Yazdır

Kimlerdir intihar etmemizi isteyenler ve onurlu Ksantos Halkının vasiyetini açan?

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

‘Arkadaşlar,  ben aslında kel değilim canım istediği için saçlarımı soldan uzatıp sağ tarafa doğru yapıştırıyorum bu benim en tabii demokratik hakkım.’

İnkar böyle bir şeydir , ve en çok hem kel hem fodul dalkavuklar  yaptıkları rezaletleri savunurken böyle  acınası komik duruma düşmektedirler. 

Kel olmanın onurunu ayaklar altına alıp , saçlarını sağdan sola yapıştırıp , kapatıp kellerini  inkar ederek yollarına devam etmektedirler. 

Ne var ki takke düşmüş, kel görünmüştür.

Siyasi tarihimiz, medyamız  utanmaz  dalkavuklarla doludur , ama en utanmaz ve özelleri maalesef Ak Parti dönemi dalkavuklarıdır, çünkü Başbakan ‘halkına ‘ göstermediği merhameti dalkavuklarına , gerek medya gerek siyasi, sosyal alanda göstermektedir.

Taksim direnişi bize onurumuzu hatırlatmıştır. 

Bu bakımdan Başbakan’a konuşmalarından dolayı minnettarım, durmak yok konuşmaya devam Sayın Başbakan , her gün onuru , çocuğu , ülkesi uğruna sokaklara düşenlerin, yollara koyulanların sayısı sayenizde artmaktadır. Bu demokrasiye en büyük hizmetiniz oldu. 

NTV  tek kaşı kalkık haber sunucusu Oğuz Haksever (Başbakan’dan sonra en korkutucu kendisini buluyorum ) , Hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik’e  ‘Taksim’de neler oluyor’ diye soru soran ve kendi görevini  Hükümet sözcüsünün yapmasını bekleyen genç televizyon gazetecisi ile yoluna hala inatla devam etmektedir.

Taksim direnişini ; kol kırılır yen içinde kalmalıdır mantığı ile ilginç pisikopat senaryolar üreterek haber niteliğinden çıkarmaya çalışan ana akım medya dünyaya rezil olmaya devam etmektedir. Bildiğiniz varsa koyun ortaya, yok arkasında o vardır bu vardır ama söyleyemem , sizden gizliyoruz mantığı olmaz.

Medyanın bir bölümü ise ‘Balkon’ la bozmuştur. İlla Başbakan çıksın balkonda konuşma yapsın istemektedir , bunun arkasında yatan aslında keyfimiz yerinde halkı sakinleştir mesajıdır ve esasen ana akım medyanın  Başbakan gidecek diye ödleri kopmaktadır.

İktidar ise ‘Marjinal’ le bozmuştur. ancak kendi istedikleri sözleri söyleyen ‘marjinal’lere saygıları sonsuzdur ! 

Son örnek Bülent Ersoy’dur. Fakat  Bülent Ersoy her ne kadar sandıkla sınırlı bir demokrasiyi önerse de eminim Hocanım, asla çoluk çocuk insanların üzerine derilerinde yaralar açan sular sıkın, gazlar fışkırtın anlamında söylememiştir bu sözleri.

Kaldı ki iktidar tarafından ‘kabul edilebilir marjinal’  olabilmek için hiç bir marjinalin hükümet beni dinlesin diye   Bülent Ersoy’un  kafasına takıp gezdiği artistik , tuhaf başlıkları  takıp gezecek,  hali yoktur ! Maddi durumumuz müsait değil .

Ekranlarda akademik ünvanlarını kullanarak resmen Ak Parti sözcülüğü, müdafiliğine gözü kapalı  soyunan , Ak Parti mitinglerinden canlı yayın yorumları yapan akademisyenler  hala nasıl üniversitelerde ki görevlerine devam edebilmektedirler ve gençlerimizi heba eden müdaheleleri savunurken hadi onlar utanmıyor , YÖK’ün gıkı çıkmamaktadır.

Gelelim ‘ Minyatür Başbakan’  Egemen Bağış’a , kendisi malum Başbakanın  sözleri üzerinden daha sertini üreterek ciddi bir siyasi atak halindedir, ancak Başbakan’ın tuttuğunu koparan, risk almak gibi iyi  yönlerini  örnek alamadığı için Başbakan’ın  bonzai hali olarak kalmaktadır.

Kendisi Taksim’e girmeye çalışan herkese terörist muamelesi yapılacağı muştusunu vermiştir.

AB Baş Müzakerecisi vatandaşa Taksim’i kapatmıştır .

Park kime açıktır ? Ajda Pekkan’a mı ? Hani üzerinde mahalle baskısı olduğunu söyleyen Baş Müzakerecinin Avrupa’yı gezdirdiği Ajda Pekkan ‘a mı ?  Ajda Pekkan söyler, daha öncede ‘Ben bir proleterim’ demiş bizleri çok güldürmüştü. Ajda Pekkan akım derken silikonum der yıllardır.

Ana akım medyanın vazgeçilmezi  Egemen Bağış , bizzat Başbakan’ın söylediği , son 3 yıldır ilerleme yok diye saptadığı AB sürecimizin ‘looser’ıdır ama  Başbakan halkına göstermediği merhameti bu kötü replikasına hala göstermektedir ,niye ?

Baş müzakereci şimdi de Taksim Parkına girenleri  terörist ilan etmektedir . Bu halde neyi müzakere edecektir ?

Ah Başbakan aslında kendisine karşı olmuştur , ne acı, ne hazin.

Bir avuç çocuk bu ülkenin insanlarına insanlık  gururunu, onurunu hatırlatmış ,büyükleri silkelemiştir. 

Başbakan Hodri Meydan geldim yanınıza diyememiştir, ‘Yanılmışız arkadaş’ diyememiştir, Kemal Tahir diyebilmiş,  Başbakan diyememiştir.

Yol Ayrımı budur.

Gerisi bin türlü oyunun toplamıdır, hepsi biz istersek bozulmaya mahkumdur .

Bu ülkenin insanları şifreleri mısralarda saklı muhteşem bir karmadır. %50 si değil tamamı bu karmadır . 

Bu karmayı çözmek her yiğidin harcı değildir.

Bu ülkenin halkı Ksantos’luların ta kendisidir. 

Özgürlüğü uğruna intihar eden ama asla teslim olmayan Ksantos’lular.

Sayın Taşgetiren bunu biliyor , ama iktidara anlatamıyor.

Ksantos’lular gibi , 

Kurbağa ve kaplumbağalara dönüşürüz, Demirkubuz’un anlattığı,  üzerine gaz sıkılan kuşlar gibi dallardan patır patır dökülür yeniden insan olarak doğarız.

Ölüm kuşatmalarının, gaz bombalarının , plastik kurşunların, sıkılan kimyasal suların ardından kendimizi yakarız, yıkarız ama teslim olmayız.

Buysa istediğiniz, Ksantos’lular gibi intihar etmemiz, zamanı gelince o da olur.

Çocuklarımızı koruruz, yaylalara çıkarırız ve yeni baştan  tarih yazarız.

M.Ö de böyleydi milattan sonrada.

Bu topraklarda yaşayan  insanların genlerinin  şifresi budur.

Ksantos’lular gibi öykülerimiz, şiirlerimizi bırakırız geride . 

Ksantos’luların M.Ö  6.yy da topluca intiharları ardından kalan  vasiyet  şiirlerini hatırlayalım .

 ‘Evlerimizi mezar yaptık, mezarlarımızı ev.
Yıkıldı evlerimiz, yağmalandı
mezarlarımız.
Dağların doruğuna çıktık, toprağın altına girdik.
Suların altında kaldık, gelip buldular bizi.
Bozdular birliğimizi, alt üst ettiler bizi.
Yakıp yıktılar, yağmaladılar bizi.
Biz ki; analarımızın, kadınlarımızın ve ölülerimizin uğruna.
Biz ki; onurumuz ve özgürlüğümüz uğruna.
Toplu ölümleri yeğleyen bu toprağın insanları.
Bir ateş bıraktık.
Hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan..’

Brütüs bile teslim olmak yerine kendilerini öldüren Ksantos’lular karşısında etkilenmiş ve kurtarılan her Ksantos’lu için ödül koymuş ama ne yazık ki çok az Ksantoslu hayatta kalabilmiştir.

Bizi perişan etmeye kararlılar, Brütüs kadar bile olamadılar .

Ksantos halkının vasiyetidir bu şiir , vasiyet açılmıştır gençler tarafından.

Sevgi, ve acıyla kayda geçiriyoruz.

necefugurlu@gmail. com.