forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Barış Sürecinde Usta İşi Onarım

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Restorasyon bütün güçlüklerine karşın daima tabanın değişim isteğinden gelir, kimse de karşı duramaz.

Restorasyon sıradan bir iş değildir elbet.

Sıradan insanların sıradan olmayan işleri sevmesi , desteklemesi büyülü bir çelişkidir. İnsan ruhunun bir gizemidir benim için.

Bu toprakların insanları bunu ne pahasına olursa olsun asırlar boyu becermişlerdir.

 

Sanat   aynı şekilde  kalplerde yer bulur ve sıradan insanlar tarafından yaşatılır.

 

Tıpkı Cumhuriyetimiz gibi.

 

Barış sürecimizde aslını bozmadan , sanatkarane bir onarımdan geçecek Cumhuriyetimiz. 

Sıradan bir tamirat değil bu.

 

Zamana bağlı veya başka nedenlerden bozulmuş yanları aslına zarar getirmeden onarılacak bir tablo gibidir Cumhuriyetimiz .

 

İnşaallah daha da güçlenecek, canlanacak , değeri yükselecek, ömrü uzayacak, bozulmalardan , yıpranmalardan kurtulacak.

 

Sorun şu ki, maalesef medyamız uzunca bir süredir ‘ikiyüzlülüğü’ bir değer olarak pervasızca ekranlara yerleştirdiğinden doğru sözler bile artık dar medya  çevresinin ağzından inandırıcı olmuyor ve süreci geriletiyor . 

 

Bu sürece kamuoyu  nezdinde katkıları zor, inandırıcılıklarını yitirmiş bir cemaat gibiler , birbirlerine kefil oluyorlar , değiştik diyorlar, iktidara aferin çekiyorlar , muhalefeti silkeliyorlar ama kim inanır.  

Doğru sözlerine bile ikiyüzlü oldukları için şüpheyle yaklaşılıyor.

 

Öyle ki ;  Bu ‘ikiyüzlülük’ kimimizi öfkelendirirken kimimize de eğlenceli gelmeye başladı,bu korkunç eğlencenin zaman zaman kontrol edemediğim kahkahalarına boğuluyorum.

 

Kendi kendime bu gülünecek bir durum değil diyorum ama nafile kendimi tutamıyorum , bu acı kahkaları  sizlerle kayda geçirmek istiyorum.

 

Ecdadıma laf ettirmem tartışmalarının yaşanabildiği ve üstünden para kazanılabildiği bir dönemde  ‘Hukuk Dehası’  Ebusuudun ‘ un  Sultan Süleyman’a  yeminini uykuda bozarsa İbrahim Paşa’nın katlinin meşru olacağına bahane bulması  beni çok güldürdü.

Bu ‘Hukuk Dehası’nın başka tavsiyeleri de pek meşhurdur, barış sürecinde hatırlatmanın uygun olmadığını düşünüyorum, meraklısı internette hafıza tazeleyebilir. 

 

Padişah kararını söylüyor, Kadı Efendi’de  bahanesini buluyor tarzı bir hukuk anlayışı bırakın şimdiki zamanı  o dönemde bile kabul edilebilir mi ? 

 

Sultan Süleyman’a ‘Kanuni’ yakıştırmasına gülünmezde ne yapılır.

 

Derken kanallardan birinin haberlerinde , evet haberlerde  İbrahim Paşa’nın bir gece önce katledildiği  söylenmesin mi ! 

Haberleri sunan hanımkızın o yüz ifadesindeki ciddiyete , olayın sanki bir gün önce olmuş gibi haberlerde verilmesine gülünmez mi ?

Ve elbette olay yeri görünteleri niyetine  , İbrahim Paşa’nın boğulma sahnesinin gösterilmesi karşında kahkahadan ben boğulmak üzereydim.

 

Bir diziden bir sahne haberlerde yer alıyor, dizi dünyadan ödül mü almış  veya çekim esnasında haber niteliğinde bir olay mı olmuş, yoo ...

Bu habercilik anlayışı ‘Dimetoka’ya muhabir de yollar, malum Lütfü Paşa eşi Şah sultanı dövünce oraya sürülecek. Umarım bu haberi atlamazlar.

 

Gırtlağımda düğümlenen acı kahkahalarımdan biride  neredeyse iyi bir gazeteci olmanın önemli ortak referansının Apo ile röportaj yapma olarak medyada yer alması , neredeyse apo ile röportaj yapan tüm gazetecilerin hayatlarında en önemli mesleki referans  olarak geçiyor bu röportajlar .   İtirazım yok elbette yapacaklar röportaj , ama devlet , devletin istihbaratı görüşünce niye kabahat oluyor veya o görevi yapana kötü referans oluyor , hayatı dar ediyorlar  anlayamıyorum bu iki yüzlülüğü. 

 

Devlet yerine gazeteciler mi görüşecek yani, faydası olmaz bakın kaç tanesi görüştü katkısı  olmadı. Sonra röportaj esnasında Abdullah Öcalan’a acaba nasıl hitap ediyorlar pek merak ediyorum, Sayın ‘Bebek Katili’ mi diyorlar yoksa Sayın ‘Bölücübaşı’ mı ? Haberlerindeki dille aynı mı konuşuyorlar yoksa bu noktada da bir ikiyüzlülük var mı ?

 

Sorunlarla birebir yüzyüze gelmeden barış olur mu ?

Devlet elbette sorunlarla yüzleşecek, karşı karşıya gelecek.

 

İncitmeden onaracak .

Beceri ve zeka isteyen artistik bir iş  barış süreci.

 

İllüzyonla gerçeği, diziyle haberi karıştıran , kelime içindeki  ‘a’ harfini nerede kısa kesecek nerede uzatacak bilmeyenlerle çok gecikir bu iş, barışın dili de artistik olmak zorundadır. 

Bazen adam ‘Ben Kürdüm’ dediğinde ‘Hayır sen Türk’sün’ diye ısrar ediyorlar ya, manasız bir itiraz ama onları anlıyorum çünkü pek çok Kürt Türk’den daha iyi Türkçe konuşuyor kim inanır ki karşısındakinin Kürt olduğuna. 

Demek ki Türk dilini de Kürt’ler onaracaklar, kendi dillerine sahip çıkarken Türk dilini de kurtarmak zorundalar ve ben bu duruma üzülmek yerine kahkaha atıyorum, ve kayda geçiriyorum.

 

İkiyüzlü  , örtbas edici her kılığa gireriz zihniyetli bukalemun bir medya ile barış süreci nasıl olur, burası Türkiye olur mu olur diyen varsa bilemem.

 

Barış için ihtiyacımız olan  ne medyanın palavra destanları,kahramanları  ne kocakarı ilaçları ne de devrim,  yaralarımızı saracak olan usta işi bir onarım .

 

Anlam, değerler,  hayattan zevk alma, sanatla heyecanımızı geri getirmek,  yaşamlarımızı restore etmek için   medya  vandalizminden uzak sakin  bir süre bize lazım olan.

Kayda sevgiyle geçiriyoruz.

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ