forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Akilane Yanlışlar...

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

İyimserler, kötümserler / Akiller, akil olmayanlar / Siz birbirinizi yerken ben malı götürüyorum / İmza : fırsatçı kardeşiniz.

Fırsatçılar suyun üstünde kalırken, kimi prensip sahibi insanların  sırtlarındaki  ‘ilkeler ‘in gitgide  ağırlaşan yüküyle  onları diplere çekip  boğduğunu görüyoruz.

Fırsatlar ülkesi olmak  ve  fırsatçılar    iyi bir şey midir ?

Bu soruyu kayda geçiriyoruz ve bir barışsever olarak diğer konuya geçiyoruz .

Bazı akiller televizyonlarda çok konuşuyorlar , çünkü kendilerini savunmak zorunda hissediyorlar . 

Akiller  hakkında yapılan anket sonuçlarını görünce pek de haksız sayılmazlar ama kendimi savunayım derken amaçlarından  uzaklaşıyorlar.

Amaç nedir, barışı arzu ettirmek  hepiniz birer ‘Barış Arzuhan’’ısınız akiller .

Barış için yollara düşmüş insanlar ne kadar ‘Milli’ olduklarına  dedelerinin bu ülke için şehit düştüğünü  delil gösterirse bu durum hiç bir şeyi değiştirmez , kaldı ki  her ailenin şehitleri var , bu durumda  ‘Milli ‘ olmayan yok.

Kimse ölmesin, şehit olmasın , barıştır muradımız sizin  anlatacağınız budur

Benim ne cengaver dedem vardı savaşta öldü diye gururlanmanın yeri , zamanı değil . 

Milli mücadele koşullarının farklı olduğunu biliyoruz ,  kendini savunma endişesinden oluyor bu saçmalamalar ne var ki akillerin saçmalama hakkı yok adları üzerinde akil onlar.

Milli olmanın şehit vermekle delillendiği zihniyete karşı yollara düştünüz be kardeşim,eğer savaşıp ölmek yerine savaşı önleyen barışı getirmek için çaba gösteren ecdadınız varsa buyrun anlatın , yoksa susun !  

Savaşta ölmenin  ne kadar milli bir referans olduğunu milliliğinize kanıt olarak sunmayın , çelişiyorsunuz , akil çelişmez.  

Ya da yollara düşmeyin barış ne şiş yansın ne kebap diyerek gelmez, kararlılık gerektirir bu tür çelişkiler yaşıyorsanız şart değil çıkmayın yollara, yerinize konacak akil sıkıntısı yok.

Anlaşılan o ki  ;  akiller barışı anlatmak yerine baş sağlığı ziyaretlerine gidiyorlar, ev ziyaretleri öpüşmeler, sarılmalar.   

Gittikleri yerler  savaşta yakınlarını kaybetmiş aileler , onlar zaten barışı istiyorlar .

Durumu devlet, hükümet zaten biliyor , uyumuyorlar zaten  barış için risk alıyorlar sizin raporlarınız biraz arkadan geliyor !

Akillerin siyasetçilerin davranışlarını çağrıştıran yöre halkıyla  öpüşmeleri, koklaşmaları, yer sofraları gittikleri yerde barışı anlatmak yerine sanki tribünlere  bir şeyler anlatma derdine düştüler izlenimi veriyor , siyasetçi gibi davranmamalı akiller her an halay çekmelerini titreyerek bekler oldum.

Zaten özellikle doğunun yoksulluğu karşısında son derece eklektik kalıyorlar bu tür davranışlar ‘akil turistler’ izlenimi veriyor.

Derken  ziyaretin akşamına ekranlarda insanların yaşadıkları acılar karşısında kendi ifadeleriyle nasıl  gözleri yaşarıyor, bize bunu anlatıyorlar , bende o zaman sorarım yeni mi duydunuz ,  yeni mi gördünüz  diye .......Hani akil seçilip gitmesen oralara bilmeyecek miydin, akılsızca söylenmiş sözler  barışa katkıda  bulunmuyor !

Hadi gitmediniz, görmediniz peki Ayşe Önal’ın  ‘Kan Görmeyi Sevmem’, ‘Lali Epkem Aşklar’  kitaplarını da mı okumadınız, bal gibi okudunuz çünkü kitapları bana verdiği gibi size de verdi okumanız için yıllar önce , gözümün önünde.

Okumadınızsa yazık, sadece kendi yazdıklarınızı okumakla olmaz ki !

Son derece çarpıcı Doğu, Güneydoğu öyküleri vardır  kitaplarda, okuduğumda her biri filim olup rüyalarıma girdiler. O kitapların yeniden basılıp dağıtılması, okunması barışa büyük katkı olur. O bölgede görev yapmış bir gazetecinin iki tarafının trajedilerine korkusuzca, insanca yaklaştığı öykülerdir. 

Elbette barış akillerin sihirli değneğiyle dokunduğu zaman  gelecek değil, böyle bir güçleri olmasıda beklenemez, barış azim isteyen siyasi bir karar , 

Allah barış için samimiyetle çalışan herkesin yolunu açık etsin. 

Ama bu uğurda paratöner olmayı kabul eden akilleri  bu davranış biçimleriyle Salih Tuna bile koruyamaz. (Bak. Pazartesi sendromu /Özge Özsağman / AHaber  )

Ben bu yazıyı barışa giden yolda arıza çıkarsa endişesiyle yazdım, barışa katkım olsun diye . 

Başka maksadım yok, olamazda sırtımda kilolarca yük olmuş prensiplerimle suyun dibindeyim.

Hikmetinden sual olunmaz Allahım bana mucizesini gösterdi, yüzgeçlerim, solungaçlarım çıktı.

İnsan kılığında gezdiğime aldanmayın, deryada bir balığım ve bunu uzun süredir biliyorum, ama saklıyorum.

Çölde kum tanesi saymak mı, yoksa derya da soluk almak mı ?

Halime şükrediyorum ve bir kere daha Müslüman olmanın ne zor sınav olduğunu anlıyorum.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN