forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Tezekten terazinin boktan olur dirhemi

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Ekranlardaki yarışmalar ve jüri üyeleriyle ilgili ne düşündüğü sorusuna Mustafa Keser  ‘Tezekten terazinin tezekten olur dirhemi’  diye yanıt verince bu zekice cevap karşısında hem Mustafa Keser hem cümlenin sahibi Namdar Rahmi Karatay’ı  kayda geçirmek istedim.

Namdar bir heccav, satiristi. Bu günlerde pek olmayan çok cesaret isteyen  yazar türü. Cümlenin geçtiği orijinal metin, şiir ise şöyledir;

sakın namert aşına sokma elini yakar,
o tıkınsın sen yutkun buda elbet can sıkar,
bir iyilik yaparsa bin kere başa kakar,
böylelerden gelecek iyilikten ne çıkar.
öylesine hayr eder bir soysuzun keremi,
tezekten terazinin boktan olur dirhemi.

Geçtiğimiz haftalarda basınımızda ‘Asabiyet’ kelimesi üzerinden çıkan ‘entellektüel tartışma’ da  yaşamımıza renk kattı. 

Ne mutlu bu günleri gören bizlere. Hasret kalmıştık bu tür tartışmalara.

Ne var ki ;  Halkın benimsediği artık ‘Asabiyet’ kelimesinin  iyi anlamı değildir , süreç içinde dilimizin nasıl değiştiğine güzel bir örnek .

Özellikle Ak Parti Entelejansiyasından  gelen ‘Entellektüel Baskı’ şüphesiz eski anlamı  yerine getirmeyecektir ,ama   halkın büyük bir çoğunluğunu dilini bilmeyen, kelimeleri anlamlarından kopuk kullanan  cahiller olarak niteleyecektir.

Bu bağlamda baktığımızda Rahmetli Aziz Nesin halkın çoğunluğu için ‘Aptal’ demişti, bu ateşli entelejansiya’da ‘Cahil’ demiş oluyor.

Her ikisi de doğru olabilir , bu yazının maksadı halk dalkavukluğu değil elbette lakin Aziz Bey oy beklemiyordu ‘Aptal’larından.

Ak Parti ise Cahil’ lerinden oy bekliyor!

Kalpten sözleriyle partisininde önüne geçmiş bir lider Recep Tayyip Erdoğan, ancak anlam yozlaşmasına kurban olan bir kelime üzerinden tartışmak kitle partisinin medya ayağı  yandaşlarına bu kadar ateşli bir malzeme olunca bunun partiye , Tayyip Bey’e ne hayrı olacak diye düşünmeden edemiyor insan.

Acaba Sayın Başbakan’ın  konuşmalarını hazırlayanlar  entellektüel birikimlerini önplana getirmek derdine mi düştüler diye insan düşünmeden edemiyor. 

Bir gazeteye haddini bildirmek uğruna iş nerede ise İbni Haldun’u bilmeyen bizden değildir noktasına gelince durumu kayda geçirmek zorunda kaldım.

Halkı bu kadar aşağılamak Sayın Başbakan’ın üslubu değildir, hele entellektüel taklalar, kelime oyunları hiç değildir. Kalpten konuşan bir adamdır .

Halkın dilinde sadece ‘Asabiyet’ kelimesi mi sorunlu, hayır.  ‘Yollu’ kelimesinin eskiden iyi yolda giden, dürüst manasında iken bu gün ne anlama geldiğini açıklamama lüzum yok herhalde. 

Anlam yozlaşması bir dilin kendini yontmasıdır derler.

‘Yosma kelimesi de aynı akıbete uğramıştır, güzel, çekici kadın anlamını kaybetmesi uzun yıllar olmuştur.

Şimdilerde mesela  bir adama  ‘Eşiniz pek yosma’ deseniz acaba reaksiyonu ne olur ?

 Veya seçim meydanlarında ‘Bütün yosmaları  bizim partiye bekliyoruz yönetimimiz yolludur’ diye nutuklar atılsa halk bundan hangi anlamı çıkarır ?

Bir gazeteye haddini bildirirken bence çok zekice bir seçim yapılmamıştır.

Kayda geçiriyoruz, işin entellektüel anlamda tuhaf yanı  ise ünlü İngiliz tarihçi  Toynbee’nin  "Herhangi bir zamanda, herhangi bir ülkede herhangi bir zihin tarafından yaratılmış en büyük tarih felsefesinin sahibi" diye söz ettiği İbni Haldun’u bu kadar sığ bir tartışmaya feda edebilmeleri.

Tarih kültürlerin dinamik yapıları içinde değişimlerinin öyküsü değil midir, Toynbee’de  mesela kültürleri anlamaya çalışılması gerektiği düşüncesiyle tarih felsefesinde yer alan bir tarihçi.

Neden yontuldu kelimelerin anlamı ,ve bu neden tartışılmaz asıl bunu kayda geçirelim.

Yazıyı magazin dünyasından Ali Eyüpoğlunun ‘ Ünlülerle sanatçıları karıştırmamak lazım ‘ cümlesini kayda geçirerek bitirmek istiyorum.

Magazinciler her zaman yazdığım gibi içinde bulunduğumuz zamanın antolojisine öyle saptamalar kaydediyorlar ki benim diyen gazeteci entellektüeller yanlarında yaya kalıyor.

 Ayşe Arman’ı da tarihe belge bıraktığı için kayda geçirelim, Tansu Özkök ile yapmış olduğu muhteşem röportaj nedeniyle. 

Sayesinde neler öğrendik  Tansu Özkök  hakkında.

Niye öğrendik onu tam anlayamadım ama;

Tansu hanım  kapitalizmden nefret eden bir insan, Urla’da yeni bir antikapitalist kavram oluşturmuş vaziyette, tiyatro, sergiler, pilates, ormana karşı kitap okumalar Ertuğrul’a karşı evde bayrak asmalar filan. ‘Bu güne yakışan bir sosyalist düzenden yana’ olmak ne demek anlıyoruz.

Sosyalizmin yeni Urla Amentüsü diyebilir miyiz acaba düşünüyorum, henüz karar vermedim.

Tansu Özkök Ajda Pekkan’ı siyaseten tahtından indirdi, malum Büyük Türk Düşünürü  Ajda Pekkan bir röportajında ‘Ben proleterim’ demişti, ama bu noktada Tansu hanım Ajda Pekkan’ı fersah fersah aşmış vaziyette.

Bu röportaj niye yapıldı Ajda’yı mı bitirmek istedi  Arman ,yoksa Tansu Hanımı mı onu bilmiyorum ,yoksa bir taşla iki kuş durumları mı ? Ama çok yaşa sen Ayşe Kız , medyanın yıldızısın diyorum.

necefugurlu@gmail.com 

 

DKM ARŞİVİ