forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

AYRIŞMANIN RANTI

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

ABD’de seçim sonuçları politik alanda ciddi bir polorizasyon olduğunu gösteriyor, ne var ki oradaki devlet aklı kutuplaşmayı iki parti arasında ve siyasetin dar alanında tutmuş gibi.

ABD’de Cumhuriyetçiler sağı, demokratlar solu temsil ettiğine göre sağı solu belli iki partiyle siyasal alan polarize olmuş.

‘Tea Party’ tarzı karma düşünce ve aidiyetlerden oluşmuş sivil toplum kuruluşları üzerinden müdahele ise demokrasiye katkı tarzında bir şıklık gibi görünsede etkileyici bir konuma gelmeleri ve belli noktalarda taviz vermez halleri neden böyle bir kuruluşun birden Washington’da önplana geldiği sorusunu akla getiriyor.

Daha öncede şüphesiz sivil toplum kuruluşlarının siyasetin kurallarını değiştirme ayar vermede rolü olmuştur, ama bu sefer ‘Tea Party’ pek bir önde diyor ABD’li gazeteciler.

‘Tea Party’ meselesinin derinini, dengelerini burada benzeri hareketlerin analizini yakında ekranlarda izler miyiz bilmiyorum, ben aklıma düşen karpuz kabuğunu kayda geçiriyorum, burda eşşek ben oluyorum.

Ayrışma, yani polarizasyonda nerede olursa olsun medyanın rolü yadsınamaz ama bizdekinden bir farkla; ABD devlet geleneğinde sanki devletin aklını idare eden oyun kurucular özellikle televizyonlardaki dizi kuruculara paralel bantta yürümeleri için alan veriyor ,ama dizi kurmacalarıyla devlet idare etmelerine izin vermiyor, burada ince bir sınır çizgisi var , yani devlet dizilerden akıl almıyor .

Bizde sanki diziler devlet yönetimine akıl veriyor gibi duruyor !

Hoş bir görüntü değil. Üretim organizasyonu ciddi bir gözden geçirme istiyor. Polarizasyona dönecek olursak ,yani kutuplaşmaya ; bizde durum siyasi alanda çok partili olduğu gibi , cirit attığı alan çok da geniş.

Sayın Başbakan Süleyman Soylu ve Numan Kurtuluşu kendi sistemine dahil edip iki partiyi yok ederek siyasi alanı daralttı , polarizasyona bir anlamda mani oldu fena fikir değildi.

Ama yüzlerce kanal, binlerce diziyle komik duruma düşen medyamızın verimliliği , kalitesini arttıracak bir daraltmaya gidilemiyor , tıpkı devleti küçült, güçlendir gibi medyayı güçlendirme daraltma söz konusu değil, ee polarizyon medyada rant ve istihdam demek ama bunlar yani ayrışma manasızlığı ; çoğulculuk, demokrasi, çeşitlilik limanlarına sığınılarak yapılıyor ve kimseyimemnun etmediği gibi yaşamı kalitesizleştiriyor, kimseninde yuttuğu yok.

 Bu kadar kanal, dizi tartışma programlarıyla , kayda geçirelim demokrasimizin kalitesi yükseldi mi ?

Yükselen polarizasyon, ayrışma oldu.

Herkesin polarize olduğu yerler var , günün ‘trend’i budur.

Zaman ‘ nereye aitsin karar ver ‘ zamanıdır , bu yüzden polarize olduğu noktadan başka bir noktaya futbolcu gibi transfer olanlar arasında fena halde sitem dolu yazılar uçuşuyor, Sırrı Abi bize bunu yapmayacaktın , seni keşke kaybetmeseydik tarzı yazıları okuyoruz.

‘ Ben polarize olmayacağım ‘ diyenler af buyrun bok gibi ortada kalan enayiler olarak görülmeye ve bir yerlere kapılanmaya zorlanmaya başladı.

Polarize olmayı reddetmek yanlızlık , iftiralara açık bir linç meydanında alık alık bir başına dolaşmak , işsiz kalmak demek.

Polarize olmazsan özgür değilsin sen yerini seç arada öbür noktalara misafircilik yaparsın diyor yeni trend.

Polarize olmayan , arkası olmayan kimsesizlerin kimsesi devlet nerede ?

Yani şimdi bu herkesin köşe kapmacaya döndürdüğü ayrışmada ABD’den daha kaliteli bir demokrasimiz mi olmuş oluyor , bu soruyu bilhassa sıkıştıkça ABD’de

kabahat arayanlar için kayda geçiriyoruz.

Bu kutuplaşmanın rantı uyuşturucu, silahın rantı kadar dehşet verici.

Güç merkezlerinden ya da gücü varmış hala baskı noktasıymış numarası yapan ya da tam tersi bitti sanılan ama eskisinden daha güçlenen polarizasyon noktalarından arada ‘birleştirici’ jestler yapılıyor, bu da işin komedisi.

 Özkök’ün 10 etkili kadını belirlediği yazısında ki kadınlar etkililer mi etkisizler mi bilemem , ama Ertuğrul Özkök’ü etkildikleri kesin ki böyle bir liste yapmış.

Ama söz konusu 10 değerli kadının ‘Charlie’nin Melekleri ‘ gibi Özkök’ün listesine girince etkileri kalır mı bilemiyorum.

Mamafi daha da etkili hale gelebilirler Kibariye , Şükriye Tutkun , Ajda Pekkan da etkileyici buldukları listesindedir Özkök’ün.

Özkök’ün 10 etkili hanımefendiyle ilgili tespitlerinin ne kadarı doğru ne kadarı doğru değil bilemem. Ancak Sevgili Sibel Eraslan , Hüseyin Üzmez olayıyla ilgili açıkça Üzmez’den yana tavır koyup bir hukukçu, bir anne ve tanıdığım kadarıyla duygulu bir insan olarak pedofiliye ve olaya yaklaşımındaki ‘Yaşlı adamı üzüyoruz’ tavrıyla beni çok şaşırtmış ve üzmüştü.

Ertuğrul Özkök atlamış olmalı, olsun polarizasyon komşuculuk , misafircilik oynarken olur böyle vakalar , polarize olmayanlar yakalar.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ