığını merak edecektir.

Fakat oldu olacak  17 şarkılık repertuarıyla  Ömür Gedik’i de götürsünler bu ünlü çift  düet yaparlar  , AB buna dayanamaz kestirip atarlar bizde  sen sağ ben selamet der bu  kurt masalından ,  AB üzerinden  yerel tribünlere oynanan   aşırı milliyetçi  atıp tutmalardan  kurtuluruz.

Kayda geçiriyoruz efendim, bütün iyi niyet , insani ve vicdani tavrımızla.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

 

 

 

 

DKM ARŞİVİ