forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Sayın Nabi Avcı; sizden devrim yapmanızı rica ediyorum

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Hipnoz  insanın  bütün yayınlara,  önerme, yönlendirmelere  açık olma halidir.  Ama bu etkileşim yani karşılıklı olarak birbirini etkileme hali değildir.

Hipnozda kişinin iradesi söz konusu olmaz , üçüncü şahıs veya şahıslar tarafından yönlendirilir.

Hipnoz hali  Medya özellikle ekranlarla ilişkimize pek benziyor.

Öte yandan demokrasi , barış  isteyen  uygarlıkların kendilerini hipnotize edilmekten   korumaları  gerekiyor. 

Kendi attığı yalanlara kimilerini  inandırdığı yetmiyormuş gibi  kendi halkını da inandıran toplumların başı dünyayla dertten çıkmazmış

Bunlar  benim sözlerim , buluşum  değil  elbette , nerede bende o akıl,   dünya entellektüelleri  söylüyor .

‘Dünya’ kelimesini burada kayda geçiriyoruz.

Aslında devlet, hükümet  bu medya hipnozunun farkında ki Medya Okur Yazarlığı’  dersleri koydu  ama  bu iş  medya okur yazarlığı dersleriyle   halledilebilecek gibi değil.

İzleyici ;  iradesinin yitimi, dış etkilere karşı duygunluğun ortadan kalkması ve hareket organına verilen herhangi bir durumun olduğu gibi sürüp gitmesiyle beliren katalepsi sendromuna girmiş durumda.

Yerel felaket haberlerinde yeterli doz bulunamazsa  yurt dışından ithal felaket haberleri ekranlarda .  Yeterli facia konusu bulunamıyorsa ne beis gene yurt dışından facia dizilerine  bizden  isimler verilerek yola devam. 

Medyanın toplumu uyarıcı  eleştiriler  yansıtacak  ‘imajlar‘  yaratmak  çok önemli bir görevi , hele kamu yayıncılığının  asal görevi, elbette tek tük yapılıyor ama  , 

baskın hipnotize etkisi artistik  ve evrensel değerler bilinci oluşturmaktan uzak , döküntü işlerden ibaret , şimdi birde bu döküntülere prestij kazandırmak için filim yapma modası çıktı. Matruşka gibi biri diğerinin içinden çıktığı için aynı izlence kabusunda dönüp duruyoruz.

Medya kimler tarafından , niçin modellendiğini bilmediğim  hipnoza karşı koymak yerine davet çıkartıyor .

Ekranlardan   hipnotize olmayanlar ise ya yarı baygın haldeler ya da hipnotize eden saflara geçiyorlar , bükemediğin eli öp hesabı .  Şaşırıp kalıyoruz. 

Gerçek yaşamda ise insanlarımız kazaları izliyorlar, öyle ki izlerken yardım unutuluyor , insan hayatını kurtaracak acil akılcı kararla alınamıyor ,Vapur  iskelesinde  denize düşen bir vatandaşımız sudan çekip çıkarılabilecekken öküz gibi seyretti kalabalıklar  ve adam göz göre göre  öldü.

Kazaları kalabalıklar izliyor artık, hipnotize olmuş gibiler, çünkü  izlence dedin mi bu felakatler belletildi .

Bir resmi, bir heykeli, bir mimari yapıyı izlerken zevk almaktan yoksun hale getirildiler.

‘Medya Okur Yazarlığı’ gibi eşi menendi görülmemiş saçma sapan bir ders  yerine artık ‘Humaniter Bilimler’ dersini  bir an evvel  kademe kademe okullarda  hayata geçirmenin zamanı geldi . 

 Milli Eğitim Bakanımız  Sayın Nabi  Avcı eğer  ‘Hümaniter Bilimler’ dersini müfredata yerleştirirse hem de eğitimin her kademesine  doz doz , Cumhuriyet Tarihimizin en büyük eğitim devrimini yapmış olur.

Sayın Nabi Avcı Partisinin lideri gibi riski göze alabilen bir siyasetciyse  şayet düşünün  yeni nesiller  ‘İnsani  Bilimler’ derslerinde  insana dair bütün  akademik disiplinleri öğrenmiş olacaklar ,hem de  üniversite eğitiminden çok önce .

İnsani Bilimler ; din, eski ve modern diller, edebiyat, felsefe, global çalışmalar, kültür, tarih, batı, doğu medeniyetleri , sanat tarihi, görsel, plastik sanatlar ve  daha neleri kapsar derseniz saymakla bitiremem, insana dair bütün akademik disiplinler diyelim.

İnsani bilimler insan olmayı öğretir , ama nasıl bir insan ? Kültürlü, dünyadan haberi olan, güzelliklerle arınmış  bir insan olmayı öğretir. 

Böyle bir insan olmayı bütün okullarda öğretmeye  erken yaşlarda başlamak ve konuları yıllar içinde genişletmek elbette mümkün . 

Bir  ders düşünün ki  Sayın Nabi Avcı ,  mezuniyet sonrası öğrencinin hayatı boyunca zevk alacağı bir yaşam sevincine dönüşecek hem de her meslek dalından öğrencilere  İmam Hatipliler dahil  .

‘Bavulları Toplayın’ sizi yurt dışına yolluyoruzdan öte bir vaad bu ders,  dünyanın zenginliklerini çocuklarımızın ayaklarına sereceksiniz. 

Ve bir gün dünyaya açıldıklarında kendilerini hiç yanlız hissetmeyecekler, bulundukları toplumların değerlerini paylaşabilecek birikimleri olacak ve kendi değerlerini anlatabilecek, köprüler kurabilecek birikimleri.

Zevk alacaklar hayattan, insan olmaktan  ‘batsın bu dünya’  diye dövünmeyecekler.

Hipnozdan hiç olmazsa gelecek nesilleri  kurtarın .

Hipnotik hastalar sonunda kendilerinden üçüncü şahıs olarak bahsetmeye başlarlarmış  küçük çocuklar gibi , az kaldı kendimizden üçüncü şahıs olarak bahsetmeye ....

Siz büyütün çocukları insani değerlerle, büyümelerinin önlerindeki engelleri kaldırın, çok hayır duası alacaksınız, belki görmeye ömrümüz yetmez ama dualar zaman ve mekan tanımaz.

Ve o çocuklar bir gün  Scala’da garipsemeden , garipsenmeden  opera dinlerken , ya da mesela  ‘Bruegel’in Körler Körlere Yol Gösterirken’ tablosunu seyrederken bir müzede, ya da davet edilirken kendi resim ,filim, dilleriyle  müzikleriyle  dünyaya, Bir Milli eğitim Bakanımız vardı , bizi dünya vatandaşı yaptı  adı Nabi Avcı’ydı   diyecekler.

Özgür kılın çocukları ‘İnsani Bilimler’ öğreterek ki  barış ortak dilleri olsun hepsinin.

Kolay değil, bu bir devrimdir.

Devrim sizin ellerinizden  öper.

Sizden işsizim ,  bana iş bulmanızı istemiyorum, yasakları kaldırın filan da demiyorum sadece devrim yapmanızı rica ediyorum.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN