forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

21 ARALIK ARTIK 'ŞİRİNCE APTALLAR GÜNÜ' OLSUN MU?

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Medyamızın himayelerinde Şirince’de seyri ve naklen yayını planlanan kıyamet elde olmayan nedenlerden dolayı kopmamıştır.

Şirince’de yatak adedi 500, 300’ü zaten medya mensupları için ayrılmış.

Şirince’nin nüfusu 500-750 arası kıyamet bekleyen medya mensubu sayısı 300.

Isparta’da onuru için ölmeye hazır ‘300 Ispartalı’ çıktı, bizim medyamızda da çıka çıka 'kıyamet kopar hepimiz yok olurken' kıçı kurtarmaya Şirince’ye giden 300 medya mensubu çıktı.

Bir de onları görevli olarak gönderen medya yöneticilerini hesaplarsanız kıyametsever medyamızı dayaktan öldürülen kadınlar, dere ağzına inşa edilen ve sele kapılan binalar, trafik kazaları gibi şom haberler tatmin etmediğinden kıyamete bel bağladıkları görülüyor. 

Ne var ki, medyanın bu kıyamet senaryosuna halk hiç rağbet etmemiş, Şirince’ye gitmemiş halbuki kıyamet seyircileri için sahra hastahanesi bile kurulduğunu söyledi Şirince’den bildiren bir tv muhabiri. 

Evet çoğunluğu çoğu kez aptallıkla suçlanan halk yoktu Şirince’de. 

Türk halkı aptal mı, akıllı mı tartışmalarına böylece bir nokta konulmuş oldu, halk çok akıllı mıdır hala bilemiyoruz ama 300 kişiyle Şirince’de hazır olan medya mensuplarından daha akıllı oldukları kesin.

Nur içinde yatsın keşke Aziz Nesin sağ olsaydı da halkının akıllandığını en azından medyadan daha akıllı olduğunu kıyameti  karşılamaya Şirince’lere gitmediğini görebilseydi kim bilir ne kadar sevinirdi.

Şimdi medya, kıyamet neden kopmadı bakalım durumu nasıl izah edecek.

Maya’lar tarafından keklendik mi diyecekler, yoksa 'Sur' arıza yaptı, İsrafil'in işi çıktı mı. Ne var ki inananlar için İsrafil ağzını dayamış Sur Borusu'na hazır bekliyor ve vakit geldiğinde herkes o mahkemenin önünde, ben çekim için Şirince’deyim , programım var, dolayısıyla medya kıyametten çekim dolayısıyla muaf olsun yemezler orada.

Bu arada İzmir’den Şirince’ye kıyamet sonrası nesillerini devam ettirebilmek için geldiklerini söyleyen üniversiteliler maalesef hanım turist olmadığından şikayetçiydiler, hatta aralarından biri akşama geri dönmeyi planladığını söyledi, gençler ‘ecdad’larının yolundaydılar Şirince’de , yabancı kadınlarla neslinin devamını sağlamak için sefere çıkmışlardı ama ne yazık ki elleri boş kalmıştı, sonrasını merak ediyorum ellerinden obalarından kızlarla yola devam mı edecekler yoksa sap sap dolaşacaklar mı ya da inatla ‘nesillerini devam ettirmek ‘ için yazın, turist mevsiminin açılmasını mı bekleyecekler. 

Zor ‘Osmanlı’nın torunlarının işi çok zor. 

Şirince’dekiler kıyameti beklerlerken  asıl kıyamet ODTÜ’de koptu. Öğrenciler anlamlı bir ders boykotu yaptılar polisle yaşadıkları arbededen sonra,  hocaları Prof. Raşid Kaya’nın verdiği tek bir derse ‘İnsan Hakları ve Demokrasi’ dersine girerek maksatlarını anlatan  bir mesaj verdiler. 

Prof. Raşid Kaya kitapları, yazdıkları, verdikleri dersler ortada değerli, derya gibi bir akademisyen, genç olmayı asla unutmamış ve kimbilir belkide değerli çalışmaları kadar bu yüzden  öğrencilerinin sevdiği saydığı bir 68 kuşaklı bilim insanı , kıymetlimiz. 

Verdiği insan hakları ve demokrasi dersinde  ‘ ...tepkisini göstermeyen onurlu bir yaşam sürdüremez. Yaşasın onurlu yaşamımız ‘ diyen bir akademisyen.

Laf ODTÜ’den açılırda CNNTÜRK’de Medya Mahallesi Başöğretmeni Sayın Akif Beki durur mu, terörden girdi, barıştan, polisten çıktı , onurlu bir  yaşamdan bahseden bir profesöre laf yetiştirmeye kalktı, luzumsuz bir konuşmaydı.

Beki zaten zaman zaman  epey luzumsuz konuşuyor. Bir kere de durup dururken ‘Ben Zaza’yım’ dedi, sanki soran varmış gibi. 

Zaza olunca ne olunuyor onu da anlamış değilim, Zaza olunca Akif Beki olunuyorsa bu Zaza’ların sorunu deyip geçmeli miyim yoksa Zaza’lara yardımcı mı olmalıyım o gün bu gün düşünüyorum. 

Beki’nin Sayın Başbakan’ın sözlerini ve davranışlarını  görünür anlamından başka bir anlamda kabul ettirme, yorumlama çabalarını izah edemiyorum, ne luzum var. 

Hayatını  işverenine zarar vererek kazananları zaten hiç anlayamamışımdır. 

Sayın Başbakan neyse o, bu onun en önemli özelliği , kalpten söylenmiş sözlerini eğip bükerek  ona zarar verdiğinin farkında değil mi ? 

Başbakan’ı   beğenmezsek bir daha seçmeyeceğiz , ama olduğu gibi görünmezse sevmeyeceğiz.

Bu yol ayrımını göremiyor Beki.

Esasen Beki’nin  ‘doğru yerde yanlış adam’ mı yoksa ‘yanlış yerde doğru adam mı’ veya ‘yanlış yerde yanlış adam mı’ olduğunu henüz çözmedim. 

O günde  Beki’nin   Hükümet ve  Sayın Başbakan’ın tevilcibaşı kadrosundan,  İnsan Hakları dersi veren  Prof. Raşid Kaya’ya ders, nasihat vererek iktidara  ne faydası olduğunu hiç anlamış değilim . Tam aksi sevimsiz oldu , sevimsiz etti iktidarı. 

Çünkü  Sayın Başbakan’ın  yıllardır sürdürdüğü siyasetinin , beğenelim beğenmeyelim ekseni  ‘Onur’ değil mi ? 

O çıkışlar, dünyaya kafa tutmalarının altında yatan en temel istek ülkesine ve bölge halkına  onurlu bir yaşam isteği değil ?  

Profesör  Raşid Kaya ne diyor , aynı şeyi. 

Aradan çıkarsanız sanki Sayın Başbakan ve Prof. Kaya bu noktada gayet iyi anlaşacaklar gibi Sayın Beki , ve bu elbette ülkemizin hayrına bir başlangıçtır . 

Kaldı ki Sayın Başbakan çocuklara çok değer veren bir adam, her çocuğun farklı davranış özelliklerini sevgiyle , saygıyla karşılayacak kadar çocuklarla haşır neşir olmuş bir insan. 

Otomobilinin bagajında oyuncak eksik etmeyen, bir gariban köylü çocuğun  çay içme davetini kıramayan , programını değiştirip hemde  yorgun olduğu  uyarılarına karşın ‘beş dakika oturup kalkarız ‘ diye  eşini tatlı tatlı basın mensuplarının önünde ikna etmekten çekinmeyen   olduğu gibi samimi   bir Başbakan gözümüzün bebeği üniversite gençlerini mi kucaklamayacak.

Ama siz arayı açıyorsunuz tevil edeyim derken.

Medya mahallesinin kendi değişiyle  ‘bakiresi ‘ (yoksa kutsal kase miydi  tam hatırlamıyorum )Ayşenur  Aslan bazen Akif Beki’ye Arturo Ui’ye bakar gibi bakıyor gibi geliyor bana, o Brechtiyen bakışlar çok da yakışıyor Ayşenur Hanıma !

Seneye 21 Aralık’ta  Profesör Raşid Kaya, öğrencileri nereye derlerse  , Allah Ömür verirse oradayım.

Şirince’de Aptallar Günü kutlaması derlerse kabulüm, yok biz geride kalanlar olacağız derlerse ona da peki.

Her iki şıkta Akif Beki’nin karşısında oturmaktan iyidir.

Ve umud ediyorum ki Sayın Başbakan ve Polis’de bizlerle olur .

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ